Avrupa Komisyonu (Komisyon), 15 Temmuz 2020 tarihinde vergi uyumluluğunu artırırken işletmeler üzerindeki idari yükü azaltmayı amaçlayan yeni bir Vergi Paketini kabul etti. Vergi Paketi, KDV’ye ilişkin birçok öneriyi kapsıyor. Bu paketlerden üç tanesi dikkat çekiyor:

Bu üç öneri de komisyonun, AB’nin KDV sistemini revize ve modernize etme girişimleriyle paraleldir. Üçünün de AB vergi mükellefleri üzerinde kapsamlı etkileri olabilir.

Kolaylaştırılmış KDV kaydı

Komisyon, 2016 yılında yayınladığı “KDV Eylem Planı” ile, sınır ötesi e-ticaret için “Tek Noktada Hizmet” (One-Stop-Shop) anlayışını uygulamaya koydu. Bu düzenlemeye göre genellikle internet üzerinden mal ve hizmetlerin sınır ötesi satışını yapan mükellefler, bu satışlardaki KDV’yi ödemek için bir Üye Ülke’deki tek bir platformdan (“Tek Noktada Hizmet”) faydalanabilir. Bu uygulama vergi mükellefleri için kayıt ve raporlama yükümlülüklerini basite indirger. Yeni Vergi Paketi daha da kapsamlı. Tek Noktada Hizmet, kapsamlı olsa da kapsamadığı üyeler de vardır: Hedef Üye Ülke’de yerleşik olmasalar bile vergi mükellefleri, belirli ürünler için o ülkeye kaydolmak zorunda. Komisyonun tek bir AB KDV Kaydı kullanım önerisi, sınır ötesi ticareti daha da kolaylaştırarak bu şartı ortadan kaldıracak. Bu girişim ile ilgili çalışmalara 2022 yılında başlanması planlanıyor.

Modernleştirilmiş KDV raporlama

Üye Ülkeler, KDV raporlama süreçlerinin alanını genişletmek ve hızını artırmak için teknolojiyi gün geçtikçe daha fazla kullanıyor. İspanya, Macaristan ve İtalya; “gerçek zamanlı” raporlama veya e-faturalama zorunluluklarını yürürlüğe koyarken, diğer yargı mercilerinde Vergi için Standart Denetim Dosyalarının (SAF-Ts) sunulması gerekiyor. Sınır ötesi ticari faaliyet gösteren işletmelerde yarattığı farklı etkiye dikkat çekerken komisyon, bu trendin varlığını kabul ediyor. Bu etkiye değinmek amacıyla komisyon, özellikle AB içi işlemlere odaklanarak KDV raporlamasını modernize etmek istiyor. Yeni KDV Paketi, “e-fatura alanını genişletme ihtiyacı” üzerine daha fazla çalışma yapılacağını beyan ediyor. Şu anda, zorunlu işletmeler arası [B2B] e-fatura yalnızca AB KDV Direktifi’nden talep edilen derogasyon ile uygulanabilir. Bu kısıtlamanın yumuşatılması işletmeler üzerinde büyük etkilere sebep olabilir. Etki değerlendirmesi için 2022 yılı öngörülüyor.

Sınır ötesi dolandırıcılıkla mücadele

2017 yılında 50 milyar Euro olarak tahmin edilen sınır ötesi KDV dolandırıcılığının önüne geçmek, komisyonun yeni Vergi Paketiyle öngördüğü hedeflerden biri. KDV raporlamasını modernize etme girişimi, bunun için bir çözüm. Komisyonun öne sürdüğü diğer yöntem ise Üye Ülkelerin idari işbirliğini pekiştirmelerini amaçlayan Eurofisc’in konumunu güçlendirmek. Yeni Vergi Paketi, yeni dolandırıcılık yöntemlerinin önüne geçmek için, Üye Devletleri Eurofisc’e yatırım yapmaya teşvik ediyor. Şimdilik “Eurofisc 2.0” için öngörülen tarih 2023.

İşletmeler üzerindeki etkisi

AB vergi mükellefleri için KDV uyumluluğunu kolaylaştırmak, Yeni Vergi Paketi’nin hedeflerinden birisidir. Sonuçta durum böyle olsa da, mükelleflerin kısa vadede yukarıda bahsedilen yeni veya geliştirilmiş programlara ilişkin yeni lojistik yükümlülüklerle karşı karşıya kalması muhtemeldir. Kolaylaştırılmış AB kaydı, etkilenen işletmeler için yeni bir gereklilik hâline gelecektir. Modernize edilmiş KDV raporlaması, işletmelerin vergi dairelerine göndermesi gereken veri türü ve hacminde büyük bir artışa neden olabilir. Sınır ötesi KDV dolandırıcılığını azaltmaya yönelik uygulamalar, sınır ötesi ticaret üzerinde yeni düzenlemelere yol açabilir. Sadece birkaç yıl sonra hayata geçecek uygulamaya uyum sağlamak isteyen işletmeler, bu gelişmeleri takip etmeli ve kullandıkları vergi sistemlerinin güncelliğini korumalıdır.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

Matrah Aşındırma ve Kâr Aktarımı (BEPS), dünyadaki hükümetlerin temel önceliği hâline gelmiştir. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), dünya genelinde vergilendirme sorunlarıyla mücadele etmek için yıllardır çalışmalar yürütüyor. Dünyanın büyük çoğunluğu, vergi planlamasıyla ilgili endişelerini dile getirmiştir. Bu endişelerin temeli, geliri sanal olarak azaltmak veya kârlarını çok az olan ya da hiç ekonomik faaliyetin yapılmadığı düşük vergi oranlarına kaydırmak amacıyla farklı vergi sistemleri arasındaki açıklardan istifade eden çok uluslu şirketlerin vergi planlamasıdır. Bu sorunların üstesinden gelmek amacıyla 2013 yılında OECD bir plan yayınladı. Bu plan, başka bir ülkenin ekonomisinde önemli bir dijital mevcudiyete sahip olan, ancak uluslararası kurallar çerçevesinde fiziksel bağlayıcıdan yoksun olan yabancı elektronik hizmet sağlayıcılarına dolaylı vergiler uygulanmasına odaklanan BEPS 1 Numaralı Eylem Planı’dır. Sonuç olarak, ülkeler tüm hizmet sağlayıcılarının adil bir şekilde vergilendirilmesini sağlamak için çaba sarf etti. Yabancı hizmet sağlayıcılarının, belirli işlemlere yönelik KDV/GST (Mal ve Hizmet Vergisi) kayda geçirmeleri ve tahsil etmeleri için yasalar çıkardı.

Ülkeler bugün ne durumda?

Avrupa

Avrupa Birliği, yabancı satıcılar için bir süredir yasalar uyguluyor. 2015 yılından bu yana, yabancı elektronik hizmet sağlayıcılarının dijital ekonominin karşılaştığı vergi sorunlarına çözüm bulmak için KDV tahsil etmeleri ve ödemeleri gerekiyor. Satıcılar, alıcının bulunduğu ülkede geçerli olan KDV oranını tahsil etmek zorundadır.

Birçok ülke, Avrupa Birliği’nin izinden gitti ya da İsviçre’de olduğu gibi yasalarını daha önceden uygulamaya koydu.

Tarih Grafiği (veri grafiği)

Gelecekte bizi neler bekliyor

Avrupa uzun yıllardır yasaları uyguluyor olsa da dünyadaki diğer ülkeler Avrupa seviyesine yaklaşmaya başlıyor. Yabancı hizmet sağlayıcılarına yönelik yeni yasalar koyan bölgeler, elektronik hizmet sağlayıcılarına fırsat eşitliği sunmak adına yasaları hızla yürürlüğe koyan Asya ve Latin Amerika gibi görünüyor.

Ocak – Temmuz 2020

Geçtiğimiz altı ay boyunca Şili, Malezya, Meksika, Moldova, Singapur, Özbekistan ve Zimbabwe gibi ülkelerin hepsi BEPS 1 Numaralı Eylem Planı’nın ülkelerine özgü versiyonlarını yürürlüğe koydular. Şimdi ise, KDV/GST’yi kaydettirmek ve tahsil etmek için yabancı elektronik hizmet sağlayıcılarına ihtiyaç var.

Ağustos 2020 – 2021

KDV/GST’ye kayda alma, tahsil etme ve ödeme gereksinimlerini uygulama trendi küresel çapta yayılmaya devam ediyor. Ayrıca, önümüzdeki yıl parlamentoya sunulacak önerileri olan birçok ülke var. Kosta Rika, Endonezya, Fiji, Kazakistan, Mauritius, Panama, Paraguay, Filipinler, Tayland, Ukrayna ve Vietnam son zamanlarda dijital ekonominin vergilendirilmesini arttırmayı planlıyor. Yıl sonu gelmeden diğer ülkelerin bahsi geçen ülkelerin arasına katılması kesinlikle şaşırtıcı olmaz.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

Dünya, birkaç Latin Amerika ülkesinin hem kâğıt faturaları değiştirmek hem de devletlerin alması gerekenle topladıkları arasındaki KDV açığını kapatmak için elektronik faturayı nasıl başarılı bir şekilde benimsediğine tanıklık etti.

