Türkiye’de madeni yağ üretimi ve pazarlaması alanında faaliyet gösteren TotalEnergies, global bir oyuncu. Başta motor yağları olmak üzere madeni yağlar alanında operasyonlarını yürüten şirket; otomotiv, endüstri ve deniz taşımacılığı segmentlerine hem doğrudan hem de distribütörleri aracılığıyla ürün tedariği yapan güçlü bir satış ve dağıtım ağına sahip. İzmir Menemen’de en üst düzey uluslararası ve yerel standartları karşılayan madeni yağ harmanlama tesisinde, yılda yaklaşık 50.000 ton madeni yağ ve özel ürünün üretimini yapıyor.
Neden Sovos?
“2013 yılında e-fatura ile başladığımız e-dönüşüm süreciyle birlikte fatura oluşturma, kargolama, saklama gibi tüm manuel işleri ortadan kaldırdık. Satıştan lojistiğe tüm iş süreçlerimiz için sektörel ve mevzuata bağlı istekleri esnek bir şekilde karşılayabilecek daha yalın, daha etkin, sürdürülebilir bir alt yapı oluşturduk. Aslında e-dönüşüm sürecinin bize en büyük katkısı bu oldu. Buradaki kolaylığı ve verimliliği deneyimledikten sonra e-arşiv ve e-defter süreçlerine yasal zorunluluğu beklemeden kendi planlamamızla geçiş yaptık. Sovos’un gelen e-fatura paketi ile manuel işlem yükü oldukça fazla olan bir e-posta hareketini ortadan kaldırdık. Sovos’un “on-premise” ortamından “public cloud” ortamına geçerek de ciddi bir maliyet avantajı sağladık. Bu süreçteki en büyük kriterimiz siber güvenlikti. Sovos’un güçlü güvenlik mimarisi bize bu konuda teminat verdi.
e-Dönüşüm sürecinde başarıyı etkileyen en önemli faktörlerden biri doğru partner firma seçimi. Çünkü bu firma sadece yazılım sağlayıcınız değil, aynı zamanda kriz ortağınız, stratejik yol arkadaşınız oluyor. Sovos 13 yıllık yol arkadaşlığımızda bizi her adımda bilgilendirdi ve yönlendirdi. Kontrollü ve güvenli bir şekilde yol almamızı sağladı. “
Bankacılık sektörü bilişim teknolojileri alanında profesyonel yöneticilik yapmış tecrübeli ve dinamik bir kadro tarafından 2015 yılında kurulan Mobix; bankacılıktan üretime, satış organizasyonlarından kamu sektörüne uzanan geniş müşteri yelpazesine hizmet sunuyor. Türk bankacılık sektöründe yer alan farklı bankaların yazılım uygulamalarının geliştirilmesinde rol alan şirket, ürünleri, uzman teknik kadrosu ve proje sırası/sonrası desteklerinin yanı sıra iş birlikçi yaklaşımıyla da beğeni topluyor.
Neden Sovos?
“2015 yılının sonlarında, hizmet verdiğimiz otel zincirinin e-faturaya geçiş sürecinde zorluklar yaşamıştık. Mevcut yazılım çözümleri e-fatura regülasyonuna uygun değildi. Global bir firma olduğu için sisteme hızla uyum sağlaması da mümkün gözükmüyordu. Sovos o dönemde uygun bir entegrasyon çözümünü hızla sunarak hem bizim hem de müşterimizin memnuniyetini sağlamıştı. Ek kaynak ve yatırım gerektirmeden sunulan bu çözümde gördüğümüz destek çok önemliydi. Bugün 80 farklı otelde, 300’ün üzerindeki istasyonda müşterilerimize beraber hizmet veriyoruz. Sovos’un portalındaki raporlamalar, filtrelemeler, faturaların iyi bir şekilde işlenmesi ve görüntülenmesi de müşterilerimizin işlerini kolaylaştırıyor. Entegrasyon gücü ve alt yapısı Sovos’u öne çıkarıyor.”
Sovos’un SAP BTP üzerinde geliştirdiği, Clean Core stratejisini destekleyen yeni nesil e‑belge çözümüyle, regülasyon süreçlerinizi sade, sürdürülebilir ve tamamen uyumlu bir şekilde yönetin.
Geliştirdiğimiz yeni nesil e-belge çözümümüzle:
Tüm e‑belge süreçleri ERP içinden, ayrı sistem gerektirmeden yönetilir
SAP çekirdeğine müdahale etmeden çalışır, güncellemelerden etkilenmez
GİB değişiklikleri Sovos tarafından merkezi şekilde uygulanır
SAP Store üzerinden erişilir, ek maliyet gerekmez
Üstelik projeler yalnızca birkaç gün içinde canlıya alınabilir!
İnfografik
Çözüm hakkında tüm detaylara ulaşmak için tanıtım Dökümanını Hemen İndirin:
e-Kitap
SAP Clean Core Stratejisi ve E-Belge Çözümlerine Yeni Nesil Yaklaşım
SAP’nin Clean Core yaklaşımı, dijital dönüşümde sadeleşme, sürdürülebilirlik ve sistem uyumluluğu gibi kritik hedefleri aynı anda karşılayan stratejik bir yapı sunuyor. Sovos, bu vizyona tam uyum sağlayan yeni nesil e-belge çözümünü SAP Business Technology Platform (SAP BTP) üzerinde geliştirdi. SAP Store üzerinden erişilebilen bu çözüm, kullanıcılara sade, güncel ve sürdürülebilir bir yapı sunuyor.
Yayına aldığımız e-kitapta, Clean Core stratejisinin arka planı, SAP BTP’nin bu yapıdaki rolü, Sovos’un SAP ekosistemi için sunduğu çözüm alternatifleri ve SAP BTP üzerinde geliştirilen yeni nesil entegrasyon modeli detaylı biçimde ele alınıyor.
Yeni nesil e-belge çözümünün öne çıkan özellikleri:
Tüm e-belge süreçleri ERP içinden, ayrı bir arayüze gerek olmadan yönetilir
Regülasyon güncellemeleri Sovos tarafından merkezi olarak uygulanır
SAP sisteminin çekirdeğine müdahale etmeden çalışır, güncelleme süreçlerini etkilemez
Projeler kısa sürede canlıya alınabilir, ek maliyet gerektirmez
Kurumsal dönüşüm yolculuğunuzda sağlam ve sürdürülebilir bir adım atmak için bu rehberi mutlaka inceleyin.
E-KİTAP
Başarı Hikayesi: Horoz Lojistik
Horoz Lojistik:
80 yılı aşkın süredir Türkiye’nin en köklü lojistik şirketlerinden biri olan Horoz Lojistik, entegre lojistik çözüm sağlayıcısı olarak, Türkiye’nin her yerinde ve dış ticarette öne çıkan ülkelerde çalışmalar yapıyor. Yurtiçi Komple Taşıma, Depolama ve Dağıtım, E-Ticaret Lojistiği, E-Ticaret Depoculuğu, Uluslararası Karayolu Taşımacılığı, Uluslararası Hava Taşımacılığı ve Uluslararası Deniz Taşımacılığı alanlarında lojistik hizmetleri sunmanın ötesinde son yıllarda e-ticaret platform sağlayıcı olarak da hizmet veriyor.
Neden Sovos?
“80 yıllık bir kuruluşuz ama hala genciz, yenilikler yapmaya, yeni iş alanlarında var olmaya devam ediyoruz. Bunlardan biri de e-ticaret platform sağlayıcı rolümüz. E-ticaretle satış yapan firmalara hizmet verirken, özellikle “Black Friday” döneminde, yüksek frekanslı e-irsaliye üretme ihtiyacımız oluyor. Bu yoğunluk günde 100 binli sayılara bile ulaşabiliyor Bunun için gerekli altyapı desteği sorununu Sovos’un katkısıyla aşabildik. Bunun ötesinde Sovos’un güvenlik konusundaki hassasiyetimize yanıt vermesi, bizi regülasyonlar çıkmadan bilgilendirecek kadar değişime her zaman önceden hazırlaması, e-dönüşüm sürecimizi kolaylaştırdı.”
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın uzun dönemdir sürdürdüğü uygulama ile her yıl ciro limitleri düşürülecek şekilde e-Fatura ve e-Arşiv Fatura kullananların sayısı artırılıyor ya da farklı sektörler kapsama alınıyordu. Sisteme yeni katılan işletmelerin o yılın temmuz ayı itibarıyla geçiş süreçlerini tamamlamış olması gerekiyordu. Bu nedenle bu yıl da 1 Temmuz itibarıyla hangi işletmelerin e-Fatura ve e-Arşiv Fatura kullanma zorunluluğu getirildiği ve bu zorunluluğa uymayanları hangi yaptırımların beklediği merak ediliyor. Yazımızda, 1 Temmuz 2025 itibarıyla e-Fatura ve e-Arşiv Fatura’nın kapsamını ele aldık.
