Köklü bir geçmişe sahip Yaşar Topluluğu bünyesinde 1983’den beri faaliyet gösteren Yaşar Bilgi, bulut tabanlı dijital iş yönetimi yazılım çözümleri sunan bir bilgi teknolojileri şirketi olarak bugüne kadar yüzlerce şirketin dijital dönüşümünde önemli rol oynadı. ASTRON ismiyle yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’de SAP ERP hizmetleri sunmaya başlayan ilk şirketlerden biri oldu.
Neden Sovos?
“2025, Sovos ile birlikte, Yaşar Holding bünyesindeki altı şirketin S/4HANA dönüşümünü gerçekleştirdiğimiz hem çok yoğun hem de işlerin ilerlemesi açısından güzel bir seneydi. Her hafta düzenli iletişim halinde kalarak, neredeyse soluksuz diyebileceğim şekilde, bir şirketi canlıya alıp sonra diğerine başladığımız dinamik bir çalışma yaptık. Bu süreçte ekip olarak Sovos’un desteğini kesintisiz hissettik. Çözüm odaklı yaklaşımlarının yanı sıra işleri sıkı takip ettiler ve en ufak bir riskte bizi önceden uyardılar. Birbirinden çok farklı sektörlerdeki şirketlerin regülasyonlara uyumu açısından doğru danışmanlık almak da bizim için çok önemliydi. Tüm bu çalışmaların yanı sıra aynı yıl içinde grup dışı destek verdiğimiz firmaların farklı ihtiyaçları için Sovos ile çalıştık. İletişimin çok daha şeffaf olması ve işlerin çok daha sıkı takip edilmesi gereken bu süreci de birlikte sorunsuz şekilde tamamladık. “
İtalya merkezli bir gözlük üreticisi olan Luxottica; moda, lüks, spor ve performans gözlüklerinin tasarımı, üretimi ve dağıtımında dünyada lider konumda. Portföyünde Ray-Ban, Oakley, Vogue Eyewear, Persol, Oliver Peoples, Alain Mikli ve Arnette gibi tescilli markaların yanı sıra küresel moda ve lüks endüstrilerinde en tanınmış ve prestijli isimlerden bazılarını içeren 20’den fazla lisanslı marka bulunuyor. Grubun küresel toptan dağıtım ağı 150’den fazla ülkeyi kapsıyor.
Neden Sovos?
“1998’den beri kullandığımız AS-400 gibi çok eski bir sistemden SAP’ye geçiş yapmak çok özenli bir çalışma gerektiriyordu. Sovos ile birlikte yedi-sekiz aylık sıkı çalışmamızın, her hafta yaptığımız toplantıların ve iş takibinin etkisiyle1 Ocak 2014’te SAP kullanmaya başladığımızda sıfır hatayla çok başarılı bir çalışma ortaya koymuştuk. Öyle ki bu geçiş, faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerde “En iyi SAP geçişi yapan ülke” olarak şirket içinde önemli bir gurur yaşamamızı da sağladı. Artık online denetimler dönemindeyiz. Projenin başlangıcı, geldiği nokta ve gideceği hedef konusunda tüm ekiplerin uyum içinde çalıştığı, düzenli bir alt yapı ile Ar-Ge çalışmalarına ara verilmeden, test süreçlerini aksatmadan, regülasyonların sıkıca takip edildiği bir süreç yönetimi başarı getiriyor. Regülasyonlar geçiştirebileceğiniz şeyler değil, onlara iyi uyumlanmalısınız. Sovos ile hep dirsek temasında olduğumuz sürece, KDV oranlarında olduğu gibi bir hafta sonu yapılan ani değişiklikler bile işlerimizin aksamasına neden olmuyor. Bu kesintisiz iletişimi önemsiyoruz. Güncel teknolojileri takip etmeyi, gelişimimizi sürdürmeyi ve 2026’da Sovos’un hazırladığı paketlerle yeni dünyaya merhaba demeyi planlıyoruz. “
Global regülasyonların her geçen gün daha karmaşık ve hızlı değiştiği bir dönemde, şirketlerin dijital dönüşüm yolculuğunu sürdürülebilir kılmanın anahtarı artık esnek, güncellenebilir ve “temiz” bir teknolojik altyapıda yatıyor. SAP’nin Clean Core stratejisi ve SAP Store’daki sertifikalı çözümler, tam da bu ihtiyacı karşılıyor.
Bu kapsamda Sovos & SAP iş birliğiyle düzenlenen “Sovos&SAP Anlatıyor: SAP Ekosisteminde Yeni Nesil e-Belge Çözümleri” başlıklı webinar, bu vizyonu en somut haliyle gözler önüne serdi. Webinar boyunca SAP ve Sovos uzmanları, Clean Core’un neden yeni kurumsal mantra haline geldiğini ve Sovos’un BTP üzerinde geliştirdiği çözümlerin şirketlere nasıl ölçülebilir değer kattığını çarpıcı örneklerle anlattı.
SAP ve Sovos Uzmanlarından Teoriden Pratiğe Uzman Görüşleri
Webinar, SAP Endüstri ve İnovasyon Danışmanı Çağatay Özak, Sovos SAP Entegrasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı ve SAP Ürünlerinin Geliştirilmesinden Sorumlu Direktör’ü Yasin Özbınar’ın değerli katkılarıyla düzenlendi.
Çağatay Özak, SAP Store’un stratejik önemini ve SAP Business Technology Platform’un (BTP) esnek mimarisini “Lego blokları” benzetmesiyle aktararak Clean Core ekosisteminin teknik altyapısını net bir şekilde ortaya koydu. Ayhan Boyacıoğlu, Clean Core yaklaşımının maliyet, güvenlik ve otomatik güncelleme avantajlarını vurguladı; bu dönüşümün bir “yolculuk” olduğunu belirtirken, Sovos’un dünyada “Integration with SAP S/4HANA Cloud” BTP uzantı BTP-EXT-S/4PUB sertifikasını ilk alan şirket olmasının gururunu da paylaştı. Yasin Özpınar ise oturumu yeni nesil e-Defter çözümünün uçtan uca canlı demosuyla taçlandırdı ve yüksek performanslı veri çekme ile parçalı yükleme süreçlerini adım adım göstererek teorik anlatımları somut bir deneyime dönüştürdü.
Üç uzmanın bir araya geldiği bu oturum, Clean Core stratejisinin hem teknik hem de iş değeri boyutunu eksiksiz bir şekilde katılımcılara aktararak teorik çerçeveyi güçlü pratik uygulamalarla bütünleştirdi.
Clean Core Yaklaşımının Stratejik Önemi ve Sovos Çözümlerinin Katkısı
Bu güçlü uzman görüşlerinin ışığında, SAP Clean Core’un kurumsal yazılım yönetiminde köklü bir paradigma değişikliği sunduğu bir kez daha ortaya çıktı. Geleneksel özelleştirmelerin yarattığı kırılganlık ve yükseltme zorluklarını aşmak amacıyla çekirdek sistemin “temiz” tutulması ve tüm uzantıların BTP gibi harici platformlarda standart API’ler üzerinden geliştirilmesi esastır. Bu strateji, inovasyon temposunu bakım risklerinden ayırarak daha stabil, öngörülebilir ve maliyet-etkin bir yapı sağlar.
Sovos’un BTP tabanlı e-belge ve e-Defter çözümleri, bu yaklaşımın en somut ve öncü uygulamalarından biridir. Clean Core’a tam uyumlu A-Seviye mimari standartlarını karşılayan çözümler şu avantajları sunmaktadır:
Maliyet Optimizasyonu: BTP kredi giderleri SAP Store fiyatına dahil; toplam sahip olma maliyeti (TCO) geleneksel çözümlere göre %50’ye varan oranda düşüyor.
Veri Yönetimi ve Arşivleme: E-belge log’ları S/4HANA veritabanını şişirmiyor; tüm veriler regülasyon gereği Türkiye sınırları içinde güvenli şekilde arşivleniyor.
Performans ve Güvenilirlik: 40 milyon satırlık yevmiye defteri 3,5-4 saatte kapanıyor; %70-80 hız artışı sağlanıyor.
Güncelleme ve Uyum: Yasal güncellemeler merkezi olarak tek tıkla yayılıyor; müşterilerin ayrı yükseltme projesi yapmasına gerek kalmıyor.
Özellikle Sovos’un BTP e-belge çözümünün dünyada ilk “Integration with SAP S/4HANA Cloud” BTP-EXT-S/4PUB sertifikasını alması, yeni mimarinin üretim ortamında hazır olduğunu küresel çapta kanıtlamıştır. Ayhan Boyacıoğlu’nun da ifade ettiği gibi, bu başarı Sovos için büyük bir gurur kaynağıdır ve Clean Core ekosisteminin geleceğini aydınlatmaktadır.
Sürdürülebilir Dijital Uyumun Geleceği
SAP Clean Core yaklaşımı ve Sovos’un BTP tabanlı öncü çözümleriyle birlikte, katı ve monolitik ERP dönemi artık geride kalıyor. Yerini alan “birleştirilebilir” (composable) ekosistem; çekirdek sistemi daima temiz ve güncel tutarken, tüm yerel ihtiyaçları ve inovasyonları BTP-EXT-S/4PUB sertifikalı, esnek uzantılarla karşılamayı mümkün kılıyor.
Bu yeni mimari, şirketlere üç kritik güç kazandırıyor:
Yasal uyumda tam esneklik
Operasyonel süreçlerde ölçülebilir üstünlük
Geleceğe hızlı ve risksiz adaptasyon
“Sovos&SAP Anlatıyor: SAP Ekosisteminde Yeni Nesil e-Belge Çözümleri” webinarı, SAP dönüşüm yolculuğunu hızlandırmak ve yasal uyum süreçlerini kökten modernleştirmek isteyen tüm kurumlar için kapsamlı bir yol haritası sunmuş oldu.
