İthalat/ihracat yapan ya da farklı bir ülkede faaliyet gösterme kararı alan şirketlerin, dünyadaki yasal düzenlemeler konusunda takip etmesi gereken pek çok şey var. Vergi uygulamaları da bunlardan biri. Dijitalleşmeyle birlikte vergi süreçlerinin takibi de sıkılaşıyor. Türkiye’nin birkaç ülke ile başı çektiği verginin dijitalleşmesi yolculuğunda şimdi gözler Avrupa’da. Avrupa Birliği ülkeleri, mevcut KDV sistemini iyileştirmek ve vergi kaybını daha iyi önlemek için teknolojiyi verimli kullanmaya kararlı. Bu kararlılık sadece Avrupa Birliği ülkelerini değil, onlarla iş ilişkileri olan tüm şirketleri ilgilendiriyor. Sovos Gelirlerden Sorumlu Başkanı Alice Katwan, Oksijen Gazetesi’nin bu konudaki sorularını yanıtlayarak, dünyada ve Türkiye’de verginin dijitalleştirilmesi adına atılan adımları ve dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.
Alice Katwan, vergi uyumluluğu ve vergi yazılımları konusunda dünya çapında çalışmalar yürüten Sovos’un Gelirlerden Sorumlu Başkanı. Avrupa Birliği ülkelerinin “Dijital Çağda KDV” (VAT in the Digital Age – ViDA) adıyla gündemine aldığı yasa teklifini ve ona bağlı gelişmeleri yakından takip ediyor. Verginin dijitalleşme sürecinin dünya genelinde nabzını tutuyor. 2025’in ilk günlerinde gerçekleşen bir röportajla Alice Katwan, Oksijen Gazetesi’nin vergi dünyasına dair merak edilen sorularını yanıtladı ve hem Türkiye’de verginin dijitalleşmesi sürecinde yaşanan gelişmeleri hem de Avrupa Birliği’nde “ViDA” ile gündeme gelen değişiklikleri aktardı. İşte sorular ve yanıtları…
En temel soruyla başlayalım: Verginin dijitalleşmesi, iş dünyası için ne ifade ediyor?
Dijitalleşme dünya genelinde her ülkenin gündeminde. Bildiğiniz gibi verilerin toplanması, analiz edilmesi, saklanması kolaylaştı. Vergiye konu olan veriye uzaktan erişilebilmesi de mümkün hale geldi. Bu imkanlar hemen herkesi olduğu gibi hükümetleri de harekete geçirdi. Yasal süreçleri dijitalleştirerek hem kullanıcılara kolaylık sunmak hem de kendi işlerini daha hızlı ve daha verimli yapabilmeyi istediler. Günümüzde verginin dijitalleşmesi sadece fatura, defter, irsaliye gibi belgelerin kâğıttan dijitale geçmesinden çok daha büyük bir anlam ifade ediyor. Verginin dijitalleşmesi artık devletlerin “gerçek zamanlı veriye erişme” konusundaki kararlığıyla doğrudan ilgili. Bu nedenle temelde şöyle bir anlamı var: Vergi eskiden iş yapıldıktan çok sonranın konusuydu. Şimdi ise günün konusu. Gerçek zamanlı bir sorumluluk. Yasal belgelerin doğru hazırlanması, hızlı iletilip kabul edilmesi ve hatta yakın gelecek için anlık olarak denetlenmesini ifade ediyor.
“Gerçek zamanlı veriye erişmek” hükümetler için neden önemli?
Dünya genelinde gördüğümüz bir trend bu. Hükümetler, şirketlerin finansal verilerinin sağlamlığına güvenmiyor. Bu nedenle de e-belgelerin başrolde olduğu ekonomik şeffaflık çağını başlatıyorlar. Aslında şirketlerin bakış açısıyla da durum farklı değil. 2024’te yapılan bir anketten biliyoruz ki dünya genelindeki CFO’ların neredeyse %40’ı kurumlarının finansal verilerinin doğruluğuna tam olarak güvenmiyor. Bu nedenle hükümetler, yapılan her işlemin tam resmini görebilecekleri, gerçek zamanlı veriye erişim sağlayan teknolojik altyapılar kuruyor ve buna bağlı vergi yükümlülükleri getiriyorlar. Bu da işletmelerin gerekli hazırlıkları yaparak bu sistemlere uyumlanmasını gerektiriyor. Hükümetler ve vergi makamları, verilerin doğruluğunu sağlamanın bir yöntemi olarak gerçek zamanlı e-belgeleri benimsiyor. e-Fatura ve diğer ebelgeler ile veriler öznellikten ve insan müdahalesinden arındırılmış oluyor. Bu senaryoda, vergi dairesi işlemin her iki ucunu da kontrol edebiliyor ve verileri, doğruluğundan emin olarak gerçek zamanlı olarak temin edebiliyor.
Bugün Türkiye’de, verginin dijital dönüşümünde doygunluk noktasına yaklaştığımızı konuşuyoruz. Türkiye bu konuda dünya genelinde nasıl bir konumda?
Türkiye, verginin dijitalleşmesini ilk başarabilen ülkelerden biri. e-Dönüşüm diye adlandırdığımız verginin dijitalleşmesi yolculuğuna Türkiye’de 2012’de e-Defter zorunluluğu ile başlandı. Şu anda neredeyse tüm şahıs şirketlerinin e-Fatura kullanımının zorunlu olacağı bir yapıya doğru ilerleniyor. Başka bir deyişle en büyük işletmeden en küçüğüne kadar herkesin, belgeleri elektronik ortamda hazırladığı, ilettiği, sakladığı ve buna bağlı olarak dijital sistemler üzerinden vergi raporlaması yaptığı bir sistemden bahsediyoruz. Türkiye’deki hızlı ve sistemli ilerleme pek çok ülkeye de örnek oldu. e-Dönüşüm Avrupa’da ise Türkiye’den yaklaşık 10 yıl sonra hayata geçmeye başladı. Günümüzde bu alanda dünyanın hemen her yerinde çalışmalar yapılmaya başlandı. Bununla birlikte yasal zorunluluklar ülkelere göre farklılık gösterebiliyor. Dünya genelinde 19 bini aşkın vergi yetki alanı var ve bunların her biri farklı ve hızla artan seviyelerde dijital dönüşümden geçiyor. Bu da özellikle çok uluslu işletmeleri zorluyor. Çünkü çok uluslu şirketlerin faaliyet gösterdikleri her bölgede uyumluluk standartlarını karşılamaları gerekir; aksi takdirde orada iş yapma kabiliyetlerini tehlikeye atarlar.
Peki Avrupa dönüşümün neresinde? Avrupa Birliği ülkelerinin gündeminde olan ViDA hakkında bilgi verir misiniz?
“Dijital Çağda KDV” (VAT in the Digital Age – ViDA) Avrupa Birliği ülkelerinin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Basitçe ifade etmek gerekirse ViDA, AB ülkelerinin mevcut KDV sistemini iyileştirmek ve dolandırıcılığı daha iyi önlemek için teknolojiyi kullanmalarını sağlayacak bir teklif. Yasalaştığında, şirketlerin bu ülkelerde faaliyet gösterme şeklinde önemli değişiklikler söz konusu olacak. Diğer yandan şirketlere de KDV uyum maliyetlerini azaltmaları için fırsatlar sunacak. Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan KDV Açığına ilişkin 2023 Raporu’na göre, AB Üye Devletleri 2021 yılında Katma Değer Vergisi (KDV) gelirlerinde tahmini 61 milyar Euro kaybetti. Bunun nedeni olarak da vergi kaçakçılığı ve vergi toplama sistemlerindeki yetersizlikler, yanlışlıklar, idari hatalar görülüyor. ViDA temel olarak idari süreçleri basitleştirmeyi, daha verimli hale getirmeyi, tahsilatı hızlandırmayı amaçlıyor.
Dünya genelinde vergi ile ilgili değişiklikler hep aynı formatta mı? Türkiye’den yurt dışına iş yapan şirketleri nasıl farklılıklar bekliyor?
Her ülkenin kendine has farklı uygulamaları söz konusu. Ve bu farklılıklar da her geçen gün değişiyor. Sistemler hiçbir ülkede tam olarak netleşmiş ve değişmez halde değil. Önümüzdeki en az 5-6 yılın daha hızla ayak uydurulması gereken değişimlerle geçeceğini biliyoruz. Şirketlerin kendi uzmanlıkları olmayan böylesi bir alanda hata yapmadan ilerleyebilmesi için, değişiklikleri düzenli takip eden uzman şirketlerden danışmanlık alması önem taşıyor. Örneğin Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan değişiklikler iş yapış şeklinizde belirli zorluklar meydana getirebileceği gibi, bazı aşamaları daha kolaylaştırabilecek adımlar da olabilir. Mesela e-ticarette, diğer üye ülkelerdeki tüketicilere satış yapan işletmelerin tüm AB için yalnızca bir kez kayıt yaptırmalarına ve KDV yükümlülüklerini tek bir dilde, tek bir online portal üzerinden yerine getirmelerine olanak tanımak gibi imkanlar hayata geçirilebilir. Olası cezalardan uzak durmak kadar fırsatlardan faydalanmak için de süreci iyi takip etmek önemli.
e-Belgelerin dijital ortamda hazırlanması, iletilmesi, saklanabilmesi gibi becerilerin yanı sıra vergi dünyası şimdi de denetimleri konuşuyor. Sovos EMEA Bölgesi SAP Entegrasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayhan Boyacıoğlu, Habertürk’ten Rahim Ak’ın sorularını yanıtlayarak gelişmeleri aktardı…
Türkiye, 10 yılı aşkın süre önce başladığı verginin dijital dönüşümünde mükellef kapsamı alanında doygunluk noktasına ulaştı. Verginin dijital dönüşümünü dünya genelinde ilk gerçekleştiren ülkelerden biri olarak, yıldan yıla genişleyen kapsamı ile e-belge kullanımlarını en büyük ölçekli şirketlerden en küçüklerine kadar zorunlu hale getirdi. Diğer yandan sistem sürekli gelişmeye ve sektörlere özel yeniliklerle hareketli günlerine devam ediyor. İlaç ve tıbbi malzemelerden, elektrikli araç şarj istasyonlarına kadar farklı alanlarda e-belgelerin nasıl düzenleneceğine dair geliştirmeler yapılıyor. Ve denetimler, artık verginin dijital dönüşümünde onları da sıklıkla duymaya başlayacağız.