E-fatura zorunluluklarının, fatura sürecinin basitleştirilmesi, işletmeler için maliyetlerin düşürülmesi ve KDV kontrolü için sahteciliğe karşı etkili bir önlem alınması gibi olumlu etkileri, dünyadaki tüm devletler için açık hale geldi. Asya ise, Latin Amerika’da ortaya çıkan bu eğilimi benimseyecek bir sonraki bölge. Asya bölgesindeki bazı hükümetler, mümkün olan en kısa sürede yeni bir fatura sistemi getirmeyi amaçladıklarını açıkladı. Ufukta ne olduğuna biraz ışık tutalım.

E-fatura genişletme planları

Bu yıl, Çin Devlet Vergi İdaresi (STA), fatura sisteminin genişletilmesi ve optimizasyonu hakkındaki görüşlerini yayınladı. STA, KDV elektronik faturalarına yönelik kamu hizmeti platformunu geliştirmeyi ve KDV özel faturalarının yıl sonuna kadar dijitalleştirilmesini desteklemeyi amaçlayan bir plan açıkladı.

Sonucu olarak, Çin‘de bazı bölgelerde e-fatura benimsenmesi süreci hızlandırıldı. Guangzhou Belediye Vergi Dairesi, 1 Mart 2020 tarihinden itibaren şehir genelinde sıradan e-faturaların kullanımını teşvik etmek için bir bildiri yayımladı; vergi mükellefleri, KDV’li elektronik genel fatura kesmeye başlamak için Guangdong Elektronik Vergi Dairesi’ne (http://www.etax-gd.gov.cn) başvurabiliyor. Shenzhen Qianhai Vergi Bürosu ise farklı bir yaklaşım izledi. Bu yıldan itibaren, bölge vergi dairesi artık mükellefler tarafından kâğıt genel fatura almak için başlatılan başvuru ve kâğıt alım taleplerini işleme koymayacak ve küçük ölçekli tüccarları KDV’li elektronik genel fatura kesmek üzere elektronik araçlar kullanmaya yönlendirecek.

2018 yılında, Singapur Devlet Ajansı, Infocomm Medya Geliştirme Kurumu (IMDA), bir PEPPOL Otoritesi olarak kâr amacı gütmeyen uluslararası dernek OpenPEPPOL’a Avrupa dışından katılan ilk Ulusal Otorite oldu. OpenPEPPOL, PEPPOL teknik özelliklerinin geliştirilmesi ve sürdürülmesinden sorumludur. Geçtiğimiz yıl IMDA, uluslararası Peppol E-Dağıtım Ağının bir uzantısı olması amaçlanan ülke çapındaki e-fatura ağını resmen açarak işletmelerin diğer şirketlerle uluslararası işlem yapabilmelerini sağladı. Bu yıl, ülke çapında e-fatura girişimini genişletme planıyla ilerleyen IMDA, Singapur’da faaliyet gösteren işletmelerin artık ulusal e-fatura ağı üzerinden devlet kurumlarına e-fatura gönderebileceğini duyurdu.

IMDA, ayrıca E-Fatura Kaydı Hibesi (E-Invoicing Registration Grant)  aracılığıyla işletmeleri, işlemlerini e-fatura ile kayıt altına almaya teşvik etti. Bu avantaj, 25 Mart 2020 ve sonrasında Singapur’da aktif ve kayıtlı şirketler için geçerli ve bu şirketlerin 31 Aralık 2020’den önce e-fatura ağına kaydolmaları halinde hibe almalarına izin veriliyor.

Üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarının rolü

Tayland‘da hükümet, e-vergi vermek için de sertifikalı üçüncü taraf hizmet sağlayıcıları kullanarak e-fatura kullanımını artıracak bir çerçeve ile sağlam bir e-fatura sistemi geliştirmek üzere çalışıyor. Bu işletmeler için uygulanabilir bir alternatif. Bazıları kendi e-vergi sistemlerine yatırım yapmak veya geliştirmek istemezken, bazıları da kendi uyumlu sistemlerini sürdürmek için sürekli olarak uygulanması gereken karmaşık teknik ve yasal adımlar nedeniyle gerçekçi bir şekilde uygun bir faturalama sistemi oluşturamıyor. Dolayısıyla Elektronik İşlemler Geliştirme Ajansı (ETDA), elektronik hizmet sağlayıcıları için başvuranın çözümünün güvenli ve uyumlu olup olmadığını değerlendirmek üzere bir sertifikalandırma süreci başlattı.

Yaklaşan değişiklikler

Japonya, Ekim 2023’te, her bir orana karşılık gelen tüketim vergisinin toplam tutarının, kalifiye ihracatçının kayıt numarasıyla birlikte faturaya dâhil edilmesini şart koşan Nitelikli Fatura Sistemi’ne geçecek. Cari geçiş döneminde, yalnızca standarda göre farklı miktarlardaki işlemlerin ve malzemeler için geçerli indirimli oranların faturaya dâhil edilmesi gerekiyor. Bu geçiş, Japon vergi mükelleflerine faturaların düzenlenmesi için gerekli uyum mekanizmalarını oturtabilmeleri için makul bir uyum süresi sağlayacak.

Geçen yıl Filipinler, Dijital Dönüşüm Stratejileri‘nin (PDTS) bir parçası olarak İnovasyon Yasasını yürürlüğe koydu. Bu strateji doğrultusunda, Maliye Bakanlığı 2020 yılının üçüncü çeyreğinde bir e-fatura planının başlatılacağını duyurdu. İç Gelir Bürosu, Güney Kore Hükümeti ile ortaklık yaparak 2022 yılı sonuna kadar gelişimi tamamlamayı ve e-fatura sistemine tamamen geçmiş olmayı hedefliyor.

Bölgedeki değişim rüzgârları, fatura sistemlerinin dijitalleştirilmesi lehine güçlü bir şekilde esiyor. Birçok hükümet, eski ve geleneksel kâğıt faturaların yerine e-faturaları teşvik etmeye karar verdi. İşletmeler, dünya ve özellikle Asya genelinde trend olan yeni e-fatura uyumluluk gereksinimlerini benimsemeye hazırlanmalı.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

KDV açıkları genellikle dolaylı vergi toplayan ülkelerde görülür. Bu fark çoğu vergi dairesinin, işlem ve muhasebe verilerinin gerçek zamanlı ya da neredeyse gerçek zamanlı bir şekilde izlendiği Sürekli İşlem Denetimi’ni (CTC) uygulamasına sebep oldu. Fakat, gelişmiş Sürekli İşlem Denetimleri olan ülkeler bile vergi yolsuzluğu ya da var olmayan tedarik gibi durumlarla karşılaşabilir. Bu ise KDV toplama zincirinde boşluklar yaratarak önemli açıklara neden olur. Vergi mükellefleri gelen e-fatura ve e-imzaları onaylamaya alışkın olsalar da, çoğu devlet gelir kaybı ile başa çıkmak için ek onaylama gereklilikleri sunuyor.

Onaylama gereklilikleri

Geçersiz işlemler nedeniyle kayıpları kabul etmek genellikle vergi daireleri için söz konusu değildir. Bu sebeple, borcu KDV kredi zincirlerinin parçası olan diğer vergi mükelleflerine aktarmak için yöntemler uygulanır. Bu yöntemlerin genellikle yasal rejimlerde olan düz oran gerekliliklerini geçersiz kılmamaları için vergi daireleri, çoğunlukla vergi mükelleflerinin KDV ücretlerini zincirde yeniden konumlandırmadan önce ek kontrolleri yapmalarını bekler. Bu gibi onaylama gerekliliklerinin ardında yatan düşünce, ticari ortağın kanunu çiğnediğini bilen ya da bilmesi gereken vergi mükelleflerine vergi sorumlulukları yüklemektir. Bu sorumluluklar çeşitlidir. Ticari ortağın vergi kimlik numarasını kontrol etmek kadar kolay ya da KDV tutarının ticari ortaklardan biri tarafından toplandığını temin etmek kadar da karmaşık olabilir.

Vergi Numarası kontrol gereklilikleri

En basit alternatifler arasında vergi numarası kontrol gereklilikleri vardır. Bu noktada, ticaret ortakları bir işlem ya da ödeme yapmadan önce birbirlerinin vergi numaralarını onaylamalıdır. KDV bir ortağın kaybolması sebebi ile ödenmemiş ve kontroller yapılmamışsa, toplanmamış KDV diğer ticaret ortağının sorumluluğundadır. Bu yöntem topluluk içi tedariklere verilen muafiyetin, periyodik beyanlarda ilgili tarafça sağlanan doğru bilgiye dayandığı Avrupa Birliğinde ilgi çekmiş durumda. Pratikte, tedarikçiler alıcıların KDV numaralarını KDV bilgi alışveriş sistemi olan VIES platformu üzerinden kontrol etmelidirler. Bilgi hatalı ise (ya da ticaret ortağı yoksa), şirket alıcının KDV numarasının tedarik gününde VIES platformunda geçerli olduğunu kanıtlayamadığı sürece, tedarikçi aksi takdirde alıcının sorumluluğunda olacak olan KDV’nin yükümlülüğünü taşır.

