İş ortağınız, akışın ortasında sizinle ilgili kuralları değiştirir ve onlarla iş yürütme yeteneğiniz artık yeni taleplerini karşılamak için tüm raporlama yapınızı değiştirmeye bağlıdır.
Ah evet, bu talepleri karşılamak için gereken sürenin çok dar olduğunu da belirtmeliyim ve bunu yapmazsanız, doğru olana kadar bölgelerinde iş yapmayı unutabilirsiniz. Ve ilerlemenin herhangi bir noktasında bu standartları karşılayamazsanız, size para cezası verebilir veya kapatabilirler.
Kulağa uzak mı geliyor? öyle değil Brezilya’dan İtalya’ya ve Asya ile Afrika’nın bazı bölgelerine kadar büyük ekonomik pazarlarda oynanan tam olarak budur. Görüyorsunuz, hükümetler teknoloji söz konusu olduğunda işletmeleri yakaladı ve dijitalleşme söz konusu olduğunda birçok yönden onları geride bıraktı.
Bu senin için ne anlama geliyor?
Bu, hükümetlerin finansal işlemleri gözden geçirmek için artık daha proaktif bir yaklaşım benimsediği ve gerçek zamanlı raporlama talep ettiği anlamına geliyor. Bunun bir parçası olarak, uygun zorunlu spesifikasyonları karşıladığından emin olmak için gerçek zamanlı yaptırım uyguladılar. Bunu başarmak için, veri yığınınızda kalıcı olarak yerleşmişlerdir. Ve hiç şüpheniz olmasın, iş e-faturaya geldiğinde, kararları onlar veriyor.
Biraz arka plan.
Dünyanın dört bir yanındaki hükümetler, uyumluluğu kolaylaştırma ve dolandırıcılığı hızlı ve verimli bir şekilde izleme becerisi nedeniyle zorunlu e-fatura uyguluyor. Şimdiye kadar norm haline gelen olgu raporlamasından sonra, uygulanması daha zor hale geldi ve haklı olarak borçlu olunanları telafi etmek uzun ve maliyetli denetimler gerektirdi. Pek çok kuruluş cezaları ciddiye almadı ve bu rahatsızlıklar ortaya çıktıkça başa çıkmak için bir kenara biraz para ayırdı.
Bu yaklaşım, büyümeye devam eden bir vergi açığıyla sonuçlandı. 2019’da Avrupa Birliği’nin 28 üye ülkesinin KDV açığı , tüm üye ülkeler için toplam 134,4 milyar avronun üzerindeydi. Bu, birçok hükümet için sürdürülemez ve kabul edilemez hale geldi ve bu nedenle, yasal olarak borçlu olunan tüm gelirlerin zamanında ve eksiksiz olarak tahsil edilmesini sağlamak için dijitalleşmeye odaklanan yeni bir teknoloji yapıldı. Uyulmaması, daha hızlı ve daha etkili yaptırım önlemlerine yol açacaktır.
Bu eğilim, dünya çapındaki ülkelerin kuralları izlemek ve uygulamak için yeni yönergeler ve metodolojiler benimsemesiyle hızla artıyor. Önümüzdeki beş yıl içinde KDV vergilendirme sistemini uygulayan hemen hemen her ülkenin sistemlerini bir dereceye kadar güncellemesi bekleniyor.
Hata yapma. Gerçek zamanlı bilgi talepleri nedeniyle, bu bir vergi sorunu değil, bir BT sorunudur. Düzinelerce ülkede iş yapan çok uluslu şirketler için, faaliyet gösterdikleri her lokasyon için erken plan yapmaz ve sağlam bir strateji geliştirmezlerse, yol boyunca bazı sancılı anlar yaşayabilirler.
İşte hükümet görevlerini yerine getirmek ve operasyonların kesintisiz devam etmesini sağlamak için tavsiyem.
BT, nihai hedefe odaklanmalıdır: tüm dijital dosyalamalara küresel olarak tutarlı bir yaklaşım sağlamak için bu devlet tarafından zorunlu kılınan e-fatura yasalarını yönetmek için merkezi bir yaklaşım uygulamak. Gereksinimler arttıkça ve genişledikçe uygulama sinerjilerinin önemini abartamam. Bu sadece zaman geçtikçe daha karmaşık hale gelecek.
Ve belki de en önemlisi, yardım istemekten korkmayın. Bu, gün geçtikçe değişen karmaşık bir şey. Bu, kendi başınıza gitmeyi denemenin zamanı ya da sorunu değil.
Harekete geç
Daha fazla yardım ve bilgi için uzmanlarımıza ulaşın.
Bölüm I, V – Steve Sprague, Ticari Genel Müdür Yardımcısı, Sovos
Devletler tarafından zorunlu kılınan e-fatura yasaları dünyanın hemen her bölgesinde yayılarak işletmelere daha katı yükümlülükler ve beklentiler getiriyor. Elektronik belgelerin sunduğu pek çok faydayla birlikte bu uygulamalar aynı zamanda hükümetler için, operasyonunuzun her yönünü daha denetlenebilir kılıyor ve işlemler daha yapılırken gerçek zamanlı inceleme imkanı yaratıyor. Bu gerçek zamanlı izlemeler, eskiden ancak yıllar sonra fark edilip uygulanabilen vergi cezalarının yerine, ciddi para cezalarından işletmenizi tamamen kapatmaya kadar değişebilen gerçek zamanlı yaptırımları beraberinde getiriyor. Böylece BT liderleri, tüm bu küresel değişimlerle başa çıkmak için bir stratejiye ihtiyaç duyuyor. Ticari Genel Müdür yardımcımız Steve Sprague’den BT departmanlarının bu değişikliklerden nasıl etkileneceği ve bu yeni çağa en iyi nasıl hazırlanabilecekleri konusunda rehberlik etmesini istedik.
S: Devlet yetkililerinin artık şirketlerin verilerini kullandığı ve gerçek ya da gerçek zamanlıya yakın raporlama talep ettiği düşünülürse, bu durumun BT departmanları üzerinde nasıl bir etkisi olacak?
SS: CIO’ların, bu değişikliklere ayak uydurup verilerinde, sistemlerinde, iş süreçlerinde ve uygulamalarında merkezi bir yaklaşım mı benimseyeceği yoksa her ülkenin kendi kararlarını vermesine izin verilen, merkezi olmayan bir platform mu işleteceği konusunda bir seçim yapması gerekiyor. Bu zorunluluklar ülke bazında geliştiği için şirketlerin %95’inden fazlası merkezi olmayan bir yaklaşım uygulamıştır. Bununla birlikte, Latin Amerika’da 2014’te bu yönetmelikleri uygulamaya koyan yalnızca üç ülke varken, şu anda artış göstererek bunları uygulayan 14’ten fazla ülke bulunuyor ve Fransa ve Almanya gibi Avrupa ülkeleri ile Asya’daki ekonomiler de dahil olmak üzere dünya genelinde 30 ülke daha benzer rejimleri uygulama sürecini başlatıyor. Merkezi olmayan bir yaklaşım, aşağıdakiler de dahil olmak üzere birkaç uzun vadeli soruna yol açıyor:
• Ülke dışında sınırlı görünürlük
• Farklı ülkelerde çok sayıda araç ve satıcı
• Yalnızca yerel yükümlülüklerin yerine getirilmesine odaklanan ayrık süreçler
• Büyük resme bakmak yerine “eldeki sorunu çözmek”
• Kötü tanımlanmış roller ve sorumluluklar
• Ek ülkelerin uygulanmasına yönelik tutarsız yaklaşım
S: Resmi zorunlulukları yerine getirmek ve operasyonların kesintisiz devam etmesini sağlamak için BT neye öncelik vermeli? Nasıl bir yaklaşım önerirsiniz?
SS: BT, nihai hedefi olan tüm dijital dosyalamalara küresel olarak tutarlı bir yaklaşım sağlamak için devlet tarafından zorunlu kılınan e-fatura yasalarına merkezi bir yaklaşım uygulamaya odaklanmalıdır. Satıcıların ve araçların sayısı birleştirildikçe maliyette azalma olacak ve artan standardizasyon ve görünürlük sayesinde risk daha da azaltılacaktır. Gereksinimler arttığı ve genişlediği için uygulama sinerjilerinin önemini abartamam. Zaman geçtikçe bu durum daha da karmaşık hale gelecektir. Rollerin ve sorumlulukların netliği, BT ekipleri için diğer bir avantajdır çünkü bu yaklaşım ekip için net bir şekilde tanımlanmış odak alanlarına yol açacaktır. Son olarak, analitikleri tek bir veri merkezi üzerinden hizalamak artık mümkün olacak ve küresel operasyonlarınız için merkezi bir gösterge paneli sağlayacaktır.