2025 Zorunlu Temmuz Geçişi Nedir?
Her yıl temmuz aylarında yapılan geçiş zorunlulukları, dijitalleşen vergi sisteminin bir parçası olarak kimlerin e-belgeleri kullanmaya başlamak zorunda olduğunu gösteriyor. Fatura, irsaliye gibi belgelerin kâğıt yerine dijital ortamda tutulması şirketler için pek çok kolaylık sağlasa da yıllar içinde işletmelerin bu değişikliği benimsemesi için Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) kademeli bir geçiş sistemi uyguladı. Gittikçe düşürülen ciro limitleri ve parça parça sisteme alınan sektörler ile bugün Türkiye’de hemen her şirket e-Fatura ya da e-Arşiv Fatura kullanıcısı haline geldi. Temmuz dönemi düzenlemesi, yönetmelik tarafından belirlenen yıllık düzenli bir modeldir: bir hesap yılında eşiği aşan işletmeler, bir sonraki yılın Temmuz ayına kadar e-fatura uygulamasına geçmelidir. Bu nedenle artık büyük kapsamlı geçiş planlamaları yapılmıyor. 2025 zorunlu temmuz geçişi olarak aranan bilgilerin yanıtı, bir önceki tebliğ ve geçiş sürecinden bir farklılık barındırmıyor.
2025 Temmuz e-Fatura ve e-Arşiv Düzenlemesi Hangi Yönetmelikle Getirildi?
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) e-Fatura ve e-Arşiv Fatura sistemine geçiş sistemi ile ilgili düzenlemeleri son olarak Vergi Usul Kanunu 535 Sıra No’lu Tebliği ile duyurdu.
535 sayılı Tebliğ 2022 yılında yayımlanmış olmakla birlikte, “sonraki hesap dönemleri” için sürekli bir çerçeve oluşturmuş olup, 2025 yılına otomatik olarak uygulanacak ve yeni bir düzenleme yapılmasını gerektirmemektedir.
Kimler 2025’te e‑Faturaya Geçmek Zorunda?
Yayımlanan son tebliğe göre e-Fatura ve e-Arşiv Fatura zorunlulukları sadece ciroya değil, faaliyet gösterilen sektöre göre de belirleniyor. Detaylar ise şöyle:
Ciroya Göre Zorunlu Geçiş (3 Milyon TL Üzeri)
2024 yılı cirosu 3 milyon TL’yi aşan tüm mükellefler, 1 Temmuz 2025 itibarıyla e-Fatura ve e- Arşiv uygulamasını kullanıyor olmak zorunda.Bu 3 milyon TL’lik limit, 2018-2020 yıllarında 5 milyon TL ve 2021 yılında 4 milyon TL olarak uygulanmasının ardından, 2022’den bu yana sabit kalmıştır.
Belirli Sektörler (≥ 500 Bin TL Ciro)
Aşağıda belirtilen sektörlerde faaliyet gösteren ve 500 bin TL’nin üzerinde cirosu olan işletmeler için de e-Fatura geçiş zorunluluğu bulunuyor:
Konaklama Sektörü (Otel İşletmeleri): Belirlenen 500 bin TL’lik alt limit ile artık küçük oteller ve pansiyonlar dahi e-Fatura kapsamına giriyor.
ÖTV’li Ürün İmalatçıları ve İthalatçıları: Akaryakıt, tütün, alkol gibi ürünlerin üretimini veya ithalatını yapan firmalar son tebliğe göre kapsamda yer alıyor.
E-Ticaret Yapan İşletmeler: e-Ticaret siteleri, pazaryeri satıcıları ve sosyal medya üzerinden satış yapan işletmeler için de e-fatura zorunluluğu bulunuyor.
Gayrimenkul ve Motorlu Araç Ticareti: Gayrimenkul alım-satımlarında ve birinci el ya da ikinci el araç olduğu fark etmeksizin bu alanda alım-satım faaliyetlerinde olan galeriler için de düzenlemeler devrede.
Zorunlu Temmuz Geçişi Yapmazsanız Ne Olur?
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen kapsama dahil olduğu halde e-Fatura ve e-Arşiv Fatura kullanmaya başlamayan işletmeler, çeşitli ceza ve yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor.
Cezai Yaptırımlar ve Usulsüzlük Cezaları Nelerdir?
E-Fatura ve e-Arşiv Fatura sistemine belirtilen tarihe kadar geçmeyen işletmeler denetimlerde fark edilerek vergi incelemesine alınabilir. Kurallara uygun hareket etmedikleri için belgeleri geçersiz sayılabilir, faturaların hukuki geçerliliği tartışmalı hale gelebilir. Faturaların iptali durumunda işletmeler hem maddi zarara uğrayabilir hem de birlikte iş yaptığı kurumların işlerini de aksatarak iş ilişkilerini zedeleyebilir. Ayrıca, kurallara uygun hazırlamadıkları her bir belge için ayrı olacak şekilde ceza ile karşılaşabilirler.
Ceza ve Yaptırımlardan Kaçınmak İçin Neler Yapılabilir?
Vergi cezalarından kaçınmak için, belirlenen tarihlerde e-belge geçişlerini tamamlamak gerekir. Bununla birlikte yasal düzenlemeleri düzenli olarak takip etmek ve daha verimli sistemlerle iş süreçlerini hızlandırmak için özel entegratörlerle çalışılması tavsiye edilir. Özel entegratör nedir, hangi aşamalarda kolaylık sağlar, hangi hizmetleri verir ve özel entegratör nasıl seçilir gibi soruların yanıtları için bu konuya özel olarak hazırlanmış yazımızı linke tıklayarak okuyabilirsiniz.
Neden Sovos ile Geçiş Yapmalısınız?
7/24 hizmet veren sistemleriyle, dijital uyumluluk alanında global ölçekte hizmet veren Sovos, 70’ten fazla ülkedeki deneyimiyle Temmuz 2025 e-Fatura ve e-Arşiv geçiş sürecinde işletmelere kapsamlı çözümler sunuyor. GİB ve SAP uyumlu teknolojik altyapısı sayesinde geçiş sürecini hızlı, güvenli ve eksiksiz şekilde tamamlamanızı sağlıyor. Sektörlere özel olarak geliştirilen çözümleri ile farklı ihtiyaçlara uygun esnek entegrasyonlar sunan Sovos, uzman ekibiyle her adımda işletmelerin yanında oluyor. Sovos’un uzmanlığı, sadece yasal gereklilikleri karşılayan uyum süreci ile sınırlı kalmaz, aynı zamanda uzun vadeli dijitalleşme stratejinizin de temelini oluşturur.
e-Fatura ve e-Arşiv Fatura geçişlerini yasal bir zorunluluk olarak değil, aynı zamanda dijital dönüşüm sürecinizin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirebilirsiniz.
Başarı Hikayesi: Korgün Yazılım
Korgün Yazılım:
1992 yılından bu yana tamamen yerli kaynaklarla geliştirdiği ERP yazılımları ile müşterilerine uçtan uca çözümler sunan Korgün Yazılım, üretici ve dağıtıcı işletmelere yönelik özel yazılım çözümlerinin yanı sıra bireysel kullanıcıların da faydalanabileceği yazılımlar ve mobil çözümler geliştiriyor. Değişen üretim ve dağıtım teknikleri ile hızla artan rekabet koşullarının KOBİ’ler üzerindeki etkilerini önceden öngörerek, üretici ve dağıtıcı firmaların Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) ihtiyaçlarını karşılayacak çözümleri reel sektörün hizmetine sunuyor.
Neden Sovos?
“Sovos ile 2016’nın sonlarında başlayan iş birliğimiz, karşılıklı memnuniyetlerle yıllardır sürüyor. Sovos tarafından sunulan e-dönüşüm modüllerini kullanan 400’ün üzerinde müşterimiz var. Kullanıcı memnuniyeti çok yüksek. Memnuniyetin en önemli sebeplerinden biri uyumluluk hızı. Bize sağlanan API yapısıyla ve gelişmelerden önceden haberdar olarak, e-devlet modüllerinde yapılan mevzuatsal değişikliklere hemen hazırlanıyoruz. Bunun yanı sıra GİB’in denetimlerinde geçmişe yönelik verilere çok hızlı ulaşıp, süreçleri hızla tamamlayabiliyoruz. Hız konusu geliştirmelerde de öne çıkıyor, Sovos’tan herhangi bir geliştirmeyi maksimum yedi günde alıyoruz. Güvenlik, uluslararası hizmet boyutu, insan hatasını engellemesi müşterilerimizin memnuniyet duymalarını sağlayan diğer unsurlar. Benim bireysel olarak en memnun olduğum konu ise Sovos’ta farklı kişilerle de çalışsam hepsinden aynı kalitede uzmanlığı ve çalışma verimini alabilmem.”
SAP & Sovos ortaklığında hazırlanan webinar kaydımızda; SAP’nin Clean Core vizyonu ve dijital dönüşüm stratejileri ele alınıyor. Ardından Sovos’un SAP ekosistemine özel mevcut entegrasyon çözümleri paylaşılıyor ve SAP S/4HANA uyumlu, SAP BTP üzerinde geliştirilen yeni nesil e-belge çözümü tanıtılarak canlı demo eşliğinde teknik detaylar aktarılıyor.
Başarı Hikayesi: L’Oréal Türki̇ye
L’oreal Paris:
Dünyaca tanınan “Çünkü sen buna değersin” sloganıyla, kadınları kendi kurallarına ve arzularına göre en iyi hayatlarını yaşamaya teşvik eden L’Oréal Paris, makyaj ve cilt bakımından saç bakımı ve saç boyasına kadar ürünlerle güzelliği herkese sunuyor. Kendisini de kozmetik şirketi olarak değil, işi güzellik olan bir teknoloji şirketi olarak tanımlıyor.