Diğer onaylamalar

Bazı ülkeler kimlik kontrolünün de ötesine geçerek, vergilerin toplandığından emin olmak için ticaret yapan taraflarca yürütülecek diğer onaylamaları uygular. Burada çok farklı olmayan nokta ise, ihmalkar tarafın diğer tarafın KDV yükümlülükleri ile ortak sorumluluk aracılığıyla KDV kredi zincirindeki farklılıkları kapatacağı varsayımıdır. Örneğin, Polonya’da topluluk içi tedariklerde uygulanan VIES kontrollerinin yanı sıra, alıcılar Polonyalı vergi daireleri tarafından kaydedilmiş ve listelenmiş banka hesaplarına ödeme yapmalıdırlar. Bir vergi mükellefi, tedarikçinin onaylanmamış banka hesabına ödeme yaparsa tedarikçinin KDV yükümlülüğünden sorumlu tutulabilir. Meksika’da Sürekli İşlem Denetimlerinin (CTC) erken benimsenmesine rağmen, alıcılar tedarikçilerin onaylanmamış listesinde (örneğin, sahte fatura düzenlemiş ya da sahte işlemlerde bulunduğu düşünülen) olup olmadıklarını kontrol etmelidirler. Kara listede yer alan Meksikalı onaylanmamış şirketlerin düzenlediği faturalarda mali değer eksikleri olabileceği için KDV kredi istemini onaylayamazlar böylece alıcı KDV ücretini üstlenir.

Artırılmış verim

İş süreçleri ile birlikte ilerleyen düzgün bir KDV kredi sistemi verim için kilit noktadır. Bu sebeple, vergi daireleri doğrudan kredi-borç sistemini engelleyecek önlemler uygulamaktan kaçınmalıdır. Hindistan, vergi dairelerinin otomatikleştirilmiş vergi numarası kontrollerini gerçekleştireceği Sürekli İşlem Denetimleri (CTC) sistemine geçiyor. Yine de, ülkenin alıcıların sadece tedarikçileri mal ve hizmet vergilerini doğru bir şekilde topladıysa vergi kredisini kullanmaya hakkı olduğu mevcut çerçevesini koruması gibi bir beklenti var. Bu yaklaşım, bir taraftan vergi mükelleflerine denetim getirirken diğer taraftan ödeme olasılığına güvenemeyen ve kolayca bulunamayabilecek veri konusunda uzlaşması gereken vergi mükelleflerine çok fazla idari yükü beraberinde getiriyor.

Vergi numaralarının ve listelerinin onayı hem denetim sonrasını hem de Sürekli İşlem Denetimleri (CTC) sistemi olan ülkeleri etkileyen bir eğilimdir. Ne var ki, son sınıfa dahil olan vergi daireleri otomatik kontrol yapmak için ve işlem durumunda ilgili tarafları bilgilendirmek için sistemlerini geliştirebilirler. İtalya’da da böyle olmuştur. Merkezi e-fatura platformu olan SDI, bir faturada belirlenmiş KDV numaralarını ve bu KDV numaraları daha geniş bir KDV grubuna dahilse de, kontrol ediyor ve geçersiz veri bulunduran belgeleri geri çeviriyor. Brezilya’da da, Hindistan’da olması beklendiği gibi, bu kontroller çoklu Devlet e-fatura platformlarında yürütülüyor.

Uymamanın cezası

Bu kurallara uyulmamasının maliyeti oldukça yüksektir. Özellikle her bir yetersiz vergi numarası ve liste kontrolü tedarik ile ilişkili olan KDV tutarını saklayabileceği için beklenmeyen KDV ücretlendirmelerinden sorumlu olma riski oldukça yüksektir. Neticede, alacaklar ve borçlar hesabı sistemi eğilimi yakalamalı, ya gerekli kontrolleri kendisi yapabilmeli ya da kontrollerin tam anlamıyla yerine getirildiğinden emin olmak için hükümet platformları ya da hizmet sağlayıcıları ile entegre olabilmek için esnek olmalıdır.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

CLASS dokunuşu: Gümrük tarifesi verilerine basitleştirilmiş erişim

CLASS – Sınıflama Bilgi Sisteminin kısaltılmış hali- Avrupa Komisyonunun yeni tek uçlu arama sunucusudur. AB’ye giren ve AB’den çıkan malların gümrük tarifesi sınıflama verilerine erişim sağlar. Vergi bilgilerini ve işlemlerini yönetmek için bütünleştirilmiş bir yaklaşım geliştirmede de son adımdır. Mallar bir AB sınır kapısında beyan edildiğinde, Kombine Tarife (“CN”) ya da bir Üye Devletin yurt içi sınıflaması uyarınca gümrük vergisi transit belgelerine göre sınıflanmalı ve beyan edilmelidirler. CLASS, gümrük vergilerinin doğru oranlarına ve uygulanan tarife dışı engellerin detaylarına kolay erişim sağlar. Ayrıca şunları da sağlar:

CLASS’ı kullanmak, gerekli gümrük vergisi bilgilerini elde etmek için farklı konumlar, formatlar ve dillerde birden çok kaynağa güvenmek zorunda kalmadan işletmelere kayda değer bir zaman kazandırır. Zaman kazanmak ise daha hızlı bir tedarik zinciri karar verme sürecinin yanı sıra daha az idare ve maliyet ve dolayısıyla daha etkin mal nakliye süreci demektir.

Yeni bir Birleşik Krallık global gümrük tarifesi

Tesadüfen, Birleşik Krallık Hükümeti neredeyse CLASS’ın sunulması ile aynı zamanda Birleşik Krallık Küresel Gümrük Tarifesi (“UKGT”) rejiminin ayrıntılı tasarısını duyurdu. UKGT, Birleşik Krallığın Brexit dönüşümü sona erdiğinde (mevcut durumda 31 Aralık 2020 tarihinde sona ermesi bekleniyor) AB Ortak Gümrük Tarifesinin yerine getireceği rejimdir. Euro yerine Birleşik Krallık pound para birimine vergi değeri uygulayan UKGT, denizaşırı şirketler için Birleşik Krallığa mal ithalini daha basit ve ucuz bir hale getirmelidir. Altı binden fazla tarife kategorisi ve oranında düşürme ve basitleştirme gerçekleştirir (örneğin, tam yüzdelerde yuvarlama oranı), ve çok çeşitli mallarda vergilerin tamamen kaldırılması dâhil, AB Ortak Gümrük Tarifesinden daha düşük bir tarife rejimidir. Amaç işletmeler için gümrük yönetimini kolaylaştırmak, tüketici tercihlerini genişletmek ve küresel çapta ticaret yapan Birleşik Krallık işletmeleri için rekabet gücünü artırmaktır. Tartışmalara yol açan adımlardan biri, hükümetin gereksiz olarak gördüğü gıda ürünleri üzerindeki 13.000’den fazla vergi çeşitliliğini kaldıran AB tarife cetvelinin terk edilmesidir. Kalan tarifeler Birleşik Krallığın özellikle rekabet gücünün yüksek olduğu tarım, otomotiv ve balıkçılık gibi özel stratejik sanayilere destek olmak üzere hedeflenmiş ve ayrıca rekabet gücünü ve “yeşil” enerjilerin ve ilgili ürünlerin kullanımını artırmak üzere planlanmış durumdadır.

UKGT tarafından bildirilen basitleştirmeler, Brexit sonrası gümrük idaresi maliyetlerinde beklenen artışı İngiltere’deki işletmeler için dengeleyebilir. Özelikle Birleşik Krallık-AB arasında devam eden ticaret görüşmelerinin sonucu anlaşmasız ayrılık olduğu takdirde, Birleşik Krallık ürünleri AB ülkelerine girişte eşit düşük oranlara tabi olamayabileceğinden ithalat gümrük tarifesi için yapılacak stratejik değişikliklerin Birleşik Krallıktaki işletmelere zarar verip vermeyeceği net değildir. Diğer taraftan, net olan bir konu ise tüm bu değişikliklerin işletmeleri, gelecek seneden itibaren tedarik zincirlerini gözden geçirmek ve satış fiyatları ve kar oranlarını incelemek için Birleşik Krallıktan ithalat ya da Birleşik Krallığa ihracat yapmak üzere harekete geçirmesidir. İthalat KDV oranı vergi içeren fiyatlar üzerinden hesaplandığı için ayrıca ithalat KDV muhasebesi ve nakit akışında sonuçları olabilir.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

E-irsaliye uygulamasının geçiş tarihi ve zorunluluk kapsamı tam anlamıyla 509 Sıra No’lu Genel Tebliğ (tebliğ) ile belirlendi. Tebliğ uygulamanın genel işleyişine ve temel uygulamalara değinse de, ihtiyaç durulan tüm bilgileri barındırmıyordu. Sıkça sorulan sorular kılavuzu ve Gelir İdaresi Başkanlığı’dan (GİB) edinilen bilgiler faydalı olsa da bir kılavuza ihtiyaç duyuluyordu.

Şubat 2020’de GİB, temel işletişi detaylandırdığı bir e-İrsaliye Uygulama Kılavuzu (kılavuz) yayımladı. Kılavuz firmaların ve entegratörlerin kendisine ilettiği süreçsel soruların cevaplarını da cevapladı.

Kılavuz ihtiyaç olan açıklığı getirse de, zorunluluk tarihi olan Temmuz 2020 yaklaştıkça kafaları hala karıştırmaya devam eden birkaç senaryo hala bulunmakta.

Satışa konu olmayan mallar için düzenlenecek irsaliyelerin yapısı ve zincir teslimat konusu bu senaryolar içerisinde.