Devletin zorunlu kıldığı e-fatura dünyasında çok şey değişti. Devlet yetkililerinin teknolojiye yaptığı sürekli yatırım, düzenleyicileri daha ayrıntılı ve gerçek zamanlı raporlamanın yanı sıra daha fazla şeffaflık talep etme konumuna getirdi. Şirketlerin ise bu talepleri karşılamak için gözü BT ekiplerinde. İyi haber şu ki, BT liderleri bu yeni çağı tek başına karşılamak zorunda değil. Sovos, dünyanın önde gelen birçok markasıyla çalışma deneyimine dayalı olarak bu küresel evrimde size rehberlik edecek uzmanlığa sahiptir.
Harekete Geçin
Küresel zorunluluklara ayak uydurmak için yardıma mı ihtiyacınız var? Sovos’un vergi uzmanları ekibiyle iletişime geçin.
Dijitalleşmenin artması ile yükselişe geçen e-ticaret; sadece büyük perakende şirketlerinin yatırım yaparak girmeyi tercih ettiği bir alan olmanın ötesine geçerek, artık KOBİ’lerin de ayak bastıkları bir yer olmaya başladı.
E-ticaretin büyüyen pazar payı, bu alanda dünya genelinde iş fırsatları gören birçok yatırımcı ve girişimcinin de e-ticarete yönelmesini sağlıyor. E-ticaret yapan işletmelerin başarılı olabilmek için dijital dönüşümünü gerçekleştiriyor olması hayati bir önem taşıyor. Pandemi ile kurumların iş süreçlerini dijital ortama aktarmaya başlaması, e-ticaret sektörünü de e-dönüşüm sürecine yöneltti.E-dönüşüm ise şirketlerin ana faaliyet alanlarına odaklanması için zaman, iş gücü ve maliyet anlamında birçok tasarruf imkânı sağlıyor.
“İşini Büyütmek İsteyen İşletmeler İçin En Kritik İpuçları” konulu webinarımızda katılımcılardan gelen sorulara alanında uzman ekibimizin verdiği yanıtlar, e-ticaret ile ilgili en çok merak edilen konulara açıklık getiriyor.
1-İnternet satışları için düzenlenen e-arşiv ve e-fatura üzerinde hangi bilgilerin olması gerekiyor?
Bu konuyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 2020 yılında çıkan, e-fatura yükümlülükleri kapsamını içeren bir tebliği bulunuyor. Tebliğin; internet sitelerinin, e-ticaret yapan şirketlere e-arşiv fatura veya perakende faturaların dışında zorunlu tuttuğu alanlar var.
Tebliğe göre; satışta söz konusu ürünün kendi sitenizden mi yoksa başka siteler üzerinden mi satıldığını faturada belirtmeniz gerekiyor. İnternet satışlarında bu tip ödemeler genellikle kredi kartı ile gerçekleştiriliyor ancak, ödeme havale ile gerçekleştirilse bile ödeme şekli bilgisinin belirtilmesi bekleniyor.
Ödeme tarihi çoğunlukla faturaların üstünde oluşma tarihi olarak yer alıyor ancak bazen ödeme tarihi ile ödeme tarihinin oluşma tarihi ayrı ayrı alanlarda belirtilebiliyor. Gönderiyi taşıyan kargo firmasının tüzel kişiliğinin belirtilmesi için şirket bilgisinin yazılması gerekiyor. Aslında bu faturada gönderim tarihi, yani kargoya fatura kestiğiniz tarih öğrenilmek isteniyor. Ayrıca sisteminizde oluşan sipariş numarasının değil; çoğunlukla e-faturalarda da yer almayan, online satış sitelerinde müşterilerin görebildiği numaranın belirtilmesi isteniyor.
Satış ve kampanya kodlarının yanı sıra en önemli olan iade bölümünün de yer alması gerekiyor. Faturalama kısmında bu bilgiler çoğunlukla bulunmayabiliyor çünkü faturada o ürünün iade edilebileceği ile ilgili e-irsaliye aynı zamanda taşımacılık kanuna göre düzenleniyor. O nedenle iade bölümünün de mevzuata uygun olarak taşınması gerekiyor.
2-Yıllık brüt satış tutarı gözetmeksizin sadece internetten satış yapan firmalar, e-arşiv uygulamasına geçmek zorunda mı?
1 Temmuz 2022’den itibaren geçerli olan tebliğ ile internetten satış yapan firmalar için ciro limiti;
2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL,
2022 veya müteakip hesap dönemleri için ise 500 Bin TL ve üzeri olarak belirlendi.
Özetle; şahıs ya da şirket olarak satış yapıyorsanız; toplam geliriniz 1 milyon TL’nin üzerinde ise bu yıl, 500.000 TL’nin üzerinde ise de gelecek yıl e-fatura ve e-arşiv fatura uygulamalarına geçiş yapmanız gerekiyor.
Ancak yükümlülükler kapsamı dışında da e-ticaret alanında hizmet veren bir firmanın e-arşiv fatura’ya geçmesi büyük önem taşıyor. Üstelik tüketici deneyimi noktasında da e-arşiv fatura uygulaması oldukça değerli bir aşama.
3-Yurt dışına yapılan satışlar nasıl faturalandırılıyor?
Yurt dışına mal gönderim veya satış süreçleri söz konusu olduğunda mutlaka e-ihracat faturası düzenlenmesi gerekiyor. Belli bir tutarın altında olan satışlarda hızlı kargo kullanılabiliyor ancak, internet üzerinden herhangi bir servis hizmeti olarak sunduğunuz ürünlerin satışını yapıyorsanız; e-ihracat faturası yerine, e-arşiv fatura düzenleyebilirsiniz. E-ihracat faturasının sadece fiziksel mal gönderimi yapılan durumlarda düzenlenmesi bekleniyor.
4-Yurt dışı müşterilerinin beklentileri neden yüksek?
Yurt dışındaki operasyonel süreçlerin Türkiye’ye göre çok daha şeffaf ilerlediği söylenebilir. Örneğin; yurt dışındaki bir pazar yerinden yaptığınız alışverişin, teslimat sürecinde bütün aşamalarını izleyebilme şansına sahip oluyorsunuz. Aynı şekilde Avrupa’da iade süreçleri de benzer bir akışla yürütülüyor.
Türkiye’de ise bu sürçler Avrupa’da olduğu kadar sorunsuz olamayabiliyor. Tüketiciler iadelerinin kabul olup olmayacağını tam olarak bilemeyebiliyor. Yurt dışındaki olduğu gibi net bir süreç olmadığı için sınır ötesi işlerde problemler yaşanabiliyor. Yurt dışında süreçler daha net olduğu için tüketici beklentileri de Türkiye’ye göre daha fazla oluyor.
5-Gönderdiğim e-fatura üzerinden değişiklik yapabilir miyim?
E-faturanın bazı konular dışında normal faturadan hiçbir farkı bulunmuyor. Tebliğlerle verilen bazı konuların haricinde vergi usul kanunundaki şema ve uygulama usulleri birebir geçerli olarak devam ediyor.
Bir fatura düzenledikten sonra fatura koçanına iptal yazarak iptal edebilirsiniz ya da karşıdan iade faturası almanız gerekir. Özel entegratör kullanıyorsanız, sisteme faturayı ilettiğinizde talebiniz henüz Gelir İdaresi Başkanlığı’na gönderilmediyse, yani taslak konumundaysa düzeltip gönderebilirsiniz.
Faturanın iptal edilemediği veya değişiklik yapılamadığı bir senaryoda, kullanıcılarımıza karşı taraftan iade faturası kesilmesini istemelerini öneriyoruz. Ticari fatura değilse 8 gün içerisinde kabul veya ret yapabiliyorsunuz ancak 8 gün aşıldıysa işlemin iade faturasıyla yapılması gerekiyor.
Webinarı İzleyin
16 Mart 2023 Perşembe günü düzenlenen webinarda; SAPS/4 HANA geçişi ve e-dönüşüm planlamasına dair merak edilenler ele alındı. Yayın kaydına buradan ulaşabilirsiniz.
Sunduğu avantajlar ve her geçen gün kapsamı genişleyen regülasyonlar ile e-dönüşüm uygulamalarını kullanan firma sayısı hızla artıyor. Firmalar operasyonel iş akışlarını kolaylaştırması, zaman ve maliyet tasarrufu sağlaması gibi kolaylaştırıcı sebeplerle e-dönüşüm uygulamalarını tercih ediyor.
Özel entegratör yöntemi ile e-dönüşüm uygulamalarını kullanan, özellikle de yoğun işlem hacmine sahip olan firmalar sunulan kapsam dışında farklı ihtiyaçların doğması durumunda ek geliştirmeler isteyebiliyor veya farklı taleplerde bulunabiliyor. Bu noktada özel entegratörlerin, hali hazırda oldukça karmaşık olan süreçleri kolaylaştırmak ve firmalara daha nitelikli bir hizmet sunabilmek adına talebe yönelik esnek çözümler sunabilmesi gerekiyor. Özellikle de fatura gibi kritik ve hassasiyet gerektiren belge süreçlerinde aksaklıklara ya da değişen ihtiyaçlara hızlıca cevap verilebilmesi oldukça büyük önem taşıyor. Özel entegratör firmanın; sistemsel bir aksaklık yaşanması durumunda kolay ulaşılabilir olması da ciddi önem taşıyan konulardan biri haline geliyor.