Rahim Ak’ın bu alandaki sorularını yanıtlayan Sovos EMEA Bölgesi SAP Entegrasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayhan Boyacıoğlu, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 12 Kasım 2024 tarihinde, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde değişiklikler yapan yeni bir tebliğ yayımladığına dikkat çekti. Boyacıoğlu, “Yapılan değişiklikler kapsam genişlemesinin yanı sıra Gelir İdaresi Başkanlığı’nın süreçlerin daha titiz ilerlemesi konusundaki kararlılığının da habercisiydi. Bu tebliği takip eden aylarda, Gelir İdaresi Başkanlığı anlık dijital denetimler/tespitler yaparak şirketlere aynı ay içinde uyarılar göndermeye ve cezalar kesmeye başladı. Bu adım, bugüne kadar bu alanda veriler sadece toplanırken artık işlendiğini de gösteren önemli bir gelişme. Verginin, işler yapıldıktan çok sonra değil, gerçek zamanlı bir sorumluluk haline geldiğinin de kanıtı niteliğinde” diye konuştu. Türkiye’nin dünya genelinde e-belge gönderiminin ardından otomatik denetim ve ceza mekanizması işletebilen tek ülke olduğunu da vurguladı.
İlk Adım Sistemin İyileştirilmesi
Bununla birlikte Ayhan Boyacıoğlu, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) denetim konusunda attığı bu ilk adımların cezalandırmaya değil, sistemleri iyileştirmeye yönelik olduğunu söyleyerek şunları kaydetti: “Türkiye’de ve dünyada hükümetlerin dijital vergi sistemleri oluşturmasının iki temel sebebi var. Biri sistemleri kolaylaştırarak, mükellefler için bir iş yükü olmasını engellemek. İkincisi ise vergi kayıplarını önlemek. Kişiler ya da şirketler bilinçli olarak vergi ziyanı yapmıyor bile olsa, belgelerde yazılım kaynaklı oluşabilecek teknik hatalar nedeniyle ciddi boyutlarda vergi kayıpları yaşanabiliyor. Konu hakkında yayımlanan tebliğde belirtilenler ve son aylarda yapılan gerçek zamanlı denetimlerde Gelir İdaresi Başkanlığı’nın amacının da bu hataların düzeltilmesi olduğunu görüyor, duyuyoruz. Şu an alınan aksiyonlar büyük çoğunlukla ceza değil uyarı ve düzenleme talebi şeklinde. GİB, sistemlerin hatasız işlemesi için özel entegratörlerin de daha fazla sorumluluk alması yönünde adımlar atıyor.”
Entegratör Seçimi Önemli
Günümüzde pek çok şirket e-belgelerin hazırlanması, iletilmesi ve saklanması konusunda özel entegratörlerin sistemlerini kullanıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı da bu çalışmaları destekliyor. Ancak tüm entegratörlerin belirli bir standardı karşılayabilmesi için artık kılavuzlarda belirlenen usul ve esaslara aykırı davrandığı tespit edilen özel entegratörlere cezai yaptırımlar da uyguluyor. Eksikliklerini gidermeyen özel entegratörlerin, özel entegratörlük izinleri Başkanlık tarafından iptal edilebiliyor. Üstelik bu entegratörler bir yıl süreyle tekrar başvuru yapamıyorlar. Bununla birlikte artık belge hataları vb sebeplerle şirketlere kesilen vergi cezalarında özel entegratör de ceza alabiliyor. Doğru data akışının sağlanması konusunda onların da daha çok sorumluluk alması bekleniyor, denetimin bir parçası haline getiriliyorlar. Gelir İdaresi Başkanlığı’na hatalı bir belge ulaşmadan ve bundan kaynaklı ceza oluşmadan önce, özel entegratör tarafından hataların tespit edilmesi ve henüz GİB’e ulaşmadan düzenlenmesi bekleniyor.
Ceza Almamak İçin Ne Yapmalı?
Peki ceza almamak için ne yapmak lazım? Ayhan Boyacıoğlu’nun verdiği bilgilere göre; ceza ile sonuçlanan e-belge hatalarında sorun genellikle, verilerin ya ilk aşamada yanlış hazırlanmasından ya da içinden geçtiği süreçte, bir yerden başka bir yere aktarılırken yolda bozulmasından kaynaklanıyor. Verilerin doğruluğu elbette muhasebe sisteminde başlıyor. Ancak sonraki aşamalarda farklı sistemler arasında pek çok geçiş noktası var. Verinin son aşamaya kadar doğru bir şekilde ulaşabilmesi için tüm bu sistemlerle entegrasyonun kusursuz tasarlanması ve uygulanması gerekiyor. Bu nedenle kullanılan sistemlerin hatasız çalışması, iyi denetlenmesi önem taşıyor. Boyacıoğlu e-belge uygulamalarının, şirketlerin kullandıkları ERP sistemleri ile uyumunun önemine de dikkat çekiyor: “Son dönemde hemen her şirketin gündeminde olan bir SAP geçişi var. SAP’nin 2027’de eski ERP sistemlerine desteğini sonlandıracağını açıklamasının ardından ilgili tüm şirketler sistemlerini yeni ERP sistemi SAP S/4 HANA’ya geçirmek için yoğun bir çaba gösteriyor. Ancak diğer tüm kanallarla birlikte e-belgelerin de bu yeni ERP’ye taşınması gerekiyor. Aksi takdirde sistemler arası akışta hatalar yaşanabilir.”
Latin Amerika Bizden De Önde
Türkiye dijital dönüşümünü denetim aşamasına ilerletmişken, Avrupa ise henüz başlangıç aşamasında. Boyacıoğlu bu alanda başta Şili olmak üzere Latin Amerika ülkelerinin Türkiye’nin bile önünde olduğunu söylüyor. Avrupa Birliği ülkeleri, “Dijital Çağda KDV” (VAT in the Digital Age – ViDA) adında, mevcut KDV sistemini iyileştirmek ve vergi kaybını daha iyi önlemek için teknolojiyi kullanmalarını sağlayacak bir çalışma yürütüyor. Bu teklifle birlikte, Türk şirketlerin bu ülkelerde faaliyet gösterme şeklinde de önemli değişiklikler söz konusu olacak. Boyacıoğlu bu konuyu yakından takip etmenin önemini şöyle anlatıyor: “Vergi uygulamalarında her ülkenin kendine has farklı uygulamaları söz konusu. Her şeyin anlık olarak yapıldığı bir sistemde bu farklı uygulamalara hızlı adapte olabilmek de önem taşıyor. Sistemler hiçbir ülkede tam olarak netleşmiş ve değişmez halde değil. Önümüzdeki en az 5-6 yılın daha hızla ayak uydurulması gereken değişimlerle geçeceğini biliyoruz. Şirketlerin kendi uzmanlıkları olmayan bu alanda hata yapmadan ilerleyebilmesi için, değişiklikleri düzenli takip eden uzman şirketlerden danışmanlık alması önem taşıyor. Yapılan değişiklikler iş yapış şekillerinde belirli zorluklar meydana getirebilir ya da bazı aşamaları daha kolaylaştırabilir. Örneğin e-ticarette, diğer üye ülkelerdeki tüketicilere satış yapan işletmelerin tüm AB için yalnızca bir kez kayıt yaptırmalarına ve KDV yükümlülüklerini tek bir dilde, tek bir online portal üzerinden yerine getirmelerine olanak tanıyacak düzenlemeler geliyor.”
Rahim Ak ve Ayhan Boyacıoğlu’na soruları ve verdikleri bilgiler için teşekkür ederiz.
SAP ve Sovos ortaklığında düzenlenecek webinarda; yasal uyumluluk süreçlerinden SAP Clean Core’un önemine, yeni Sovos BTP çözümünden diğer entegrasyon modellerine firmanız için kritik olan konular hakkında tüm detayları öğrenebilirsiniz.
Her yıl düzenlenen Sovos e-Dönüşüm Zirvesi’nde bu sene de sizlerle buluşmayı heyecanla bekliyoruz.
Komedyen Kaan Sekban’ın keyifli oturumu sonrasında öğle yemeği ile sonlanacak etkinliğimizde,
Sovos uzmanları, sektörel regülasyonlardan SAP e-dönüşüm projelerine; iş ortaklığı modellerinden portal kullanım eğitimlerine merak edilen tüm süreçleri anlatacak,
C-Level Müşteri ve İş Ortağı panelleri ile sektörün önde gelen firmalarının üst düzey yöneticilerinin deneyimlerini paylaşacağı bir program sunulacak.
Ücretsiz olarak gerçekleşecek etkinlikte yerinizi ayırmak için kayıt formunu doldurmayı ve takvimlerinize eklemeyi unutmayın.