Satışa Konu Olmayan Mallar İçin Düzenlenen E-İrsaliyeler

Kritik konulardan biri olan satışa konu olmayan mallar için düzenlenecek irsaliyeler senaryosuna GİB kılavuzda net bir şekilde yer verdi. GİB, satışa konu olmayan mallar içinde e-irsaliye düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Ancak bu irsaliyelerin not kısmında detaylar belirtilmeli.

Örneğin, tamir/bakım amaçlı göndermeniz gereken mal, ekipman ve demirbaşlar var. Bu ekipmanlar için de e-irsaliye düzenlemelisiniz ve e-irsaliyenin not alanına sebebini; tamir edilmek, boyatılmak, parça değiştirme gibi yazmalısınız.

Buna benzer şekilde fason süreçleri, numune ve konsinye süreçlerinde de e-irsaliye düzenlenmesi gerekiyor.

Zincir Teslimat Senaryosu

Kılavuzdaki bir diğer senaryo olan zincir teslimat da şu şekilde örneklendirildi;

“X” üreticisinden mal alan “Y” toptancısı, bu malı fiilen teslim almadan “Z” bayisine, “Z” bayisi ise henüz teslim edilmemiş malı doğrudan “T” müşterisine satabilir. Bu durumda henüz “X” üreticisinin deposunda bulunan mallar, “X” üreticisi tarafından doğrudan “T” müşterisine sevk edilebilir.

Bu senaryoda elektronik irsaliyenin kime düzenleneceğinin cevabını schematron dosyası veriyor. E-irsaliye, malın direkt olarak alıcısına gönderilmelidir. Yani örneğimizden yola çıkarsak, e-irsaliye üzerinde “T” müşterisinin bilgileri olmak zorunda.

Schematron üzerinde bu konuda kontroller mevcut. Yani düzenlenen irsaliyenin sanal alıcıya mı yoksa e-irsaliye mükellefine mi gönderileceğini anlamak için, “T” alıcısının VKN/TCKN bilgisi ile kontrollerinin yapılması gerekiyor.

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.

MyDATA çerçevesinde uzun süreli sıkı bir çalışmanın ardından, planı tüm Yunanistan’da uygulamaya koymadan önce az bir belgelendirme işi kalmışken IAPR dikkatini e-faturaya yöneltti. Geçen hafta IAPR ve Maliye Bakanlığı, yasalaştığında myDATA sistemini Yunanistan’da yürürlüğe koyacak olan uzun zamandır beklenen tasarıyı imzaladı. IAPR’ın duyurusuna göre tasarı; uygulama kapsamını, istisnaları, verilecek verileri, zamanlamayı, iletim yöntemlerini ve işletmelerin özel yükümlülüklerini belirliyor. Buna paralel olarak tasarı, yeni çerçevenin kurallarına göre sürekli işlem denetimi e-faturalarını, yani akredite edilmiş hizmet sağlayıcıları aracılığıyla düzenlenen e-faturaları vurguluyor. Tasarının önümüzdeki günlerde Resmi Gazete’de yayımlanması bekleniyor.

E-fatura çerçevesi

Gelecek olan tasarı yalnızca myDATA raporlama çerçevesini değil, aynı zamanda belirli bir ölçüde Sürekli İşlem Denetimli e-fatura sistemini de düzenlemeyi hedefliyor. Sürekli İşlem Denetimli e-fatura’nın Temmuz 2020 itibariyle gönüllülük esasına dayalı olarak başlaması ve yeni e-fatura yöntemini kullanan işletmelere teşvik verilmesi bekleniyor.

E-fatura hizmet sağlayıcılarını bu yıl yayımlanan akreditasyon planına uygun şekilde sertifikalandırmak üzere bir komisyon görevlendirildi. Hizmet sağlayıcılar, e-fatura çözümlerinin IAPR’ın e-fatura düzenleme, bütünlük, orijinallik ve myDATA çerçevesine bildirim uyumluluğunu belgeleyen “uygunluk izni” için başvuru yapmaya davet edildi.

Akreditasyon yasası ve uygulama belgelendirmelerinde açıklanan sertifikasyon gereksinimleri (IAPR’ın Yunanca e-fatura internet sitesinde bulunabilir), bir dizi finansal, teknik ve güvenlik kriterinin yanı sıra, myDATA platformuyla entegrasyon yeterliliklerini de gerektiriyor.

Hizmet sağlayıcıların akredite olmak için değerlendirilecekleri kriterler hakkındaki belirsizlik ise sürüyor. Kriterler, hizmet sağlayıcıların vergi idaresi adına sürekli işlem denetimini ne ölçüde gerçekleştirmesi beklendiğine bağlı olarak, yerel kuruluşların yanı sıra, Yunan olmayan çözüm sağlayıcıların akredite Yunan sağlayıcılarla birbirine bağlı çalışmasını gerektirebilecek diğer özellikleri içerebilir.

myDATA çerçevesi

Son yapılan duyuru, aşağıdaki önemli bildirim tarihlerinde gerekli verilerin aşamalı olarak bildirilmesi gerektiğini ifade ediyor:

Değişen vurgu

MyDATA çerçevesi gelecek tasarıyla şekillenirken, aynı tasarıda yer alan sürekli işlem denetimli e-fatura regülasyonu ise IAPR’ın KDV reformu stratejisindeki ilginç politika değişikliğine işaret ediyor.

IAPR’ın e-faturaya doğru kayması, işletme otomasyonunun yaratması beklenen avantajların yanı sıra, hem KDV toplama fırsatlarını tanımlama hem de myDATA’ya yapılacak özgün işlemsel güncellemeleri açısından daha doğrudan etkilere de sahip olacak. IAPR henüz bu amaçla benimseyeceği formatı veya planı son haline getirmiş olmasa da, e-faturanın akredite edilen hizmet sağlayıcılar tarafından gerçekleştirilmesine dönük değişiklik, şu anda myDATA çerçevesinde ERP bazlı raporlamadan daha öncelikli görünüyor.

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.

Çeşitliliği ile ünlü olan Hindistan, e-fatura çerçevesine de aynı çeşitliliği yansıtıyor. E-fatura tanıtıldığından beri gerekli süreçlerde ve teknik (“JSON”) fatura şemasında çeşitli değişiklikler yapıldı. Bu sayede de mükellefler açısından yeni olanaklar doğdu. Mevcut Sürekli İşlem Denetimi (Continuous Transaction Control-CTC) sistemlerinin çoğu, dijital vergi denetimlerine düzenli olarak yeni unsurlar getirerek, kapsamlarını genellikle yeni alanlara genişlettiğinden, bu tür değişiklikler şaşırtıcı değil. Şili, Meksika ve Türkiye’de olduğu gibi en oturmuş CTC sistemlerinde bile, bu tür değişiklikler sık görülüyor ve kaçınılmaz olarak vergi mükelleflerini sürekli tetikte bekletiyor. CTC kavramı hâlâ nispeten yeni sayılır. Yaklaşık 10-15 yıl önce gündeme ilk geldiğinden bu yana, vergi daireleri bu sistemlerin getirebilecekleri faydalar konusunda akıllıca davrandılar. Sonuç olarak, yeni CTC rejimlerinin tanıtıldığını ve mevcut olanların, vergi denetimlerini daha da optimize etmek amacıyla, sürekli olarak değiştirildiğini görüyoruz.

Hindistan’ın e-fatura sistemi kapsamındaki yükümlülükler henüz yürürlüğe girmedi, ancak yayımlandıklarından tarihten beri bu yükümlülükler birçok kez değişti. Zorunluluk için verilen sürenin bitiminden önce yapılan bu değişiklikler, bu sürenin bir kez daha uzatılacağı anlamına gelmiyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden önce ve sonra, tüm CTC rejimlerinde değişmeyen tek şey değişikliktir.

Önemli değişiklikler

Yasal açıdan sadece bir tane düzenleyici değişiklik yapıldı. Bu değişikliğin iki ana bileşeni mevcut. İlk bölüm zorunlu CTC rejimini Ekim 2020’ye erteledi. 21 Mart’ta, 13/2020 No’lu Tebliğ, zorunluluğun hayata geçirilme tarihini ertelemenin yanı sıra, belirli işletme kategorilerini de kapsam dışında bıraktı. Dolayısıyla, değişikliğin ikinci bölümü kapsam dışı olan işletme kategorileri hakkında oldu. Bu kategoriye dahil olanlar: sigortacılar, bankacılık şirketleri ve bankacılık dışı finans şirketleri de dahil olmak üzere finans kurumları; malların karayolu ile taşıma hizmeti veren nakliye acenteleri; yolcu taşımacılığı hizmeti veren firmalar; çok salonlu sinemalarda sinema filmleri gösterme izni bulunan kayıtlı kişiler.