Yoğun işlem hacmine sahip firmaların;
Fatura gibi hassas iş akışlarının kritik önem taşıdığının bilincinde olan,
Dedike olarak firmaya her durumda hizmet verebilecek bir teknik destek personeli sağlayan,
Özel taleplerini düzene sokarak, karmaşık süreçleri kolaylaştırabilen,
Premium ihtiyaçlara çözüm bulma konusunda esnek ve kapsamlı hizmet sunan özel entegratörler ile çözüm ortaklığı içinde olması oldukça önemli.
Sovos, tüm bu kriterler kapsamında “VIP Service” hizmeti sunuyor.
14’ten fazla ülkede, Fortune500 listesinin yarısından fazlasına hizmet veren bir vergi uyumluluğu şirketi ve kolaylaştırıcısı olarak VIP Service hizmetimizle taleplerinizi karşılıyoruz.
VIP service hizmetimiz iki farklı koldan ilerliyor:
1) Kullanıcılarımıza özel olarak hizmet veren bir teknik destek personeli (Technical Account Manager) sağlıyoruz. Bu sayede ihtiyaç duydukları her an ulaşabilecekleri bir Sovos temsilcisi bulabiliyorlar.
2) Yoğun işlem hacmi olan, SAP kullanan ve ek geliştirme, kişiselleştirme veya güncelleme talepleri olan kullanıcılarımız için ise Retainer Package sunuyoruz. Bu hizmeti alan kullanıcılarımızın tüm taleplerine taraflarına önceden tanımlanmış bakiyeler sayesinde maliyet avantajlı olarak, çok daha hızlı şekilde çözüm sağlayabiliyoruz.
Kısacası karmaşık tüm süreçleri kolaylaştırıyoruz.
Özellikle de yoğun işlem hacmine sahip firmalar, fazlasıyla ek güncellemeye veya kişiselleştirmelere ihtiyaç duyabiliyor. Üstelik çoğunlukla bu ihtiyaçların hızlı şekilde karşılanması gerekiyor. Bu noktada VIP Service seçeneğimiz ile tüm ihtiyaçlarınıza hızlıca karşılık bulabilirsiniz.
16 Mart 2023 Perşembe günü düzenlenen webinarda; SAPS/4 HANA geçişi ve e-dönüşüm planlamasına dair merak edilenler ele alındı. Yayın kaydına buradan ulaşabilirsiniz.
E-Dönüşüm Servis Sağlayıcınız ile Süreçlerinizi Verimli Bir Şekilde Yönetiyor Musunuz?
Özellikle de fatura gibi kritik ve hassasiyet gerektiren belgeler firmaların finansal süreçlerinin merkezinde yer alıyor.
Bu sebeple firmalar e-dönüşüm projelerini ele alırken daha kapsayıcı bir yaklaşım sergilemelidir.
E- dönüşüm gereksinimleri dışında firmaların finansal süreçlerini etkileyecek tüm entegrasyonlar da proje kapsamında konuşulmalıdır.
9 Kasım Çarşamba günü düzenleyeceğimiz “Başarılı e-DönüşümProjeleri: Müşterive Servis SağlayıcıUyumu” webinarında deneyimli ekibimiz; servis sağlayıcılar ile firmalar arasındaki uyumdan başarılı edönüşüm projeleri için gereksinimlere kadar en çok merak edilen konuları A’dan Z’ye ele alacak.
Webinar’da ele aldığımız konular:
E-Dönüşüm Servis Sağlayıcısından Talep Edilebilecek Projeler
Entegrasyonlarla İlgili Yapılabilecek Değişiklikler
Servis Sağlayıcı Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler
E-Dönüşümde Adım Adım Proje Süreçleri
Başarılı Bir E-Dönüşüm Projesi İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
E-Dönüşüm Projelerinin Zamanında Tamamlanması için Önemli Notlar
*Webinarımızın son bölümünde sorularınızı iletebileceğiniz “Soru-Cevap Bölümü” de olacaktır.
Söz konusu değişikliklerin yürürlüğe gireceği son tarih yaklaşıyor.
30 yıllık Gümrük İthalat ve İhracat Navlun Yönetimi (CHIEF) sistemi (1994’te kullanılmaya başlanmıştı) iki aşamada kapatılacak:
Birinci aşama: 30 Eylül 2022’den itibaren ithalat beyanı yapma işlevi sistemden kaldırılacak.
İkinci aşama: 31 Mart 2023’ten itibaren ihracat beyanı yapma işlevi sistemden kaldırılacak.
Gümrük Beyannamesi Hizmeti (CDS), Birleşik Krallık’taki yegane gümrük işlemleri platformu olacak ve tüm işletmeler her tür ithal ve ihraç edilen malın beyanını 31 Mart 2023’ten itibaren CDS üzerinden yapacak.
CDS’in Faydaları
İngiltere Gelir ve Gümrük İdaresi’nin (HMRC) internet sitesinde belirtildiği gibi; Gümrük Beyannamesi Hizmeti araç seti ticaret yapanların değişiklikler ile gelecek birçok faydaya ulaşmasını sağlayacak.
Özetlemek gerekirse:
CDS, en son teknolojiyi kullanarak gelişmiş bir hizmet ve kullanıcı deneyimi sunuyor.
CDS, hükümetin büyüme ve uluslararası ticaret hacmini artırma planına paralel olarak büyüme kapasitesine ve kabiliyetine sahip.
CDS birçok özellik ve arayüz sunuyor. Modern ve bulut tabanlı mimariye dayanan sistem, oldukça hızlı ve esnek.
İşletmeler, müşterinin yolculuğundan bağımsız olarak, her tür mal beyanını tek platformda eşzamanlı olarak yapabiliyor. Bu sayede işletme maliyetleri ve iki ayrı gümrük sistemi çalıştırmaktan doğan idari iş yükü azalıyor.
Beyanname verileri şeffaf ve ücretsiz, yani işletmeler gerçek zamanlı ithalat ve ihracat verilerine kolayca erişebiliyor ve özel dijital ekranlardan tarifeleri ve mali tabloları online olarak kontrol edebiliyor.
CDS dijital olarak tamamlanacak şekilde tasarlandı.
CDS’teki Önemli Değişiklikler
CDS bazı bilgileri farklı şekilde topluyor ve işletmeler verileri farklı şekilde giriyor (Birleşik Krallık’a ithal edilen bazı emtia kodları için ilave bilgi ve ek belgeler istenecek.)
Gümrük verilerini ödemek için aşağıdaki yöntemler kullanılabilecek:
Nakit hesapları
Vergi erteleme hesapları
Yakında yapılacak ödemeler
Garanti hesapları
Bireysel garantiler
CDS’te gümrük acentelerinin izinlerini online olarak güncellenebiliyor.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
CDS’i kullanabilmek, 1 Ekim 2022’ten itibaren Birleşik Krallık’a mal ithal edebilmek ve 1 Nisan 2023’ten itibaren buradan mal ihraç edebilmek için işletmelerin aşağıdakilere ihtiyacı olacak:
Hükümet Ağ Geçidi Hesabı -> kullanıcı kimliği ve parola
İşletmeler ithalat KDV’si için ertelenmiş muhasebe usulünü kullanıyorlarsa ve belgelerini CDS üzerinden indiriyorlarsa, halihazırda CDS’e kayıtlı olup olmadıklarını kontrol etmelidir.
İthalat için ertelenmiş muhasebe usulünü kullanmıyorlarsa C79 belgesi artık gönderilmeyecek ve ileride dijital olarak alınabilecek.
İşletmenin personele sunması gereken eğitimler veya bilgiler değerlendirilmelidir.
Finans süreçlerinde olabilecek değişiklikler (örneğin vergi erteleme hesabı için yeni bir doğrudan borçlanma hesabının oluşturulması) veya nakit hesabına ödemenin nasıl yapılacağı değerlendirilmelidir.
İşletme bilgilerinin (e-posta ve işletme adresi) HMRC’deki kayıtlarla aynı olup olmadığı veya bilgilerin güncellenmesine gerek olup olmadığı değerlendirilmelidir.
İnternet kullanımının yaygınlaşması ile ortaya çıkan e-ticaret, dünya genelinde dijitalleşmenin artması ile yükselişe geçti. Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını, tüketicilerin e-ticarete olan ilgisini daha da artırırken; kısıtlamalar ve kapanmalar nedeniyle KOBİ’lere de büyük zorluklar getirdi. E-ticaret geçmişte daha çok büyük perakende şirketlerinin yatırım yaparak girmeyi tercih ettiği bir alanken, artık yavaş yavaş orta ve küçük ölçekli işletmelerin de ayak bastıkları bir yer olmaya başladı. İşletmelerin hayatta kalabilmek ve büyüyebilmek için değişen dünyaya uyum sağlaması, çevrim içi perakende ve çok kanallı satışlara geçiş yapması kaçınılmaz bir hale geldi.