Etkinlik Ajandası
8:30 – 9:30 Kayıt & Kahvaltı
9:30 – 9:50 Açılış Konuşması
Elçim Sirek EMEA Bölgesinden Sorumlu Satış Başkan Yardımcısı – Sovos
N11, Korgün Bilgi Yazılım, Ithinka Bilişim Yazılım, Mobix Yazılım Teknolojileri
12:15 – 12:30 Kahve Molası
12:30 – 13:30 Kapanış Oturumu
Kaan Sekban Komedyen
13:30 – 14:30
Öğle Yemeği
Konuşmacılar
Etkinlik Kapanış Oturumu
Kaan Sekban, Komedyen
Moderatör
Nihan Benli, EMEA Kıdemli Pazarlama Müdürü -Sovos
Açılış Konuşması
Elçim Sirek, EMEA Bölgesinden Sorumlu Satış Başkan Yardımcısı – Sovos
Sektörden Haberler: Regülasyon Güncellemeleri
Hüseyin Akça, Ürün Yönetimi Direktörü – Sovos
Bulut Teknolojilerinde Güvenliğin Önemi, Riskler ve Çözüm Yolları
Cemile Akpaça, Yönetişim, Risk ve Uyum Müdürü – Sovos
SAP Türkiye Anlatıyor
Burak Başarslan, Finansal Uygulamalar Çözüm Yöneticisi – SAP
SAP Dünyasında Farklı İhtiyaçların Doğurduğu Farklı Alternatifler
Ayhan Boyacıoğlu, EMEA Bölgesi SAP Entegrasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı – Sovos
Demo: Sovos BTP Çözümü
Yasin Özbinar, SAP Ürünlerinin Geliştirilmesinden Sorumlu Kıdemli Müdür – Sovos
S4Hana Proje Geçişleri
Ahmet Öz, Profesyonel Servisler Direktörü – Sovos
S4Hana Proje Geçişleri
Ekin Moral, Profesyonel Servisler Proje Yönetim Ofisi Müdürü – Sovos
C-Level Panel: Başarılı Proje Geçişleri
Zehra Karaoğlan, Profesyonel Servisler Müdürü -Sovos
İş Ortaklığı Çalışma Modelleri
Selim Büyüktazeler, Partner Satış Müdürü – Sovos
Partner Portal Eğitimi & Bulut Portal Demosu
Ali Rıza İnceoğlu, Ürün Yönetimi Direktörü – Sovos
Etkinlik Mekanı
The Peninsula Istanbul
Kaydınızı Tamamlayarak Yerinizi Ayırın
İlginiz için Teşekkür Ederiz.
Etkinlik Kaydımız Kontenjan Dolduğu için Kapanmıştır. Gelecek Etkinliklerde Görüşmek Üzere.
Bulut tabanlı teknolojiler artık dünyanın hemen her yerinde büyük öneme sahip. E-Dönüşümde bulut teknolojilerine olan talep her geçen gün artarken, güvenlik önlemlerinin de artırılması büyük önem taşıyor. 2024’te yaşanan gelişmeler, gelecekteki güvenlik riskleri ve bulut güvenliğini sağlamak için alınması gereken önlemler, webinarımızda ele alınacak.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) yeni düzenlemeleriyle e-fatura ve e-arşiv fatura sistemine geçiş süreci hızlanıyor. 2025 itibarıyla daha fazla işletme bu kapsama girerken, kâğıt fatura devri sona yaklaşıyor. 2025’te e-fatura ve e-arşiv zorunluluğuna dair tüm detayları bu yazıda okuyabilirsiniz…
2025’te E-Fatura ve E-Arşiv Faturada Ne Tür Değişiklikler Yapıldı?
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), 12 Kasım 2024 tarihinde Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde (Sıra No:509) değişiklik yaparak, e-dönüşüm sürecinde önemli adımlar attı. “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde (Sıra No:509) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No:573)” adı altında yayımlanan yeni düzenlemeler, e-dekont, e-irsaliye, e-adisyon, e-müstahsil makbuzu ve e-gider pusulası ile birlikte e-arşiv fatura uygulamasında da çeşitli güncellemeler içeriyordu. Yapılan değişiklikler, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın süreçlerin daha titiz ilerlemesi ve e-dönüşümün her alana yayılması konusundaki kararlılığının habercisi niteliğindeydi. Bu değişikliklerle birlikte 2025’te hem mükelleflerin hem de özel entegratörlerin süreçlerini çok daha hassas ilerletmesi gerekiyor. Kullanımı geniş bir mükellef kapsamında yayılan e-faturada ise artık büyük değişiklikler görülmüyor.
Hangi İşletmeler İçin E-Fatura Zorunluluğu Getirildi?
E-fatura zorunluluğunda 2025 yılı için büyük değişimler söz konusu değil. Mevcut tebliğ kapsamında e-fatura zorunluluğu olan işletmeler -başka bir deyişle e-Fatura uygulamasına dâhil olması, e-Fatura uygulamasına kayıtlı diğer kullanıcılara faturalarını e-Fatura olarak düzenlemesi ve bunlardan e-Fatura olarak alması zorunlu olan mükellefler şu şekilde sıralanabilir:
Brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı); 2018, 2019 veya 2020 hesap dönemleri için 5 Milyon TL, 2021 hesap dönemi için 4 Milyon TL, 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 3 Milyon TL ve üzerinde olan şirketler,
6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’ndan lisans alan (bayilik lisansı dâhil) mükellefler.
Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa ve/veya ithal edenler.
Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ya da tüzel kişi aracı hizmet sağlayıcıları, internet ortamında gerçek ve tüzel kişilere ait gayrimenkul, motorlu araç vasıtalarının satılmasına veya kiralanmasına ilişkin ilanları yayınlayan internet sitelerinin sahipleri veya işleticileri ile internet ortamında reklamların yayınlanmasına aracılık faaliyetinde 1 535 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Tebliği (RG: 22/01/2022 – 31727) ile değiştirilmeden önceki hali: 1-2018 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 5 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler. 15 bulunan internet reklamcılığı hizmet aracıları ile kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamda mal veya hizmet satışını gerçekleştiren mükelleflerden, 2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL, 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 500 Bin TL ve üzeri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) olanlar.
11/3/2010 tarihli ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre komisyoncu veya tüccar olarak sebze ve meyve ticaretiyle iştigal eden mükellefler.
Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşme imzalayan sağlık hizmeti sunucuları ile medikal malzeme ve ilaç/etken madde temin eden tüm mükellefler (hastane, tıp merkezleri, dal merkezleri, diyaliz merkezleri, Sağlık Bakanlığından ruhsatlı diğer özelleşmiş tedavi merkezleri, tanı, tetkik ve görüntüleme merkezleri, laboratuvarlar, eczaneler, tıbbi cihaz ve malzeme tedarikçileri, optisyenlik müesseseleri, işitme merkezi, kaplıcalar, beşeri tıbbi ürün/ürün sunan ve/veya üreten özel hukuk tüzel kişileri ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubeleri, ecza depoları vb.).
Gayrimenkul ve/veya motorlu taşıt, inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlar ile bu işlemlere aracılık faaliyetinde bulunan mükelleflerden brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı); 2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL, 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 500 Bin TL ve üzeri olan mükellefler.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmeleri.
2/4/2022 tarihli ve 31797 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Şarj Hizmeti Yönetmeliği kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan şarj ağı işletmeci lisansı alan mükellefler ile bu mükellefler tarafından sertifika verilen şarj istasyonu işletmecileri.
E-Fatura Uygulamasında Güncel Değişiklikler Nelerdir?
2025’te yapılan güncellemeler, genelde doğrudan e-fatura ile ilgili değil e-defter gibi diğer belgelerle bağlantılı yenilikler ya da uygulamadaki teknik kısımlar hakkında oldu.
E-Fatura Sistemi İçin Gerekli Teknik Altyapı Güncellemeleri
E-fatura sisteminin kullanımında teknik altyapı çok önemseniyor. Önerilen temel gereklilikler şu şekilde sıralanabilir:
E-fatura sistemine entegrasyon sağlamak isteyen işletmelerin, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile uyumlu yazılım ve donanım altyapısına sahip olması,
Genellikle e-fatura entegratörleri tarafından sunulan bu altyapıların hızlı, verimli ve kesintisiz çalışan sistemler olması,
Mükelleflerin ve özel entegratörlerin, yüksek güvenlik standartlarına uyumlu hareket etmesi bekleniyor.
2025’te E-Arşiv Fatura Uygulaması ve Getirdiği Yenilikler Nelerdir?
Tebliğ ile e-arşiv fatura sisteminde yapılan düzenlemeler şöyle oldu:
Daha önce 5 bin TL (ve vergi mükelleflerine düzenlenen faturalar için 6.900 TL) olarak belirlenen e-arşiv fatura düzenleme sınırı 1 Ocak 2025’ten 2026 yılına kadar 3 bin TL’ye düşürüldü.
2026 itibarıyla ise bu sınır tamamen ortadan kaldırıldı. Sınırın ortadan kaldırılması, 2026 itibarıyla tüm mükelleflerin e-arşiv fatura kapsamına gireceği, tutara bakılmaksızın ilgili belgelerin e-arşiv fatura olarak düzenlenmesi gerekeceği anlamına geliyor.
e-Arşiv Fatura Olarak Düzenlenme Zorunluluğu Getirilen Diğer Faturalar başlığındaki bir maddenin 01/01/2026’dan geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırdı: “Aynı günde aynı kişilere düzenlenen faturalar topluca birlikte değerlendirilecek olup, faturaların vergi dâhil tutar toplamının belirtilen tutarı aşması halinde, söz konusu faturaların e-Arşiv Fatura olarak düzenlenmesi ve alınması zorunluluğu bulunmaktadır.”
Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler İçin E-Arşiv Fatura Düzenlemeleri
KOBİ’ler için e-arşiv faturaya geçiş artık kaçınılmaz hale geldi. 2025 yılından itibaren:
Yıllık brüt satış hasılatı 3 milyon TL ve üzeri olan firmaların zorunlu olarak e-fatura ve e-arşiv faturaya geçmeleri gerekiyor.
Bu cironun altında kalan, e-fatura ve e-arşiv faturaya geçme zorunluluğu olmayan mükelleflerin vergiler dahil toplam fatura tutarı 3 bin TL’yi aşan işlemleri için e-arşiv fatura düzenlemeleri gerekecek.
Yeni E-Fatura Yükümlülükleri ve İşletmelere Etkileri Nelerdir?
E-fatura ve e-arşiv fatura kullanımlarının tüm şirketleri kapayacak şekilde düzenlenmesi, kağıt fatura devrinin sona ermesi anlamına geliyor. İşletmeler açısından bakıldığında bu durum arşivleme imkanlarının daha sağlıklı olması, belge baskı ve saklama maliyetlerinin azalması, belgelere daha kolay erişilebilmesi, süreçlerin hızlanması anlamına geliyor.
2025 Yılında E-Arşiv Fatura Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Mükelleflerin sistem entegrasyonlarını zamanında tamamlamaları önemli.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın belirlediği teknik gerekliliklere uygun hareket edilmesi gerekiyor.
2025, geçiş tamamlanmadan önceki son yıl olduğu için, işletmelerin doğru sistemleri seçmesi ve kullanması, yasal süreçlere uyumluluk göstermesi açısından kritik öneme sahip.
İsveç e-fatura
Vergi dijitalleşmesinde öncü ülkelerden biri olan İsveç, 2003 yılında başlayan yolculuğuyla elektronik bilgi alışverişinin ilk uygulayıcıları arasında yer almaktadır.
Ülke, o zamandan beri süreçlerini dijital ortamda dönüştürerek e-fatura kurallarını ve standartlarını Avrupa standardı (EN 16931) doğrultusunda uyumlaştırıyor.
Bu sayfa, önemli gelişmeler, ilgili yönetmelik ve gereklilikler ile diğer önemli bilgileri kapsayan ideal bir genel bakış sunar.
Birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi, İsveç’te de B2B işlemlerinde e-fatura kullanımı zorunlu değildir. Bununla birlikte ülkedeki işletmelerin Peppol birlikte çalışabilirlik ağını ve EN19631 ile uyumlu Peppol BIS 3.0 formatını kullanmaları teşvik edilmektedir.
İş ortaklarıyla e-fatura kullanmayı tercih eden şirketler, aşağıdaki uyumluluk gerekliliklerini göz önünde bulundurmalıdır;
Elektronik fatura alışverişi için alıcının onayı alınmalıdır.
Bütünlüğün ve gerçekliğin sağlanması — kanunla öngörülen her türlü kontrol kabul edilir. Elektronik imzalar ve mühürler, ticari işlemlerin bütünlüğünü ve doğruluğunu sağlamanın en yaygın kabul gören yasal araçlarıdır.
Faturalar, saklama süresi boyunca bütünlüklerini, gerçekliklerini ve kullanılabilirliklerini garanti edecek şekilde saklanmalıdır. Saklama süresi, muhasebe döneminin sona erdiği takvim yılının bitiminden itibaren yedi yıldır.
İsveç'te B2G e-fatura
İsveç’te, 2019 yılından bu yana kamu alımlarında e-fatura uygulaması zorunlu hale gelmiş olup, tedarikçiler ile kamu yüklenicilerinin elektronik fatura alışverişi yapması gerekmektedir. E-faturalama uygulamasını hayata geçiren birçok ülkenin aksine İsveç’te faturaların elektronik olarak iletilmesi için merkezi bir platform mevcut değildir.
İsveç, Peppol’ü kamu sektörü e-faturalaması için tercih edilen çözüm olarak kabul etmektedir. Peppol BIS Billing 3, ülkenin standart e-faturalama formatıdır ve Avrupa standardıyla tamamen uyumludur. Kamu sektörü kuruluşlarının tedarikçilerden e-fatura alabilmeleri için Peppol’a kayıtlı olmaları gerekmektedir.
ESAP 6 ve Svefaktura gibi başka formatlar da kullanılmaktadır, ancak İsveç’in Peppol Kurumu olan Dijital Devlet Ajansı (Digg), Peppol BIS Billing 3.0’ın kullanımını aktif olarak teşvik etmekte ve eski formatları aşamalı olarak kaldırmaktadır.
İsveç'te Peppol kullanımı
İsveç, Peppol’ün çerçeve ve standartlarına uyan Avrupa’daki birçok ülkeden biridir. Ülkenin Peppol otoritesi olan Dijital Devlet Ajansı (Digg), e-fatura, e-tedarik ve sınır ötesi ticaret için standartlaştırılmış altyapının benimsenmesine yardımcı olmak amacıyla çerçeveyi kullanmaya odaklanmıştır.
İsveç’te kullanılan Peppol spesifikasyonlarından bazıları şunlardır:
İşte İsveç’in e-fatura sürecindeki başlıca dönüm noktaları.
11 Kasım 2003 – Kamu kurumlarının elektronik bilgi paylaşımına ilişkin ilk düzenleme
1 Nisan 2019: B2G işlemlerine ilişkin kanun yürürlüğe girerek kamu kurumlarının tedarikçilerinin elektronik fatura göndermesini zorunlu kılmıştır.
1 Aralık 2019: üm kamu sektörü kuruluşlarının Peppol’e kayıtlı olması gerekiyor Şubat 2023: İsveç devlet kurumları, B2B işlemleri için zorunlu e-fatura uygulamasının benimsenmesini araştırmak üzere hükümete resmi bir talepte bulundu.
Sovos ile İsveç'te e-fatura kurulumu
E-fatura İsveç’te 2008’den beri yaygın olsa da, dünya genelinde popülerliği ve benimsenmesi giderek artmaktadır. Daha fazla düzenleme yürürlüğe girdikçe, uyum sağlamak uluslararası kuruluşlar için daha karmaşık hale gelmektedir.
Elektronik faturalandırma dünya genelinde hızla yaygınlaşırken, ülkelerin kendi kural ve tercihleri nedeniyle parçalı bir yapı ortaya çıkmaktadır. Her bölgede uyumluluk sağlamak adına tek bir sağlayıcıyla çalışmak büyük önem taşır.
Uyumluluk süreçlerini Sovos’a emanet ederek zamanınızı geri kazanın ve rahat bir nefes alın.
Kamu sektörü kuruluşları ile tedarikçilerinin elektronik fatura (B2G) alışverişi yapması zorunlu tutulmaktadır. Diğer işlemler için e-faturalama isteğe bağlıdır.
1988’den bugüne yurt içi nakliye ve kargo sektörüne yönelik yazılım, donanım ve otomasyon çözümleri sunan Argem Bilgi Teknolojileri; danışmanlık, eğitim ve teknik servis desteğiyle anahtar teslimi projeler yapıyor. Müşterilerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda web sitesi tasarımından, saha mobil çözümlerine, B2B ve banka entegrasyonlarından, altyapı hizmetlerine, yönetim karar destek raporlarından, operasyon danışmanlığına kadar geniş bir hizmet yelpazesi bulunuyor.
Benim Gözümden Sovos:
“Sovos ile ilk çalışmamızı e-fatura geçiş sürecinde yaptık. O günden bu yana da hiçbir alternatif arayışı ihtiyacı hissetmeden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlk günden bu zamana kadar Sovos’un her gün kendini geliştirdiğini ve kalitesine kalite kattığını söyleyebilirim. Birlikte çalışmaktan, müşterilerimizin de dijitalleşmesine katkı sunmaktan çok memnunuz.”
İlk hijyenik ambalaj, ilk etiket, raf ömrü uygulaması gibi bugün çağdaş perakendenin olmazsa olmazları ile Türk tüketicisini ilk kez tanıştıran Migros, uzun yıllar boyunca pek çok yeniliğe imza atmayı sürdürdü. Bugün, “İyi Gelecek” söylemiyle, müşterilerine, çalışanlarına, topluma, dünyaya iyi gelecek çalışmalarla hizmet sunmaya devam ediyor.
Benim Gözümden Sovos:
“2011 yılındaki tanışmamızla başlayan ve her yıl yeni şeyler eklenerek süren iş birliğimiz kapsamında tüm e-dönüşüm süreçlerimiz için Sovos’u tercih ediyoruz. 2014’te e-fatura ardından e-arşiv, e-defter, e-müstahsil makbuzu süreçlerimizi birlikte yürüttük. Şimdi de fişlerin dijital sistemlerle kullanılması için yoğun bir çalışma temposundayız. Tüm süreçlerimizde Sovos’un deneyimli ve bilgili ekibi ile yolculuk yapmaktan memnunuz”
Güneş enerjisinden elektrik üretme projeleri, finansal yazılım hizmetleri, bilgi teknolojileri ve finansal danışmanlık hizmetleri, proje yönetimi ve eğitim alanlarında faaliyet gösteren Mente Yazılım, uzun yıllara dayanan iş deneyiminin yanı sıra akademik bilgi birikimiyle de müşterilerine değer katma amacıyla çalışıyor.