Neden Sovos?
“Geçtiğimiz yıllarda “beauty tech” inisiyatifini duyururken amacımız, müşterilerimiz için en hızlı, en yenilikçi, ultra kişiselleştirilmiş çözümler sunmak ve dünyada güzellik sektöründe bu konuda öncü olmaktı. Bu kapsamda Sovos ile kendi içimizdeki verimliliği artıracak projelerde çalışıyoruz. E-dönüşümün temel zorluğu, her ülkedeki lokal regülasyonlara ek olarak bir yandan da globalin getirdiği standartlar ve şartlara uyum sağlamak. Bu açıdan Sovos ile hem lokalde hem globalde iş birliklerimiz var. Veri entegrasyonu ve veri mimarisini tekrar oluşturma aşamasındaki esnek proje yönetimi ve beraber sürdürdüğümüz değişim yönetimi de iyi bir deneyimdi. SAP S/4 Hana geçişinde de bu şekilde çalışıyoruz.”
En iyilerle çalışarak, her geçen saniye daha iyisini yapma hedefiyle hareket eden bir teknoloji şirketi olan Ithinka, altyapıdan uygulama seviyesine, yazılımdan görüntü işleme çözümlerine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. 2010 yılında IT hizmetleri vererek başlayan hikâyesi, bugün 6 ayrı şirkette savunma ve uzay sanayiyi de kapsayan hizmetlerle devam ediyor. Şirket, günümüzün ihtiyaçlarını anlamayı, mevcut veya potansiyel sorunları hemen tespit etmeyi ve ‘Ithinker’ deneyimiyle geleceğin çözümlerini sunmayı vadediyor.
Neden Sovos?
“Her gün müşterilerimizin beklentilerine uyumlanmaya çalışıyor, rekabetçi kalabilmeleri ve hedeflerinin ötesine geçebilmeleri için dönüşüme rehberlik ediyoruz. Kendi başarımızın arkasında ise hep ötesine geçme çabamız var. Sovos ile yol arkadaşlığımız, ötesine geçmek için güç veriyor. Bu yolculukta Sovos’un uyarlamalara çok açık olan platformu, global yapısı ve proje çeşitliği, farklı uzmanlıklarımızı konumlandırmamıza, yeni ürünler geliştirmemize fırsat yaratıyor. Gelecek dönemde de ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar karşısında uçtan uca hizmet sunabilmek için güçlerimizi birleştirdiğimiz pek çok çalışma yapacağımızı düşünüyorum.”
Nezih Cihan Aksoy, Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı
SAP ve Sovos uzmanları geçtiğimiz günlerde ortak bir webinar gerçekleştirerek, şirketlerin finansal süreçlerinde ve yasal uyumluluk ihtiyaçlarındaki kritik konularla ilgili önemli bilgiler paylaştı. SAP dünyasında kullanıcılara sunulan yenilikler ve Sovos partnerliğinde sunulan çözüm yollarının aktarıldığı webinarda, SAP Clean Core’un öneminden yeni Sovos BTP çözümüne uzanan farklı konular ele alındı. Webinar sonunda ise dinleyicilerin soruları yanıtlandı.
“Sovos & SAP Anlatıyor: SAP Dünyasında İhtiyaçlarınıza Uygun Çözüm Alternatifleri” adlı webinarın açılışını yapan SAP Finansal Uygulamalar Çözüm Yöneticisi Burak Başarslan hem Türkiye’de hem de globalde artan belirsizliklere ve yaşanan hızlı değişimlere dikkat çekti. Hızla artan yasal uyumluluk ve sürdürülebilirlik gibi yeni mevzuatlara adapte olabilen, emek yoğun süreçlerden daha otomatik ve verimli iş süreçlerine dönüşebilen sistemlere ihtiyaç duyulduğunu belirten Başarslan, SAP Business Suite’in bu bakış açısıyla yeni bir kurumsal yönetim dönemini temsil ettiğini aktardı.
Temelde üç bileşenden oluşan SAP Business Suite; uygulamaları, verileri ve yapay zekayı bir araya getiriyor. Mali yönetim, tedarik zinciri, üretim planlama gibi hali hazırda bilinen SAP uygulamalarının, farklı alanlarda uzmanlaşan yapay zekâ ajanlarıyla ve iş süreçlerine hâkim Joule isimli yapay zekâ asistanıyla bir arada olduğu; verinin tutulabildiği, raporlanabildiği ve yapay zekâ ile yorumlanabildiği, süreçleri bütünsel olarak organize edebilen bir yapı kurgulanıyor. Bu yapı hem mobil uygulamalar üzerinde çalışabiliyor hem de harici uygulamalara adapte edilebiliyor. SAP Business Suite’in önemli bir parçası olan yapay zekanın etkisiyle sistemlerle etkileşim yöntemleri değişiyor ve verimlilik artıyor. İncelenen örnekler böyle bir yapının, verimlilikte yüzde 30’un üzerinde artış sağladığını gösteriyor. Burak Başarslan, SAP Business Suite’in amacının, şirketlerin ileriye dönük zorluklarını da kolayca bertaraf edebilmelerini sağlayacak bir çözüm sunmak olduğunu belirtiyor.
Son dönemde ERP’nin buluta taşınması, BTP (Business Technology Platform) ile “clean core” denilen yapıyla ERP’nin temiz tutulması konusunda çalışmalar yapılması, veri yönetimi konusunda bu yılın başında duyurulan, veriye ilişkin bütün süreçlerin yönetilebileceği SAP Business Data Cloud’un duyurulması aslında hep bu bütüncül sisteme hizmet ediyor.
SAP Business Suite’in e-Dönüşüm Sistemlerindeki Rolü
SAP Business Suite:
Modüler bulut tabanlı uygulamalar,
Mali planlama ve analiz,
Muhasebe ve mali kapanış,
Hazine ve işletme sermayesi,
Tekliften nakde,
Vergi ve ticaret tarafındaki uyumluluklar,
Yönetişim, risk ve uyumluluk gibi en kritik finansal süreçler için kapsam sağlıyor.
ERP’de vergiye ilişkin belgeler oluşturuluyor. Üretilen belgelerin yasal mevzuatlara uygunluk açısından teyit edilmesi “Risk and Ensureance Management” çözümüyle mümkün oluyor. Belgeler henüz gönderilmeden Yine SAP içinde yer alan “Document and Reporting Compliance (DRC)” çözümü e-belge süreçlerini yönetmeyi sağlıyor. Faturalar oluştukça gönderimi, elektronik belgelerin tutarlılıklarının kontrolü, yasal raporların hazırlanıp ilgili yasal merci sistemlerine gönderimi, sistemdeki verilerin doğruluğunun kontrolü gibi süreçler bu bölümde yer alıyor. Hatalı olanlar için düzenlemelerin önerilmesi mümkün oluyor. Bunların bütünleşik çalışmasıyla birlikte, temelde vergi uyumluluğu çözümlerini kapsayan bir hizmet sunan SAP, Türkiye’de elektronik belgelerin ilgili mercilere gönderimini doğrudan gerçekleştirmiyor. Bu konuda bir özel entegratör olan Sovos’un partnerliğiyle çözüm sunuyor. Sovos, DRC’ye alternatif olarak bir çözüm sunabiliyor.
Sovos, SAP Entegrasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayhan Boyacıoğlu, SAP müşterilerinin ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için sunulan çözüm önerilerini üç ana başlıkta aktardı:
SAP Framework
SAP BTP Cloud
SAP DRC
SAP ile çalışan işletmeler, eğer DRC’yi kullanmak istiyorsa, DRC onların ihtiyaçlarını karşılıyorsa, Sovos bir bulut sağlayıcı olarak bu sistemle entegre çalışıyor ve vergi süreçlerinin entegrasyonunu bu kanal üzerinden sağlıyor. Eğer söz konusu şirketler için DRC kullanımı uygun değilse, bu kez “Framework” ve “BTP Cloud” çözümlerini devreye alıyor.
SAP Framework çözümünde, Sovos, şirketlerin kendileri için özelleştirdikleri SAP’lere doğrudan kurulum yapılıyor. Sovos SAP Framework Uzun yıllardır kullanılan ve pek çok başarı elde etmiş, SAP sertifikalı bir ürün.
Yeni geliştirilen Sovos BTP ise SAP’nin yeni tanıttığı “Clean Core” yaklaşımına uygun olarak tasarlandı. SAP’nin gelecek planlarıyla ve son teknolojileriyle de uyumlu. Kullanıcılar SAP S/4 Hana’nın içindeki bir ürünmüş gibi bu uygulamayı kullanıyor, yeni bir portale giriş yapması gerekmiyor. Söz konusu çözüm, BTP üzerinde ancak SAP standartlarıyla yazıldı. Sovos tarafından yazıldığı için güncellemeler de Sovos tarafından uygulamaya alınabiliyor. Şirketlerin ek bir takip yapmasına gerek kalmıyor.