Teknik açıdan bakıldığında, son birkaç ayda iki sefer teknik fatura şeması değişikliği yapıldı; mevcut JSON şema sürümü 1.02’dir. İkinci şema değişikliği esaslı olmasa da, ilk sürüm değişikliği kesinlikle öyleydi: JSON, isteğe bağlı olarak e-irsaliye ile ilgili alanları içerecek şekilde genişletildi. Bu, e-fatura ve e-irsaliye platformları arasındaki arka uç bağlantısı sayesinde, aynı anda hem e-fatura hem de e-irsaliye düzenlemenin mümkün olduğu anlamına geliyor. Sonuç olarak, ilgili tüm fatura ve e-irsaliye bilgileri e-fatura portalından hem e-irsaliye portalına, hem de gerçek zamanlı olarak GST portalına aktarılabilecek. Bu arka uç bağlantısı tam anlamıyla şaşırtıcı değildi. Çünkü GSTN’nin, satıcı için GST iade beyannamelerinin ANX-1 bölümünü ve alıcı için ANX-2 bölümünü IRP’den alınan e-fatura verilerini kullanarak otomatik olarak dolduracağı zaten duyurulmuştu. Ancak yetkililer, e-irsaliyenin önceden doldurulmasının daha uzun vadeli bir hedef olduğunu belirtmişti. Son şema değişikliklerinden sonra açıkça görülüyor ki e-fatura platformu; e-irsaliye ve GST iade platformlarına sağlanan ana veri kaynağı olarak Hindistan hükümetindeki veri toplamanın merkezinde yer alacak. Kullanıcıların artık e-irsaliye sistemine ayrı erişim veya GST dosyalama konularında endişelenmesi pek olası değil, çünkü vergi ile ilgili bu yükümlülükler e-fatura sistemi üzerinden otomatik olarak yerine getirilecek.

Başka bir erteleme

Birçok şirket, Ekim ayındaki geçiş tarihinin daha fazla ertelenme ihtimali olup olmadığını merak ederken, e-fatura zorunluluğu kapsamında yer alan çoğu şirket uygulama süreçlerini başlattı. Başka bir erteleme daha olabilir, ancak emin olmanın bir yolu yok. Uygulamayı ertelemek artık işletmeler için çok riskli bir karar olacaktır. Mevcut hükümetin ısrarcı reform vaadi ve ilgili makamların canlı bir Sürekli İşlem Denetimi sisteminden göreceği faydalar göz önüne alındığında, uyumsuzluk büyük riskler getirebilir. Geçiş tarihi yaklaştıkça, riskler daha da artacaktır. 14 Haziran’da gerçekleşecek bir sonraki GST Konseyi toplantısı, kapsam dahilindeki işletmelerin hoş karşılayacağı bir netlik sağlayacaktır.

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada SAP müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir. Sovos şirketleri, Hindistan ve tüm dünyadaki e-fatura zorunluluklarıyla nasıl uyumlu tutuyor öğrenin.

Temmuz ayı itibari ile 2018 yılı veya sonraki yıllarda cirosu 25 milyon TL ve üzeri olan tüm mükelleflerin e-irsaliye uygulamasına geçmesi gerekiyor.

E-İrsaliye Yerine E-Fatura

Zorunluluk tarihi hızla yaklaşırken, kağıt fatura irsaliye yerine kullanabilirken e-faturaların e-irsaliyelerin yerine geçip geçemeyeceği mükelleflerin aklında olan sorulardan biri.

Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), uygulamaya kayıtlı mükellefler arasında, malın teslimi anında düzenlenen e-faturaların, e-irsaliye yerine geçebileceğini belirtti. Ancak bir takım şartlar sağlanmalı:

E-arşiv fatura da aynı koşulları sağladığı takdirde e-irsaliyelerin yerine geçebilir. Ancak faturanın imzalanma koşulu bu uygulamada biraz daha gevşetilmiştir. E-arşiv faturanın e-irsaliye yerine geçebilmesi için üzerinde bulunması gereken imza, kalemle imzalanmış bir imza veya taranmış ya da fotoğrafı çekilmiş bir imza olabilir.

Zorunluluk Kapsamı

Her ne kadar elektronik faturalar e-irsaliye yerine geçiyor olsa da, bu durum mükellefleri e-irsaliye zorunluluğundan muaf tutmuyor.

GİB, e-dönüşüm uygulamalarına geçiş zorunluluk tarihlerinde herhangi bir esneklik yapmıyor. Genel tebliğ’de belirtilen tarihlere göre mükellefler geçişlerini gerçekleştirmeliler.

E-irsaliye uygulaması için ise, 1 Temmuz 2020 tarihinde, 2018 yılı veya sonraki yıllarda brüt satış hasılatı 25 milyon TL ve üzeri olan tüm mükellefler geçişlerini tamamlamalılar. 25 milyon TL ve üzeri cironun yanı sıra belirli sektörlerde bulunan mükellefler ve başkanlık analizi sonucu riskli ya da vergiye uyum düzeyi düşük olarak tespit edilmiş mükellefler de zorunluluğa uyum sağlamalılar.

E-irsaliye uygulaması, kapsamı ve uygulama kılavuzu hakkında detaylı bilgiye önceki blog yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.

COVID-19’ın sebep olduğu duraksamanın ardından, AB ve Birleşik Krallığın Brexit geçiş süreci sonrası ilişkileri üzerine görüşmeler yeniden başlatıldı. Bu noktada Brexit’in KDV’deki yansımalarına ve özellikle Kuzey İrlanda üstündeki etkilerine bakmakta fayda var.

Birleşik Krallığın AB’den ayrılması öncesi, iki taraf da “İrlanda ve Kuzey İrlanda’yı Kapsayıcı Revize Edilen Protokol” için anlaşmıştı. Bu protokol Brexit geçiş süreci sonrası Kuzey İrlanda için KDV hükümleri gibi özel düzenlemeleri içeriyordu.

Şimdilik Birleşik Krallık ve Kuzey İrlanda, AB KDV alanı içerisinde kabul ediliyor ve dolayısıyla hala AB KDV kurallarına bağlılar. Geçişin sonunda Kuzey İrlanda hariç tutularak Birleşik Krallık, bu alandan çıkış yapacak ve artık AB KDV kurallarına tabi olması gerekmeyecek. Bundan sonra AB ve Birleşik Krallık arası ticareti yapılacak tüm ürün ve hizmetlerde, tıpkı AB ve dünyanın geri kalanı arasındaki ticaret ürünlerine uygulanan kurallar geçerli olacak. Ayrıca, bundan sonra Birleşik Krallığın AB KDV sınırlamalarına uyması gerekmeyecek ve hangi ürünlere KDV getirip hangilerini muaf tutacağına kendi başına karar verebilecek.

Kuzey İrlanda KDV Sistemi

Kuzey İrlanda, kendi ve İrlanda Cumhuriyeti arasındaki ticareti açık tutmak için özel bir KDV sistemine gidiyor:

Kuzey İrlanda AB KDV kurallarına bağlı kalırken, Kuzey İrlanda ve AB arasında tedarik sağlayan işletmelerin tam bir hesap özeti sunmaları gerekiyor. Ek olarak, AB ve Kuzey İrlanda arası ticari işlemlerde Instrastat raporları doldurulmaya devam edilecek.

Kuzey İrlanda’nın özgün KDV sistemi işletmeler için yeni zorluklar ve uyum sorunlarını beraberinde getiriyor. Brexit geçiş süreci bitişinde işletmelerin dikkate alması gereken bazı altın noktalar:

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

Geçtiğimiz yılda İtalya, Macaristan ve İspanya gibi ülkelerin öncü girişimlerini takiben, pek çok Avrupa ülkesinin dijital vergi denetim reformlarında bir artış gözlemlendi. Bu yılın başında Arnavutluk, malileştirme olarak adlandırılan Sürekli İşlem Denetimi (CTC) sisteminin başlayacağını duyurarak Fransa ve Polonya’nın arasına katıldı. Bu tasarı, faturaların düzenlenmeden önce vergi dairesi tarafından onaylanmasını zorunlu kılıyor.

Özetle Malileştirme

Vergi mükelleflerinin, e-faturalarını eş zamanlı olarak merkezi faturalandırma platformuna aktarabilmesi için lisanslı yazılımlar kullanması gerekiyor. Ayrıca mükellefler faturaları ister elektronik ortamda ister kağıt üzerinde takas edebilirler.

Malileştirme sistemlerinin kullanılacağı iki çeşit lisanslı yazılım bulunuyor.

  1. Nakdi işlemler için (örneğin POS ile), çıktı alabilen onaylanmış mali cihazlar kullanılarak faturalama yapılması gerekiyor.
  2. Nakdi olmayan işlemler için, dijital imza gibi belirli fonksiyonları gerçekleştirebilen onaylanmış yazılımsal çözümler ile faturalar hazırlanmalı.

E-Fatura Süreci

Üretici, Arnavutluk Bilgi Toplumu Ulusal Ajansı (NAIS) tarafından hazırlanmış sertifikaya dayanan bir imzayı ve belirtilmiş zorunlu içerik gereksinimlerini bulunduran bir fatura hazırlar. Vergi dairesi, faturayı onayladıktan sonra, özgün bir tanımlama numarası (NIVF) yaratarak üreticiye faturayı iade eder. Üretici, NIVF’yi ekleyerek müşterisini faturalandırır.

Ancak Arnavut sistemi, Hindistan’da bu sene başlatılan vergi denetim usulünün aksine, faturaların taraflar arasında elektronik ortamda mı yoksa kağıt üstünde mi takas edildiğini denetlemiyor.

Malileştirme süreci taşıma belgeleri gibi destekleyici belgeleri de içerebiliyor. Bu durumda faturanın kare kodunun, ürünle birlikte basılıp yollanması gerekiyor.

Faturalardan hükümetin merkezi platformuna gelen veriler, her ay otomatik olarak vergi mükellefinin KDV defterine yansıtılıyor. Bu işlemlerin tümünü merkezi platform sürdürüyor. Ayrıca aylık KDV iadesini de merkezi platform gerçekleştirmektedir.