KOBİ’lerin pandemi ile ilgili karşılaştığı en büyük zorluklar; yüz yüze satışların azalması ve tedarik zinciri kesintileri olurken; yurt içi satışlar söz konusu olduğunda Avrupa ülkelerinin genelinde e-ticaret, KOBİ’ler için çok uygun bir ticaret şekli olarak öne çıkıyor. E-ticaretin büyüyen pazar payı, bu alanda dünya genelinde iş fırsatları gören birçok yatırımcı ve girişimcinin de e-ticarete yönelmesini sağlıyor. E-ticaret yapan işletmelerin başarılı olabilmek için dijital dönüşümünü gerçekleştiriyor olması gerekli hale geldi.
KOBİ’ler, 3 sene içerisinde çok kanallı e-ticarete girmeyi hedefliyorlar. Çok kanallı, entegre olan altyapılar ise karşılaşılabilecek sıkıntıları hızlı çözme imkânı sağlıyor. Bu yüzden de bir e-ticaret operasyonu gerçekleştirirken dijitalleşmeyi merkeze alarak hareket etmek büyük önem taşıyor.
E-Dönüşümün Faydaları
Pandemi ile kurumların iş süreçlerini dijital ortama taşımaya başlaması, e-ticaret sektörünü de e-dönüşüme yöneltti. E-dönüşüm, şirketlerin ana faaliyet alanlarına odaklanması için zaman, iş gücü ve maliyet anlamında tasarruf imkânı sağlıyor. Bunun yanı sıra e-dönüşüm, firmaların operasyonel belge süreçlerini hızlandırmasının yanında, yasal zorunlulukları takip etme açısından da büyük kolaylıklar getiriyor. Bu da e-ihracat yapan ve gümrük süreçlerinde daha sade, dijital ve hızlı bir süreç talep eden KOBİ’lere önemli bir fayda sağlıyor. E-fatura yerine kâğıt fatura kullanılan dönemlerde yaşanan operasyonel sorunlar, kaybolma ve benzeri aksaklıklar da e-dönüşüm sayesinde sorun olmaktan çıkıyor.
Doğru Partner Seçmenin Önemi
E-ticaret, KOBİ’ler için artık dünyaya açılma yolunda ilk adımda karşılarına çıkan değerli bir kapı olarak ön plana çıkıyor. Özetle; e-ticaret ile ilgilenen firmalar için teknolojiyi iş süreçlerine uyarlamak kaçınılmaz bir hale geldi. E-dönüşüm ile birlikte, e-ticaret alanında faaliyet göstermeye başlayan işletmelerin, vergi yükümlülükleri nedeniyle hızla uygulamaya geçirmeleri gereken dijital vergi uygulamaları bulunuyor. İşletmelerin denetlenebilir bir sisteme sahip olması ve müşterilerine ürün satarken veya servis sunarken hızlı ve anlaşılır bir sistem kurması gerekiyor.
Yeni pazarlara açılırken bilgi ve uzmanlık anlamında desteklenmeye ihtiyaç duyan KOBİ’ler için bu sistemi kurabilmek adına doğru bir partner seçmek kritik bir önem taşıyor. Seçilecek doğru partner, süreçlerin sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesi ve firmaların iş hedeflerine ulaşmalarında çok büyük bir katkı sağlıyor. İş birliği yapılacak partnerlerden bütünsel hizmet alabilmek de KOBİ’ler için büyük önem arz ediyor. Özellikle çözüm üreten bir firma ile çalışmak, işletmeler için maliyeti ciddi oranda azaltıyor. Güvenlik, geçmişe dönük e-belgelere ulaşılabilirlik ve sistemsel entegrasyon ise doğru partner seçiminde en çok dikkat edilmesi gereken konular arasında yer alıyor.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) adına TÜBİTAK tarafından hazırlanan mali mühür, e-dönüşüm uygulamaların belge gönderiminde gerekli olan bir e-imza çeşididir.
E-İmza gerçek kişilere verilirken, mali mühür firmalara verilmektedir. TÜBİTAK tarafından ulaştırılan mali mühür, firma kaşesinin elektronik hali olarak düşünülebilir.
Mali mühürlerin alındıkları tarihten itibaren kullanım süreleri en fazla 3 yıldır. Üçüncü yılın dolmasına 3 ay kala mali mührün yenilenmesi gerekir. Yenileme süreci yaklaştığında yetkililere uyarı e-postaları iletilir. E-fatura gönderimi, e-defter beratı yüklemesi, e-arşiv raporunun iletilmesi gibi süreçlerin tamamında mali mühür kullanımı gerekli olduğu için süresi dolan mali mühürler ile Gelir İdaresi Başkanlığı tarafındaki işlemlerde sorun çıkacaktır.
Özel entegratör imzasını kullanan firmaların e-fatura gönderimi ve e-arşiv raporunun iletilmesi için mali mühre ihtiyacı bulunmamaktadır. Sadece e-defter beratlarının GİB sistemlerine yüklenmesi için mali mühür kullanılması gerekir.
Süresi dolan mali mührün yenilemesi için başvuru işlemleri Kamu Sertifikasyon Merkezi’nin internet sitesi üzerinden yapılabilir: http://www.kamusm.gov.tr/
Web adresinde yer alan ilgili form sayfasında istenen bilgileri doldurduktan sonra belirtilen bankalar üzerinden mali mühür bedelinin ödenmesi gerekir.
Mali mührün süresinde yenilenememesi durumunda ise işlemlerini yerine getiremeyecek mükelleflerin, Gelir İdaresi Başkanlığı’na durumu izah eden bir dilekçe ekinde;
Yeni mali mühür için Kamu SM’ye yapılan başvuruya ilişkin formun,
Mali mühür bedelinin ödendiğini gösteren dekontun,
Mali mührün teslim edildiği tarihe dair belgenin,
birer örneği ile “Yeni Ziraat Mahallesi Etlik Cad. No:16 Dışkapı/ANKARA” adresine başvurması gerekir.
Mali Mühür Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Mali mührün 3 yılda bir yenilenmesi gerekmektedir.
Firma unvanında bir değişiklik olduğu takdirde; eski unvan ile alınan mühür, geçerliliğini yitirdiği için yeni unvan ile tekrar mali mühür başvurusu yapılmalıdır.
E-Fatura kullanmak isteyen tüzel kişiler, mali mühür almak zorundadır.
Firmanın mali mührü kullanmak üzere bildirdiği yetkili kişilerde herhangi bir değişiklik olması durumunda; mevcut yetkili yerine gelecek yeni yetkili, en kısa sürede bildirmelidir.
E-Dönüşüm Süreçlerini Buluta Taşımak Neden Önemli?
On Premise vs Cloud: e-Dönüşüm için hangisi daha verimli?
Şirketlerin dijital dönüşümlerini gerçekleştirirken tercih edebilecekleri iki yöntem bulunuyor:
On-Premise
Bulut Tabanlı Teknolojiler
On-premise çözümler, bulut tabanlı çözümler ile kıyaslandığında sistem yönetimi zorluğunun yanı sıra maliyet açısından da dezavantajlı görülüyor.
Bulut tabanlı teknolojilerin tercih edilmesiyle uzun soluklu teknoloji yatırımlarına ve güvenlik önlemi arayışına ihtiyaç olmadan, doğrudan hizmeti almak mümkün oluyor. Muhasebe süreçlerinin bulut ortamına taşınması, iş akışlarında herhangi bir aksaklık oluşmadan, istenilen her an, her yerden ilgili e-belgeye erişebilme imkânı sağlıyor.
Bulut tabanlı e-belge çözümlerini sisteminize entegre ederek e-fatura süreçlerinizde karşılaşacağınız hataları en aza indirir, iş akışınızı kesintisiz şekilde ilerletirsiniz.
Detaylı bilgi sahibi olmak için aşağıda yer alan infografiğe göz atabilirsiniz.
On-premise bir sistemden bulut ortamına geçiş ile firmaların iş yapış şekilleri değiştiği için özel servis sağlayıcı seçimi kritik öneme sahiptir. Bulut tabanlı servis sağlayıcı seçerken; implementasyon ve paket yazılımına dedike ekipleri olan, hosting hizmeti verebilen, GİB entegratörlüğü almış bir firma olmasına dikkat edilmelidir. Bununla birlikte güvenlik, itibar ve referans kriterlerinin göz önünde bulundurulması da büyük önem taşır.
Bulut tabanlı çözümlerin avantajları ve bulut ortamına geçiş yaparken dikkat etmeniz gereken kritik noktalar hakkında bilgi almak için infografiği inceleyebilirsiniz.
İtalya Gümrük Kurumları, yeni Avrupa Birliği Gümrük Verileri Modelini (EUCDM) uygulayarak ulusal ithalat sistemini yakın zamanda güncelledi. Bu yeni değişiklikler 9 Haziran 2022’de yürürlüğe girdi.