Sovos, SAP Ürünlerinin Geliştirilmesinden Sorumlu Kıdemli Müdür Yasin Özbınar konuşmasında Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yayınladığı tüm şemaları kullanarak fatura, irsaliye yanıtı gibi tüm yapıları destekleyecek bir alt yapı oluşturulduğuna değindi. Bu sağlam alt yapı ile kısa sürede yapılması gereken yasal güncellemelerde bile hızlı bir uyum sağlanacağına dikkat çekti ve bir demo gösterimi yaptı. Tüm webinarı ve demoyu linkte tıklayarak izleyebilirsiniz.
Webinarın son bölümündeyse dinleyicilerden gelen sorular yanıtlandı. Öne çıkan sorular ve yanıtları ise şöyle oldu:
Tahmini proje süresini ne kadar ön görüyorsunuz?
SAP ve API’ler üzerinden entegre olunuyor. API’ler üzerinden veri çekerken Bunların SAP tasarımınıza göre konfigüre edilmesi gerekiyor. Konfigürasyon için de Sovos’un bir uyarlama alt yapısı var. Bu nedenle şirketin SAP süreçlerinde kaç modülünün aktif olduğuna bağlı olarak projenin birkaç gün içinde canlıya alınması mümkün.
Eski faturalarımızı bu sisteme aktarabiliyor muyuz?
Sovos BTP’ye eski belgeler aktarılabilir. Ancak arka planda çalışan Sovos Cloud sistemi var. Dolayısıyla belgeleriniz hali hazırda aynı sistemde arşivli oluyor. Daha önce Sovos ile çalışmıyor ve bu proje ile geçiş yapıyorsanız, arşiv aktarımı mümkün.
Risk and Assurance sadece DRC çözümü ile mi çalışır?
Doğrudan ERP ile birlikte çalışıyor. Mutlaka DRC ile yapılmak zorunda değil.
Sovos BTP’nin yaklaşık olarak maliyeti ne kadar olacak?
Ürün yakında SAP Store’da yer alacak, oradan teklif isteyebileceksiniz.
SAP Public Cloud ile gönderilen faturalar bu ekranlarda mı görünüyor olacak?
Evet, gönderilen faturaların hepsi demoda gösterdiğimiz ekrana düşüyor. Kesim tarihinden yıllar sonra bile çeşitli filtrelerle faturaları aynı ekranda görüntüleyebiliyorsunuz.
Public Cloud proje satışlarında DRC lisansı almama şansı var mı müşterilerin? Yoksa DRC lisans alımı zorunlu mu tutuluyor?
DRC lisansı almadan, Sovos’un anlattığı gibi SAP Store’daki farklı bir çözümü de alabilir.
Fatura belgesi oluşturulurken fatura senaryoları için bir kontrol var mı? Vergi koduna göre faturanın tevkifatlı olması gibi?
Bu API’lerle SAP’ye ulaşıp verileri çeken bir yazılım. Bahsedilen kontrolün modül içinde, belge üretilme anında yapılması gerekiyor. SAP içerisindeki Risk and Ensureance Management yapısını bu amaçla kullanabilirsiniz.
Fatura tipleri için herhangi bir çözüm var mıdır, örneğin; satış, istisna faturaları ayrı ayrı gönderimi olmak durumunda. Bunun ayrımı bu ekranlardan yapılıyor mu?
Fatura gönderim ekranında birçok farklı alan gibi fatura tipine (satış, istisna,iade…) göre de filtreleme yapmak ve ayrı ayrı göndermek mümkün. Eğer istenirse yapılan filtreler kişiye özel veya genel olarak da kaydedilebiliyor. Bu SAP Fiori ekranlarının standart özelliği.
SAP BTP platformu olmadan sadece UI Fiori üzerinden bu uygulamanız mevcut SAP ERP 6.0 ile entegre kurulabilmesi mümkün müdür?
Tamamen SAP BTP üzerinde çalışan bağımsız bir ürün. Mevcut SAP ERP 6.0 ile entegrasyonu mümkün değil. ERP ürünümüzün ayrıca Fiori addon’u mevcut.
Sistemin BTP üzerinde yapacağı kredi tüketimi ile ilgili bir hesap tahmininiz var mı? 1 Belge için yaklaşık x kadar diyebiliyor muyuz?
SAP Store’a koyulduğunda kredi tüketimi ürünün maliyeti içinde olacak, ekstra kredi maliyeti olmayacak.
Başarı Hikayesi: HAVAŞ
Havaş
Faaliyetlerine 1933’te yer hizmetleri ile başlayan Havaş, bugün üç kritik ve büyük ölçekli alanda operasyon yürütüyor. Yer hizmetleri, antrepo kargo, otobüs yolcu taşımacılığı konusunda faaliyetleri olan Havaş; geçmişten gelen gücüyle kararlı, yenilikçi, güvenilir havacılık deneyimi sunmak için çalışıyor.
Neden Sovos?
“Sovos ile başarılı bir SAP S/4HANA geçiş süreci gerçekleştirdik. Projenin başarılı olmasının en önemli etkeni beklentileri iyi ifade etmiş olmamız ve bu beklentilerin karşılanmasıydı. En önemli beklentimiz: “clean core” yapısında Sovos’un çözümünün yüzde 100 uyum sağlamasıydı. Bir operasyon şirketi olduğumuz için; hava yolları, bağlı olduğumuz havalimanı işletmeleri ve ayrıca Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, DHMİ gibi kurumlarla kesintisiz çalışabilmeliyiz. Kesintisiz geçişle birlikte 1 Ocak 2025’te de faturamızı kesip GİB’e göndermemiz gerekiyordu. Bu da ikinci büyük beklentimizdi. Sovos, uçtan uca doğru proje yönetimi ile bu beklentileri çok iyi karşıladı ve bize uygun çözümler sundu. “
Sovos, SAP’nin “Clean Core” vizyonuna %100 uyumlu yeni nesil e-dönüşüm çözümü “Sovos Compliance Network Turkey for SAP BTP”ye, “SAP Store” üzerinden erişilebileceğini duyurdu. “SAP Business Technology Platform” (SAP BTP) üzerinde çalışan bu yeni çözüm; e-Fatura, e-Arşiv Fatura ve e-İrsaliye gibi e-belge süreçlerine hızlı ve esnek bir işleyiş sunan modern mimarisiyle dikkat çekiyor.
Dijital dönüşüm, şirketlerin tüm faaliyet alanlarında hızla gerçekleşirken, kurulan sistemlerin birbiriyle uyum içinde, sürdürülebilir ve kolay güncellenebilir mimarilere sahip olması her geçen gün önemini artırıyor. SAP sistemlerinin daha sürdürülebilir, esnek ve kolay güncellenebilir olmasını amaçlayan “Clean Core” stratejisi de bu anlamda kritik bir yapı taşı haline geliyor.
Sovos’un, SAP Business Technology Platform (SAP BTP) üzerinde çalışan, yeni nesil e-dönüşüm çözümü “Sovos Compliance Network Turkey for SAP BTP”, SAP’nin önerdiği “Clean Core” stratejisi ve “Side-by-Side Extensibility” modeliyle %100 uyumluluk gösteriyor. Bu uyumluluk, Sovos’un yeni çözümünün, SAP S/4HANA gibi sistemlerin çekirdek yapısına müdahale etmeden, sistemin yanında özelleştirme ve geliştirme yapan modern bir mimariye sahip olduğu anlamına geliyor. Bununla birlikte söz konusu çözüme ayrı bir kullanıcı girişi yapmadan, SAP Fiori üzerinden erişilebildiği için doğal bir kullanıcı deneyimi sunuluyor.
Esnek Proje Altyapısı, Hız ve Kolaylık Sağlıyor
Esnek proje altyapısı ile şirketlerin sistemlerine sadece birkaç günde kurulum yapılabilmesi yeni çözümün avantajlarından biri olarak görülüyor. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) regülasyon güncellemelerine uyumluluğun Sovos tarafından merkezi olarak sağlanması da kullanıcılara sunulan büyük bir kolaylık olarak öne çıkıyor.
Sovos’un global vergi yazılımları ve vergi uyumluluğu lideri olarak sektörün ihtiyacına yönelik pek çok çözüm ürettiğine dikkat çeken Sovos, SAP Entegrasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayhan Boyacıoğlu, SAP’nin “Clean Core” stratejisinin ve bu stratejiyle uyumlu ürünlerin, SAP yatırımlarını geleceğe taşıdığını söyledi. Türkiye gibi sık değişen regülasyonlara sahip pazarlarda güvenli ve sürdürülebilir çözümlerin önemine değinen Boyacıoğlu, “Çekirdek yapıyı bozmadan, sistemin standarda uygun ve temiz kalması şirketlerin daha sürdürülebilir bir dijital altyapı oluşturmasını sağlıyor. SAP’ye tamamen uyumlu şekilde fakat müşterilerin ihtiyaçlarını da tam karşılayan geliştirmelerle yaptığımız bu ürünlerin hem bugün hem de gelecekte şirketlerin üzerindeki yükü almasından ve maliyet avantajı sağlamasından mutluluk duyuyoruz” dedi.
Sovos’un yeni nesil e-dönüşüm çözümüne SAP Store üzerinden ulaşılabiliyor.