Malileştirme düzenlemeleri, Arnavut ödeme hizmetleri sağlayıcılarına bazı raporlama zorunlulukları getiriyor. Sağlayıcıların günlük olarak, nakdi olmayan işlemlere ait e-fatura ödemelerini kaydetmeleri ve raporlamaları gerekmekte.

Uygulama İçin Son Tarihler

Küçük istisnalar dışında Sürekli İşlem Denetimi (CTC) sistemi KDV ve gelir vergisine tabi tutulan tüm Arnavutlar üzerinde geçerli olacak. Sistem 1 Eylül 2020’den itibaren aşamalı olarak aşağıdaki gibi hayata geçirilecektir:

Eylül 2020’den itibaren: KDV ve kurumlar gelir vergisine (CIT) tabi, yıllık cirosu 8 milyon Arnavutluk Lekini aşan vergi mükelleflerinin tüm nakdi işlemleri yapılacaktır.

Ocak 2021’den itibaren:

Temmuz 2021’den itibaren: işletmeden işletmeye nakdi olmayan işlemler.

Etkileyici Gelişmeler

Malileştirme yasası, AB KDV Yönergesi ve kamu ihalelerinde e-faturalandırma üzerine Yönerge 2014/55 ile uyumlu ilerliyor. Sonuç olarak malileştirme yasaları, Arnavut yasalarını AB’nin e-faturalandırma sistemine yaklaştırıyor. Henüz malileştirme yasasının uygulanabilmesi için ek mevzuatlar gerekse de Arnavutluk, onaylanmış vergi denetimleri uygulayarak KDV dolandırıcılığına karşı savaşında ciddiyetini kanıtlamış durumda.

Arnavutluk, sadece 2020’nin çalkantı ve ekonomik zorlukları karşısında güçlü bir CTC sistemini hayata geçirmeye çabalamakla kalmadı. Belki çok daha önemlisi, kayda değer bir ilerleme gerçekleştirildi. Kullanılacak yazılımsal çözümlere dair gereklilikleri düzenleyen birinci Bakanlık Talimatı Nisanda yayımlandı. Neticede tüm bunlar, küçük bir ülke için dolandırıcılığa karşı savaşta etkileyici bir gelişme.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

E-defter uygulaması, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) yayımladığı regülasyon güncellemesiyle, e-fatura kullanıcılarına, bağımsız denetime tabi olan şirketler ile Başkanlık tarafından vergi uyumluluğu düşük olarak belirlenen şirketler için zorunlu hale geldi.

E-defter uygulaması, kanunen tutulması zorunlu olan yevmiye defteri ve büyük defterin dijital ortamda oluşturulduğu ve berat adı verilen dijital dosyalarla başkanlığa iletildiği sistemdir. e-Defter uygulaması, defterlerin saklanma maliyetini azaltır ve noter onayı gibi işlemlerin yerine geçmesi sebebiyle de zaman tasarrufu sağlar. Bu gönüllü geçişlerin artmasını da destekler.

E-defter uygulamasını kullanabilmek için, şirketler önce GİB tarafından belirlenen b bir takım ön hazırlıkları tamamlamalıdır:

E-Defterin Amacı

E-defter, tüm defter verilerinin elektronik olarak oluşturulup imzalanmasını sağlayarak, verilerin ve kaynaklarının doğruluğunu garanti altına alma amacıyla uygulamaya sokulmuştur diyebiliriz. Aynı zamanda bu regülasyonla denetim esnasında kolaylık oluşturacak bu zorunlulukla, saklanan verilerin kaybolma ve zarar görme ihtimalini de düşürmek amaçlanmıştır.

E-defter uygulaması birçok avantaj sunar:

E-defter uygulamasının kullanım amacındaki bu durum ekonomiye yasal dayanak ve firmalara güven oluşturmaktadır.

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.

İtalya’nın onaylama modelindeki (clearance model) e-fatura sistemi FatturaPA’da yenilikler yapılacağını öngörenler haklı çıktı. İtalya vergi dairesi Agenzia delle Entrate – AdE İtalya’daki B2B ve B2G e-faturalar için yeni teknik şartnameler ve planlar yayınladı. Bu değişiklikler ne anlama geliyor? Ve iş süreçlerini nasıl etkiliyor?

Teknik ve içerik güncellemeleri

Geçtiğimiz haftalarda üç güncelleme yapıldı:

B2B ve B2G XML formatlarına getirilen yeni şartlardan biri de (özellikle sosyal yardımlardaki) stopaj vergilerinin sisteme dahil edilmesi. Ayrıca, kendiliğinden düzenlenen faturalar ve birleştirme belgeleri dahil 12 yeni belge tipi ve 17 yeni işlem özelliği seçeneği (örneğin muafiyet gerekçeleri ve karşı ödemeler) eklendi.

İçerikte yapılan bu güncellemeler nedeniyle İtalyan şirketlerinin İtalya’daki vergi sistemini artık daha da iyi tanıması gerekiyor. Bu değişiklikler vergi mükelleflerinin ellerindeki malzemeyi sınıflandırdıkları zamanı etkileyecek. Mevcut modelde, İtalyan şirketleri KDV iadelerini teslim edene kadar bu konuda sorun yaşamıyordu. Ancak yeni plana göre bu sınıflandırma gerçek zamanlı yapılacak. Bu güncellemeler iş süreçlerini de etkileyecek gibi görünüyor. İdari külfeti ortadan kaldırmak ve birçok İtalyan şirketinin hayatını kolaylaştırmak için hazırlanan önceden tamamlanmış KDV iadelerini hayata geçirme yolunda bu gelişmeler gerekli olarak görülüyor.

Bunun paralelinde, FatturaPA formatlarının yeni sürümlerinden doğan ilave değişiklikler işletmeleri teknik açıdan da etkileyerek IT uygulamalarına hazırlıklı olmayı gerektirecek. Yapılacak teknik güncellemeler; ilave kutucukların konması, içerik uzunluğu, izin verilen karakter sayısı, kutucukların doldurulmasında isteğe bağlılık ile zorunluluk arasındaki geçişler ve bir kutucuğun ne kadar sık tekrarlanabileceği gibi konuları içerecek.

Yeni teknik şartname ile e-faturaların onaylanmasından sorumlu İtalya devletinin platformu Sistema di Interscambio – SDI tarafından uygulamaya konulacak yeni doğrulama türleri de tanıtıldı. Yeni doğrulama türlerinin çoğunda e-faturanın içeriği belge tipleriyle karşılaştırılıyor ve işlemlerin niteliği kontrol ediliyor. Bunun sonucunda, vergi mükelleflerinden yeni hataları anlamaları, işlemeleri ve bunlara uygun şekilde tepki vermeleri bekleniyor.

Uygulama için son tarihler

SDI platformu 4 Mayıs 2020’den itibaren B2B faturalarını yeni FatturaPA formatında işlemeye başlayacak. Fakat, AdE yeni planı 1 Ekim 2020 tarihinde mecbur hale getirecek. Yeni doğrulama türlerini ve hatalarını da 28 Şubat 2020 tarihli Provvedimento uyarınca ancak bu tarihten sonra başlatacak. B2G faturalar için farklı son tarihler geçerli olmakla beraber, AdE bu tarihten önce bu faturalar için yeni geçiş kuralları yayınlayabilir. B2G faturalar için yeni planın 1 Mayıs 2020 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanıyor.

Bu son tarihlerin doğuracağı etki şu anlama geliyor: B2B ve B2G faturalara ait planlar teknik açıdan aynı olsa da vergi mükellefleri farklı son tarihlere hazırlıklı olmalı ve 1 Mayıs ile 4 Mayıs tarihleri arasında iki farklı fatura planı ile çalışmaya hazırlıklı olmalıdır.

Önemli güncelleme

12 Mart’ta (bu yazının İngilizce versiyonu yayına girdikten sonra), AdE FatturaPA B2G teknik şartnamesinin 1.3 sürümünü tekrar yayınladı. Sürüm numarası değişmemekle beraber, tekrar yayınlanan sürümde yeni B2G planı için yeni bir yürürlük tarihi belirtiliyor: 4 Mayıs. B2G planının 4 Mayıs’ta yürürlüğe girmesiyle beraber, SDI platformu daha önce bildirildiği gibi hem B2G hem de B2B planlarını aynı anda ve aynı tarihte işleyebilecek.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

Hindistan’da elektronik fatura zorunluluğu için son tarih hızla geldi. Çok uluslu şirketler dikkatli davranmazlarsa regülasyona uyum sorunları SAP müşterileri için can sıkıcı sonuçlar doğurabilir.

1 Ekim’de, Hindistan, kendine has zorunlu e-fatura sistemini ülkedeki küçük işletmeler haricindeki tüm şirketler için zorunlu hale getirdi. Fakat Hindistan vergi idaresi henüz zorunluluğun her noktasına tamamıyla açıklık getirmiş değil. Bu zorunluluk QR kod kullanılarak bazı kağıt fatura işlemlerine izin verse de her faturada onay için Fatura Kayıt Portalı (IRP) üzerinden devletten dijital imza alınmasını gerektiriyor. Büyük ölçekli işletmeler bakımından bu zorunluluğa riayet etmek için e-fatura en uygun seçenek. Ayrıca, bu zorunluluğun uygulanması e-faturaya tam geçiş için ilk adım olarak görünüyor.