Yeni prosedüre göre; basılı gümrük beyannamelerinin kullanıldığı eski model kaldırıldı. İthalat beyannameleri artık dijital imzayla İtalyan Gümrük Kurumları’nın bilişim sistemlerine aktarıldı.
Bu değişiklik uygulamada ne anlama geliyor?
Gümrük beyannamesinin kabul edildiği, (ithalatçı, Gümrük Acentesi, vb.) harf ve rakamlardan oluşan 18 karakterlik bir dizi olan Master Referans Numarası (MRN) ile gerekli ekonomik birime bildiriliyor. Eski IM mesajının (ithalat sırasında Gümrük Telematik Servisi (Servizio telematico doganale (STD)) üzerinden İtalyan Gümrük Kurumu’na iletilen telematik takip mesajı yerine AB mevzuatında tanımlanan aşağıdaki seçenekler kullanılacak:
H1 Serbest dolaşım ve son kullanım için serbest bırakma beyannamesi
H2 Gümrük depo beyannamesi
H3 Geçici kabul beyannamesi
H4 Dahilde işleme beyannamesi
H5 Özel mali bölgelerle ticaret çerçevesinde malların giriş beyannamesi
AB dışındaki ülkelerden İtalya’ya ithal edilen mallarda ne kadar ithalat KDV’si ödeneceğini nereden öğrenebilirim?
Malların teslimi sırasında İtalyan Gümrük Kurumları, “muhasebe için gümrük beyannamesi özetini” verir. Bu özette gümrük vergileri, ithalat KDV’si ve ödenecek diğer ücretlerle ilgili gerekli tüm bilgiler yer alır.
Yukarıda bahsedilen özet “Belge yönetimi – gümrük beyannameleri” hizmeti aracılığıyla İtalyan Gümrük Kurumu’nun portalındaki ilgili alandan ithalatçıya ve beyanname sahibine/temsilcisine iletilir.
İthalatçıların muhasebe için bu özetin bir kopyasını alabilmeleri adına kendi Gümrük Acenteleriyle irtibata geçmelerini tavsiye ederiz.
İtalya’da ödediğim ithalat KDV’sini nasıl ve ne zaman geri alabilirim?
İtalya’daki KDV Yasası’na göre ülkede ithalat KDV’sini geri alma hakkından faydalanabilmek için mükellefin Tekli İdari Belge’ye (SAD) sahip olması gerekir. Artık SAD verilmemesi nedeniyle İtalyan Gümrük Kurumu, İtalya Gelir Ajansı ile birlikte ithalatçıların ithalat KDV’sini geri alma hakkından faydalanması için yeni muhasebe özetinin yeterli görülmesini kabul etti.
Dolayısıyla, İtalya’daki vergi dairelerine ödenen ithalat KDV’sini geri alma hakkınızı kullanmanız için yeni muhasebe özetini sunmanız gerekiyor.
Üstelik, ithalat KDV’sini geri alma hakkı İtalya’daki KDV Yasası’nın 25. Maddesi uyarınca sadece özet Satın Alma KDV Defteri’nde raporlandığı zaman uygulanıyor.
Son olarak, ithalat belgesinin üç aylık KDV iadesinde ve yıllık KDV iadesinde yer alması ve yıllık KDV iadesinin de İtalya’daki KDV Defterlerinize yansıtılması gerekiyor.
İthalat KDV’nizin kaybolmaması adına; 2022’de yapılan mal ithalatları ve ithalat KDV’sini geri almak için son başvuru tarihinin 30 Nisan 2023 olduğunu unutmayın.
Haziran 2022’den itibaren diğer belgeler yayınlanacak
Yukarıda bahsedilen Özet Belgesi’ne ek olarak; ekonomik operatörler aşağıdaki belgeleri de alabilecek:
Beyannamenin özet raporu – AIDA 2.0’da gümrük beyannamesinin kabul edilmesinden ve beyannamedeki önemli verilerin özetlenmesinden sonra verilir.
Teslim Açıklaması – Malların gümrük bölgesinden çıkış sürecinin bir parçası olarak İtalyan Gümrük Kurumu tarafından verilir ve İtalyan Vergi Polisi’nin denetim faaliyetlerini yapması ve “çıkış izni” almanın kolaylaştırılması için gereklidir.
İtalyan Gümrük Kurumu, gümrük işlemleri yapan kurumlara denetim yapılması durumunda gümrük prosedürlerinin yapıldığını kanıtlamak için taşımacılara Teslim Açıklaması Belgesi’ni göstermelerini tavsiye ediyor.
Harekete Geçin
Tüm dünyada müşterilerine e-dönüşüm uyumluluğu sağlayabilen Sovos ile, dünyanın her yerinde işletmenizi sorunsuz bir şekilde yönetebilirsiniz.
Dijitalleşmenin kazandığı ivme ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan yasal düzenlemeler ile e-dönüşüm uygulamalarına geçen şirketlerin sayısı önemli ölçüde artış gösterdi. Birçok işletmeartık fatura kesme ve arşivleme gibi operasyonel belge yönetimi akışını elektronik ortama taşıdı. Bu geçişte, finansal verilerin ve değerli bilgilerin emanet edildiği özel entegratör firma seçimi işletmeler için kritik bir önem taşıyor. Firmalar beklentilerinin karşılanmadığı ya da olumsuzluklar tecrübe ettiği durumlarda farklı bir özel entegratör firmaya geçiş yapmaya yönelebiliyor.
Özel entegratör değişikliği yapmak isteyen firmaların hangi adımları takip etmesi gerekiyor?
Yeni Özel Entegratör Firma ile Anlaşma Sağlama
Öncelikli olarak yeni özel entegratör ile süreçlerin başlatılması ve gerekli çalışmaların tamamlanması gerekir.
Seçilen yeni özel entegratör firma tarafından iletilen link üzerinden firma bilgilerinizi doldurmanız gerekiyor. Böylece firma bilgileriniz, özel entegratör sistemine tanımlanmış olacaktır.
Bu işlemin ardından özel entegratörünüz, işletmenize ait hesap oluşturarak size başka bir aktivasyon linki iletir. Bu linki daha öncesinde Kamu Sertifikasyon Merkezi üzerinden edinmiş olduğunuz mali mührünüz ile onaylayarak hesabınızı aktifleştirmeniz gerekir. Şahıs firması olmanız durumunda ise bu işlemi e-İmza ile yapabilirsiniz.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafında ilerleyen süreçler ile ilgili gerekli bildirim ve işlemler ise yeni özel entegratör firmanız tarafından yapılacaktır.
Eski Özel Entegratör Firma ile Anlaşmayı Sonlandırma
Yukarıdaki adımlar takip edilerek, işlemler tamamladıktan sonra mevcut özel entegratörünüzden çıkış işlemleri için talepte bulunmanız gerekiyor. Eski özel entegratörünüz kendi çıkış uygulamaları doğrultusunda iptal sürecinizi yürütecek ve çıkış için gereken işlemler konusunda sizi yönlendirecektir.
Geri kalan süreç, yeni özel entegratörünüz tarafından yürütüleceği için aslında tek yapmanız gereken ihtiyaç ve beklentilerinizi karşılayacak, gerekli yetkinliklere sahip, yeni bir özel entegratör seçmek olacaktır. Yeni entegratörünüz sizin adınıza Gelir İdaresi Başkanlığı’na gerekli bildirimi yapacaktır.
1 Ocak 2019’dan bu yana yabancı elektronik hizmet sağlayıcılar, Tayvan’daki bireysel alıcılara elektronik hizmet satmaları durumunda bir tür e-fatura olan bulut fatura kesmek zorunda. Bunun yanı sıra, Tayvan’ın yerel vergi daireleri, zorunlu olmasa da e-fatura kullanımını yaygınlaştırmak için yurt içindeki vergi mükelleflerine yönelik teşvikler çıkarıyor.
Tayvan’daki e-fatura sistemin ayrıntılarına girmeden önce e-fatura sisteminin temelini oluşturan GUI (Government Uniform Invoice) sisteminden bahsetmek gerekir.
Government Uniform Invoice (GUI) Nedir?
GUI, vergi dairelerinin yönettiği ve önceden numaralandırdığı standart bir KDV faturasıdır. Tüm işletmeler, yasal muafiyetler dışında KDV’ye tabi olan her tür mal ve hizmet satışında GUI oluşturmak zorundadır.
Vergi mükellefleri, Tayvan’daki yerel yetkili vergi idaresi tarafından işletme sicilinin onaylanmasından sonra GUI düzenlemeye başlayabilir. Vergi mükellefleri, basılı GUI ve elektronik GUI (e-GUI) gibi farklı türde GUI’ler oluşturabilir. E-GUI, internet veya diğer elektronik araçlarla oluşturulan, iletilen veya alınan GUI’lerdir.