Başarı Hikayesi: A101
A101
Müşterilerine en ucuz fiyatlarla kaliteli gıda ve tüketim malzemeleri sunma hedefiyle yola çıkan A101; 70.000’den fazla çalışanı, 1.200’ün üzerinde tedarikçisi ile perakende sektörünün öncü şirketleri arasında yer alıyor.
Neden Sovos?
“e-Dönüşüm süreçleri başladığında, Sovos ve onun alternatifi olan farklı firmalarla görüşmüştük. Bu görüşmeler sırasında aday firmaların hangi sektörlerde daha tecrübeli olduğunu, kimler için nasıl çözümler ürettiğini ve çalıştığı firmalarla sonuç odaklı bir yaklaşımı olup olmadığını inceliyorduk. Sovos o dönemde tecrübesiyle öne çıktı ve birlikte çalışmaya başladık. Karşılıklı memnuniyetle iş birliğimize 10 yılı aşkın süredir kesintisiz devam ediyoruz. “
Karar verme süreçlerinde “deneyimleri dinlemek” hep önemli olmuştur değil mi? Öncesinde ne kadar araştırma yaparsak yapalım, bir ürün ya da hizmeti daha önce kullanan kişilerden dinlemek, onların yorumlarını almak karar sürecini kolaylaştırır. Bu nedenle sunduğumuz ürün ve hizmetleri anlatırken ya da iş ortaklığı yapımızı tanıtırken, bugüne kadar müşterimiz ya da iş ortağımız olan kişi ve kurumların söylediklerine de alan açmayı çok kıymetli buluyoruz.
Bu yazımızda sözü Hevra Ateş Yaşar’a bıraktık. Hevra Ateş Yaşar, global bir oyuncu olarak Türkiye’de madeni yağ üretimi ve pazarlaması alanında faaliyet gösteren TotalEnergies’in “Digital, IT & Business Solutions Manager”ı olarak görev alıyor. 160’ın üzerindeki çalışanı ile başta motor yağları olmak üzere madeni yağlar alanında operasyonları yürüten TotalEnergies; otomotiv, endüstri ve deniz taşımacılığı segmentlerine hem doğrudan hem de distribütörleri aracılığıyla ürün tedariği yapan güçlü bir satış ve dağıtım ağına sahip. İzmir Menemen’de en üst düzey uluslararası ve yerel standartları karşılayan madeni yağ harmanlama tesisinde, yılda yaklaşık 50.000 ton madeni yağ ve özel ürünün üretimini yapıyorlar.
Daha Yalın, Daha Etkin, Sürdürülebilir Bir Altyapı
Hevra Ateş Yaşar dijital dönüşüm süreçlerinin nasıl başladığını ve bu süreçte Sovos ile olan iş birliğinde neler yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
2013 yılı itibarıyla e-dönüşüm süreçlerine e-fatura ile başladık. O dönemde akaryakıt sektöründe de hizmet verdiğimiz için büyük bir fatura hacmine sahiptik. Sadece fatura özelinde bile ciddi bir manuel operasyon yönetiyorduk. e-Fatura sayesinde fatura oluşturma, kargolama, saklama gibi tüm manuel işleri ortadan kaldırdık. Bununla birlikte iş süreçlerimizi satıştan lojistiğe, sektörel ve mevzuata bağlı istekleri esnek bir şekilde karşılayabilecek; daha yalın, daha etkin, sürdürülebilir bir alt yapı oluşturduk. Aslında e-dönüşüm sürecinin bize en büyük katkısı bu oldu. Buradaki kolaylığı ve verimliliği deneyimledikten sonra e-arşiv ve e-defter süreçlerine yasal zorunluluğu beklemeden kendi planlamamızla geçiş yaptık.
e-Dönüşüm sürecinde başarıyı etkileyen birden fazla faktör olduğunu düşünüyorum. Bunların ilki kuşkusuz doğru partner firma seçimi. Çünkü e-dönüşüm sürecinde çalıştığınız firma sizin sadece yazılım sağlayıcınız değil, aynı zamanda kriz ortağınız, stratejik bir yol arkadaşınız oluyor. Regülasyonlar çok sık değişiyor ve bu değişikliklerin çok kısa sürede tamamlanması bekleniyor. Bu noktada çalıştığınız entegratör firma sadece standart bilgilendirme yapmakla kalmayıp aynı zamanda sizi tanıyorsa ve sürecinizi nasıl yönetmeniz gerektiğini öngörüyorsa başarılı oluyorsunuz. Bir diğer konu da regülasyon takibi ve bunlarla ilgili bilgilendirmelerin yapılması. Regülasyon takviminde yaşanan belirsizlikler, özellikle bizim gibi global firmalara planlama anlamında ciddi zorluklar yaratabiliyor. Burada Sovos’un sadece tebliği e-posta yoluyla bilgilendirme yapmayıp, aynı zamanda bütün regülasyonları teknik ve operasyonel açıdan inceleyip her adımda neler yapmamız gerektiği konusunda bizi çok net yönlendirmesi ciddi anlamda kaynak ve zaman tasarrufu sağlıyor. Regülasyon detayını bilmediğimiz bazı durumlarda işleyişini analiz edip bize bildirmiş oluyor. Çok daha kontrollü ve güvenli bir şekilde yol almamızı sağlıyor. Sovos’ta birlikte çalıştığımız ekipler, sıkışık takvimler, global operasyonlar, regülasyon baskısı altında proaktif bir yaklaşım sergileyerek süreci daha sağlıklı yönetmemize olanak sunuyorlar.
Operasyonel Yükü Ortadan Kaldıran Yenilikler
Sovos ile 13 yıllık bir yol arkadaşlığımız var. Birlikte birçok projede yer aldık.
E-fatura, e-irsaliye gibi tüm dönüşüm süreçlerinde, sadece teknik altyapı olarak değil, iş süreçlerimize dokunarak da katkı sağladılar. Sovos’un gelen e-fatura paketiyle birlikte, manuel işlem yükü oldukça fazla olan bir e-posta hareketini ortadan kaldırdık. Bu paket öncesinde tüm faturaların, tutarları manuel olarak kontrol ediliyor ve hiyerarşideki kişilere manuel olarak e-posta ile gönderimi yapılıyordu. Elbette bu çok uzun bir onay süreciydi. Manuel olduğu için hatalara da açıktı. Yıllık olarak ortalama 13.000 kadar gelen faturamız olduğunu düşünürseniz hem zaman hem de hatalar için söylediklerimin neden önemli olduğunu daha iyi anlayacaksınız. Onay hiyerarşilerini hesaba kattığımızda e-posta ile gönderilen 80.000 adet fatura hareketi görüyorduk. İşte tüm bu süreci otomatikleştirdik ve operasyonel yükün çoğunu ortadan kaldırmış olduk. Kullanıcı bazlı limitler ve otomatik e-posta onaylarıyla manuel süreçlerden arınmış olduk. Onay süreci kısaldı, kullanıcı hataları minimize edildi ve iç denetimlerimizde tespit edip düzenleme istemek zorunda kaldığımız hatalarla karşılaşmaz hale gelebildik.
Bu Süreçteki En Büyük Kriter Siber Güvenlik
Sovos iş birliğimizden bahsederken anlatmak istediğim bir diğer konu güvenlik ve yeni teknolojilerin her zaman takip edilmesi. Geçtiğimiz dönemde Sovos’un “on-premise” ortamından “public cloud” ortamına geçerek ciddi bir maliyet avantajı sağladık. Aslında bu süreçteki en büyük kriter siber güvenlikti. Bizim gibi global ölçekte faaliyet gösteren bir firmada siber güvenlik sadece bir IT gereksinimi değil, aynı zamanda kurumsal itibar ve operasyonların sürekliliğini doğrudan önemseyen stratejik bir öncelik haline geliyor. “Public Cloud” yapısının, TotalEnergies’in global yüksek güvenlik standartlarını sağlayabilmesi adına, Sovos’un sunduğu güçlü güvenlik mimarisi çok önemliydi.
Bugün birlikte geçirdiğimiz tüm sürece dönüp baktığımda şunu rahatlıkla söyleyebilirim: e-Dönüşümü bir IT projesi olarak değil kültürel bir dönüşüm olarak görmek başarı faktörlerinden en önemlisi. Sovos da biz de bunu böyle gördük. Çünkü IT projelerinde genelde sadece sistemin çalışmasına odaklanılır. Fakat böylesi sadece teknik bir geçiş olur. Fakat dönüşümü bir fırsat olarak görüp tüm süreçleri yeniden gözden geçirmek, yalınlaştırmak, manuel alışkanlıkları sorgulamak ve akıllı süreçler tasarlamak fark yaratıyor. Biz bu e-dönüşüm sürecinde “eskiden beri böyle yapıyoruz” dediğimiz tüm süreçleri yeniden değerlendirdik ve gereksiz adımları ortadan kaldırdık. Sovos’un da destekleriyle finans ve IT’den şirketin geneline yayılan bir kültürel dönüşüm yaşadık.
Sovos’un sunduğu e-dönüşüm süreçleri hakkında bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz.
Global regülasyonların hızla değiştiği bu dönemde, SAP ekosistemindeki sertifikalı çözümler ve Clean Core yaklaşımı firmalara sürdürülebilir bir dönüşüm yolculuğu sunuyor.
Sovos & SAP iş birliğiyle düzenlenen bu özel oturumda, SAP Store’un sunduğu avantajları doğrudan SAP’den dinlerken, Sovos’un SAP Business Technology Platform (BTP) üzerinde geliştirdiği A-Seviye Clean Core uyumlu yeni nesil e-belge çözümünün iş süreçlerinde yarattığı değeri ve yeni nesil e-Defter çözümüne ilişkin tüm detayları öğrenebilirsiniz.