E-Fatura İçin Verilen Süre Ekim Ayında Biterken Hindistan E-Fatura Sisteminin Sorunları Dikkat Çekmeye Başlıyor

Şirketler, mal ve hizmet vergisi (GST) zorunluluğunun yürürlüğe gireceğini uzun zamandır biliyordu, ancak yürürlük tarihi geldikten sonra SAP müşterilerinin zorunluluğa uygunluk için çalışırken karşılaşacakları potansiyel sorunları ele alma aciliyeti ortaya çıktı:

Yerelleştirme. SAP’nin temel finansal uygulamaları yerelleştirilmiş değil, bu nedenle veri arşivleme ve ulaşılabilirlik sorunları oluşabilir. Fatura verilerini saklama ve bu verilere erişme işleminin düzgün bir şekilde yapılması, yeni e-fatura zorunluluğu ve denetlemelere yanıt verme konusunda büyük önem taşıyor. Yerelleştirmenin olmaması, çok uluslu SAP müşterilerini pahalı ve vakit alan denetim raporları sağlama riskiyle karşı karşıya bırakabilir.

Güncellemeler. Birçok şirket SAP için en güncel iyileştirme paketlerini uygulamıyor. Yeni zorunluluğa uymak için müşterilerin OSS sürümlerini yüklemeleri gerekiyor. Maalesef OSS sürümlerini yüklemek, küresel SAP şablonları üzerinde yıkıcı etkilere neden olabiliyor ve finansal işlemlerde bozulma veya aksaklık yaşanmasına yol açabiliyor. Ayrıca OSS sürümlerinin yüklenmesini yönetmek hem zor olur hem de kaynakları tüketiyor, yeni OSS sürümünün yüklenmesi de 6 ayı bulabiliyor. Bu nedenle, süreç Hindistan’da e-fatura uyumluluğu, son yürürlüğe girme tarihinden çok sonraya uzayabilir ve beklenmediği kadar pahalıya mal olabilir.

Entegrasyon. Birçok uluslararası şirket, ülkeden ülkeye farklı fatura senaryolarına sahip ve bu işlemlerin, küresel ve şirket genelindeki işlemlerle nasıl entegre edileceğini kavrayamıyor. Fatura işleme konusunda entegrasyonun olmaması Hindistan’da ve diğer bölgelerde uyum ile ilgili sorunlara neden olabilir ve bu uyumsuzluk; para cezası, sevkiyat ve ödemelerde eksiklik, tedarikçilerle ve müşterilerle gergin ilişkiler gibi ciddi sonuçlar doğurabilir.

Değişiklik. Hindistan vergi dairesi hâlâ zorunlu e-fatura zorunluluğunun ayrıntılarını paylaşıyor ve muhtemelen gelecek aylarda ve yıllarda da paylaşmaya devam edecek. Dünya genelinde e-fatura zorunlulukları hızla ve aniden değişme eğiliminde ve bu yüzden SAP müşterileri, regülasyon düzenindeki değişikliklere adapte olmak ve kritik finansal süreçlere bunları dahil etmek için uğraş veriyor. Hindistan’da da farklı şeyler yaşanmıyor ama böyle büyük ve önemli bir ülkede regülasyona uyumlu olmamak bir seçenek olamaz. SAP müşterilerinin, kendileri için değişiklikleri takip edip uygulayacak bir iş ortağına ihtiyaçları var.

GSP’ler Hindistan’ın E-Fatura Sorunlarını Çözemiyor

GST Suvidha Sağlayıcıları veya GSP’ler, devlet elektronik belgeleri inceleyip kabul ederken şirketlere fatura işlemlerinde yardımcı olacak web platformları sunuyor. GSP’ler yardımcı ve hatta gerekli olsa da Hindistan’ın yeni e-fatura zorunluluğu sürecinde SAP müşterilerinin karşılaşmaları muhtemel olan sorunlara çözüm bulmuyor.

GSP’ler temel olarak bilgi işlemeyi sağlar, uyumu sağlamaz. Nitelikleri gereği, SAP finansal uygulamaları için yerelleştirme ve güncelleme hizmeti vermezler. Hindistan’ın iç kapsamında durum böyle, ancak bunlar e-fatura sistemlerinin çok uluslu entegrasyonunu da sağlamaz, e-fatura zorunluluklarında yapılan değişikleri yeterli derece takip etmez ve bu değişiklikleri temel sistemlere dahil etmez.

Süre hızla biterken Hindistan’daki e-fatura sürecine uymaya çalışan çok uluslu SAP müşterileri, şirketlerin 1 Ekim’e ve ötesine hazırlanırken karşılaştıkları sorunları anlayabilen ve çözebilen iş ortaklarına ihtiyaç duyuyor. Hindistan zorunlu e-fatura hakkında ciddiyetini artırırken ve zorunluluğun içeriği hızla değişirken hazırlıksız olmak veya uyum sağlamamak asla bir seçenek olamaz.

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada SAP müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir. Sovos şirketleri, Hindistan ve tüm dünyadaki e-fatura zorunluluklarıyla nasıl uyumlu tutuyor öğrenin.

Kağıt fatura dönemi bitmek üzere. E-arşiv fatura uygulaması sayesinde e-fatura mükellefi olmayan kullanıcılara da elektronik ortamda fatura düzenlemek mümkün. Kağıt fatura ihtiyacını ortadan kaldıran bu düzenleme sayesinde firmalar faturalarını son kullanıcıya e-posta gibi bir elektronik yolla doğrudan gönderebiliyor.

Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB)’nın yayımladığı tebliğe göre e-fatura kullanan tüm mükellefler, aracı hizmet sağlayıcıları ve internet reklamcılığı hizmet aracıları ile internet ortamında ilan yayınlayan mükellefler e-arşiv fatura uygulamasına 1 Ocak 2020 tarihi itibariyle zorunlu geçiş yaptılar.

Son tüketiciye kesilen faturaların oluşturulması ve arşivlenmesi maliyetli ve zor. Bu faturaların minimum 10 yıl saklanması gerekiyor. Elektronik ortamda saklanan ve istenildiğinde kolaylıkla ulaşılabilen e-arşiv faturalar bu zorlukları azımsanmayacak ölçüde azaltması şu anda zorunluluk kapsamında olmayan şirketleri de gönüllü geçişe teşvik ediyor.

E-Arşiv Fatura ve E-Faturanın Farklılıkları

E-Fatura E-Arşiv Fatura
Fatura gönderme ve alma şeklinde iki yönlü bir uygulamalıdır. Tek yönlü bir uygulamadır. Sadece fatura göndermeyi içerir.
Faturanın gönderim sırasında UBL-TR formatına dönüştürülmesi zorunludur. Serbest format veya UBL-TR formatında düzenlenebilir.
Sistemin merkezinde GİB olduğu için, bir rapor oluşturulup ayrıca GİB’e gönderilmez. GİB’e günlük olarak e-arşiv fatura Raporu gönderimi zorunludur.
Sisteme kayıtlı mükellefler arasında düzenlenir. E-fatura sistemine kayıtlı olmayan mükelleflere düzenlenir. (Son düzenleme ile e-arşiv sistemine kayıtlı olmayan ama gün içerisinde bir mükellefe vergiler dahil 5.000 TL ve üzeri fatura gönderen şirketler de e-arşiv fatura oluşturmalıdır.)

E-Arşiv Fatura Raporu

E-arşiv fatura oluşturulduğunda kağıt ya da elektronik ortamda direkt olarak son kullanıcıya iletilir. Dolayısıyla e-Arşiv fatura ve alıcısı arasında GİB bulunmamaktadır. Bu sebeple GİB, oluşturulan e-arşiv fatura verilerine erişebilmek için, şirketlerin günlük olarak e-arşiv fatura raporu oluşturmasını ve GİB sistemine göndermesini zorunlu kılmıştır. Uygulamaya dahil olan şirketler içinde bulundukları gün oluşturdukları tüm e-arşiv faturaları, GİB’in belirlediği formatta bir sonraki gün sonuna kadar GİB’e raporlarlar.

E-fatura uygulamasında böyle bir rapor gerekmez, düzenlenen faturalar sistemde öncelikle GİB’e gider ve şema kontrolleri sonrasında alıcıya ulaşır.

E-Arşiv Fatura Çıktısı İrsaliye Yerine Kullanılabilir mi?

Gerekli koşullar sağlandığında e-arşiv fatura için oluşturulan çıktılar irsaliye yerine de kullanılabilmektedir. Bu durumda tekrar bir irsaliye düzenlenmesine gerek kalmamaktadır. Koşulları şu şekilde sıralayabiliriz;

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.

Giderek kapsamı genişletilen e-fatura zorunluluğunun uygulamada başarılı bir şekilde yürütülmesinin ardından Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), malların dolaşımını daha teknolojik bir şekilde takip etme amacıyla yeni bir zorunluluk getirdi. Diğer birçok ülkede vergi otoritelerinin de yaptığı gibi GİB de vergi mükelleflerinin irsaliye düzenlemelerini zorunlu kılarak mal dolaşımının takibini yapmaya başlamıştı. GİB, sağlam e-fatura altyapısının avantajlarını gördükten sonra devlet platformunu etkin kullanarak başka faydalar da sağlayabileceğini fark etti. E-irsaliye zorunluluğu, fatura verilerinin ötesinde, gerçek zamanlı veri toplama kapsamını genişletmek için çok önemli bir fırsat sağlıyor.