Benim Gözümden Sovos:
“Sovos ile Foriba zamanından başlayan iş birliğimiz, uzun yıllardır çoğalarak devam ediyor. ERP yazılımları, gümrük ve dış ticaret sektörleri gibi farklı alanlardan iş ortaklarımızla birlikte uyum içinde çalışıyoruz. İhracat süreçlerinde e-belgelerin hızlı bir şekilde hazırlanması ve anlık olarak hızlı cevaplar alınması çok kritik. e-İrsaliye ve e-Fatura kullanımlarında Sovos’un güçlü altyapıları sayesinde hızlı dönüşler alabilmek, veri akışının kesintisiz olması işimizi daha iyi yapabilmemizi sağlıyor. Müşterilerimiz bizden beklediği uluslararası çözümler konusunda Sovos’un sunduğu destekler de iş birliğimizin çok önemli bir kısmını oluşturuyor. “
Serimizin ilk blogunda SAP Clean Core kavramını ve bu kavramın iş dünyası üzerindeki etkisini, özellikle de ERP ‘nin operasyonel ihtiyaçları karşılayacak şekilde özelleştirilebilmesini tanıtmıştık.
İkinci bölümde, işletmelerin iş hedeflerini daha iyi destekleyen ve vergi ve uyum yönetimlerini olumlu yönde etkileyen bir sistem oluşturmak için SAP Clean Core ilkelerini nasıl kullanabileceklerini ele aldık.
Bu serinin üçüncü bölümünde, işletmenizin Temiz Çekirdek’e giden yolundan ve bunun vergi ve uyum programlarınız ve girişimleriniz için ne anlama geldiğinden bahsetmek istiyorum.
İlk iki yazımızda özetlendiği gibi, Temiz Çekirdek ile uyum sağlamak şirketler için daha çevik, verimli ve uygun maliyetli olmak da dahil olmak üzere bir dizi önemli avantaja sahiptir. Bu, SAP kullanan tüm işletmelere bir an önce düşünmelerini tavsiye edeceğim bir hamle.
Proje için Hazırlık
Herhangi bir büyük ölçekli güncelleme, geçiş veya platform değişikliğinde, işletmenizi Temiz Çekirdek için hazır hale getirmek, etkili bir şekilde yürütmek için gelişmiş planlama, sağlam bir strateji ve kuruluşun en üst düzeylerinden satın alma gerektiren bir süreçtir.
İşletmenizin Temiz Çekirdek’e uyum sağlamaya hazır olup olmadığını değerlendirirken, projenin hem kısa hem de uzun vadeli hedeflerini anlamak ve bu hedeflere ulaşmak için atmanız gereken belirli adımları ana hatlarıyla belirlemek önemlidir. Benim tavsiyem, nihai hedefinizin ne olduğunu belirlemeniz ve oradan geriye doğru çalışmanızdır. Bu, planlama sürecinde hiçbir önemli adımın atlanmamasını sağlamaya yardımcı olacaktır.
Bu büyüklük ve kapsamdaki bir projede, projenin hangi bölümlerinin hangi departmanlara atanacağını detaylandırmak ve işletmenin tüm alanlarının ilerleme kaydettiğinden ve ilgili son teslim tarihlerini karşılama yolunda ilerlediğinden emin olmak için bir gözetim yöntemi belirlemek de kritik önem taşır.
Büyük, çok yönlü kuruluşlarla uğraşırken, departmanların farklı hızlarda hareket etmesi alışılmadık bir durum değildir. Bu noktada, projenin kurumsal bir öncelik olarak kalmasını sağlamak için yöneticilerin katılımı kritik hale gelir.
Değişim Yönetimi Stratejinizin Ana Hatları
Hiçbir kuruluş yapısı ve altyapısı bakımından birbirinin tamamen aynısı değildir. Bu nedenle, işletmeniz için hangi dönüşüm yörüngesinin en mantıklı olduğunu belirlemeden önce nerede olduğunuza dair bir öz değerlendirme yapmanız gerekecektir.
ERP dönüşüm yolculuğunun değişim gerektirecek bir taahhüt olduğunun farkına varmak önemlidir. Kuruluşunuzun değişim iştahını ve bu değişikliklerin uygulanma hızını değerlendirmek kritik başarı faktörleridir.
Daha hızlı hareket etme kabiliyetine ve arzusuna sahip kuruluşlar, modernizasyon sürelerini hızlandıracak ve faydalarından daha çabuk yararlanabilecek bir konumda olacaklardır. Ancak, kuruluşunuzun gerçekçi olarak destekleyebileceğinden daha hızlı hareket etmenin de ciddi sonuçları olabileceği konusunda uyarmak isterim; bu da ilk değerlendirmenizi dönüşüm yolculuğunuzun çok önemli bir parçası haline getirmektedir.
Vergi ve Uyum Üzerindeki Etkisi
Temiz Çekirdek ilkelerinin benimsenmesi, kritik Vergi ve Uyum işlevlerinin ve kararlarının artık temel ERP işlevleri içindeki karmaşık ve genellikle bakımı zor özelleştirmeler tarafından yönlendirilmemesini sağlayabilir. Karmaşıklığı azaltılmış bir altyapıya geçmek, kuruluşunuzun üçüncü taraflarca otomatikleştirilen ve bakımı yapılan belirli vergi çözümlerini daha kolay entegre etmesini sağlayacaktır. Dünyanın dört bir yanındaki hükümetler ve vergi makamları kendi teknoloji yolculuklarına çıktıkça ve önceki nesillerden çok daha karmaşık sistemleri uygulamaya koydukça, bu büyük önem taşıyan bir konudur.
Birçok ülke, gerçek zamanlı işlem verileri ve uçtan uca işlem süreçlerinizde tam şeffaflık gerektiren vergi uyumluluğunun tamamen dijitalleştirilmesine doğru ilerlemiştir. Bu gereklilikleri karşılamak, belirli bölgelerde iş yapabilmenizde belirleyici faktör olabilir. Clean Core ile uyum sağlamak, teknolojinizin değişen düzenleyici koşullara daha hızlı ve daha verimli bir şekilde tepki vermesini sağlamak için önemli bir adımdır.
Son Düşünceler
Bu tür bir dönüşüm projesi her zaman sağlam bir iş stratejisi ile desteklenmeli ve uyumlu olmalıdır. Neyi başarmaya çalıştığınıza ve etkinliği nasıl ölçeceğinize dair belirli bir kriterin önceden oluşturulması gerekir. Ve küresel vergi uyumu, her türlü dönüşüm etkinliğinin temel bir unsuru olmalıdır.
Vergi ve uyum, Temiz Temel ilkeleri sınıfının en iyisi vergi çözümleriyle uyumlu hale getirmenin tüm gücünü ortaya çıkarmaya başlamak için yolculuğunuza başlamak için harika bir yerdir.
Kayseri’de kurulduğu günden bu yana bilişim dünyasındaki yenilikleri yakından takip eden HT Bilişim Eğitim Danışmanlık, teknoloji dünyasında tanımlanabilir avantajları müşterilerine aktarma konusunda yenilikçi çözümler sunuyor. Müşterileri ihtiyaçlarını analiz ederek, hayatı kolaylaştıran, zaman kazandıran dijital hizmet paketleri hazırlıyor.
Benim Gözümden Sovos:
“Şehrimizdeki bir etkinlik sırasında tanıştığımız Sovos’un tam da aradığımız çözümleri sunduğunu görünce birlikte çalışma kararı aldık. Müşterilerimizin vergi teknolojileri konusunda en iyi araçlara ulaşması, böylece işini daha iyi yapabilmesi için Sovos’u çok önemsiyor ve Sovos’un çözüm ortağı olmaktan mutluluk duyuyoruz. “
Köklü bir geçmişe sahip Yaşar Topluluğu bünyesinde 1983’den beri faaliyet gösteren Yaşar Bilgi, bulut tabanlı dijital iş yönetimi yazılım çözümleri sunan bir bilgi teknolojileri şirketi olarak bugüne kadar yüzlerce şirketin dijital dönüşümünde önemli rol oynadı. ASTRON ismiyle yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’de SAP ERP hizmetleri sunmaya başlayan ilk şirketlerden biri oldu.
Benim Gözümden Sovos:
“Yaşar Holding bünyesindeki tüm şirketlerimizde uzun zamandır Sovos ile birlikte çalışıyorduk. Sundukları çözüm ortaklığını, Türkiye genelindeki Pınar Su, Yaşar Birleşik Pazarlama ve DYO Boya bayilerimize de genişleterek, Sovos ile entegre hale gelmelerini sağladık. İhtiyacımız olan her desteği alabildiğimiz bir entegratör olan Sovos ile keyifle çalışmaya devam ediyoruz.”
Zuhal Kakı Yağtu, SAP SD-MM -E Dönüşüm Kıdemli Danışman
Verginin dijital dönüşümü Türkiye’de sistemli bir şekilde ilerlerken, e-belgelerin kapsamı da her geçen gün genişliyor. Türkiye’de bu dönüşüm e-defter uygulaması ile başlamıştı. Yakında bu uygulamayı hiçbir ayrım yapılmaksızın bilanço esasına göre defter tutan tüm işletmelerin kullanmak zorunda olacak olması bir yana, mükelleflere çok da faydası bulunuyor. Bu yazıda, e-defterin ne olduğunu, nasıl çalıştığını, işletmelere sağladığı avantajları ve vergi sistemindeki önemini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.
e-Defter Nedir?
e-Defterin Tanımı ve Kapsamı
Geleneksel kağıt defterlerin yerini alan e-defter, dijital ortamda tutulan mali defterler olarak tanımlanabilir. Türkiye’de 2012 yılında uygulamaya konan bu sistem ile vergi mükelleflerinin mali işlemlerini dijital ortamda kaydetmesi, düzenlemesi ve saklaması mümkün hale getirildi. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) belirlediği kurallar çerçevesinde uygulanan sistem yine GİB tarafından da denetleniyor. Bu kapsamda her yıl belirli bir döneme ait mali verilerin, GİB’e elektronik ortamda sunulması gerekiyor.
e-Defter ile Geleneksel Defter Arasındaki Farklar Nelerdir?