Ajandada Öne Çıkan Başlıklar:
SAP Store: SAP Ekosisteminde Sertifikalı Çözümler
SAP Clean Core’un Firmalar için Önemi: Uyum Süreçlerinde Güvenli ve Sürdürülebilir Mimari
Yeni Nesil Sovos Çözümü: SAP Business Technology Platform (BTP) ile İş Süreçlerinde Hız, Esneklik ve Görünürlük
Demo: Sovos BTP e-Defter Çözümü
Oturum sonunda yer alacak soru-cevap bölümünde Sovos uzmanları tüm sorularınızı yanıtlayacak.
📝 Kayıt Olun: Webinarı canlı izlemek ve/veya yayın sonrasında yayın kaydı ile sunumun sizlerle paylaşılması için formu doldurmayı unutmayın.
Başarı Hikayesi: Echo Bilişim
Echo Bilişim:
Günümüzün hızla değişen ekonomik yapısı içinde kurumsallaşmaya çalışan her boyuttaki işletmeye tüm iş süreçlerini destekleyecek gelişmiş yazılım çözümleri sunan ECHO; yıllardır Türkiye’nin önde gelen özel kuruluşları ve devlet kurumları ile çalışmanın sonucunda elde ettiği bilgi birikimini teknolojik yaratıcılıkla birleştirerek işletmelerin çevikleşmesini sağlayacak yazılım ürünleri oluşturuyor.
Neden Sovos?
“Sovos ile iş ilişkimiz bundan yaklaşık 10 yıl önce, Türkiye’de e-Fatura sisteminin kullanılmasıyla başladı. O zamanlar Digital Planet adıyla bize hizmet veren ekibin yetkinliği, bir iş ortağı olarak bize ve müşteri portföyümüze hitap etmesi ve gelişime açık olmasıyla tercih sebebimiz olmuştu. Zaman doğru karar verdiğimizi de gösterdi. Hem bir dünya devi ile çalışmanın verdiği güven hem de lokaldeki gereksinimlerimize yanıt bularak, birlikte müşterilerimize etkin bir hizmet sunmaya devam ediyoruz. “
Masaüstü, bulut, mobil tabanlı ERP çözümleri, muhasebe programları, ticari programlar ve sektörel programlar olmak üzere 120’yi aşkın yazılımı ile işletmelere hizmet sunan Akınsoft’un, sektör deneyimi 30 yılı aşıyor.
Neden Sovos?
“Son kullanıcı memnuniyetinin ne kadar önemli olduğunun bilinciyle, yazılım firmalarının doğru iş ortaklarını seçmesi ve bununla bağlantılı iyi hizmetler sunabilmesi gerekiyor. Sovos, 2014’ten bu yana çözüm ortağımız. Hem iletişimde olduğumuz ekip açısından hem de teknik olarak sorun yaşamadığımız bir entegratör olarak, müşteri portföyümüzün büyük bir kısmına hizmet sunuyor. 2017 yılında e-fatura, e-arşiv alt yapısı ihtiyaçları oluşunca ise yolumuz Sovos ile kesişti, “n11 faturam” ürünümüzü birlikte yaratmış olduk. O zaman regülasyonda olmadığı halde faturalar e-postalarda kaybolmasın diye, panelden erişilebildikleri bir alan oluşturmuştuk. Sovos ile öngörülerimiz, sunduğumuz hız ve güven, regülasyonlara hızlı uyumumuz müşteri memnuniyeti sağladı.
“
Ganimete Gilancı Şahin , Pazarlama Koordinatör Yardımcısı
Teknolojinin dünyayı dönüştürebileceğine inanan Hyosung, yenilikçi temel teknolojilerle yeni endüstrilere öncülük ediyor ve değişimi yönlendiriyor. Endüstriyel büyümenin ön saflarında yer alarak, yeni standartlar belirliyor. Çekirdek teknolojilere dayalı inovasyon yoluyla; tekstil, kimya, ağır sanayi, inşaat, ticaret ve ICT gibi çok sayıda sektörde zorlukları göğüsleyerek, sürdürülebilir bir geleceği hızlandırıyor.
Neden Sovos?
“e-Dönüşüm alanında bir çözüm ortağına ihtiyaç duyduğumuzda Sovos, ilgisi ve hızlı dönüşleri ile alternatif adaylar arasında öne çıkmıştı. Koreli yöneticilerimize yapmamız gereken ayrıntılı raporlamalarda, gerekli sorulara verdikleri hızlı ve iyi yanıtlar ile iyi bir çalışma ritmi yakalamamızı sağladılar. İş birliğimiz uzun yıllardır devam ediyor2017 yılında e-fatura, e-arşiv alt yapısı ihtiyaçları oluşunca ise yolumuz Sovos ile kesişti, “n11 faturam” ürünümüzü birlikte yaratmış olduk. O zaman regülasyonda olmadığı halde faturalar e-postalarda kaybolmasın diye, panelden erişilebildikleri bir alan oluşturmuştuk. Sovos ile öngörülerimiz, sunduğumuz hız ve güven, regülasyonlara hızlı uyumumuz müşteri memnuniyeti sağladı.
“
e-Belgelerin dijital ortamda hazırlanması, iletilmesi, saklanabilmesi gibi becerilerin yanı sıra vergi dünyası şimdi de denetimleri konuşuyor. Sovos EMEA Bölgesi SAP Entegrasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayhan Boyacıoğlu, Habertürk’ten Rahim Ak’ın sorularını yanıtlayarak gelişmeleri aktardı…
Türkiye, 10 yılı aşkın süre önce başladığı verginin dijital dönüşümünde mükellef kapsamı alanında doygunluk noktasına ulaştı. Verginin dijital dönüşümünü dünya genelinde ilk gerçekleştiren ülkelerden biri olarak, yıldan yıla genişleyen kapsamı ile e-belge kullanımlarını en büyük ölçekli şirketlerden en küçüklerine kadar zorunlu hale getirdi. Diğer yandan sistem sürekli gelişmeye ve sektörlere özel yeniliklerle hareketli günlerine devam ediyor. İlaç ve tıbbi malzemelerden, elektrikli araç şarj istasyonlarına kadar farklı alanlarda e-belgelerin nasıl düzenleneceğine dair geliştirmeler yapılıyor. Ve denetimler, artık verginin dijital dönüşümünde onları da sıklıkla duymaya başlayacağız.
Rahim Ak’ın bu alandaki sorularını yanıtlayan Sovos EMEA Bölgesi SAP Entegrasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayhan Boyacıoğlu, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 12 Kasım 2024 tarihinde, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde değişiklikler yapan yeni bir tebliğ yayımladığına dikkat çekti. Boyacıoğlu, “Yapılan değişiklikler kapsam genişlemesinin yanı sıra Gelir İdaresi Başkanlığı’nın süreçlerin daha titiz ilerlemesi konusundaki kararlılığının da habercisiydi. Bu tebliği takip eden aylarda, Gelir İdaresi Başkanlığı anlık dijital denetimler/tespitler yaparak şirketlere aynı ay içinde uyarılar göndermeye ve cezalar kesmeye başladı. Bu adım, bugüne kadar bu alanda veriler sadece toplanırken artık işlendiğini de gösteren önemli bir gelişme. Verginin, işler yapıldıktan çok sonra değil, gerçek zamanlı bir sorumluluk haline geldiğinin de kanıtı niteliğinde” diye konuştu. Türkiye’nin dünya genelinde e-belge gönderiminin ardından otomatik denetim ve ceza mekanizması işletebilen tek ülke olduğunu da vurguladı.
İlk Adım Sistemin İyileştirilmesi
Bununla birlikte Ayhan Boyacıoğlu, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) denetim konusunda attığı bu ilk adımların cezalandırmaya değil, sistemleri iyileştirmeye yönelik olduğunu söyleyerek şunları kaydetti: “Türkiye’de ve dünyada hükümetlerin dijital vergi sistemleri oluşturmasının iki temel sebebi var. Biri sistemleri kolaylaştırarak, mükellefler için bir iş yükü olmasını engellemek. İkincisi ise vergi kayıplarını önlemek. Kişiler ya da şirketler bilinçli olarak vergi ziyanı yapmıyor bile olsa, belgelerde yazılım kaynaklı oluşabilecek teknik hatalar nedeniyle ciddi boyutlarda vergi kayıpları yaşanabiliyor. Konu hakkında yayımlanan tebliğde belirtilenler ve son aylarda yapılan gerçek zamanlı denetimlerde Gelir İdaresi Başkanlığı’nın amacının da bu hataların düzeltilmesi olduğunu görüyor, duyuyoruz. Şu an alınan aksiyonlar büyük çoğunlukla ceza değil uyarı ve düzenleme talebi şeklinde. GİB, sistemlerin hatasız işlemesi için özel entegratörlerin de daha fazla sorumluluk alması yönünde adımlar atıyor.”
Entegratör Seçimi Önemli
Günümüzde pek çok şirket e-belgelerin hazırlanması, iletilmesi ve saklanması konusunda özel entegratörlerin sistemlerini kullanıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı da bu çalışmaları destekliyor. Ancak tüm entegratörlerin belirli bir standardı karşılayabilmesi için artık kılavuzlarda belirlenen usul ve esaslara aykırı davrandığı tespit edilen özel entegratörlere cezai yaptırımlar da uyguluyor. Eksikliklerini gidermeyen özel entegratörlerin, özel entegratörlük izinleri Başkanlık tarafından iptal edilebiliyor. Üstelik bu entegratörler bir yıl süreyle tekrar başvuru yapamıyorlar. Bununla birlikte artık belge hataları vb sebeplerle şirketlere kesilen vergi cezalarında özel entegratör de ceza alabiliyor. Doğru data akışının sağlanması konusunda onların da daha çok sorumluluk alması bekleniyor, denetimin bir parçası haline getiriliyorlar. Gelir İdaresi Başkanlığı’na hatalı bir belge ulaşmadan ve bundan kaynaklı ceza oluşmadan önce, özel entegratör tarafından hataların tespit edilmesi ve henüz GİB’e ulaşmadan düzenlenmesi bekleniyor.