SAP Store, store.sap.com adresinden erişilebilen bir platform olup, SAP ve iş ortaklarına ait 2.300’den fazla çözümün bulunmasını, denenmesini, satın alınmasını ve yenilenmesini kolaylaştıran entegre bir dijital müşteri deneyimi sunar. Müşteriler burada, işletmelerini büyütmek için ihtiyaç duydukları SAP çözümlerini ve SAP onaylı çözümleri bulabilir. SAP Store üzerinden yapılan her satın alma için SAP bir ağaç diker.
Şirketlerin akıllı işletmelere dönüşmesini sağlamak amacıyla SAP, sektöre özel bulut çözümlerinden oluşan bir ekosistemle dikey çözümler portföyünü genişletmektedir. Bu çözümler, mevcut SAP portföyünü tamamlayarak ortak müşteri yatırımlarının değerini artırır. Sovos, müşterilerin olumlu iş sonuçları elde etmesini sağlamak için belirli sektör gereksinimlerini karşılayan çözümler oluşturmak üzere SAP ile iş birliği yapmaktadır. Daha fazla bilgi için SAP Store’u ziyaret edin.
Sovos, SAP PartnerEdge® programının bir ortağıdır. SAP PartnerEdge programı, belirli iş ihtiyaçlarına yönelik yüksek kaliteli, yenilikçi uygulamaların hızlı ve uygun maliyetli şekilde geliştirilmesini kolaylaştıran araçlar, avantajlar ve destek sunar.
Sovos Hakkında:
Sovos, işletmelerin giderek daha fazla düzenlemeye tabi olan bir dünyada gerçek bir güvenle gezinmelerini sağlayan küresel bir vergi, uyum ve güven çözümleri ve hizmetleri sağlayıcısıdır. Her zaman açık uyumluluk yetenekleri için özel olarak oluşturulan ölçeklenebilir BT odaklı çözümlerimiz, gelişen ve karmaşık bir küresel düzenleyici ortamın taleplerini karşılar. Sovos’un bulut tabanlı yazılım platformu, iş uygulamaları ve devlet uyumluluk süreçleriyle benzersiz bir entegrasyon seviyesi sağlar.
Fortune 500’ün yarısı da dahil olmak üzere 100’den fazla ülkede 100.000 ‘den fazla müşteri, uyumluluk ihtiyaçları için Sovos’a güveniyor. Sovos her yıl 19.000 küresel vergi yetki alanında 11 milyardan fazla işlem gerçekleştirmektedir. 400’den fazla güçlü iş ortağı programı ile desteklenen Sovos, sektörler ve coğrafyalar arasındaki şirketler için rakipsiz bir küresel ağ oluşturmaktadır. 1979 yılında kurulan Sovos, Amerika ve Avrupa’da faaliyet göstermektedir ve Hg & TA Associates’e aittir. Daha fazla bilgi için www.sovos.com.tr adresini ziyaret edebilir ve bizi LinkedIn ve X‘de takip edebilirsiniz.
Başarı Hikayesi: AstraZeneca
Astrazeneca
Küresel sağlık sorunlarının çözümüne katkı sağlayan bilim odaklı, yenilikçi ve araştırmacı ilaç şirketi AstraZeneca; sağlık hizmetlerini dönüştürmek, hastaların hayatını daha iyi hale getirmek ve insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sağlık sorunlarına çözüm geliştirmek için Türkiye’de 500’ü aşkın çalışanıyla 1999 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. 125’ten fazla ülkede ilaçlarını sağlığın hizmetine sunuyor ve 16 ülkede üretim yapıyor.
Benim Gözümden Sovos:
“İlaç sektörü dediğimizde herkesin aklına sağlık, kullandığı ilaçlar, klinik araştırmalar geliyor. Bizim aklımıza bunlarla birlikte bir de regülasyonlar geliyor. İlaç firması deyince regülasyonu ayrı tutmak mümkün değil. Birçok tedavi alanında yenilikçi, güçlü ürünlerimizi en hızlı şekilde hastalarımıza ulaştırmaya çalışırken ve bu yolculukta teknolojiyi kullanırken regülasyonlara hızla uyum sağlayabilmeliyiz. Bu anlamda Sovos ile çalışmak bizim için bir avantaj çünkü bütün sistemlerimize tamamen entegre şekilde hizmet sunuyor. Dolayısıyla herhangi bir değişikliği sistemlerimize hızlıca uyarlayabiliyoruz.”
Dijital vergi dönüşümünün ilk adımlarından biri olan e-Arşiv faturalar artık günlük iş akışlarının vazgeçilmez bir parçası. Bu belgelerin veri güvenliği ve uzun dönemli arşivlemesi hakkında ise kullanıcıların pek çok sorusu var. E-Arşiv faturaların veri güvenliğinde nelere dikkat edilmeli, belgeler kaç yıl saklanmalı, güvenli saklama için en iyi yöntemler neler, erişimler nasıl yetkilendirilmeli ve kullanıcı güvenliği nasıl sağlanmalı, verileri silme zamanları ve şekli nasıl olmalı?
Dijital ortamda oluşturulan, iletilen ve saklanan bir belge türü olan e-Arşiv faturaların kullanım alanı ve yoğunluğu her geçen gün artıyor. Küçük işletmelerden market alışverişlerine kadar hemen her yerde e-arşiv fatura kullanılıyor. İşletmeler için hem yasal bir zorunluluk hem de operasyonel verimlilik kaynağı olan bu elektronik belgelerin kullanım yoğunluğu, erişilebilirliği ve sunduğu diğer kolaylıkların kadar önemli bir konu daha var: veri güvenliği ve uzun dönemli dijital arşivlemesi. Bu yazıda, e-Arşiv faturalarının saklanmasında dikkat edilmesi gereken temel konuları, teknik yaklaşımları ve güvenlik politikalarını detaylandırıyoruz.
E-Arşiv Faturaları Kaç Yıl Saklanmalıdır?
E-Arşiv faturaların saklanma süreleri, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından belirlenen yasal düzenlemelere tabidir. Vergi Usul Kanunu’na (VUK) göre elektronik belgelerin 5 yıl boyunca, TTK’na göre ise 10 yıl boyunca saklanması zorunludur. Bu süre boyunca faturaların, yetkililer tarafından talep edildiğinde eksiksiz, bütünlükleri korunmuş şekilde ve gecikmeden sunulabilecek durumda olması gerekir. Bununla birlikte dijital vergi sisteminin yaşadığı gelişmelerle, günümüzde herhangi bir talep söz konusu olmadan anlık denetimler yapılabilmektedir. Bu nedenle işletmelerin yasal yükümlülüklere uygun şekilde belgelerini üretmesi ve saklaması, olası vergi cezalarının önüne geçecektir. Diğer yandan belgelerin güvenli bir ortamda saklanması ve ihtiyaç halinde hemen erşilebilir olması, şirketlerin kendi iç işleyişleri için de önemlidir.
E-Arşiv Faturalarında Veri Güvenliği Neden Önemlidir?
Belgelerin elektronik ortamda hazırlanması, iletilmesi ve saklanması çağın “zorunlu” bir ihtiyacı olmakla birlikte, dijital verilerin yaşadığı tehditler açısından da pek çok risk barındırıyor. Siber saldırılar, veri kaybı, yetkisiz erişim veya uzun yıllar saklama ile gelen teknolojik eskime gibi tehditler, fatura verilerinin tehlikeye girmesine yol açabilir. Saklama konularında e-Arşiv faturaların güvenliğinde hayati öneme sahip bazı gündem maddeleri vardır:
Yasal uyumun sağlanması: Arşivlenen verilerin yasal geçerliliği, bozulmadan korunmasına bağlıdır.
Müşteri bilgilerinin korunması: E-belgeler kişisel veri içerdiğinden, KVKK ve GDPR gibi düzenlemelere uyum gerekir.
Finansal verilerin bütünlüğünü sürdürme: Muhasebe ve denetim süreçlerinin sağlıklı işlemesi için verilerin bütünlüğü kritik önemdedir.
İtibarı koruma: Veri ihlali yaşayan işletmeler ciddi itibar kaybı yaşayabilir.
E-Arşiv Faturalarının Güvenli Saklanması İçin En İyi Yöntemler
Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda hem yasal gereklilikleri yerine getirme hem finansal verilerin bütünlüğünü sürdürme hem de siber saldırılara karşı önlem alarak itibarı koruma gündemleri açısından E-Arşiv faturaların uzun dönemde güvenle saklanması için gerekli sistemleri kurmak ve tedbirleri almak gerekir. Bu konuda benimsenebilecek en iyi yöntemler şunlardır:
Bulut tabanlı arşivleme çözümleri kullanmak: Bu sistemler sayesinde veriler hem uzaktan erişilebilir hem de çeşitli felaket senaryolarına karşı koruma altına alınır.
Veri yedekleme sistemlerini devreye almak: Farklı coğrafi bölgelerde tutulan otomatik yedekler, tek noktadan kaynaklanan veri kayıplarını önler.
Gelişmiş şifreleme teknikleri uygulamak: Saklanan verilerin güçlü algoritmalarla şifrelenmesi, siber tehditlere karşı koruma sağlar.