1 Ocak 2019’dan bu yana Tayvan’daki son kullanıcılara elektronik hizmet satışı yapan yabancı elektronik hizmet sağlayıcıların e-GUI düzenlemeleri zorunludur. Öte yandan, Tayvan’daki yerli vergi mükellefleri dahil olmak üzere daha genel işletmeler için e-GUI kullanımı isteğe bağlıdır.
E-GUI nasıl oluşturulur?
E-GUI oluşturma sırasında vergi mükelleflerinin işletme tescili sürecinde vergi dairelerinin verdiği numaraları kullanması gerekiyor. E-GUI’nin, vergi dairesinin belirlediği bir XML formatına dayalı olarak vergi dairesi tarafından yayınlanan MIG 3.2.1 teknik dokümanına uygun olması gerekiyor. E-GUI oluşturulduktan sonra, işletmelerle son kullanıcılar (B2C) arasındaki işlemler için 48 saat içinde, işletmeler arası işlemlerde (B2B) ise 7 gün içinde fatura bilgilerinin vergi dairesinin platformuna yüklenmesi zorunlu.
Uygulama kapsamına giren yabancı işletmeler veya e-GUI oluşturmak isteyen kuruluşlar, e-GUI kesmek üçüncü taraf bir hizmet sağlayıcıyla anlaşabiliyor. Alternatif olarak, Maliye Bakanlığı’nın sunduğu yazılımına dayalı bir çözüm uygulanabiliyor.
İlerleyen süreçte neler bekleniyor?
Elektronik fatura kullanımı yıllardır Tayvanlı yetkililer tarafından teşvik ediliyor. Sonuç olarak giderek daha fazla işletme e-GUI kullanmaya başladı. Aynı zamanda yabancı elektronik hizmet sağlayıcılarına yönelik elektronik fatura kesme zorunluluğu da ülkede e-faturanın yaygınlaşmasında önemli bir rol oynadı. Tayvan’ın e-fatura süreçlerini dijitalleştirme konusunda uzun bir yol almış olsa da Tayvan’daki düzenlemelere göre hala kağıt fatura kesilebiliyor. Ülkede zorunlu e-fatura kapsamının tüm işletmeleri kapsayacak şekilde genişleyip genişlemeyeceğini görmek için gelecek dönemde gelişmeleri takip edeceğiz.
Harekete Geçin
Tüm dünyada müşterilerine e-dönüşüm uyumluluğu sağlayabilen Sovos ile, dünyanın her yerinde işletmenizi sorunsuz bir şekilde yönetebilirsiniz.
Son Değişiklikler
1 Temmuz itibarıyla 2022 yılının ikinci yarısı çoktan başladı. Sürekli işlem denetimi (CTC) alanında değişiklikler de uygulanmaya başladı. Bu blog yazısında hem Avrupa’da hem de Avrupa dışında yaşanan ve sürekli işlem denetiminde tüm dünyayı etkileyebilecek olan önemli gelişmeleri derledik.
Filipinler: Pilot program
Filipinler, elektronik olarak kesilen fatura ve makbuzların gerçek zamana yakın şekilde iletilmesini öngören zorunlu CTC sistemini resmen uygulamaya koydu. 1 Temmuz 2022’de Filipinler vergi dairesi Elektronik Makbuz, Fatura ve Satış Raporlama Sistemi (EIS) pilot programını başlattı.
Bu girişim ilk olarak 2018’de TRAIN yasası olarak da bilinen Hızlandırma ve Kapsayıcılık için Vergi Reformu Yasası kapsamında gündeme gelmişti. Şimdi ise seçilen 100 pilot vergi mükellefi e-faturaları/e-makbuzları EIS platformu üzerinden kesip İç Gelir Bürosu’na (BIR) göndermek zorunda. (Filipinler Zorunlu Sürekli İşlem Denetimi Raporlamasına Doğru İlerliyor | Sovos)
Romanya: E-Fatura sistemi ve E-İrsaliye
Romanya, CTC sistemini uygulamak için 2021’den bu yana adımlar atıyordu. 1 Temmuz 2022’den itibaren vergi mükellefleri, işletmeler arası (B2B) işlemlerde yüksek mali riskli ürünlerin tedariği için ve işletmeler ile hükümet arasındaki (B2G) tüm işlemler için CTC e-fatura sistemi olan e-Fatura’yı kullanmak zorunda. Tedarikçiler XML formatında kesilen yapılandırılmış faturalarını E-Fatura sistemine gönderecek. Ardından Maliye Bakanlığı tarafından onay kanıtı olarak bakanlık mührü faturaya vurulacak. Mührü taşıyan faturalar Romanya’daki düzenlemeler uyarınca hukuken geçerli sayılacak. (Romanya: E-Fatura Uygulamasındaki Son Gelişmeler)
1 Temmuz 2022’de CTC e-fatura zorunluluğu için canlıya geçişin yanı sıra, ülke içinde taşınan yüksek mali riskli ürünlerin izlenmesi için e-irsaliye sistemi de yürürlüğe giriyor. Vergi mükellefleri belli malların taşınmasından önce e-irsaliye belgesi çıkarmak zorunda. Üstelik mükellefler vergi dairelerine ilgili dosyaları XML formatında göndermek zorunda. Romanya hükümetinin 30 Haziran 2022 tarihinde çıkardığı 106 sayılı yasaya ve Acil Durum Kararnamesi’nin 13. ve 14. maddelerindeki değişikliklere göre; 1 Ekim 2022 tarihine kadar e-irsaliye zorunluluğuna uyulmaması durumda herhangi bir ceza uygulanmayacak. Ayrıca, 1 Temmuz 2022’den itibaren SAFT büyük vergi mükellefleri için uygulanmaya başlandı.
Vietnam: CTC Zorunluluğu
E-fatura zorunluluğunun kapsamını genişleten ülkeler arasında, 1 Temmuz 2022 itibarıyla ülke içinde faaliyet gösteren, vergiye tabi tüm kişiler için e-fatura kullanımının zorunlu hale geldiği Vietnam da yer alıyor. Daha önce uygulamanın başlaması için beklenen tarih 1 Kasım 2020 olarak belirlenmişti ancak, yerel şirketlerin bu tarihe kadar düzenlemelere uyumlu bir e-fatura çözümü uygulama konusunda karşılaştığı zorluklar nedeniyle tarih ertelenmişti.
Ayrıca 123 sayılı kararnamede belirlenen düzenlemelere göre; girişimler, ekonomik kuruluşlar, diğer kuruluşlar, aile işletmeleri ve özel kişiler e-fatura kullanmak için bölgelerindeki vergi idaresine kayıt yaptırmak zorunda. (Vietnam: E-Fatura Uygulaması Temmuz 2022’de Başlıyor)
Portekiz – İşletmeler ve hükümet arası işlemlerde e-fatura kullanımı ertelendi
42-A/2022 sayılı kararname ileküçük, orta ve mikro işletmeler ile hükümet arasındaki (B2G) işlemlerde zorunlu e-fatura kullanımı ertelendi. Uygulama için başlangıçta belirlenen tarih 1 Temmuz 2022’ydi. Artık B2G işlemlerde e-fatura kullanımı 1 Ocak 2023’ten itibaren zorunlu olacak.
Elektronik faturaların PDF formatında gönderilmesi için son tarihin 31 Aralık 2022’ye kadar uzatılmasının ardından, Portekiz hükümetinin mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için B2G elektronik faturaların alınması ve işlenmesi için belirlenen son tarihi de 31 Aralık 2022’ye kadar uzatma kararı alması ile böyle bir erteleme meydana geldi. (Portekiz: KOBİ’ler için Zorunlu B2G Faturalandırma tekrar ertelendi | Sovos)
Türkiye, Güney Kore ve İtalya: Mevcut uygulamaların kapsamı genişletiliyor
Türkiye’de vergi dairesi, e-fatura, e-arşiv fatura ve e-irsaliye uygulamalarını kullanması zorunlu olan vergi mükelleflerinin kapsamını genişletti. Bu genişletme, sektör bazında yeni zorunlulukların getirilmesi veya yıllık ciro limitinin aşağı çekilmesi ile gerçekleştirildi. Yeni gereklilikler kısa süre önce yürürlüğe girdi ve değişikliklerin kapsamına giren vergi mükellefleri 1 Temmuz 2022’den itibaren e-belgeleri kullanmaya başladı. (Türkiye E-Belgelerin Kapsamını Genişletti )
Güney Kore’de e-fatura kullanımı 2011’den bu yana tüm kurumsal işletmeler için zorunlu. Kesilen e-vergi faturalarının kesilme tarihinden sonraki bir gün içinde Ulusal Vergi Servisi’ne (NTS) iletilmesi gerekiyor. En son değişiklik, şahıs işletmeleri için uygulanan ciro sınırı ilgili. Sınır 1 Temmuz 2022’den itibaren 200.000.000 KRW’ye indirildi.