Ceza Almamak İçin Ne Yapmalı?
Peki ceza almamak için ne yapmak lazım? Ayhan Boyacıoğlu’nun verdiği bilgilere göre; ceza ile sonuçlanan e-belge hatalarında sorun genellikle, verilerin ya ilk aşamada yanlış hazırlanmasından ya da içinden geçtiği süreçte, bir yerden başka bir yere aktarılırken yolda bozulmasından kaynaklanıyor. Verilerin doğruluğu elbette muhasebe sisteminde başlıyor. Ancak sonraki aşamalarda farklı sistemler arasında pek çok geçiş noktası var. Verinin son aşamaya kadar doğru bir şekilde ulaşabilmesi için tüm bu sistemlerle entegrasyonun kusursuz tasarlanması ve uygulanması gerekiyor. Bu nedenle kullanılan sistemlerin hatasız çalışması, iyi denetlenmesi önem taşıyor. Boyacıoğlu e-belge uygulamalarının, şirketlerin kullandıkları ERP sistemleri ile uyumunun önemine de dikkat çekiyor: “Son dönemde hemen her şirketin gündeminde olan bir SAP geçişi var. SAP’nin 2027’de eski ERP sistemlerine desteğini sonlandıracağını açıklamasının ardından ilgili tüm şirketler sistemlerini yeni ERP sistemi SAP S/4 HANA’ya geçirmek için yoğun bir çaba gösteriyor. Ancak diğer tüm kanallarla birlikte e-belgelerin de bu yeni ERP’ye taşınması gerekiyor. Aksi takdirde sistemler arası akışta hatalar yaşanabilir.”
Latin Amerika Bizden De Önde
Türkiye dijital dönüşümünü denetim aşamasına ilerletmişken, Avrupa ise henüz başlangıç aşamasında. Boyacıoğlu bu alanda başta Şili olmak üzere Latin Amerika ülkelerinin Türkiye’nin bile önünde olduğunu söylüyor. Avrupa Birliği ülkeleri, “Dijital Çağda KDV” (VAT in the Digital Age – ViDA) adında, mevcut KDV sistemini iyileştirmek ve vergi kaybını daha iyi önlemek için teknolojiyi kullanmalarını sağlayacak bir çalışma yürütüyor. Bu teklifle birlikte, Türk şirketlerin bu ülkelerde faaliyet gösterme şeklinde de önemli değişiklikler söz konusu olacak. Boyacıoğlu bu konuyu yakından takip etmenin önemini şöyle anlatıyor: “Vergi uygulamalarında her ülkenin kendine has farklı uygulamaları söz konusu. Her şeyin anlık olarak yapıldığı bir sistemde bu farklı uygulamalara hızlı adapte olabilmek de önem taşıyor. Sistemler hiçbir ülkede tam olarak netleşmiş ve değişmez halde değil. Önümüzdeki en az 5-6 yılın daha hızla ayak uydurulması gereken değişimlerle geçeceğini biliyoruz. Şirketlerin kendi uzmanlıkları olmayan bu alanda hata yapmadan ilerleyebilmesi için, değişiklikleri düzenli takip eden uzman şirketlerden danışmanlık alması önem taşıyor. Yapılan değişiklikler iş yapış şekillerinde belirli zorluklar meydana getirebilir ya da bazı aşamaları daha kolaylaştırabilir. Örneğin e-ticarette, diğer üye ülkelerdeki tüketicilere satış yapan işletmelerin tüm AB için yalnızca bir kez kayıt yaptırmalarına ve KDV yükümlülüklerini tek bir dilde, tek bir online portal üzerinden yerine getirmelerine olanak tanıyacak düzenlemeler geliyor.”
Rahim Ak ve Ayhan Boyacıoğlu’na soruları ve verdikleri bilgiler için teşekkür ederiz.
Serimizin ilk blogunda SAP Clean Core kavramını ve bu kavramın iş dünyası üzerindeki etkisini, özellikle de ERP ‘nin operasyonel ihtiyaçları karşılayacak şekilde özelleştirilebilmesini tanıtmıştık.
İkinci bölümde, işletmelerin iş hedeflerini daha iyi destekleyen ve vergi ve uyum yönetimlerini olumlu yönde etkileyen bir sistem oluşturmak için SAP Clean Core ilkelerini nasıl kullanabileceklerini ele aldık.
Bu serinin üçüncü bölümünde, işletmenizin Temiz Çekirdek’e giden yolundan ve bunun vergi ve uyum programlarınız ve girişimleriniz için ne anlama geldiğinden bahsetmek istiyorum.
İlk iki yazımızda özetlendiği gibi, Temiz Çekirdek ile uyum sağlamak şirketler için daha çevik, verimli ve uygun maliyetli olmak da dahil olmak üzere bir dizi önemli avantaja sahiptir. Bu, SAP kullanan tüm işletmelere bir an önce düşünmelerini tavsiye edeceğim bir hamle.
Proje için Hazırlık
Herhangi bir büyük ölçekli güncelleme, geçiş veya platform değişikliğinde, işletmenizi Temiz Çekirdek için hazır hale getirmek, etkili bir şekilde yürütmek için gelişmiş planlama, sağlam bir strateji ve kuruluşun en üst düzeylerinden satın alma gerektiren bir süreçtir.
İşletmenizin Temiz Çekirdek’e uyum sağlamaya hazır olup olmadığını değerlendirirken, projenin hem kısa hem de uzun vadeli hedeflerini anlamak ve bu hedeflere ulaşmak için atmanız gereken belirli adımları ana hatlarıyla belirlemek önemlidir. Benim tavsiyem, nihai hedefinizin ne olduğunu belirlemeniz ve oradan geriye doğru çalışmanızdır. Bu, planlama sürecinde hiçbir önemli adımın atlanmamasını sağlamaya yardımcı olacaktır.
Bu büyüklük ve kapsamdaki bir projede, projenin hangi bölümlerinin hangi departmanlara atanacağını detaylandırmak ve işletmenin tüm alanlarının ilerleme kaydettiğinden ve ilgili son teslim tarihlerini karşılama yolunda ilerlediğinden emin olmak için bir gözetim yöntemi belirlemek de kritik önem taşır.
Büyük, çok yönlü kuruluşlarla uğraşırken, departmanların farklı hızlarda hareket etmesi alışılmadık bir durum değildir. Bu noktada, projenin kurumsal bir öncelik olarak kalmasını sağlamak için yöneticilerin katılımı kritik hale gelir.
Değişim Yönetimi Stratejinizin Ana Hatları
Hiçbir kuruluş yapısı ve altyapısı bakımından birbirinin tamamen aynısı değildir. Bu nedenle, işletmeniz için hangi dönüşüm yörüngesinin en mantıklı olduğunu belirlemeden önce nerede olduğunuza dair bir öz değerlendirme yapmanız gerekecektir.
ERP dönüşüm yolculuğunun değişim gerektirecek bir taahhüt olduğunun farkına varmak önemlidir. Kuruluşunuzun değişim iştahını ve bu değişikliklerin uygulanma hızını değerlendirmek kritik başarı faktörleridir.
Daha hızlı hareket etme kabiliyetine ve arzusuna sahip kuruluşlar, modernizasyon sürelerini hızlandıracak ve faydalarından daha çabuk yararlanabilecek bir konumda olacaklardır. Ancak, kuruluşunuzun gerçekçi olarak destekleyebileceğinden daha hızlı hareket etmenin de ciddi sonuçları olabileceği konusunda uyarmak isterim; bu da ilk değerlendirmenizi dönüşüm yolculuğunuzun çok önemli bir parçası haline getirmektedir.
Vergi ve Uyum Üzerindeki Etkisi
Temiz Çekirdek ilkelerinin benimsenmesi, kritik Vergi ve Uyum işlevlerinin ve kararlarının artık temel ERP işlevleri içindeki karmaşık ve genellikle bakımı zor özelleştirmeler tarafından yönlendirilmemesini sağlayabilir. Karmaşıklığı azaltılmış bir altyapıya geçmek, kuruluşunuzun üçüncü taraflarca otomatikleştirilen ve bakımı yapılan belirli vergi çözümlerini daha kolay entegre etmesini sağlayacaktır. Dünyanın dört bir yanındaki hükümetler ve vergi makamları kendi teknoloji yolculuklarına çıktıkça ve önceki nesillerden çok daha karmaşık sistemleri uygulamaya koydukça, bu büyük önem taşıyan bir konudur.
Birçok ülke, gerçek zamanlı işlem verileri ve uçtan uca işlem süreçlerinizde tam şeffaflık gerektiren vergi uyumluluğunun tamamen dijitalleştirilmesine doğru ilerlemiştir. Bu gereklilikleri karşılamak, belirli bölgelerde iş yapabilmenizde belirleyici faktör olabilir. Clean Core ile uyum sağlamak, teknolojinizin değişen düzenleyici koşullara daha hızlı ve daha verimli bir şekilde tepki vermesini sağlamak için önemli bir adımdır.
Son Düşünceler
Bu tür bir dönüşüm projesi her zaman sağlam bir iş stratejisi ile desteklenmeli ve uyumlu olmalıdır. Neyi başarmaya çalıştığınıza ve etkinliği nasıl ölçeceğinize dair belirli bir kriterin önceden oluşturulması gerekir. Ve küresel vergi uyumu, her türlü dönüşüm etkinliğinin temel bir unsuru olmalıdır.