Geleneksel defterler kağıt ortamında tutulurken, e-defter tamamen dijital bir sistemde çalışır. Kağıt defterlerin fiziksel arşivlenmesi gerekliyken, e-defter yalnızca dijital ortamda saklanır. Ayrıca, e-defter vergi otoriteleri tarafından doğrudan izlenebilirken, kağıt defterlerde böyle bir durum yoktur. Bu da kağıt defter üzerinde yapılacak hataların daha uzun sürelerde ve daha zor denetlenmesine neden olur. Hatalar geç fark edildiği için telafi edilemeyebilir ve şirketler vergi cezaları ile karşılaşabilirler. e-Defterin en önemli avantajlarından biri, vergi mükelleflerinin işlemlerini hızlı ve güvenilir bir şekilde yapabilmesidir. Bunun yanı sıra doğal afetler vb durumlara karşı dijital defterler daha korunaklıdır.
e-Defter Zorunluluğu ve Mükellefiyet
Kimler e-Defter Tutmak Zorundadır?
Vergi dünyasındaki elektronik uygulamaların mükellef kapsamı, yıllar içinde ciro ve sektörlere bağlı olarak çeşitli değişiklikler gösterdi. Son olarak Gelir İdaresi Başkanlığı, 21.05.2024 tarihinde “Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 4)” adlı bir tebliğ yayınladı. Bu tebliğin söylediği en önemli şeylerden biri, o dönem itibarıyla e-defter’e geçme zorunluluğu olan fakat geçmeyen mükelleflerin “mutlaka elektronik defter oluşturması gerektiği” ve bu mükelleflerin tuttukları kağıt defterlerin artık yok sayılacağıydı. Konuyla ilgili önemli bilgileri, ilgili blog yazımızdan okuyabilirsiniz.
e-Defter Düzenleme ve Gönderme Süreci
e-Defter Nasıl Düzenlenir?
e-Defter düzenleme süreci, vergi mükelleflerinin mali işlemlerini doğru ve eksiksiz bir şekilde kaydederek, belirlenen standartlara uygun hale getirmelerini sağlar. e-Defter beyan süreciyle, işletmeler e-defter beyan sistemi üzerinden mali verilerini bildirir. Bu sistem, her bir işlem için düzenli ve şeffaf bir kayıt tutmayı sağlar. e-Defterler aylık dönemler itibarıyla oluşturulur. Aylık dönemler itibarıyla oluşturulan muhasebe kayıtları, uyumlu yazılım programları aracılığıyla tebliğ ve kılavuzlarda belirtilen standartlarda ve XBRL formatında XML olarak e-deftere dönüştürülür. Öncelikle Yevmiye defteri oluşturulmalı, ardından Yevmiye defteri üzerinden Büyük defter dosyası oluşturulmalıdır. Yevmiye defteri ile Büyük defter içerisindeki mali kayıtlar birebir aynı olmalıdır. Örneğin; 1-10 Ocak 2024 tarihlerine ait Yevmiye defterinin, Büyük defteri de aynı şekilde 1-10 Ocak 2024 tarihlerini ve aynı yevmiye maddelerini kapsamalıdır. Oluşturulan XML dosya yani e-defter dosyası, tüzel kişiler tarafından Mali Mühür, gerçek kişiler tarafından ise Mali Mühür veya Nitelikli Elektronik Sertifika ile imzalanır. Bu sayede oluşturulan e-defterin kaynağının değişmezliği ve bütünlüğü sağlanmış olur. Uyumlu yazılım firmaları, imzalama işleminden sonra, oluşan e-defter dosyasını Başkanlığın yayımlamış olduğu güncel şema ve şematron kontrollerinden geçirmelidir. Bu kontrollerin, Başkanlıktan onay almış uyumlu yazılım programları aracılığıyla yapılması gerekmekte olup aksi takdirde sorumluluk mükellef ile birlikte uyumlu yazılım firmalarına da aittir. Bu nedenle mükelleflerin bu uyumlu yazılımları sunan entegratör firma seçimleri önem taşır.
e-Defter Gönderme ve Saklama Süreçleri
e-Defter gönderme süreleri, belirli bir dönem için düzenlenen e-defterin gönderilmesi gereken tarihleri ifade eder. İşletmeler, her yıl için e-defterlerini düzenler ve GİB’e gönderir. Ayrıca, e-defterin saklanması gereken süreler de yasal olarak belirlenmiştir. Bu süreçlerin doğru yönetilmesi, vergi mükelleflerinin cezai yaptırımlarla karşılaşmaması için önemlidir. e-Defter ve berat dosyaları, Başkanlığa iki yöntemle gönderilebilir: GİB e-Defter Uygulaması aracılığıyla ve Web Servis aracılığıyla.
GİB e-Defter Uygulaması, e-deftere kayıtlı mükelleflerin, berat dosyalarını göndermek için kullandıkları platformdur. Bu platforma, tüzel kişiler tarafından Mali Mühürle, gerçek kişiler tarafından Nitelikli Elektronik Sertifika veya Mali Mühürle giriş yapılmaktadır. Giriş yapıldıktan sonra bir aya ait Yevmiye defteri ve beratları ile Büyük defter ve beratları Başkanlık sistemine yüklenir. Yüklenen defter ve berat dosyaları kontrol edildikten sonra berat dosyaları Başkanlık tarafından imzalanır. Mükellef, Başkanlık tarafından imzalanmış berat dosyalarını indirerek; e-defterleri, defterlere ait beratları ve GİB onaylı beratları birlikte muhafaza etmek zorundadır. Tüm defter ve beratlar için olduğu gibi uyumlu yazılım programları GİB onaylı beratlar için de Yazılım Uyumluluk Kılavuzunda belirtilen hususları (şema ve şematron, beratın boş olup olmadığı, imza değeri vb.) kontrol etmekle sorumludur.
Web servis, mükelleflerin e-Defter uygulamasına doğrudan uyumlu yazılım programı üzerinden defter ve berat dosyalarını iletebildiği bir yöntemdir. Uyumlu yazılım onayı almış tüm firmalar web servis yöntemini kullanabilmektedir. Bu yöntemle Başkanlık sistemine defter ve berat dosyalarının yüklemesinin akabinde, söz konusu defter ve berat dosyaları kontrol edilir daha sonra berat dosyaları Başkanlık tarafından imzalanır. Başkanlık tarafından imzalanmış berat dosyaları indirilerek; Defterler, defterlere ait beratlar ve GİB onaylı beratlar birlikte muhafaza edilmek zorundadır.
Mali Mühür ve e-Defter Uyumu
Mali mühür, e-defterin geçerliliğini ve güvenliğini sağlamak için kullanılan dijital bir imzadır. Mali mühür, e-defterin düzenlendiğini ve gönderildiğini doğrular. Bu mühür, her defterin benzersiz olduğunu ve vergi mükellefinin yasal sorumluluğunda olduğunu garanti eder. e-Defter uygulamaları, mali mühür ile uyumlu şekilde çalışır ve her işlem güvence altına alınır.
e-Defter Sisteminin Vergi Sistemindeki Rolü ve Etkileri
Vergi Denetimi ve e-Defterin Sağladığı Kolaylıklar
e-Defter, vergi denetimlerini kolaylaştıran bir sistemdir. Gelir İdaresi Başkanlığı, e-defter portal üzerinden işletmelerin mali işlemlerini dijital ortamda denetleyebilir. Bu durum, vergi denetimlerinin daha hızlı ve etkin bir şekilde yapılmasını sağlar. Ayrıca, vergi mükellefleri de e-defter beyan sistemi sayesinde doğru verileri kolayca iletebilir.
Vergi Beyannameleri ve e-Defter Kullanımı
e-Defter ve vergi beyannameleri arasındaki ilişki de oldukça güçlüdür. İşletmeler, düzenledikleri e-defterleri e-defter beyan sistemi aracılığıyla vergi beyannameleri ile entegre ederler. Bu süreç, vergi mükelleflerinin vergi beyannamelerini zamanında ve doğru bir şekilde sunmalarını sağlar. e-Defter sayesinde vergi beyannameleri çok daha şeffaf ve doğru hale gelir.
e-Defterin Vergi Kaçakçılığını Önlemedeki Rolü Nedir?
e-Defterin en önemli avantajlarından biri de vergi kaçakçılığını engellemeye olanak tanımasıdır. Dijital ortamda tutulan defterler, manipülasyon yapmayı zorlaştırır ve vergi denetimlerinin şeffaf ve etkin olmasını sağlar.
e-Defter Kullanmanın İşletmeler İçin Avantajları
Maliyet Tasarrufu ve Verimlilik Artışı
e-Defter uygulamaları, işletmelere önemli bir maliyet tasarrufu sağlar. Kağıt, baskı ve arşivleme masraflarından kurtulurlar. Ayrıca, işlemlerin dijital ortamda yapılması verimliliği artırır. e-Defter beyan sistemi ile işletmeler vergi beyannamelerini hızlıca oluşturabilir ve hatasız bir şekilde iletebilir.
Çevresel Fayda
Kağıt kullanımı azaltıldığında, çevresel fayda da sağlanmış olur. e-Defter, dijitalleşmenin çevre dostu bir yönüdür ve işletmelerin doğaya verdikleri zararı azaltmalarına yardımcı olur.
Hızlı, Güvenilir ve Şeffaf İşlemler
e-Defter ile işlemler daha hızlı yapılır. Dijital ortamda yapılan işlemler, fiziksel arşivleme süreçlerinden çok daha hızlıdır. Ayrıca, vergi denetimlerine açık ve güvenilir işlemler sunar. e-defter portal üzerinden yapılan işlemler tamamen şeffaf ve izlenebilir hale gelir.