İtalya da CTC gerekliliklerini uygulamada yeni bir aşamaya girdi. Uluslararası faturalardan başlanarak, Esterometro (uluslararası fatura raporu) yerine 1 Temmuz 2022’den itibaren uluslararası fatura verilerinin SDI’ye FatturaPA formatında iletilmesi gerekiyor. Ayrıca, kısa süre önce yayınlanan 73 sayılı kararname ile sınır ötesi fatura raporlama zorunluluğu için limit belirlendi. Vergi mükellefleri sadece her bir işlemde 5.000 Euro tutarını aşan işlemleri raporlamak zorunda. Bu uygulama özellikle 633/1972 sayılı Devlet Başkanlığı Kararnamesi’nin 7 ile 7-octies maddelerine göre İtalya’da bölgesel olarak KDV açısından önemli olmayan mal ve hizmetlerin satın alınmasını kapsıyor.
Ayrıca geliri 65.000 Euro’ya kadar olan, götürü usulü KDV rejimi (regime forfettario) uygulayan vergi mükellefleri, amatör spor dernekleri ve üçüncü sektör kuruluşları için 1 Temmuz 2022’den itibaren SDI üzerinden e-fatura kesmek zorunlu hale geldi. Son olarak İtalya ile San Marino arasında e-fatura kullanımı da 1 Temmuz 2022’den itibaren zorunlu oldu. İtalya ile San Marino arasındaki e-fatura kesme sisteminde İtalyan vergi mükellefleri için erişim noktası olarak ve San Marino’daki şirketler için yeni ve benzer bir merkez olarak SDI kullanılacak.
Dünyada birçok ülke sürekli işlem denetimi rejimlerini yürürlüğe sokuyor veya var olan rejimlerin kapsamını genişletiyor ve global ölçekte aktif değişiklikler gerçekleşiyor. Sovos ilerleyen süreçte hangi ülkelerin yerel CTC rejimi kurarak uluslararası standartlara uyum sağlayacağını izlemeye devam ediyor.
Bir girişimci veya KOBİ olarak işinizi büyütmek için nereden başlamanız gerektiğini öğrenmek ister misiniz?
İhtiyacınız olan tüm cevaplar ve daha fazlası için canlı yayına davetlisiniz.
Pandemi sonrası değişen tüketim alışkanları ile büyüyen e-Ticaret dünyasının gerektirdiği yeni satış modelleri ve yasal zorunlulukları, kolaylaşan ihracat süreçlerini, tüm bu süreçlere uyum sağlamanızı kolaylaştıran dijital dönüşüm yöntemleri ve daha fazlasını webinarımızda anlatacağız.
Dijitalleşen süreçler ve e-Belgeler ile avantaj sağlayın
Bulut ortamına taşınan muhasebe süreçleri, iş akışlarında herhangi bir aksaklık yaşanmadan, her an, her yerden ilgili e-belgeye erişebilme imkânı sağlıyor. Bu avantajlarıyla birlikte “Özel Entegratörlük Sistemi”, şirketlere güvenli ve esnek bir alan tanıyor.
Bu kapsamda özel entegratör, firmaların iş akışında merkeze oturarak, tüm süreçlerini etkileyebilecek değerde önem taşıyor. Faturalamadan, muhasebeye, lojistikten müşteri memnuniyetine kadar tüm kritik süreçlerin merkezinde bulunuyor.
On-premise(direk entegrasyon) çözümü kullanıp, bulut alt yapısına geçecek olan firmalar için iş akışlarının etkilenmemesi büyük önem taşır. Bu süreçte size uçtan uca çözüm sağlayabilen, tüm e-belgeleri sunan, SAP paketleri konusunda destek verebilen ve alanında uzman, GİB ile uzun çalışma tecrübesine sahip bir özel entegratör ile çalışarak;
Daha hızlı geçiş ve onboarding süreci,
Tüm e-dönüşüm ürünlerinde tek düzen ve aynı akış yapısı,
Daha yüksek işlem hızı
Teknik destek konusunda hızlı iletişim kurma
gibi avantajlar elde edebilirsiniz.
Webinar’da ele aldığımız konular:
IT Süreçlerinizin Merkezinde: e-Dönüşüm
Bulut Tabanlı Teknolojilerin Önemi
Özel Entegratör Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli?(Güvenlik, Repütasyon ve Referanslar, GİB Denetimleri, Sistem Erişilebilirliği)
Tek Bir Özel Entegratör ile Çalışmanın Faydaları Nelerdir?
Romanya 2021 yılından bu yana sürekli işlem denetimi (CTC) zorunluluğu getirmek üzere adımlar atmaktaydı. Romanya’daki vergi dairesi e-fatura sisteminin uygulanmasına yönelik yasal çerçeveyi sadece bir yıl önce oluşturmuş olsa da, e-Fatura sistemi 1 Temmuz itibariyle spesifik bazı ürünleri içeren işlemler için zorunlu hale geldi. Aynı zamanda, e-faturadan daha sonra gündeme gelen e-irsaliyede tıpkı e-fatura gibi 1 Temmuz itibarıyla zorunlu oldu.
Romanya E-Fatura sistemi
Yüksek mali riskli malların tedarikçilerinin 1 Temmuz 2022’den itibaren RO E-Fatura sistemini kullanması zorunlu hale geldi. Tedarikçiler XML formatında oluşturdukları faturalarını sisteme iletmek zorunda. Ardından Maliye Bakanlığı tarafından, faturanın sistem üzerinden kabul edildiğini ve teknik gerekliliklerle uyumlu olduğunu gösteren mali mühür faturaya uygulanacak. Maliye Bakanlığı’nın mührünü taşıyan XML dosyası, Romanya’daki düzenlemelere göre yasal fatura olarak kabul edilecek.
Romanya, e-fatura zorunluluğu getirmek adına 2006/112/EC sayılı AB Direktifi’nden muaf tutulmak için başvuru yaptı. 139 sayılı yasa uyarınca ANAF (Romanya Vergi İdaresi), AB Direktifi’nden Romanya’nın muaf tutulmasına ilişkin beklenen kararın çıkmasının ardından 30 gün içinde işletmeler arası (B2B) e-fatura zorunluluğunun kapsamını ve takvimini belirlemek üzere bir talimat yayınlama yetkisine sahip.
Teknik belgelerle ilgili olarak ANAF kısa süre önce OAUTH (Açık Yetkilendirme) 2.0 prosedürünü yayınlayarak bu vergi mükelleflerinin bir kimlik doğrulama tokeni oluşturmasının ve üçüncü taraf uygulamalara bu tokeni göndererek, SPV için kimlik doğrulaması yapmasının önünü açtı. Diğer yandan en son belgelerin ardından kimlik doğrulama süreciyle ilgili sorunlar çözülmüş gibi görünse de, bu belgelerin Mayıs ayında yayınlanmış olması, Romanyalı yetkililerin işletmelere 1 Temmuz’a kadar sisteme uyum sağlamaları için makul süre verip vermediği konusunda sorulara neden oldu.
Romanya E-İrsaliye Sistemi
Romanya e-irsaliye sistemi, e-Fatura ile birlikte uygulamaya konan bir diğer dijitalleşme projesi. Sistemde, belli malların taşıma işlemi başlamadan önce vergi mükelleflerinin bir bilgi teknolojileri sistemi kullanarak e-irsaliye belgesi çıkarması gerekiyor. E-faturada olduğu gibi, vergi mükellefleri bir XML dosyası oluşturmak ve bu dosyayı elektronik sistemler üzerinden vergi dairesine göndermek zorunda.
E-irsaliye belgelerinin kullanılması zorunluluğu tıpkı e-Faturada olduğu gibi yüksek mali riskli ürün kategorilerini kapsıyor; yukarıda bahsedildiği gibi bu sistem de 1 Temmuz 2022’de yürürlüğe girdi ancak, ANAF tarafından e-irsaliye kurallarına uyulmaması halinde 1 Ekim tarihine dek herhangi bir ceza uygulanmayacağı ilan edildi..
Bundan sonra neler olacak?
Vergi süreçlerini dijitalleştirme konusunda hızlı adımlar atan Romanya’da e-fatura ve e-irsaliye sistemi yüksek mali riskli ürünler için kullanılmaya başlandı. Fakat, yaşanan hukuki ve teknik belirsizlikle zorunluluk kapsamında olan mükelleflerin hem bu belirsizliklerle uğraşması hem de iş süreçlerini yeni zorunluluklara uygun olarak dizayn etmeye çalışmasına neden oldu.
Buna ek olarak Avrupa Komisyonu’ndan gelecek karara göre işletmeler arası e-Fatura zorunluluğunun kapsamı genişletileceğinden ilerleyen dönemde Romanya’da yeni gelişmeler görebiliriz.
Dijitalleşmenin yükselme trendinde olduğu bu dönemde, şirketler zorunlu ya da gönüllü olarak dijitalleşmek için adımlar atıyor. Tüm dünyada pandemi döneminin ciddi bir ivme kazandırdığı dijitalleşme; iş gücü, maliyet ve zaman açısından göz ardı edilemeyecek avantajlar vadediyor.