Vergi ve uyum, Temiz Temel ilkeleri sınıfının en iyisi vergi çözümleriyle uyumlu hale getirmenin tüm gücünü ortaya çıkarmaya başlamak için yolculuğunuza başlamak için harika bir yerdir.
Serimizin ilk blogunda SAP Clean Core kavramını ve bu kavramın iş dünyası üzerindeki etkisini, özellikle deERP ‘ yi operasyonel ihtiyaçları karşılayacak şekilde özelleştirme becerisini tanıtmıştık .
İkinci bölümde, işletmelerin iş hedeflerini daha iyi destekleyen ve vergi ve uyum yönetimlerini olumlu yönde etkileyen bir sistem oluşturmak için SAP Clean Core ilkelerininasıl kullanabileceklerini ele almak istiyorum .
Temiz Çekirdek Neden Bir İş Önceliği Haline Geliyor?
Geçen yıl Forbes’da yayınlanan SAP başlıklı bir makalede : Modern Yazılımın Neden ‘Temiz Bir Çekirdeğe’ İhtiyacı Var başlıklı makalede yazar, bana göre doğru bir şekilde, çekirdeği özelleştirerek işlevsellik eklemenin eski yolunun genellikle aşırı karmaşık, hantal ve maliyetli hale geldiğini savunuyor. Biri öngörülebilirliğe, diğeri ise keşfe odaklanan iki bileşeni birbirinden ayıran yeni bir modelin nasıl geliştirildiğini açıklıyor. Bu evrim modeli ‘bimodal BT’ olarak
bilinmektedir. Şimdi, bimodal BT yeni bir terim değildir. TechTarget’a göre Gartner tarafından 2014 yılında ortaya atılmışve Nisan 2015’te analistler Simon Mingay ve Mary Mesaglio tarafından “How to Achieve Enterprise Agility with a Bimodal Capability,” başlıklı bir Gartner raporuna konu olmuştur.
Peki, konuyla ilgili bu tarih dersi neden? Teknoloji platformlarının aşırı özelleştirilmesinin yeni bir endişe kaynağı olmadığı gerçeğini ortaya koymanın önemli olduğunu düşünüyorum. Bir süredir var, ancak değişen şey onu çevreleyen ortam.
Günümüzde dijital ekonomiler, geleneksel yöntemlerin ve karşı önlemlerin artık etkili olmadığı bir hızda ilerliyor. Günümüzün ortamları daha fazla yapı, standardizasyon ve esneklik talep ediyor, böylece istendiğinde hızlı tepki verebiliyorlar.
Çeviklik Neden Önemlidir?
Son on yılda, teknoloji sektörünün temel alanlarında çevikliği kritik hale getiren bir patlama gördük. İster siber saldırılara hazırlanmak olsun, ister iş fırsatlarından yararlanmak için verileri hızlı bir şekilde analiz etme becerisi olsun, çeviklik cephaneliğinizde önemli bir araçtır ve eski yöntemler bunu karşılamamaktadır.
Günümüzün dijital ekonomileri yeni teknolojilerin hızla benimsenmesini gerektiriyor. Bu değişikliklere ayak uydurmanın önemli bir adımı, SAP Clean Core ilkeleriyle uyumlu, iş açısından kritik bağlantılı teknolojileri benimsemektir.
Temiz Çekirdek ilkeleriyle uyumlu küresel bir uyumluluk çözümünün benimsenmesi, gelişmeye devam eden dijitalleşmenin hızına ayak uydurabilmeniz için kritik hale gelecektir.
Temiz Çekirdek’in Vergi ve Uyumluluk Üzerindeki Etkisi
Teknolojinin küresel ölçekteki etkisini vergi ve uyumluluk alanından daha fazla hisseden belki de başka bir iş kolu yoktur. Son on yılda devlet vergi makamları tarafından yapılan yoğun yatırımlar, vergi yükümlülüklerinin toplanması ve havale edilmesi sürecini tamamen değiştirmiştir.
Vergi açıklarını kapatmak veya ortadan kaldırmak amacıyla, vergi verilerini toplama, analiz etme ve olaydan sonra havale etme günleri geride kaldı veya yakında geride kalacak. Bugün, her şey işlemin tüm spektrumunda gerçek zamanlı analizle ilgili. Bu da değişen düzenleyici ortamlara hızla adapte olabilen ve her işlemde uyumluluğu sağlayan otomatik vergi platformlarının kullanılmasını gerektiriyor.
Temiz Çekirdek ilkelerini uygulayan işletmeler artık çekirdek SAP ortamlarını özelleştirmeye gerek kalmadan teknoloji yığınlarına özel ve son derece işlevsel uyumluluk platformları ekleyebilirler. Bu da uzun test döngüleri, özelleştirme ve aksi takdirde gerekli olacak manuel süreç güncellemelerinin birçoğuna olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor.
Sıradaki
Clean Core’un belirli vergi süreçlerini nasıl etkilediğini daha derinlemesine inceleyeceğimiz bu serinin bir sonraki bölümü için bizi izlemeye devam edin. Gelecek bölümler şunları kapsayacaktır:
Bölüm V: Verginin BT’ye bağımlılığını ortadan kaldırmak
Birçok kişi e-belgelerin uzun bir süre Türkiye’nin yanı sıra sadece Latin ve Güney Amerika’da uygulanacağını düşünse de bu tür düzenleyici standartlar hızla tüm dünyaya yayılıyor. Uluslararası alanda faaliyet gösteren şirketlerin fark etmeye başladığı gibi, Türkiye’de 10 yılı aşkın süredir yaşanan “verginin dijital dönüşümü”nün benzerleri, bir süre sonra dünyanın neresinde iş yaparsanız yapın, uyumlanmanız gereken süreçler olarak karşınızda duracak…
Dünya genelinde hükümetler, vergi idareleri ile işletmeler arasındaki açığı kapatmak için dijital araçlardan yararlanmaya yönelik hızlı adımlar atıyor. Sadece yerel çalışmalar yapan şirketler için Türkiye’deki vergi sistemine uyumlanmak yeterli olsa da yurt dışı bağlantısı olan şirketler için durum farklı.
Her ülkenin standartları, uygulamaları ciddi farklılıklar gösteriyor. Amaç aynı olsa da birbirinden çok farklı dijital vergi sistemleri inşa ediliyor. Şirketlerin bunlara uyumlanabilmesi için ya Sovos gibi doğrudan dünyanın her yerinde hizmet sunabilen servis sağlayıcılarla çalışmaları ya da kendi içlerinde çok sağlam temeller inşa etmeleri gerekiyor.
KPMG’den Kathya Capote Peimbert’in belirttiği gibi: “Yasal uyumluluklar bir evi inşa etmek gibidir. Her şey güçlü bir temel ile başlar. Mevzuat uyum temeliniz doğru bir şekilde oluşturulduktan sonra, başarılı bir şekilde üzerine inşa etmeye ve genişletmeye devam edebilirsiniz. Eğer işletmeler gerekli altyapıya sahip değilse, yeni yönetmelikler ve talimatlar ortaya çıktıkça, bunlara karşı hazırlanma ve süreçleri yönetme konularında sorun yaşamaya başlarlar.”
Bilgi Teknolojileri Ekipleri Sahnede
Eskiden vergi, işten “çok sonra”nın konusuydu. Bugün ise “günün konusu.” Ertelenebilen, daha sonra düzenlenebilen değil, gerçek zamanlı bir sorumluluktan bahsediyoruz. Dijital yürütülmesi gereken bir sorumluluk. Dolayısıyla bu artık sadece finans/muhasebe ekiplerinin görev alanında olmaktan çıkıyor. İster istemez Bilgi Teknolojileri (BT) ekipleri sürece dahil oluyor.
BT ekipleri de farkında: Hataların fark edilmediği, yavaş işleyen, diğer teknolojilerle konuşamayan sistemlerle bu çevikliğe uyum sağlamak mümkün değil. Ve şunu kabul edelim: vergi teknolojileri çok karmaşık yapılar.
Bununla birlikte sürecin, ilgili tüm ekiplerin iş birliğinde yürütülmesi gerekiyor. Finansal süreçleri takip edip gereklilikleri yerine getiren bir ekip, bununla ilgili teknolojiyi sunan ve güncel tutan bir ekip ve yasal düzenlemeleri, yapılan değişiklikleri takip eden, anlayan ve uyarlayan bir ekip… İşletmelerin, gereklilikler hakkında bilgi sahibi olmak için iyi bir yöntemleri yoksa, onlar için her şey sürpriz oluyor ve her seferinde kendilerini sıfırdan başlıyormuş gibi hissediyorlar. Paniğe kapılıyorlar. Çünkü bazı düzenlemeler hükümetler tarafından 2-3 gün gibi kısa sürelerde bile talep edilebiliyor. Diğer yandan Christiaan Van Der Valk tarafından aktarılan bilgilere göre yükümlülük tarihleri çok ileride olsa da hissiyat farklı değil.
Asla Yeterli Zaman Yok
Christiaan Van Der Valk diyor ki: “İşletmelerle konuştuğunuzda, en yaygın çıkarım, yeni bir talimata hazırlanmak için ne kadar zamanları olursa olsun, diğer şirket öncelikleri nedeniyle bunun her zaman çok az olduğudur. Bunun iyi bir örneği, iş camiası ve hükümetin bir talimat oluşturmak için iki yıldan uzun bir süredir çalıştığı ve birçok işletmenin hazırlık konusunda yine de geç kalacağını duyduğum Fransa’da görülüyor. Bu durum kuruluşların yapılandırılmış bir plana sahip olmamasından kaynaklanıyor.”