Kayıt ve Arşivleme Kolaylığı
e-Defterin dijital ortamda saklanması, işletmelerin kayıt ve arşivleme işlemlerini oldukça kolaylaştırır. Kullanıcılar diledikleri yerde ve zamanda işletmelerin geçmiş defterlerine hızlı bir şekilde erişebilirler.
Defter Sistemine Geçiş ve Entegrasyon Süreci
e-Defter Sistemine Geçiş İçin Gerekli Adımlar Nelerdir?
e-Defter sistemine geçiş için işletmelerin öncelikle e-defter başvuru işlemini yapması gerekmektedir. GİB üzerinden başvuru yapılır ve sistem üzerinden entegrasyon için gerekli ayarlamalar yapılır. Ardından, mevcut muhasebe yazılımlarıyla uyumlu hale getirilerek dijital defter tutma işlemi başlatılır. GİB’in de önerisiyle işletmeler tüm bu işlemler için özel entegratör şirketlerle çalışabilir.
Entegrasyon Seçenekleri Nelerdir?
e-Defter uygulamaları, farklı muhasebe yazılımları ile entegrasyon sağlar. İşletmeler, mevcut sistemleri ile uyumlu entegrasyon seçeneklerini seçerek e-defter sistemine kolayca geçiş yapabilirler. Entegrasyon süreci, vergi mükelleflerinin dijitalleşmeye sorunsuz bir şekilde uyum sağlamalarına imkân tanır.
Türkiye’de e-defter zorunluluğu belirli şartlar altındaki işletmeler için geçerlidir. Gelir İdaresi Başkanlığı, e-defter beyan sistemi ve diğer düzenlemelerle işletmeleri yasal yükümlülüklerini yerine getirmeye teşvik eder. Bu konuda GİB tarafından yayınlanan duyuruların düzenli olarak takip edilmesi gerekir. Özel entegratör bu takip işini işletme yerine üstlenebilir.
Uluslararası e-Defter Standartları ve Türkiye’deki Uygulamaları Nelerdir?
Türkiye, verginin dijital dönüşümünü ilk başaran ülkelerden biri olarak pek çok ülkede örnek olarak kullanılan sistemlere sahiptir. Bununla birlikte sistemler her ülkede değişiklik gösterebilir. Bu nedenle işletmelerin faaliyet gösterecekleri diğer ülkelerdeki yasal gelişmeleri takip etmesi önemlidir. Global bir özel entegratör aracılığıyla bu takibi sağlayabilirler.
e-Defter Düzenlemede Sıkça Yapılan Hatalar ve Çözüm Yolları
Yaygın e-Defter Hataları ve Bunlardan Kaçınma Yolları Nelerdir?
e-Defter düzenleme sürecinde yapılan en yaygın hatalar arasında yanlış bilgi girişi ve belgelere uygun olmayan kayıtlar yer alır. Bu tür hatalar, vergi cezalarına yol açabilir. Doğru kayıtların yapılması için işletmelerin sistematik bir şekilde işlem yapması gerekir.
e-Defterde Eksik veya Yanlış Bilgi Girişinde Ne Yapılmalı?
e-Defterde eksik veya yanlış bilgi girildiğinde, derhal düzeltilmeli ve ilgili mercilere bildirilmelidir. Ayrıca, e-defter beyan sistemi üzerinden yapılacak düzeltmelerle hatalar giderilebilir.
e-Defter uygulaması hakkındaki diğer sorularınızla ilgili olarak uzmanlarımıza ulaşabilirsiniz.
Başarı Hikayesi: Sanofi
Sanofi
Eczacıbaşı Topluluğu kuruluşlarına bilgi teknolojileri konusunda danışmanlık, servis ve destek hizmetleri vermek amacıyla 1989 yılında kurulan Eczacıbaşı Bilişim, 2002’den bugüne Topluluk dışındaki kuruluşlara da anahtar teslim projeler üreterek, teknik destek, danışmanlık ve profesyonel hizmetler sunuyor.
Benim Gözümden Sovos:
“e-Dönüşüm yolculuğumuza Sovos’la başladık ve yaklaşık 10-11 yıldır yeni projeler eklenerek iş birliğimizi kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz. Sanofi çatısı altındaki üç şirketimizin birlikte yürüttüğü, zamanında yetişen ve sorunsuz canlıya geçişler sağladığımız projelerimiz oldu. Son olarak gündemimizde Cloud geçişimiz vardı. Birlikte çalışmaktan çok memnunuz.”
İkincil Saklama Uygulamasının sona ermesinin işletmelere etkileri,
Muvafakatname özelliğiyle iş yükünün nasıl hafifletilebileceği
ve yasal düzenlemelere uyum süreçleri ele alınacaktır.
Soru-Cevap bölümünde tüm sorularınızı uzmanlarımıza iletebilirsiniz.
Ajanda:
2025 Yılı E-Defter Zorunluluğu:
e-Defter Nedir? e-Defter uygulamasına yeni dahil olacak firmalar için sistemin kapsamı, hangi defterleri içerdiği ve sunduğu temel avantajlar üzerine genel bir bakış.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için zorunlu geçiş.
İhtiyari bilanço esasına geçen mükellefler için süreç detayları.
İkincil Saklama Uygulamasının Kapanışı:
“E-Defter Saklama Uygulaması”nın sona ermesi.
Yevmiye ve Kebir defterlerinin doğrudan gönderimi ve işletmelere etkileri.
Muvafakatname Özelliği:
Defterlerin yazılım firmaları veya meslek mensupları tarafından imzalanması.
İş yükünün azaltılması ve verimlilik artışı.
Yasal Düzenlemeler ve Uyum Süreçleri:
Değişikliklerin işletmelere etkileri, uygulama aşamaları ve kritik noktalar. Defter Portalında yeni sistem özellikleri ve kullanım detayları.
Soru & Cevap
Kayıt İçin: Webinarı canlı izlemek ve/veya yayın sonrasında yayın kaydı ile sunumun sizlerle paylaşılması için formu doldurmayı unutmayın.
Gelir İdaresi Başkanlığı, 12 Kasım 2024 tarihinde, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde değişiklikler yapan yeni bir tebliğ yayınladı. Yapılan değişiklikler kapsam genişlemesinin yanı sıra Gelir İdaresi Başkanlığı’nın süreçlerin daha titiz ilerlemesi ve e-dönüşümün her alana yayılması konusundaki kararlılığının da habercisi oldu. Önümüzdeki dönemde hem mükelleflerin hem de özel entegratörlerin süreçlerini çok daha hassas ilerletmesi gerekiyor. “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde (Sıra No:509) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No:573)” adlı tebliğ ile e-arşiv fatura, e-dekont, e-irsaliye, e-adisyon, e-müstahsil makbuzu, e-gider pusulası belgelerinde yapılan değişiklikler ve entegrasyon süreçleri hakkında mükelleflerin bilgi sahibi olması önem taşıyor. İlgili değişiklikleri uzmanlarımızın hazırladığı yazıdan öğrenebilirsiniz.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yayınladığı, “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde (Sıra No:509) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No:573)” adlı tebliği ile hem e-belgelerin kapsamında hem de entegrasyon konularında önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler, kurumların özel entegratör seçiminin ve entegrasyon seçeneklerinin önemine de dikkat çekti.
Özel Entegratör Seçiminin Önemi Arttı
Yeni tebliğ ile kılavuzlarda belirlenen usul ve esaslara aykırı davrandığı tespit edilen özel entegratörlere cezai yaptırımlar uygulanacağı belirtildi. Eksikliklerini gidermeyen özel entegratörlerin, özel entegratörlük izinlerinin Başkanlık tarafından iptal edilebileceği ve bir yıl süreyle tekrar başvuru yapamayacakları duyuruldu. Bu durum, şirketlerin e-belge işlerinin aksamaması için özel entegratör seçimlerinde ne kadar hassas davranmaları gerektiğinin de altını çizdi. İlgili madde tebliğde şu şekilde yer aldı:
“e-Belgelerin oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması ile bunlara ilişkin sistem ve yazılım gereksinimleri hususlarında ilgili kanun ve tebliğ ile Bakanlık ve Başkanlıkça yayımlanan kılavuzlarda belirlenen usul ve esaslara aykırı davrandığı tespit edilen özel entegratörlere 213 sayılı Kanunun ilgili ceza hükümleri tatbik olunur. Ayrıca söz konusu özel entegratörlere münasip bir süre verilerek bahse konu eksikliklerin giderilmesi istenir. Verilen süre içerisinde söz konusu eksiklikleri gidermeyen özel entegratörler ile giderilmesi istenen eksikliği aynı takvim yılı içerisinde birden fazla kez tespit edilenlerin özel entegratörlük izinleri Başkanlık tarafından iptal edilebilir. İzinleri iptal edilen özel entegratörlerin, iptal edilen izinlerine ilişkin özel entegratörlük başvuruları, izinlerinin iptal edildiği tarihten itibaren bir yıl geçmeden değerlendirmeye alınmaz.”