Düzenli veri bütünlüğü testleri yapmak: Arşivdeki verilerin değişmeden kaldığı periyodik olarak doğrulanmalıdır. Hash kontrolü gibi yöntemlerle bütünlük sağlanabilir.
Dijital imza ve zaman damgası kullanmak: Belgelerin orijinalliğini ve oluşturulma zamanını yasal olarak ispatlamak için gereklidir.
E-Arşiv Faturalarında Erişim Yetkilendirme ve Kullanıcı Güvenliği
Tüm dijital sistemlerde olduğu gibi e-Arşiv fatura uygulamalarında da verilere kimlerin erişimi olduğu iyi belirlenmelidir. Arşivlenen e-Arşiv faturalarına kimlerin erişebileceği net kurallarla belirlenmelidir. Erişim yetkilendirme politikaları oluşturarak:
Her kullanıcıya rol bazlı erişim tanımlanabilir.
Şüpheli hareketler için log kayıtları tutulabilir.
Erişim sırasında çift faktörlü kimlik doğrulama sistemleri kullanılabilir.
Eski personelin erişimi otomatik olarak kapatılmalı, erişim izinleri düzenli olarak gözden geçirilmelidir.
Bu önlemler, veri ihlali risklerini minimize eder ve kullanıcı güvenliğini artırır. Aynı zamanda kurum içi şeffaflığı ve denetlenebilirliği destekler.
E-Arşiv Faturaları İçin Kullanılabilecek Güvenli Arşivleme Sistemleri
Şirketler kendi veri saklama alanlarını yaratabilir ve yönetebilirler. Ancak yukarıda bahsedilen güncelliği koruma, erişim kaçaklarını ve siber saldırıları önleme gibi konuları dikkate alarak, hali hazırda işi bu olan kurumlardan danışmanlık ve hizmet almaları tavsiye edilir. Şirketler, e-Belgeler konusunda hizmet aldıkları özel entegratörleri, verileri güvenliği ve saklama politikalarını detaylı bir şekilde inceleyerek seçmelidir. Bununla birlikte veri güvenliği ve güvenli arşivleme için şu sistemler önerilir:
Sertifikalı veri merkezleri: Belgeler, ISO 27001 gibi uluslararası bilgi güvenliği sertifikalarına sahip tesislerde barındırılmalıdır.
Blockchain tabanlı arşivleme: Her değişikliğin izlenebilir olması sayesinde veri manipülasyonu engellenir.
KVKK ve GDPR uyumlu platformlar: Küresel veri koruma standartlarına uyum sağlanmalıdır.
Yüksek erişilebilirlik ve kesintisiz çalışan sistemler sağlayan altyapılar: Verilere 7/24 erişim garanti altına alınmalıdır.
Farklı ülkelere çalışmalar yürüten işletmeler, seçtikleri arşivleme sisteminin hem yerel hem de uluslararası mevzuatlara uygun olmasına dikkat etmelidir. Ayrıca çözüm sağlayıcının destek hizmetlerinin güçlü olması, sistemin uzun ömürlü çalışmasını sağlar.
Veri Saklama Süreleri ve Silme Politikaları: Ne Zaman, Nasıl?
Her verinin sonsuza kadar saklanması mümkün ve çoğu zaman da “gerekli” değildir. Bu nedenle etkin bir veri yaşam döngüsü politikası uygulanmalıdır. Ancak, 10 yılı geçen veriler “silinmesi gereken” veriler olarak zorunlu tutulmaz. Talep ve sektörel gereklilikler doğrultusunda, 10 yılı aşan veriler, talep edilmesi durumunda saklanmaya devam edilebilir. Ancak günün sonunda silme işlemi şu adımlarla yapılmalıdır:
Saklama süreleri dolan faturalar sistematik şekilde silinmelidir.
Silme işlemleri geri dönüşü olmayan şekilde gerçekleştirilmelidir.
Silme öncesi son bir denetim yapılmalıdır.
Silinen veriler hakkında kayıt tutulmalı ve bu işlemler şirket içi denetim mekanizmalarına açık olmalıdır.
Ayrıca, yasal saklama süresi dolsa bile dava, denetim veya inceleme süreçleri devam ediyorsa, veri silme işlemine ara verilmelidir. Tüm bunların sistemli bir şekilde takip edilmesi gerekir.
E-Arşiv Faturalarını Saklamak için En Güvenli Yöntem Nedir?
Bulut tabanlı, sertifikalı ve çoklu yedekleme destekli dijital arşivleme sistemleri, uzun dönemli saklama için en güvenli yöntemdir. Kurum içi IT kaynaklarının yetersiz olduğu küçük işletmeler için SaaS tabanlı çözümler daha ekonomik ve pratiktir. En güncel ve güvenilir yöntem olarak konu özel entegratörün denetimi ve sistemleri ile ilerletilebilir.
E-Arşiv Faturaları Fiziksel Olarak Saklanmalı mı?
E-Arşiv faturaların elektronik ortamda saklanması zorunludur. Fiziksel baskılar, hukuki geçerliliği tek başına sağlamaz. Bu nedenle elektronik formatta ve doğrulama bilgilerinin korunduğu ortamlar tercih edilmelidir. Ancak bazı firmalar, iç prosedürler gereği çıktıları da saklamayı tercih edebilir. Bu durumda fiziksel belgeler de güvenli bir alanda muhafaza edilmelidir.
E-Arşiv fatura arşivleme süreçlerinde yasal düzenlemelere uyum sağlamak ve veri güvenliğini üst düzeyde korumak, her şirketin öncelikli sorumluluğu olmalıdır. Bu süreç sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda kurumsal sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm açısından da stratejik bir adımdır.
Uzun vadede güvenli dijital arşivleme uygulamaları, şirketlerin denetimlerde zaman kazanmasını, müşteri güvenini artırmasını ve operasyonel risklerini azaltmasını sağlar.
Danimarka, her ne kadar tüm alanlarda olmasa da, 2005 yılından bu yana elektronik faturaların kullanımını zorunlu hale getirerek bu teknolojiyi kullanmaya başlayan ilk ülkelerden biri oldu. E-faturalama, kamu kurumlarıyla (B2G) iş yapan mal ve hizmet tedarikçileri için zorunlu.
Bununla birlikte B2B yani işletmeden işletmeye yapılan işlemler için e-faturalama yapma zorunluluğu bulunmuyor. Bu sayfada Danimarka’da elektronik faturalandırmanın durumu hakkında genel bilgiler yer alıyor. İleride yapılacak düzenleme değişikliklerinden haberdar olmak için bu sayfayı yer imlerine eklemeyi unutmayın.
Danimarka’da B2B yani işletmeden işletmeye yapılan işlemlerde e-faturalama zorunluluğu bulunmamaktadır.
Ancak Danimarka, 2022 yılının Mayıs ayında kendi sınırları içinde kayıtlı işletmelerin veya muhasebe yükümlülükleri bulunan yabancı şirketlerin yeni düzenlemelere uygun dijital muhasebe sistemlerini uygulamaya koymasını zorunlu kılan yeni Danimarka Muhasebe Yasasını yürürlüğe koydu.
Yeni düzenlemelere göre, kapsam dahilindeki vergi mükellefleri, Peppol BIS ve OIOUBL (Danimarka’ya özgü UBL versiyonu) formatlarında elektronik faturalar oluşturabilen, alabilen ve saklayabilen Dijital Muhasebe Sistemleri kullanmak zorundalar.
Danimarka’da faaliyet gösteren işletmeler, Danimarka Ticaret Otoritesine kayıtlı olup, bu sayede yeni Dijital Muhasebe Yasasına uygunluğu teyit edilmiş bir dijital muhasebe sistemine geçiş yapabilirler. Bir işletmenin buraya kayıtlı olmayan bir dijital muhasebe sistemini kullanmayı tercih etmesi halinde, sistemlerinin yeni Danimarka Muhasebe Yasasına uygunluğunu sağlamak işletmenin sorumluluğundadır.
Mevzuata uygun dijital muhasebe sistemlerinin kullanılması zorunluluğu aşamalı olarak uygulamaya konmuştur:
2024 –Standart kayıtlı muhasebe sistemi (ERP) kullanmayı tercih eden (yıllık mali tablolarını sunmakla yükümlü olanlar olarak tanımlanan) büyük vergi mükelleflerinin, muhasebe sistemlerinin Danimarka makamları tarafından onaylandığından emin olmalıdır.
2025 – Özel olarak tasarlanmış veya yabancı muhasebe sistemlerini kullanmayı tercih eden (yıllık mali tablolarını sunmakla yükümlü olanlar olarak tanımlanan) büyük vergi mükelleflerinin sistemlerinin uyumlu olmasını sağlamaları gerekmektedir.
2026 – İki yıl üst üste (örneğin 2024 ve 2025) yıllık net cirosu 300.000 DKK’dan fazla olan şahıs şirketlerinin sistemlerini uyumlu hale getirmeleri gerekmektedir.
Danimarka'da B2G e-fatura
Danimarka’da, B2G işlemlerinde elektronik fatura gönderme ve alma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu, kamu kurum ve kuruluşlarına mal ve hizmet tedarik edenlerin faturalarını elektronik olarak, Peppol veya ulusal OIOUBL formatında düzenlemeleri gerektiği anlamına gelmektedir.