Çok Uluslu Şirketler İçin Zaman Daralıyor
Avrupa Birliği genelinde, raporlamaya yönelik yeni talimatlar ve kılavuz ilkelere ilişkin daha büyük bir küresel eğilimin parçası olan yeni gelişmeler yaşanıyor. “Dijital Çağda KDV” (ViDA – VAT in the Digital Age) adlı çok büyük bir girişim ortaya atıldı. Avrupa Birliği Komisyonu tarafından geliştirilen bu program ile AB ülkelerinin mevcut KDV sistemini iyileştirmek ve dolandırıcılığı daha iyi önlemek için teknolojiyi kullanmak hedefleniyor. Bu teklifin yasalaşması, şirketlerin bu ülkelerde faaliyet gösterme şeklinde önemli değişikliklerin meydana geleceği anlamına gelecek. Tabii AB ülkelerini de e-dönüşüm sürecinde daha hızlı yol almaya yönlendiren bir adım bu.
Bu sistemin e-ticarettte, diğer üye ülkelerdeki tüketicilere satış yapan işletmelerin tüm AB için yalnızca bir kez kayıt yaptırmalarına ve KDV yükümlülüklerini tek bir dilde tek bir online portal üzerinden yerine getirmelerine olanak tanımak gibi imkanları da olacak.
Uzmanlar, önümüzdeki iki ila dört yıl içinde dünya genelinde 50’den fazla yetki alanında yeni talimatlar uygulanmaya koyulacağını söylüyor. Faaliyet göstermek için gereken farklı uyum yükümlülüklerinin sayısı arttığından ve bunları karşılamak için gereken zaman çizelgesi daha sıkışık hale geldiğinden bu durum çok uluslu şirketler için daha da önemli hale geliyor. e-Faturalama ve ViDA raporlamasını da içeren kapsamlı uyum stratejileri oluşturmak için çok uluslu şirketlerin önemli yatırımlar yapması gerekecek. Ve bu yatırımları geç kalıp, panik yaşamadan hayata geçirmesi, şirketlerin bu konudaki geleceğini belirleyecek.
Yönetim ekibine bu işin ciddiyetini anlatmak ve gerekli stratejileri kurmak için BT ekiplerine büyük rol düşüyor…
Geçtiğimiz aylarda perakende dünyasının önde gelen temsilcileri ile bir araya gelerek sektörün ihtiyaçlarını ve çözümleri birlikte değerlendirdik. Bildiğimiz yazar kasa/ÖKC fişlerini geride bırakmaya yönelik çalışmalar, bu toplantının ana gündemiydi. Öne çıkan başlıkları sizin için bu yazıda derledik.
Verginin dijital dönüşümü her geçen gün yeni e-belgeler ve uygulamalarla gelişimini sürdürürken, sektörlerin kendi dinamiklerine göre ihtiyaçları da değişiyor. Hatta faaliyet gösterdikleri alana göre sektörlerin kendi içlerinde bile farklı uygulamaları söz konusu olabiliyor. Perakende sektörü bunun en belirgin örneklerinden biri.
ÖKC Fişleri İçin De Dönüşüm Zamanı
Perakende sektörünün temsilcileri ile bir araya gelerek e-dönüşümalanındaki mevcut ihtiyaçlarını, çözüm önerilerimizi ve bu alanda sektörü bekleyen yenilikleri konuştuk. Perakendecilerin ihtiyaçlarına da çözüm olacak, sektörü bekleyen en önemli yenilik: yakında milyarlarca fişin fiziksel olarak ortadan kalkması olacak. Yazar kasa ya da yeni nesil ödeme kaydedici cihazlarda (ÖKC) üretilen kâğıt fişlerin yerini elektronik ortamda düzenlenecek ve SMS ya da e-postayoluyla elektronik ortamda iletilecek e-belgeler (e-arşiv fatura) alacak.
Yeni Yöntem Maliyetleri Azaltacak
Bu değişiklikle birlikte online satışve mağazalar arasındaki teslimat,değişim, iade süreçlerinde verimlilik sağlanması bekleniyor. Ayrıca perakende sektörünün mağazalarda kullandığı ÖKC’lerin (Ödeme Kaydedici Cihaz) oluşturduğu cihaz maliyeti, cihaz bakım ve güncel tutma masraflarınınöncelikle ciddi oranda azalması, ardından geçiş sürecinin tamamlanmasıyla da tamamen ortadan kalkması hedefleniyor.
Hibrit Geçiş Mümkün
Fişlerin dijital dönüşümü perakendecilere pek çok avantaj sağlasa da geçiş dönemleri herkes için endişe verici olabilir. Özellikle her gün yoğun satın alma, değişim, iade işlemlerinin gerçekleştiği; işlem ve müşteri sayısının fazla olduğu; gerçek zamanlı iş yapma zorunluluğuolan perakende dünyasında günlük akışın aksama riski ve her mağazanın, şubenin yeniliklere uyum sağlama hızının farklı olması ihtimali endişeyi artırabilir. Sovos Türkiye olarak uzun zamandır hazırlığını sürdürdüğümüz teknolojik alt yapı ve iyi planlanmış geçiş projeleri ile “hibrit geçiş”in nasıl mümkün olduğunu ve günlük akışı etkilemeden sürecin nasıl gerçekleştirilebileceğini aktararak bu endişeleri ortadan kaldırıyorve sektörün dijital dönüşümün avantajlarınaodaklanmasını sağlıyoruz.
Sürece hibrit geçişin bir parçası olarak mağazalarda bir miktar ÖKC ile işlem yapılmaya devam ederken, eş zamanlı olarak fiş yerine e-arşiv fatura kullanımını başlatmak mümkün olabilir.
e-Defter Kayıtları Kolaylaşıyor
Fişlerin yerine e-belgelerin kullanılmasıyla e-defter üretimi ve özetlemesinde de kolaylıklar sağlanıyor. Örneğin ÖKC kullanılırken cihaz başına ayrı ayrı günlük Z Raporları e-Deftere kaydedilirken, e-Arşiv Faturaya geçişle birlikte alınacak izinle, şirket bazında/şirket alt birimleri bazında günlük e-Arşiv raporları almak ve e-Deftere topluca ve tek kayıt olarak kaydetmek gibi kullanışlı yöntemler tercih edilebiliyor.
Fişlerin dijitalleşmesine kadar uzanan e-dönüşüm yolculuğu; tasarrufu, verimliliği, izlenilebilirliği artırıyor ve bununla birlikte şirketlerin risklerden uzaklaşmasını sağlıyor, denetim cezalarının oluşması ihtimalini azaltıyor. Azalan bir diğer önemli şey de karbon ayak izi oluyor. Kâğıt tasarrufu anlamında da büyük bir devrim olan bu dönüşümü perakendecilerle birlikte en hızlı şekilde gerçekleştirmek için bilgilendirme ve uygulama çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Konu hakkında linke tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Türkiye’de 10 yılı aşkın süredir hayatımızda olan e-belgeler, her yıl Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) yayımladığı tebliğlerle kullanım alanını genişletiyor ve daha çok şirket e-belge mükellefi haline geliyor. GİB’in son yayımladığı tebliğler ile e-dönüşüm uygulamalarının kapsamı hem uygulama hem de mükellefler açısından genişledi. e-Belgeleri ve kimler için kullanımlarının zorunlu olduğunu detaylı inceleyelim.
2024’te e-Fatura Uygulaması
e-Fatura uygulamasının amacı; satıcı ile alıcı arasında güvenli, hızlı ve tasarruflu standart bir sistem oluşturmaktır. “e-Fatura Nedir?” sorusu için açıklayıcı bilgilere ihtiyaç duyarsanız ilgili blog sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
GİB’in yayımladığı Tebliğ’e göre:
2023 yılında brüt satış hasılatı 3 Milyon TL ve üzeri olan mükelleflerin, 1 Temmuz 2024 tarihiyle e-fatura uygulamasına geçiş yapmaları gerekiyor. Ayrıca:
İnternet üzerinden satış yapanlardan, brüt satış hasılatı veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı 2023 yılı hesap dönemi için 500 Bin TL ve üzeri olanlar,
Gayrimenkul inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlarla aracılık edenlerden, brüt satış hasılatı veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı 2023 yılı hesap dönemi için 500 Bin TL ve üzeri olanlar,
Motorlu taşıt, inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlarla aracılık edenlerden, brüt satış hasılatı veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı 2023 yılı hesap dönemi için 500 Bin TL ve üzeri olanlar,
İnternet ortamında ilan yayınlayanlar ile internet reklamcılığı hizmet aracılarının brüt satış hasılatı veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı 2023 yılı hesap dönemi için 500 Bin TL ve üzeri olanlar e-fatura zorunluluk kapsamında bulunuyor ve 1 Temmuz 2024 tarihiyle e-fatura uygulamasına geçiş yapmaları gerekiyor.
Ek olarak: EPDK’dan şarj ağı işletmesi için lisans alan mükeflefler ve bu mükelleflerden sertifka alan istasyon işletmecilerinin 2 Ocak 2024 tarihi itibarıyla e-fatura uygulamasını kullanmaya başlamış olmaları bekleniyor.
2024’te E-Arşiv Fatura Uygulaması
e-Arşiv fatura uygulaması ile dijital ortamda hızlıca fatura oluşturabilir ve e-faturaya kayıtlı olmayan mükelleflere kolayca elektronik fatura gönderebilirsiniz.
GİB’in yayımladığı tebliğe göre:
e-Fatura uygulamasına kayıtlı olan kullanıcıların, e-arşiv uygulamasına geçmesi de zorunludur.
Aracı hizmet sağlayıcıları, internet ortamında ilan yayınlayanlar ile internet reklamcılığı hizmet aracılarının e-arşiv uygulamasına geçmesi zorunludur.
Brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 3 Milyon TL ve üzeri olan mükelleflerin, Gelir/Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin verildiği tarihi izleyen hesap dönemi başından itibaren e-arşiv fatura uygulamasına zorunlu olarak geçmeleri gerekir.
E-fatura ve e-arşiv fatura uygulamalarına kayıtlı olmayan mükelleflerce aynı günde aynı kişi veya kurumlara düzenlenen faturaların vergiler dahil toplam tutarının 50.000 TL’yi aşması halinde söz konusu faturaların 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren ücretsiz olarak sunulan e-Arşiv İnternet Portali (GİB PORTAL) üzerinden e-arşiv fatura olarak düzenleme zorunluluğu getirilecek.
483 SN VUK Genel Tebliği Madde 6’da belirtilen ÖKC kullanımından muafiyeti şartlarını sağlayarak ÖKC kullanımından muaf olan ve e-arşiv fatura uygulamasına dahil olan mükelleflerin; Kanunun 232’nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen, işlemin gerçekleştiği yıla ait, fatura düzenleme zorunluluğuna ilişkin tutarı aşmayan perakende mal ve hizmet satışlarında düzenlenecek e-arşiv faturalarında müşterinin adı bölümüne “Nihai Tüketici” açıklaması ile düzenlenmesi halinde perakende satış fişi veya ödeme kaydedici cihaz fişi yerine kullanılabilmesine imkan verilmesi öngörülüyor.
GİB’in yapacağı analiz çalışmalarıyla riskli ya da vergiye uyum düzeyi düşük mükelleflere ve başkanlıkça belirlenen diğer mükellef gruplarına yazılı bildirimle en az bir aylık süre vermek suretiyle e-arşiv fatura uygulamalarına geçme zorunluluğu getirilebilmesi öngörülüyor.
2024’te E-Defter Uygulaması
1 No’lu Elektronik Defter Genel Tebliği’ne göre e-Fatura uygulamasına yıl içinde zorunlu olarak geçen mükelleflerin, izleyen yılın başından itibaren e-Defter uygulamasını kullanmaları zorunludur. Bu kapsamda 2023 yılı içerisinde e-Fatura uygulamasını zorunlu olarak kullanmaya başlayan aşağıdaki mükelleflerin 1 Ocak 2024 itibarıyla e-Defter uygulamasını kullanmaya başlamaları gerekiyor:
Mükellef/Mükellef Grubu
2022 hesap dönemi için brüt satış hasılatı 3 Milyon TL ve üzeri olanlar,
Elektronik ortamda mal ve hizmet satışı yapanlardan 2022 hesap dönemi için brüt satış hasılatı 500 bin TL ve üzeri olanlar,
Aracı hizmet sağlayıcıları, internet reklamcılığı ve internet ortamında ilan yayınlayanlardan 2022 hesap dönemi için brüt satış hasılatı 500 Bin TL ve üzeri olanlar,
Gayrimenkul alım, satım, kiralama, inşa ve imal yapanlardan 2022 hesap dönemi için brüt satış hasılatı 500 Bin TL ve üzeri olanlar,
Motorlu taşıt alım, satım, kiralama, inşa ve imal yapanlardan 2022 hesap dönemi için brüt satış hasılatı 500 Bin TL ve üzeri olanlar,
Ayrıca; Türk Ticaret Kanunu’nun 397’nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bağımsız denetime tabi olan şirketler, şartların sağlandığı yılı takip eden yılın başından itibaren e-Defter’e geçiş yapmak zorundalar.
2024’te E-İrsaliye Uygulaması
E-irsaliye uygulaması ile kağıt irsaliyeler 2020 yılı itibariyle GİB tarafından belirlenen standartlara göre elektronik belge olarak düzenleniyor, elektronik ortamda iletilip muhafaza ve ibraz ediliyor.
GİB’in yayımladığı tebliğe göre:
E-irsaliye için zorunlu başlangıç tarihi, sektör ayrımı olmaksızın, 2023 yılında brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan e-Fatura uygulamasına kayıtlı olan mükellefler için 01 Temmuz 2024 olarak belirlenmiş durumda.
Not: Mükellefleri yukarıdaki şekilde belirlenen, elektronik belge olarak düzenlenmesi gereken faturaların ve arşiv faturaların, kağıt olarak düzenlenip gönderilmesi halinde özel usulsüzlük cezası uygulanmaktadır.
Fortune 500’ün Yarısı Dahil Dünyanın En İyi Şirketleri Bize Güveniyor
Yeni Bir Yaklaşım
Riskleri ve maliyeti azaltın
Farklı noktasal çözümler verilerin, iş süreçlerinin ve ekiplerin aşırı yüklenmesine yol açar. Sovos Compliance Cloud, finans ve BT ekiplerinizin küresel olarak tüm vergi yükümlülüklerinizi tanımlaması, belirlemesi ve raporlaması için tek bir yer sağlar.
Sovos Compliance Bulutunun temel bileşenleri
Küresel işletmeler için ölçeklendirilecek şekilde tasarlandı
Sovos Vergi Belirleme
Doğru dolaylı vergilerin, KDV ve Satış ve Kullanım Vergisinin (SUT) uygulanmasını veya ödenmesini sağlayarak işletmenin küresel olarak büyümesini destekleyin.
Sovos Compliance Ağı
İş ve yerel yasal gereklilikleri takip eden akıllı bir düzenleme katmanı aracılığıyla satın alma veya satışlarda tam işlem yaşam döngüsü görünürlüğü elde edin.
Sovos Vergi Beyanları
Satış ve Kullanım Vergisi (SUT), KDV, Intrastat, Avrupa Topluluğu (EC) Listeleri, SAF-T/eMuhasebe ve daha fazlası gibi çok çeşitli raporlama düzenlemelerine ayak uydurun.
Sovos Bilgi Raporlama ve Stopaj
Vergi bilgileri raporlamasını (1095'ler, 1099'lar, 1042-S ve W-2'ler) ve stopajı tek çözümde merkezileştirin. Doğru raporlama ve vergi uyumluluğu sağlarken, ekibinize müşteri ve satıcı bilgilerinin bütünsel bir görünümünü verin.
Sovos Sahipsiz Mülkler
Eyalet düzeyindeki sahipsiz mülk uyumluluk yükümlülüklerinin bir adım önünde olun. Sahipsiz mülk raporlama ve eskatment çözümleri, hizmetleri ve danışmanlığı sayesinde maliyetli devlet denetimlerini önleyin.
Sovos Sigorta Yasal Raporlama
Yıllık ve üç aylık beyanların hazırlanmasını ve Ulusal Sigorta Komiserleri Birliği'ne (NAIC) ve eyaletlere sunulmasını kolaylaştırın ve otomatik hale getirin.
Her Zaman Açık Uyumluluğu Etkinleştir
Birleşik bir uyumluluk platformuna geçin.
Gerçek zamana hazır olun
Devlet CTC'lerine otomatik olarak bağlanın ve yükümlülüklerinizi hemen anlayın.
İşlemlerde gerçeği bulun
Kamu verileri ile AP, AR, ERP ve diğer finansal sistemleriniz arasında uyumluluk oluşturun
Akıllı içgörüler
Doğrudan vergi, dolaylı vergi ve kurumsal finansal verileri analiz için tek bir şemsiye altında birleştirirken, değişimleri gerçekleşmeden önce tahmin edin.
Karmaşıklığı azaltın ve uyumluluğu koruyun
Hatalara, hızlı denetimlere ve cezalara eğilimli süreçleri ortadan kaldırarak mevzuat değişikliklerine ayak uydurun.
Yeni Bir Gelecek
Modern uyumluluk için beş adım
1. Bağlanın
Ortaklardan, finansal teknolojilerden ve devlet kurumlarından oluşan zengin bir ekosisteme bağlanın.
2. Tanımlayın
İşlem veya yükümlülükteki her bir tarafı tanımlayın.
3. Belirleyin
Her işlemi doğru ve anında belirleyin.
4. Raporlayın
Her yükümlülüğü doğru bir şekilde beyan edin.
5. Analiz edin
Gelecekteki değişiklikleri önceden tahmin edin.
Dönüştürücü sonuçlar elde edin
Uzun vadede teknoloji maliyetini azaltın
Bir noktadan platforma geçişte 1 milyon ABD doları veya daha fazla tasarruf edin.
Riski azaltın
Vergi uyum düzenlemelerinde yapılan değişikliklerini bilmemekten kaynaklanan milyonlarca dolarlık cezalardan kaçının.
Stratejik değer sağlayın
İş risklerini ve yeni fırsatları proaktif olarak iletin.
"Uyumluluk artık işlemin içinde yer alıyor, önemini artırıyor ve işletmeleri sadece minimum eşiği karşılamanın ötesine bakmaya yönlendiriyor. Artık hedef, eyleme geçirilebilir iş zekası oluşturmalarına olanak tanıyan tek bir veri kaynağı ile uyumluluğun küresel bir görünümüdür."
Kevin Permenter, Araştırma Direktörü
IDC
Her zaman açık uyumluluk yolculuğunuzu hızlandıran iş ortaklıkları
Kendi sektörünüz için vergi ve uyum programları uygulayan uzmanların onlarca yıllık deneyiminden yararlanın.
Yeniliklerin bir adım önünde olun
Yeni teknikler, en iyi uygulamalar ve entegrasyon stratejileri ile uyumluluk programınız pazardaki değişiklikleri öngörebilir.
Daha kaliteli içgörülere erişin
Uyum stratejiniz için yeni fırsatlar bulmak üzere insan ve yapay zeka odaklı analizlerin bir kombinasyonundan yararlanın.
Daha Fazla Bilgi
Sovos Compliance Cloud ve uyumluluğa yönelik bir platform yaklaşımının neden bu kadar önemli olduğu hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen bu ek içeriği görüntüleyin.