Entegrasyon Şartlarını Sağlayamayan Firmalara Uyarı ve Ceza
Tebliğdeki en dikkat çekici değişikliklerden biri de entegrasyon yöntemleri hakkında oldu. Doğrudan entegrasyon şartlarını sağlayamayan firmalara bildirimde bulunularak tespiti izleyen üçüncü aydan itibaren hesaplarının kapatılacağı, usul ve esaslara uymayanlara 213 sayılı VUK’a göre ceza uygulanacağı belirtildi. Doğrudan entegrasyon yöntemi için şu ibare tebliğe eklendi:
“Bilgi işlem sistemleri yeterli olan mükelleflerin,” ibaresi yerine “Faaliyet konusu, mükellefiyet süresi, vergi, şirket veya mükellefiyet türü, aktif ya da öz sermaye büyüklüğü, brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı), sektör, düzenlenen belge sayısı ile bilgi işlem altyapısı gibi hususlarda Başkanlık tarafından belirlenen şartları sağlayan ve başvuruları Başkanlıkça uygun bulunan mükelleflerin,”
Tebliğde belirtilen e-belge kullanımları ile ilgili değişiklikler ise şu şekilde oldu:
e-Arşiv Herkes İçin Zorunlu Oluyor
İlgili tebliğ ile daha önce 5 bin TL (ve vergi mükelleflerine düzenlenen faturalar için 6.900 TL) olarak belirlenen e-arşiv fatura düzenleme sınırı 1 Ocak 2025’ten 2026 yılına kadar 3 bin TL’ye düşürüldü ve 2026 itibarıyla sınır tamamen ortadan kaldırıldı. Başka bir deyişle, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın e-dönüşümdeki kararlılığının yeni bir adımı olarak, 2026 itibarıyla tüm mükelleflerin e-arşiv fatura kapsamına gireceği, tutara bakılmaksızın ilgili belgelerin e-arşiv fatura olarak düzenlenmesi gerekeceği duyuruldu. Bu değişiklik tebliğde şu ifadelerle belirtildi:
“Aynı Tebliğin ‘IV.2.4.3. e-Arşiv Fatura Olarak Düzenlenme Zorunluluğu Getirilen Diğer Faturalar’ başlıklı bölümünün birinci fıkrasında yer alan ‘1/1/2020 tarihinden itibaren düzenlenecek faturaların, vergiler dahil toplam tutarının 5 Bin TL’yi (vergi mükelleflerine düzenlenenler açısından Kanunun 232’nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen, işlemin gerçekleştiği yıla ait, fatura düzenleme zorunluluğuna ilişkin tutarı) aşması halinde, söz konusu faturaların,’ ibaresi ‘düzenlenecek faturaların; 1/1/2025 ila 31/12/2025 tarihleri arasında vergiler dahil toplam tutarının 3 Bin TL’yi aşması halinde, 1/1/2026 tarihinden itibaren ise tutarına bakılmaksızın,’ şeklinde değiştirilmiş ve aynı bölümde yer alan üçüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.”
Bununla birlikte yine “e-Arşiv Fatura Olarak Düzenlenme Zorunluluğu Getirilen Diğer Faturalar başlığındaki aşağıdaki madde, 01/01/2026’dan geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırıldı.
“Aynı günde aynı kişilere düzenlenen faturalar topluca birlikte değerlendirilecek olup, faturaların vergi dâhil tutar toplamının belirtilen tutarı aşması halinde, söz konusu faturaların e-Arşiv Fatura olarak düzenlenmesi ve alınması zorunluluğu bulunmaktadır.”
e-İrsaliye Kapsamı Genişletildi
Tebliğ’in 3’üncü ve 4’üncü maddesinde belirtilen değişiklikler ile e-irsaliye kapsamı genişletildi. Buna göre: “İnşaat Demiri İzleme Sistemine geçiş zorunluluğu getirilen mükelleflerden brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) 2024 ve müteakip hesap dönemlerinde 1 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler” e-irsaliye kapsamına alındı. Bu mükelleflerin, söz konusu şartların sağlandığı ayı izleyen dördüncü ayın başından itibaren e-irsaliye kullanımına geçmesi gerekiyor.
Finansman Şirketleri e-Dekont Kapsamına Alındı
Tebliğ’in 5 ve 6’ncı maddelerinde belirtilen değişiklikler ise e-dekont uygulamasının kapsamını genişletti. İlgili değişiklikler ile e-dekont uygulaması sadece bankalar için olmaktan çıkarılıp, finansman şirketleri de bu kapsama alındı. “Bankalar” ibaresinin ardından “ve Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:435)’nin (2) numaralı bölümünde sayılan kuruluşlar” ibaresi eklendi.
Tebliğ’de e-dekont uygulamasını ilgilendiren bir değişiklik daha yapıldı. Belge Numarası başlığında; “e-Dekont uygulaması kapsamında 4 haneli birim kodu ve en az 14 haneli sıra numarasından oluşan numara, hava yolu firmalarınca düzenlenen e-Biletlerde ise bu numara yerine IATA nezdindeki kod numarası ile başlayan toplam on üç haneli bilet numarası da belge numarası yerine kullanılabilecektir”ibaresi şu şekilde güncellendi: “Hava yolu firmalarınca düzenlenen e-Biletlerde bu numara yerine IATA nezdindeki kod numarası ile başlayan toplam on üç haneli bilet numarası belge numarası yerine kullanılabilecektir.” Böylece e-dekont uygulaması kapsamındaki 4 haneli birim kodu ve en az 14 haneli sıra numarasından oluşan numara kısmı yürürlükten kaldırılmış oldu.
e-Adisyon’da Bulunması Gereken Bilgiler Güncellendi
Tebliğ’de e-adisyonla ilgili yapılan değişiklikler de duyuruldu. Buna göre e-adisyonda bulunması gereken bilgilerden “Düzenlenen e-Adisyon belgesinin ilişkili olduğu e-Fatura veya e-Arşiv Fatura’nın evrensel tekil tanımlama numarası (ETTN) veya perakende satış fişinin düzenlendiği ÖKC’nin cihaz sicil numarası” ile ilgili gereklilik yürürlükten kaldırıldı.
e-Müstahsil Makbuzu İçin Bir İstisna Getirildi
Tebliğ’de e-müstahsil makbuzu ile ilgili de bir değişiklik yer aldı. e-Müstahsil Makbuzunun en az bir nüsha kağıt çıktısı alınarak, çıktının her iki tarafça ıslak imza ile imzalanması koşuluna aşağıdaki istisna getirildi:
“Başkanlık tarafından faaliyet konusu, mükellefiyet süresi, vergi, şirket veya mükellefiyet türü, aktif ya da öz sermaye büyüklüğü, brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı), sektör ve düzenlenen belge sayısı gibi kriterler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak belirlenen mükellefler için uygulanmak üzere, müstahsil makbuzunun muhataplarının bilgilerinin bilgi teknolojileri ve/veya iletişim araç ve ortamları üzerinden doğrulanması ve gerekli olan bilgilerin e-Müstahsil Makbuzunda yer alması suretiyle düzenlenmesi de mümkündür.”
e-Gider Pusulası
Benzer şekilde e-gider pusulasında da kağıt çıktının muhatabı tarafından imzalanması yerine bir istisna getirildi. Bu düzenlemeden faydalanabilmek için mükellefler tarafından yapılacak başvuru konusunda ebelge.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak kılavuzların takip edilmesi gerekiyor:
“Başkanlık tarafından faaliyet konusu, mükellefiyet süresi, vergi, şirket veya mükellefiyet türü, aktif ya da öz sermaye büyüklüğü, brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı), sektör ve düzenlenen belge sayısı gibi kriterler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak belirlenen mükellefler için uygulanmak üzere, gider pusulasının muhataplarının bilgilerinin bilgi teknolojileri ve/veya iletişim araç ve ortamları üzerinden doğrulanması ve gerekli olan bilgilerin e-Gider Pusulasında yer alması suretiyle düzenlenmesi de mümkündür.”
Zorunlu Durumlarda e-Fatura Yerine e-Arşiv Düzenlenebilir
Tebliğde, “e-Belge Olarak Düzenlenme Zorunluluğu Getirilen Belgelerin Kâğıt Olarak Düzenlenebileceği Haller” başlığındaki “ç” bendi de aşağıdaki şekilde değiştirildi ve zorunlu durumlarda e-arşiv düzenlenmesine imkan tanındı.
Aynı Tebliğin “V.7. e-Belge Olarak Düzenlenme Zorunluluğu Getirilen Belgelerin Kâğıt Olarak Düzenlenebileceği Haller” başlıklı bölümünün birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan “düzenlenmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve e-Fatura yerine e-Arşiv Fatura düzenlenmesine” ibaresi eklenmiş, aynı fıkrada yer alan “düzenlenmesi durumunda” ibaresi “düzenlenmesi [(ç) bendi bakımından e-Fatura yerine e-Arşiv Fatura düzenlenmesi de dâhil] durumunda” şeklinde değiştirilmiştir.
Türkiye’deki e-dönüşüm uygulamalarına ilişkin son güncellemeler ve zorunluluk kapsamları hakkında tüm detayları öğrenmek için uzman ekibimizle iletişime geçin.
Başarı Hikayesi: Eczacıbaşı Bilişim
Eczacıbaşı Bilişim
Eczacıbaşı Topluluğu kuruluşlarına bilgi teknolojileri konusunda danışmanlık, servis ve destek hizmetleri vermek amacıyla 1989 yılında kurulan Eczacıbaşı Bilişim, 2002’den bugüne Topluluk dışındaki kuruluşlara da anahtar teslim projeler üreterek, teknik destek, danışmanlık ve profesyonel hizmetler sunuyor.
Neden Sovos?
“Sovos, Türkiye’de e-dönüşüm başladığı ilk günlerden beri hayatımızda. Eczacıbaşı’nın e-dönüşüm yolculuğunun da en başından beri önemli bir parçası. “On-Prime” sistemlerden “Cloud”a kadar bütün projeleri birlikte başardık. Hala da çeşitli alanlarda geçiş projelerimizi sürdürüyoruz. Proje süreçlerinde ve takibindeki destek süreçlerinde çok yakın çalıştığımız için artık birbirimizi de çok iyi tanıyoruz, çalışma sistemlerimizi biliyoruz. Bu karşılıklı olarak önemli bir konfor sunuyor.”
Vesile Selay Yağtu
SAP Consulting Services Manager, Eczacıbaşı Bilişim