Danimarka hükümeti, B2G bağlamında e-fatura gönderme ve alma işlemleri için NemHandel platformunun kullanılmasını şart koşmaktadır.
Danimarka'da Peppol kullanımı
Peppol, Danimarka’da yaygın olarak kullanılmaktadır ve elektronik faturaların düzenlenmesi için kabul edilen iki yöntemden biridir. Ülkede B2G faturalarının %99’unun elektronik olduğu söyleniyor ve şu anda dikkatler, zorunlu olmayan B2B işlemlerinde e-faturaların kullanımının yaygınlaştırılmasına odaklanmış durumda.
Danimarka Ticaret Otoritesi (ERST), ülkenin Peppol Otoritesidir. Bu, söz konusu kurumun Peppol Erişim Noktası veya Hizmet Meta Veri Sağlayıcısı (SMP) olmak isteyen şirketlerin kaydını yapmak, raporlama yapmak, Peppol ile ilgili Danimarka’nın çıkarlarını temsil etmek ve diğer ilgili idari faaliyetleri yürütmekten sorumlu olduğu anlamına gelmektedir.
Danimarka'da e-faturanın benimsenmesine ilişkin zaman çizelgesi
Danimarka’nın e-faturalama yolculuğunu bu önemli tarihlerle takip edin.
2005: Kamu kurumlarına mal ve hizmet tedarik edenlerin, faturalarını elektronik olarak düzenlemek zorunda olmaları
2017: Danimarka’nın e-fatura sistemi NemHandel’in Peppol ile entegre edilmesi
18 Nisan 2019: Kamu kurumlarının Avrupa standardına (EN-16931) uygun e-faturaları alabilecek ve işleyebilecek durumda olmaları
19 Mayıs 2022: Danimarka parlamentosunun, dijital muhasebe sistemi için gereklilikleri düzenleyen yasayı kabul etmesi
1 Temmuz 2024 – Yeni Dijital Muhasebe Yasası gerekliliklerinin yürürlüğe girmesi
Sovos ile Danimarka'da e-fatura kurulumu
Bir ülkenin vergi gerekliliklerine uymak zor olabilir; iş yaptığınız her yerde çok uluslu uyumluluk konusunu dert etmeyin. Buna e-fatura gerekliliklerini de eklersek, bu durum kuruluşunuzda çok fazla zaman ve zihin gücü harcamanıza neden olabilir.
Sovos, işinizi nerede yaparsanız yapın ideal uyum ortağınızdır: tüm vergi ihtiyaçlarınıza yanıt veren tek tedarikçi olarak, sizin için gerçekten önemli olan şeylere odaklanmanızı sağlar.
Sovos’un size nasıl yardımcı olabileceği hakkında daha fazla bilgi almak için hemen bizimle iletişime geçin.
Danimarka’da B2G işlemleri (kamu kurum ve kuruluşlarına mal veya hizmet tedarik edenler) için elektronik fatura düzenlenmesi zorunludur, ancak ülkede B2B e-fatura düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır.
Dijital defter tutma sistemleri, hem Peppol BIS hem de OIOUBL (UBL’nin Danimarka’ya özgü versiyonu) formatlarında e-fatura düzenleyebilmeli, gönderebilmeli, alabilmeli ve saklayabilmelidir.
Uzmanlar her yıl aynı cümleyi kuruyor: “Bu yıl, siber güvenlik sektörü için görülmüş en zorlu yıl oldu” ve ekliyorlar: “Gelecek yıl bundan daha iyi olmayacak…” Tehditlerin her geçen gün arttığı, dönüştüğü, karmaşık hale geldiği böyle bir ortamda, bulut tabanlı teknolojilerdeki güvenlik önlemlerinin neler olduğu da önemine önem katıyor. Veri güvenliğindeki uzmanlığımızla, 2024’te siber güvenlik alanında yaşanan gelişmeleri, gelecekteki riskleri, alınması gereken önlemleri anlatarak, farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz…
Bulut tabanlı teknolojiler artık dünyanın hemen her yerinde büyük öneme sahip. Bulut bilişim, sunduğu ölçeklenebilirlik, esneklik, maliyet avantajı sayesinde hızla büyüyen bir teknoloji haline geldi. e-Dönüşümde bulut teknolojilere olan talep her geçen gün çoğalırken, güvenlik önlemlerinin de artırılması önem taşıyor. Çünkü teknolojiler gelişir ve hayatı kolaylaştırırken, onlara karşı ortaya çıkan tehditler de aynı şekilde gelişiyor, karmaşıklaşıyor ve takip edilmesi zor bir hal alıyor. Siber suçluların bulut ortamındaki güvenlik açıklarını hedef alarak kullandıkları gelişmiş tehditlere karşı, geleneksel güvenlik önlemleri artık yeterli değil. Bu nedenle her geçen gün siber güvenlik alanında daha büyük değişimlere tanık oluyoruz. Bulut ortamında yapılan saldırılarda ve kötü amaçlı yazılımlarda bitmeyen bir yükseliş trendine tanık oluyoruz, yapay zekanın siber saldırılar için etkin bir şekilde kullanıldığını gözlemliyoruz.
Peki tehdit ortamı bu şekilde hızlı evrilirken, güvenliği sağlamak nasıl mümkün? Tehdit var diye teknolojilerin faydalarından uzak mı durulmalı yoksa bu teknolojileri güvenli bir şekilde kullanmanın yolu mu bulunmalı? Öncelikle tehditleri daha yakından tanıyarak başlayalım…
2024’te Bulut Güvenliği Alanında Yaşanan Gelişmeler
Geçtiğimiz yıl bulut ortamına izinsiz girişler yüzde 75 arttı.1,5 milyona yakın siber saldırı gerçekleşti. Kaydedilen 42 bin 669 kötü amaçlı yazılım saldırısı ile Mart, bu alanda rekor kırılan bir aydı. Bunların yüzde 3’ü ise “Zero Day” saldırısıydı. En çok saldırı, 227 bin ile Rusya’dan yapılırken, 141 bin ile ABD ikinci sırada yer aldı. Bu ülkeleri sırasıyla Polonya, Estonya, Ukrayna, Hindistan, Vietnam, Singapur, Bulgaristan ve İran izledi. Saldırılar sadece teknoloji kullanımlarını aksatmakla kalmadı, ciddi finansal kayıplara da sebep oldu. 2024’te siber saldırıların sebep olduğu finansal kayıplar 2023’e göre iki kat arttı. Bununla birlikte tedarik zinciri saldırılarının giderek arttığı gözlemlendi. Siber saldırganlar, büyük şirketlere doğrudan saldırmak yerine onların iş ortakları, tedarikçilerini hedef alarak, daha az korunan sistemler üzerinden erişim sağlamaya odaklandılar. Bu nedenle şirketlerin güvenlik politikalarını sadece kendi ağları ile sınırlamaması yönündeki görüşler daha çok benimsendi.
Tüm bu saldırılar ve tehditlerle 2024’te, bulut güvenliği açısından bazı büyük gelişmeler de yaşandı. Özellikle, yeni siber tehditler ve bunlara karşı alınan önlemler ön plana çıktı. Siber sigorta taleplerinde artış gözlemlendi. Ayrıca, regülasyonlarda da önemli değişiklikler oldu. Artan siber güvenlik risklerine karşı devletler ve uluslararası kuruluşlar da daha sıkı düzenlemeler getirmeye başladı. Avrupa Birliği’nin ENISA kapsamında çok daha sıkı güvenlik önlemlerine geçmesi, ABD ve Asya ülkelerinde de yeni regülasyonların hızla devreye alınması bunun örneklerinden…
Bulut Bilişim Güvenliğinde Gelecek Beklentileri
Yakın gelecek için de beklentiler 2024’ten pek farklı değil. Siber tehditlerin her geçen gün daha sofistike hale gelmesi bekleniyor. Yapay zekâ bulut tabanlı teknolojilerin güvenliği açısından da oyun değiştirici bir rol üstleniyor. Saldırganlar yapay zekâ ile kimlik avı e-postalarını daha etkileyici, kötü amaçlı yazılımları daha zor tespit edilebilir hale getiriyorlar. Sahte içerikler üreterek sosyal mühendislik saldırılarını güçlendiriyorlar. Bununla birlikte hayatımıza bir de kuantum bilişim giriyor. Kuantum bilişim, geleneksel şifre yöntemlerini tehdit eden bir teknoloji. Şu an için teorik bir risk gibi gözüküyor ama kuantum bilgisayarların gelişimiyle birlikte mevcut güvenlik sistemlerimizin yetersiz kalma ihtimali çok yüksek. Bu nedenle kuantuma dayalı şifreleme algoritmalarına yönelmek kaçınılmaz hale gelecek.
Proaktif güvenlik stratejileri geliştirmek, yapay zekâ destekli çözümlere yatırım yapmak, güvenlik açıklarını hızla gidermek, Sıfır Güven (Zero Trust) mimarisi ve gelişmiş kimlik doğrulama yöntemleri kullanmak ve regülasyonlara uyum sağlamak kritik olacak. 2025 ve sonrası için siber güvenlik, bulut bilişimle daha da iç içe geçecek ve şirketlerin hem teknolojik hem de yönetsel olarak bu değişime ayak uydurması gerekecek. Siber güvenlik düzenlemeleri sadece uyumluluk sağlamak için değil aynı zamanda iş sürekliliğini sağlamak için de önemini artıracak.