Zuora, Sovos Sertifikalı Vergi UyumlulukOrtağıOldu
REDWOOD CITY, Kaliforniyave PARİS, 19 Ekim2023 – Modern işletmeleriçinliderbirmonetizasyonpaketisunanZuora, Inc. (NYSE: ZUO), bugün Subscribed Connect Paris’te, global işletmelerinelektronikfatura (e-Fatura) zorunluluklarınıdoğrudan Zuora aracılığıylakarşılamalarınayardımcıolmakiçin global vergiuyumluluğuteknolojisiçözümlerivehizmetlerisağlayıcısıSovosilebirortaklıkkurduğunuduyurdu.
Vergi reformudünyaçapındadahakapsamlı hale geldikçe, çoksayıdaülkeküresel e-Faturazorunluluklarınıbenimsediveyabenimsemeyiplanlıyor. Ancakgerekliliklerülkedenülkeyedeğiştiğindenveyürürlüğegirmesürelerifarklılıkgösterdiğinden, şirketlerhızlayaklaşanstandartlarauymaktazorlanıyor. Devletleringerekliliklerinikarşılayamayanlar, belirlibölgelerdeişyapmaonayınıveyalisansınıkaybederlerse, potansiyelgelirkaybı da dahilolmaküzeredüzenleyiciücretlervesonuçlarlakarşıkarşıyakalabilirler.
Doğru birçözümünolmadığıdurumlarda, e-Faturauyumluluğugenelliklefaturalamaişleminimanuelyapmayıgerektirir. Bu da e-Faturaağlarınakişiselleştirilmişbağlantılaroluşturmayıvedolayısıylaönemli bilgi teknolojisialtyapısıvekaynaklarıgerektirir. Sovos ileişbirliğiyapan Zuora, periyodikücretlendirmeileçalışanöncedenentegreedilmişotomatikbir e-Faturaçözümüsunuyor.
Bu ortaklığınbirparçasıolarak Zuora, kritikmüşteriuyumlulukgereksinimlerinikarşılamakiçingeliştirilen Sovos SertifikalıUyumlulukProgramı’nakatılıyor. Bu program, işlemyönetimi platform sağlayıcılarınınSovos’unsektörlideriolan e-Faturauyumlulukportföyündenyararlanmalarıiçinsertifikalıentegrasyonlarsunuyor.
Zuora Global İş Ortaklıkları Ekosistemi Başkan Yardımcısı Balaji Subramanian, “e-Fatura gerekliliklerini yerine getirmek için süreci kolaylaştıran Zuora’nın Sovos ile ortaklığı, şirketlerin küresel genişlemeye odaklanmasına ve sürekli büyümeyi teşvik etmesine olanak tanıyacak” dedi. “Artık Zuora ile modern işletmeler, karmaşıklığı azaltmak ve e-Fatura zorunluluklarını tek bir çözümle karşılamak için modern faturalandırma sistemlerinde halihazırda mevcut olan kritik verilerden yararlanabilir.”
Sovos ile yapılan yeni ortaklık Zuora müşterilerine şu imkanları sağlıyor:
Yerel e-Fatura düzenlemelerini ele almak için kullanıma hazır bir çözümden yararlanma
Ülkeye özel şablonlar, vergi yönetimi raporları ve e-Fatura arşivleme özellikleri sayesinde uyumluluğu sağlama
e-Fatura oluşturmak için fatura bilgilerini Zuora’dan Sovos’a otomatik olarak aktararak işlemleri basitleştirme
Önceden entegre edilmiş bir e-Fatura çözümü ile yeni pazarlara kolayca açılma ve Zuora’nın mevcut 40’tan fazla önceden entegre edilmiş ödeme ağından ve çoklu para birimi desteğinden yararlanabilme
Sovos Gelirden Sorumlu Başkanı Alice Katwan, Zuora’yı şu şekilde tanımlıyor:
“Stratejik bir Sovos Sertifikalı Uyumluluk Programı ortağı olarak Zuora, işlem yönetimi kategorisinde müşterilerine global 360° uyumluluk çözümüne erişim sağlayan ilk şirket.”
“Ortaklığımız aracılığıyla sağlanan uyumluluk yetenekleri ve kapsam sayesinde Zuora’nın müşterileri, günümüzün uluslararası vergi gerekliliklerinin yanı sıra gelecekte değişebilecek olan mevzuat düzenlemelerini de karşılamaya hazır.”
Zuora, Sovos ortaklığına ek olarak, e-Faturaların Zuora iş akışı aracılığıyla PEPPOL e-Fatura ağına gönderilmesi için kullanıma hazır PEPPOL veri aktarımı da sağlıyor.
Zuora ve Sovos aracılığıyla e-Fatura hakkında daha fazla bilgi edinmek için bu linke tıklayabilirsiniz.
Sovos Hakkında
Sovos, yasal düzenlemelerin gittikçe arttığı bir dünyada, şirketlere ihtiyaç duydukları güveni sağlar. Modern, bilgi teknolojileri odaklı yaklaşımlarıyla öne çıkan Sovos, ölçeklenebilir, güvenilir ve güvenli yasal uyumluluk çözümleriyle harika bir kullanıcı deneyimi sunar. 70’ten fazla ülkede, Fortune 500 listesinde yer alan şirketlerin yarısı da dahil olmak üzere, her büyüklükten 100.000’in üzerinde müşterisi vardır. Şirketin SaaS ürünleri ve tescilli Sovos S1 Platformu, çok sayıda profesyonel iş uygulaması ve devletlerin yasal uyum süreçleriyle entegredir. Hg ve TA Associates bünyesinde faaliyet gösteren Sovos’un Amerika ve Avrupa’da ofisleri bulunmaktadır. Daha fazla bilgi için http://www.sovos.com adresini ziyaret edebilir ve bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.
Zuora, Inc. Hakkında
Zuora, tüm sektörlerdeki modern işletmeler için önde gelen bir monetizasyon hizmeti sağlayarak şirketlerin müşteri odaklı iş modellerinin kilidini açmasına ve büyütmesine olanak tanır. Zuora, nakit teklifinin tamamını ve gelir tanıma sürecini geniş ölçekte paraya çeviren ve düzenleyen akıllı bir merkez olarak hizmet ediyor. Sektör lideri teknolojisi ve uzmanlığı sayesinde Zuora, BMC Software, Box, Caterpillar, General Motors, Penske Media Corporation, Schneider Electric, Siemens ve Zoom dahil olmak üzere dünya çapında 1.000’den fazla şirketin doğrudan, dijital müşteri ilişkilerini geliştirmesine ve bunlardan para kazanmasına yardımcı oluyor. Genel merkezi Silikon Vadisi’nde bulunan Zuora’nın Amerika, EMEA ve APAC’ta dünya çapında ofisleri bulunmaktadır. Zuora monetizasyon hizmeti hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen http://www.zuora.com/ adresini ziyaret edin.
Bu basın bülteni, otomatik e-Fatura çözümünün beklenen faydaları ve sürümlerine ilişkin ifadeler dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, bir dizi risk, belirsizlik ve varsayım içeren ileriye dönük ifadeler içermektedir. Tarihi gerçeklere dayanmayan tüm ifadeler ileriye dönük ifadeler olarak kabul edilebilir. Gerçek sonuçlar, Zuora’nın 1 Haziran 2023 tarihinde Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunduğu Form 10-Q Üç Aylık Raporu’nun “Risk Faktörleri” bölümünde detaylandırılan riskler ve Zuora’nın zaman zaman SEC’e sunabileceği diğer belgeler dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere bir dizi faktör nedeniyle ileriye dönük beyanlarda belirtilen veya ima edilenlerden önemli ölçüde farklı olabilir. Bu basın bültenindeki ileriye dönük ifadeler, bu basın bülteninin tarihi itibariyle mevcut beklentilere dayanmaktadır ve Zuora, yeni bilgiler, gelecekteki olaylar veya başka bir nedenle ileriye dönük ifadeleri güncelleme veya revize etme yükümlülüğünü üstlenmemektedir. Bu basın bülteninin piyasa verilerini ve diğer bazı istatistiki bilgileri de içerdiği ölçüde, tahminlere, öngörülere, projeksiyonlara veya benzer metodolojilere dayanan bu bilgiler doğası gereği belirsizliklere tabidir ve gerçek olaylar veya koşullar bu bilgilerde yansıtılan olaylardan ve koşullardan önemli ölçüde farklı olabilir.
KAYNAK: ZUORA FINANCIAL
Medya İletişim:
Margaret Pack
press@zuora.com
619-609-3919
SAP S/4HANA ve E-Dönüşüm ile iş süreçlerinizi hızlandırmaya, işinizle ilgili konularda daha iyi karar vermeye ve gelişmiş müşteri deneyimi sunmaya hazır mısınız?
19 Eylül, Salı günü gerçekleşecek webinarda; Sovos ve SAP uzman ekipleri aşağıdaki başlıklarda deneyim ve bilgi paylaşımında bulunacaklar. Kaydınızı hemen yaptırın.
Webinar’da ele aldığımız konular:
SAP S/4HANA Geçişi: Akıllı, Sürdürülebilir, Çevik işletmeye Dönüşüm
Güncel Gelişmeler ve Yapay Zekâ Uygulamaları
Geçiş Süreci ve Proje Yaklaşımları
Dönüşüm Hikayeleri
E-Dönüşüm
S/4HANA Geçişinde E-Dönüşüm Danışmanlığı Neden Önemli
SAP Projelerinde E-Dönüşüm Servis Sağlayıcısının Sahip Olması Gereken Nitelikler
*Webinarımızın son bölümünde sorularınızı iletebileceğiniz “Soru-Cevap Bölümü” de olacaktır.