GİB’den açıklama

E-irsaliye, irsaliye ile aynı hukuki statüye sahip ve belirli vergi mükellef grupları için zorunlu olacak. E-irsaliye zorunluluğunun 1 Temmuz 2020’de yürürlüğe gireceği belirlense de tüm ayrıntılar henüz açıklanmamıştı. Zorunluluk kapsamına açıklık getirmek için GİB yakın zamanda “e-İrsaliye Uygulama Kılavuzu“nu (Kılavuz) yayımladı ve uygulamanın işleyişiyle ilgili konulara yanıt getirdi.

Kılavuza göre e-irsaliye uygulamasına kayıtlı mükelleflerin, alıcı uygulamaya kayıtlı olmasa da irsaliyelerini elektronik olarak düzenlemesi gerekiyor. Bununla birlikte, alıcı da uygulamaya kayıtlıysa sistem üzerinden e-irsaliye için yanıt verebilme imkanı mevcut.

E-irsaliyenin, mal sevkiyatı gerçekleşmeden düzenlenmesi gerekiyor. Bu durumda da, düzenlemenin elektronik sistemde nasıl olacağı sorusu birçok mükellefin haklı olarak aklına geliyor. Kılavuza göre, mal sevkiyatının, düzenlenen e-irsaliyelerin GİB portalına başarılı gönderiminden sonra başlaması gerektiği artık netleşti. Ayrıca, tedarikçiler alıcı yanıtını beklemeksizin GİB’den olumlu yanıt aldıktan sonra mal sevkiyatına başlayabilirler.

İzlenebilirlik

Diğer önemli nokta ise barkod/QR kodunun e-irsaliyeye eklenmesi. E-irsaliyelerin izlenebilmesi için, QR kod eklenmesi zorunlu kılınıyor. Ancak GİB, QR kodun içeriğini henüz belirlemiş değil. Bu nedenle, bu zorunluluk yalnızca GİB, QR kod için gerekli içerik bilgilerini yayımladığında geçerli olacak.

Geri sayım başladı

E-irsaliye zorunluluğunun yürürlüğe girmesi için son tarih olan Temmuz ayı yaklaşırken birçok şirket, hazırlanmak için belirsiz kalan konulara açıklık getirmeye çalışıyor. Neyse ki GİB’in sağladığı belgeler şimdiye kadar mükelleflerin belirttiği konuların çoğunu aydınlığa kavuşturdu. Yanıtsız kalan en önemli soru önceden de birçok kez sorulmuştu: Bu zorunluluğun yürürlük tarihi ertelenir mi? Şu an için erteleme ile ilgili bir açıklama yapılmadı ve işletmelerin Temmuz ayına kadar hazırlıklarını tamamlamayı hedefleyerek devam etmesi gerekiyor.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

2020 yılı, e-dönüşüm uygulamalarına zorunlu geçiş açısından büyük önem taşıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) 19 Ekim 2019 tarihinde yayımladığı Genel Tebliğ ile e-dönüşüm uygulamalarının kapsamını hem uygulama olarak hem de mükellefler olarak genişletti.

2020’de E-Fatura Uygulaması

E-fatura uygulamasının amacı; satıcı ile alıcı arasında güvenli, hızlı ve tasarruflu standart bir sistem oluşturmaktır.

GİB’in yayımladığı tebliğe göre:

2020’de E-Defter Uygulaması

E-Defter ile Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince tutulması zorunlu olan defterler, standartlara uygun olarak elektronik dosya biçiminde hazırlanacak ve bastırılmaksızın kaydedilecek.

Ayrıca, bu hukuki ve teknik düzenlemeler sonucunda ilgililer için ispat aracı olarak kullanılabilmesine imkan tanınacak.

GİB tarafından yayımlanan tebliğe göre:

2020’de E-Arşiv Fatura Uygulaması

E-arşiv fatura uygulaması ile dijital ortamda hızlıca fatura oluşturabilir ve e-faturaya kayıtlı olmayan mükelleflere kolayca elektronik fatura gönderebilirsiniz.

GİB’in yayımladığı tebliğe göre:

Geri sayım başladı: E-İrsaliye Hakkında Tüm Merak Ettikleriniz

2020’de E-İrsaliye Uygulaması

E-irsaliye uygulaması ile kağıt irsaliyeler artık GİB tarafından belirlenen standartlara göre elektronik belge olarak düzenlenecek, elektronik ortamda iletilip, muhafaza ve ibraz edilecek.

GİB’in yayımladığı tebliğe göre:

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.

Kısa bir zaman önce, Polonya hükümetinin yeni beyanname içeren JPK_VAT yapısının yürürlüğe girme tarihini 1 Temmuz 2020’ye kadar ertelediğini bildirdik. Bu karar, koronavirüs salgını sırasında işletmeleri desteklemek için ülkenin başlattığı Tarcza antykryzysowa (“Kriz Kalkanı”) girişimi doğrultusunda alındı. Maliye Bakanlığı, yakın zamanda son şema ve açıklayıcı kılavuzu yayımlayarak mükelleflere, ek hazırlık süresi verdi.
Ertelemenin açıklanması ile, ana özelliklerin ve regülasyon uyumluluklarının tekrar üzerinden geçmenin tam zamanı olduğunu düşündük.

Kapsam

Yeni JPK_VAT, mevcut tek denetim dosyası JPK_VAT ile VAT-7M (aylık) ve VAT-7K (üç aylık) KDV iadelerini tek belgede birleştiren periyodik bir dosyalama yöntemidir ve yeni JPK_VAT’in de ibraz tarihleri diğer belgelerle aynıdır yani dönem sonunu izleyen ayın 25’idir. Üç ayda bir kayıt yapan mükelleflerin de aylık bir kayıt teslim etmesi de gerekecektir. JPK_VAT diğer periyodik KDV kayıtlarını kapsamayacak (ör. VIES beyannameleri, bu beyannamelerin hâlâ VAT-UE formu kullanılarak ayrı bir şekilde teslim edilmeleri gerekiyor). Yani işletmelerin, uyum süreçlerinin değişiklikliği yansıtacak şekilde düzenlendiğinden emin olmaları gerekiyor.

Ek veriler

Yeni JPK_VAT, mevcut durumda ayrı beyannamelerde toplanan verilere ilave veri toplanmasını gerektiriyor. Örneğin, satış kayıtlarının belirli mal ve hizmet türlerini, işlem türlerini ve satış kanıtını belirten indikatör kodlarını kapsaması gerekiyor. Satın alım kayıtlarının, mal ithalatı ve bölünmüş ödeme gibi belirli prosedürlere tabi olan işlemlerin etiketlerinin yanı sıra, satın alım kanıtını belirten etiketleri de içermesi gerekiyor. Örneğin, KDV dahil değeri 15.000 PLN’nin üzerindeki bölünmüş ödemeleri (Polonya KDV Yasası’nın 15. Maddesi’nde kategorize edilenler) belgeleyen faturalara işaret etmek için “MPP” uygulanmalıdır; bu fatura JPK_VAT içindeki MPP alanında kaydedilmiştir. Böyle bir işaret ve kayıt, vergi dairesi için denetimleri daha verimli hale getirir, ancak işletmeler, hataları en aza indirmek için fatura içerik gerekliliklerini incelemeli ve alacak, fatura ve rapor personellerini düzene sokmalıdır.

Cezalar

İlk olarak teslim edilen JPK_VAT dosyasında bulunan her hata için mali ceza uygulanması istendi. Maliye Bakanlığı, yakın zamanlarda bunun yerine cezaların takdir temelinde müracaata tabi olarak uygulanacağını doğruladı. Yani bu durum, mükellef veya mükellefin dolaysız tedarikçileri ya da müşterileri tarafından KDV ödemelerinde maddi riske yol açmadığı sürece küçük tutarsızlıklar için ceza alınmayacağı anlamına gelebilir.

Düzeltmeler

Güncel kılavuzda, önce ve şimdi değiştirilen JPK_VAT ve VAT-7 biçimlerinde teslim edilen beyannamelerde yapılan düzeltmelerin de aynı şekilde rapor edilmesi gerektiği belirtiliyor. Yeni JPK_VAT yapısında, yalnızca düzeltilmesi gereken kısmın tamamlanması gerekli oluyor. Düzeltme belgesinde, yalnızca düzeltme gereken verilerin değil, düzenlenen dönemin tüm işlem verilerinin de bulunması gerekiyor.

Yeni JPK_VAT hangi KDV beyanname dönemlerinden itibaren geçerlidir?

Güncel kılavuzda, yeni raporun “1 Temmuz 2020’den sonraki dönemler için etkin vergi mükellefi olarak kaydolan herkesçe” sağlanması gerektiği belirtiliyor. Devamında “1 Temmuz 2020’den sonraki dönemler için VAT-7M ve VAT-7K beyannameleri kayıtlarının yeni JPK_VAT formu dışında teslim edilmesi mümkün olmayacaktır.” yazıyor. Bu iki ifade, Temmuz 2020 için ilk zorunlu yeni JPK_VAT tesliminin JPK_VAT7M olacağını ve son tarihin 25 Ağustos 2020’den sonra olmayacağını gösteriyor.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.