300 ila 400 milyar dolara ulaşan bulut bilişim pazar payının, 2025 yılında iki katına çıkması ön görülüyor. Bununla birlikte bulut güvenliği pazar payının da 2026 yılına kadar 37 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
Peki bulut teknolojilerin kullanımı bu kadar yaygınlaşırken ve sistemlere yönelik tehditlerde artarken, risklerden kaçınmak için neler yapılmalı?
2025’te Bulut Güvenliği İçin Şirketler Nasıl Bir Yol Haritası İzlemeli?
Şirketlerin, bulut bilişimin faydalarından yararlanırken, güvenlik risklerinden de kaçınmak için alabileceği pek çok caydırıcı ve önleyici adım var. Etkili bir savunma mekanizması oluşturmak için “olmazsa olmaz” diyebileceğimiz şeyleri şöyle sıralayabiliriz:
Bulut Teknolojileri Kullanırken Alınması Gereken Önlemler:
Çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA): Siber saldırganın işini zorlaştıran çok kıymetli bir güvenlik katmanıdır. Tehdit altındaki hesapların yüzde 99’unun çok faktörlü kimlik doğrulama kullanmadığı görülüyor. Saldırganlar öncelikli olarak bu hesapları hedef alıyor.
Eğitim: Veriye ulaşan herkesi kimlik avı saldırılarına karşı eğitmek, siber saldırılara karşı alınan en gerekli önlemlerden biri. Veriye erişimi olan çalışanlar, saldırıları nasıl tanıyacaklarını, kime bildireceklerini bilmeli. Kimlik avına maruz kalabilecekleri e-postaları, web siteleri tanıyabilmeliler. Bu kapsamda çalışanların sürekli test edilmesi de gerekiyor. Onların zayıflıklarını bulmak için simüle edilmiş kimlik avı saldırıları yapmak da iyi bir fikir. Bu eğitimler ve testler sayesinde birinci güvenlik duvarı oluşturulmuş oluyor.
Kullanıcı ayrıcalıklarını azaltma: “Sıfır Güven” ilkesi kapsamında kullanıcı ayrıcalıklarını minimuma indirmek, ayrıcalık atanan kişilerin sayısını azaltmak gerekir. Her rol için sınırlı yetki verilmesi, hassas verilere erişimi sınırlayarak saldırı yüzeyini azaltır. Böylece saldırganın ulaşabileceği alan daralmış olur.
Güçlü parolalar: Parola yöneticileri kullanmak güvenlik önlemlerinde fark yaratır.
Uzaktan erişim (VPN): Günümüzün uzaktan çalışma koşullarıyla, farklı lokasyonlardan bulut sisteme erişim söz konusu oluyor. Uzaktan bağlantıları VPN ile güvence altına almak, o bağlantıya erişimi sınırlandırmak gibi önlemler alınabilir.
Veri kaybı önleme: Bu alana özel cihazlar kullanılarak sızıntılar önlenebilir. Hassas verilerin nerede tutulduğu takip edilir ve izinsiz paylaşımlarengellenir.
Şifreleme: Verileri şifrelemek, bağlantıları güvence altına almak adına çok önemli. Verileri sadece durduğu yerde değil aktarım sırasında da şifrelemek mümkün.
Tehdit önleme: Testler yoluyla tehditleri önceden tespit ederek önlem almak çoğu zaman mümkündür.
Yedekleme: Verilerin olası bir saldırı ile erişilemez hale gelme ihtimali de olduğu için, belirli aralıklarla yedeğinin alınması önem taşıyor.
Risk yönetimi: Riskleri yönetebilmek için, güvenlik açıklarını düzenli olarak değerlendirmek gerekir. Eğitimleri, testleri, bilgilendirmeleri sık aralıklarla tekrarlamak, veriye erişimi olan yeni katılımcıları ilk aşamada bilinçlendirmek riski yönetebilmeyi sağlar. Temel tehditleri risk değerlendirmelerine tabii tutmak ve yanıt planları oluşturmak gerekir.
Tüm bu gelecek öngörüleri ve alınması gereken önlemler dikkate alınınca, bulut tabanlı sitemlerin güvenliğinin artık sadece bir IT konusu olmaktan çıktığını söylemek mümkün. Bulut güvenliğini şirketlerin iş stratejilerinin merkezine koyması ve tüm süreçte güvenilir partnerlerle çalışması gerekiyor. Sonuç paragrafı olarak sizlerle Sovos’un bulut güvenliği alanındaki yaklaşımını da paylaşmak isteriz…
Sovos’un Bulut Güvenlik Çözümleri ve Sistem Avantajları
Sovos olarak, çok katmanlı güvenlik çözümleri sunuyoruz. Bulut ortamlarında veri güvenliğini sağlamak için gelişmiş şifreleme teknikleri kullanıyoruz. Ayrıca, sektöre özel regülasyonları takip ederek, her müşterimizin yasal gereklilikleri yerine getirmesine yardımcı oluyoruz. Çoklu yedeklemeler, gelişmiş algılama ve önleme teknolojileri, geniş çapta kısıtlayıcı kontroller ve birden fazla seviyede şifreleme bilgi güvenliği yaklaşımımızın önemli bir parçası. Üç kıtada, büyük bir bilgi güvenliği ekibi ile yürüttüğümüz çalışmalar hakkında detaylı bilgi için linke tıklayarak bize ulaşabilirsiniz…
Sovos Gelirlerden Sorumlu Başkanı Alice Katwan, Oksijen Gazetesi röportajında şirketlerin dijital vergi stratejilerini nasıl kurgulaması gerektiği hakkında bilgi verdi. Odağını kendi iş alanında tutmanın önemine değinen Alice Katwan, çok uluslu şirketlerin danışmanlık alması gerektiğine dikkat çekti…
Dijital vergi teknolojileri dünya genelinde önemli bir dönüşüm sürecinde. Şirketler ise bu dönüşümün hızına ayak uydurmakta zorlanabiliyor. Diğer yandan teknolojilerin gücünü yanına alarak, ülkelerin yasal süreçlerine uyumlanmak önemli avantajlar sağlıyor. Sovos Gelirlerden Sorumlu Başkanı Alice Katwan, sorunsuz vergi teknolojileri süreçleri kurgulamak, iş akışını verimli hale getirmek, devletlerin uygulayabileceği cezalardan kaçınmak ve avantaj elde etmek için kritik önemde olan konuları Oksijen Gazetesi için altı maddede özetledi:
“Şirketler bu dönemde dijital vergi stratejilerini nasıl kurgulamalı?”
Şirketler, yasal uyumluluk süreçlerinin takibi ve ilgili geliştirmelerin sistemlere aktarılması için uzman desteği almalı. Vergi sistemlerinin farklı bir uzmanlık gerektirdiğinin bilincinde olarak, bu konuda uzmanlara güvenmeli ve odağını kendi iş alanında tutmalı.
Çok uluslu şirketler, mutlaka bulunduğu tüm ülkelerde yasal gereklilikleri bilen kişilerden/kurumlardan danışmanlık almalı. Vergi sistemleri gerçekten karmaşık yapılar ve yaptırımları da bir o kadar zorlu olabiliyor.
Seçtiğiniz uzman firmanın, kesintisiz ve hatasız çalışan sistemler kullanması çok önemli. Mesela belge kayıplarının sadece yüzde 3 olduğunu iddia eden bir sistem kullanıyor olabilirsiniz ancak günde binlerce e-fatura kesmesi gereken bir şirket için bu yüzde ciddi bir rakamı ifade edecektir.
e-Belgelerinizi hazırladığınız sistemlerin, şirketinizde kullandığınız diğer ERP sistemleri ile uyumlu ve konuşabiliyor olması çok önemli. e-Dönüşüme adım atmadan önce teknoloji altyapınızı iyi kurgulamanız gerekiyor. Bu tarz yapıların kurulması maddi ve manevi olarak kaynak ayırılmasını gerektiriyor. Bu nedenle atılacak adımların önceden iyi planlanması kıymetli. Özellikle birden fazla şirket yapısının olduğu ve birleşme/ayrılık gibi durumlarda bu konunun önemi artıyor.
Bulut sistemlerle çalışan her şirketin veri merkezlerinin güvenliği, yedeklemesi ve acil durumlarda hızla taşınabilmesi konusunda tedbirlerini alması gerekiyor. Felaket kurtarma ve güvenlik hazırlıklarını canlı ortamda düzenli olarak test etmek, gerçek felaket senaryolarına hazır olmak ve olası sorunlar için alternatif çözümleri yedekte tutmak önem kazanıyor. Bu, şirketlerin e-dönüşüm planlarında iş ortaklarını seçerken dikkat etmesi gereken olmazsa olmaz bir konu.
Henüz e-belge mükellefi değilseniz bile bunun kaçınılmaz olduğunu bilerek, süreçlere gönüllü olarak başlayabilirsiniz. e-Belgeleri online bir şekilde hazırlamak, iletmek ve onlara online olarak erişebilmek, işlerinizi önemli ölçüde rahatlatacak.