Şirketler vergilendirme, işlem uyumu için sürekli kontrol, vergi raporlama ve vergiye ilişkin daha pek çok konuda eksiksiz ve bağlantılı çözümlere erişmek için servis sağlayıcıları ile iş birliğini tercih ediyor.
Denetim kontrollerinin önemli bir bileşeni olan e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-Defter ve e-İrsaliye gibi şirketlerin en kritik iş akışlarını oluşturan belgelerde meydana gelebilecek en ufak bir hata veya uyumsuzluk, büyük mali cezalara ve zaman kaybına sebep olabiliyor. Bazı IT yöneticileri ve uzmanları, bu ürünlerin her birini farklı tedarikçilerden temin ederek, kritik iş akışlarında oluşacak hata riskini dağıtarak azaltmayı hedefliyor ancak bu bakış açısı da diğer birçok riski ve verimsizliği beraberinde getiriyor.
Farklı sağlayıcılardan ürün kullanımı, dijital dönüşüm sürecinin uzamasına, genel verimliliğin düşmesine, ERP yapılarının ve e-dönüşüm süreçlerinin karmaşıklaşmasına ve en önemlisi, riski dağıtarak azalttığını düşünen şirketlerin, herhangi bir aksaklık olduğunda destek almak için farklı yollar izlemek zorunda kalmasına neden oluyor. Bu durum da şirketlerin çözüm için harcadıkları toplam sürenin uzamasına yol açıyor.
Tek servis sağlayıcı ile çalışmanın avantajları
Farklı servis sağlayıcılarla çalışmak, şirketlerin dijital dönüşümünü sekteye uğratabilme potansiyeli taşırken, tek servis sağlayıcı ile çalışmak ise dijital dönüşüm sürecini kolaylaştıran pek çok avantaj sunuyor. Bunlar:
Tüm e-dönüşüm ürünlerinde tek sistemi ve aynı akışı içeren daha kullanışlı bir ERP paketi yapısı,
Aynı platformda birlikte çalışacak şekilde tasarlanan ürünler sayesinde; çift veri girişi olmaması, daha fazla çapraz uygulama özelliği ve daha yüksek işlem hızı,
Daha hızlı satın alma süreçleri,
Teknik destek konularında daha hızlı çözüm,
Verilerin siteme daha hızlı ve kolay bir şekilde geçirilmesi ve kullanıma açılması,
Daha verimli kullanıcı eğitimleri.
Tek servis sağlayıcısını seçerken dikkat edilmesi gerekenler
Tek servis sağlayıcı ile çalışmak isteyen şirketlerin, vergi uyumluluğu yönetiminde nelere ihtiyacı olduğunu bilmesi ayrı bir önem taşıyor. Şirketlerin dijital dönüşümünü sekteye uğramadan süreci doğru ve verimli bir şekilde yürütebilmek için;
SAP S4/HANA geçişinde verilerini nasıl saklayacağına karar vermesi,
SAP ile ihtiyaçlarına uyumlu bir paket yazılımı alması,
SAP sertifikası olan, implementasyon ve paket yazılımına dedike ekipler ile çalışan, hosting hizmeti verebilen, GİB entegratörlüğü almış bir firma üzerinden işlem yapıyor olması,
Global hizmet ağına sahip, sadece Türkiye’deki değil dünyadaki tüm regülasyonlara hâkim olan bir servis sağlayıcı seçmesi gerekiyor.
Global servis sağlayıcı ile çalışmanın avantajları
Dijitalleşmenin mesafeleri ortadan kaldırarak dünyayı global bir köye dönüştürdüğü yadsınamaz bir gerçektir. Ticari faaliyetlerini genişleten ve kapasitelerini geliştiren şirketler dünyanın herhangi bir noktasında faaliyet gösterirken bambaşka ülkelerdeki şirketlerle ya da bireysel tüketicilerle ilişkilenebilir. Bu gibi durumlar faaliyet gösterilen ülkelerin yasal süreçlerini yakından tanımayı gerektirir.
Şirketinizi bir adım öne taşır: Global servis sağlayıcıları farklı ülkelerden edindikleri deneyimlerle şirketlere hız ve zaman katarken, ticari faaliyetleri açısından şirketlerin rakiplerine oranla daha çok tercih edilmelerini sağlar.
Süreçleri kolaylaştırır: Global pazarda büyümek isteyen şirketlerin önündeki en büyük zorluk, farklı ülkelerin yasal süreçlerine hâkim olamamaktır. Şirketler ana faaliyetlerini yerine getirmek için çabalarken yasal süreçler nedeniyle zaman, maliyet ve iş gücü kaybı yaşar. Global servis sağlayıcıları ülkelerin birbirinden farklı yasal süreçlerine tam uyum gösterirken şirketlere verimlilik katar, süreçlerde kolaylık sağlar.
Global tek bir servis sağlayıcı verimliliği artırır: Global tek bir servis sağlayıcısı ile çalışmak şirketlerin hem yerelde hem de globalde rakiplerine oranla daha verimli iş süreçlerine sahip olmalarını sağlar.
Webinarı İzleyin
16 Mart 2023 Perşembe günü düzenlenen webinarda; SAPS/4 HANA geçişi ve e-dönüşüm planlamasına dair merak edilenler ele alındı. Yayın kaydına buradan ulaşabilirsiniz.
E-İrsaliye kapsamının resmi olarak genişletilmesinin ardından zorunlu geçiş sınırı olan brüt satış hasılat tutarının düşürülmesi sonucunda yaşanan geçiş hareketliliği ile e-irsaliye kayıtlı kullanıcı sayısı 176 bini aştı.
Bu yazıda en çok kullanılan e-dönüşüm ürünlerinden biri olan e-irsaliye uygulaması hakkında sıkça sorulan sorulardan birkaçını bir araya getirerek “Nasıl Yapılır?” sorularının cevaplarına yer verdik.
E-İrsaliye uygulamasına dahil olduktan sonra kağıt i̇rsaliye düzenlenebilir mi
E-İrsaliye uygulamasına dahil olan mükelleflerin düzenleyecekleri tüm sevk irsaliyelerinin elektronik olarak düzenlenmesi gerekiyor. Aynı zamanda uygulamaya dahil olan mükelleflerden alınan mallar karşılığında düzenlenecek irsaliyelerin de yine e-İrsaliye olarak alınması zorunludur. Ancak, bununla birlikte sadece genel tebliğde açıklanan hallerde kâğıt sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve alınmasının süreklilik arz etmemek kaydıyla mümkün olabileceği belirtiliyor. Ayrıca tebliğde yer alan açıklamada; kâğıt irsaliye kesilmesi gereken durumda mükellefin bu durumu belge ile kanıtlaması gerektiği yer alıyor. Bu tür durumlarda kâğıt sevk irsaliyesi düzenlenerek, sevkiyat sürecine başlanabilir. Ek olarak uygulamaya dâhil olunan tarihin içinde bulunduğu ayın sonuna kadar, e-irsaliye belgeleri kâğıt ortamda da düzenlenebilmektedir.
E-İrsaliye uygulaması kullanmayan alıcıya e-i̇rsaliye kesilebilir mi
E-İrsaliye uygulamasına kayıtlı mükelleflerin mal sevkleri için en geç uygulamaya başladıkları ayın sonundan itibaren tüm müşterilerine e-irsaliye düzenlenmesi gerekiyor. Ancak, alıcı sisteme kayıtlı olmadığı için gönderim şekli portal üzerinden değil, farklı elektronik ortamlardan veya kâğıt çıktı olarak gerçekleşebilir. E-İrsaliye kullanıcısı olmayan firma veya son kullanıcılara; irsaliye kesilerek, GİB sanal kullanıcısına iletilmesi gerekiyor.
Mükellefler, kendi depoları arasındaki sevkiyatlarda düzenledikleri irsaliyeleri elektronik ortamda oluşturabilirler mi?
İşletmelerin kendi şubeleri arasında yaptıkları mal sevkiyatlarında da sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerektiğinden, kendi depoları arasında gerçekleştirdiği dahili sevkiyat kapsamında düzenledikleri irsaliyeyi elektronik ortamda oluşturması gerekiyor.. E-İrsaliye üzerindeki gönderici ve alıcı bilgilerinin şirket bilgileri olmasına ve malın teslimat adresinin e-irsaliye üzerindeki ilgili alana girilmesine dikkat edilmelidir.
E-İrsaliye mükellefleri i̇çin yol denetimi nasıl olur
Malın fiili sevki sırasında araç içinde e-irsaliyenin bir örnek kâğıt çıktısının bulundurulması ya da elektronik olarak görüntülenmesi zorunludur.
Harekete Geçin
Türkiye’deki e-dönüşüm uygulamalarına ilişkin son güncellemeler ve zorunluluk kapsamları hakkında tüm detayları öğrenmek için uzman ekibimizle iletişime geçin.