“Non-fungible token” (NFT) ya da Türkçe adıyla “değiştirilemez token” kavramının son dönemde popülerleşmesi, yatırımcıların, hükümetlerin ve vergi dairelerinin dikkatini çekti. NFT, dijital bir sanat eseri, bir ses parçası, çevrimiçi bir oyun gibi gerçek dünyadaki objeleri temsil eden bir dijital varlık anlamına geliyor. NFT’ler çevrimiçi yollardan alınıp satılıyor ve genellikle kripto para birimleri için kullanılan yazılımlarla kodlanıyor. Gerçekliğinin ve kime ait olduğunun izlenebilmesi için ise blok zincirde saklanıyor.
NFT’ler genellikle türünün tek örneği oluyor ve tek bir tanesi için on milyonlarca dolar ödenebiliyor. NFT satışlarının toplam pazar değeri 2021’de milyarlarca dolara ulaştı ve satışlardaki yükseliş, bazı hükümetleri bu dijital varlıkları tanımlamak ve vergilendirmek üzere KDV mevzuatı hazırlamaya yöneltti.
NFT’ler için KDV mevzuatı
Birçok ülke NFT’lerle ilgili olarak belli KDV tedbirleri açıkladı.
İspanya: İspanya, AB üyeleri arasında NFT’lere KDV uygulayan ilk ülke oldu. İspanya’daki Vergi Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı karara göre; NFT arzı, %21’lik standart KDV oranına tabi olan bir elektronik hizmet arzı olarak kabul ediliyor.
Belçika: Belçika Maliye Bakanı, NFT arzının %21’lik standart KDV oranına tabi olan bir elektronik hizmet arzı olduğunu doğruladı.
Norveç: Norveç vergi idaresi, NFT arzını elektronik yollardan sunulan bir hizmet olarak tanımlıyor. Ancak satışların aksine NFT oluşturma veya NFT madenciliği KDV’ye tabi olmayacak.
Washington eyaleti (ABD): Washington Gelir İdaresi’nin, NFT’lerin dijital bir ürün olarak eyaletteki satış ve ticaret vergisine tabi olduğunu açıklaması bekleniyor. Bu kararla birlikte Washington, ABD’de NFT’lerle ilgili satış vergisi politikaları yayınlayan ilk eyalet olacak.
İsviçre gibi diğer bazı ülkelerde NFT’ler genellikle elektronik bir hizmet olarak kabul ediliyor. Öte yandan İsviçre’de doğrudan yaratıcısı tarafından satılan elektronik sanat eserleri KDV’den muaf tutuluyor ve bu muafiyet NFT’ler için de uygulanabilir. Sanat eserlerinin KDV’ye tabi tutulması, NFT’lerin sınıflandırılmasında vergi daireleri için bazı uygulamaları etkileyebilir.
NFT’ler için tedarik platformları
NFT işlemlerini ilgilendiren diğer bir KDV alanı da tedarik platformları… KDV uygulamasındaki tedarik platformları, genellikle alıcıların ve satıcıların fatura adresi gibi bir ikamet adresi bildirmesini gerektirir. Ancak blok zincir üzerinden yapılan NFT işlemlerinde, anonim bir ‘cüzdan’ üzerinden işlem yapıldığı için kişisel bilgilerin aracılarla paylaşılması engellenebilir ve bu durum NFT işlemlerini KDV kapsamına almaya çalışan vergi daireleri için gizlilik endişelerine ve diğer bazı sorunlara yol açabilir.
NFT’lerin KDV’ye tabi tutulması hala emekleme döneminde ve dijital varlık sektörüyle birlikte bu uygulamalar da dönüşmeye devam edecek. Vergi daireleri bu eşsiz dijital varlıklara yönelik yeni kararlar yayınladıkça NFT’lerin sınıflandırılması ve bu işlemlerin tedarik platformlarının belirlenmesi gibi konuların daha iyi anlaşılması mümkün olacak.
Follow Us/Trends
Harekete Geçin
Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan 13. Trends Raporunu indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.
509 sayılı VUK Genel Tebliği’nde yapılan güncelleme ile e-irsaliye kapsamı da resmi olarak genişletildi. Değişikliğe göre e-irsaliye uygulamasına zorunlu geçiş sınırı olan 25 milyon TL’lik brüt satış hasılat tutarı düşürüldü. 2021 ve müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı 10 milyon TL ve üzeri olan mükelleflerin e-irsaliye düzenlemesi zorunlu hale getirildi. Bu kapsamda e-irsaliye mükelleflerinin sayısı arttı.
E-irsaliyede mükellef sayısı 172 bin oldu
E-irsaliye uygulaması yükümlülük kapsamını düzenlemek için brüt satış hasılatı rakamında değişikliğe gidilmesi ve Temmuz 2022 geçişleri ile mükellef sayısı 172 bine çıktı. Temmuz geçişlerinin devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda bu sayının ay sonunda 175 bin civarına yükselmesi bekleniyor.
E-irsaliyedeki bir diğer değişiklik ise demir ve çelik ile demir veya çelikten eşyaların imali, ithali veya ihracı faaliyetinde bulunan mükelleflerin kapsamında gerçekleşti. Daha önce, bu mükelleflerin e-irsaliye kapsamına alınması için e-faturaya kayıtlı olma şartı aranırken, düzenlemenin ardından e-faturaya kayıtlı olmasalar bile e-irsaliye düzenlemekle yükümlüler.
E-irsaliye kapsamında olmasına rağmen geçişi tamamlamayan mükelleflerin özel usulsüzlük cezası ile karşılaşmaması adına bir an önce geçişlerini tamamlaması gerekiyor.
E-irsaliye uygulamasının avantajları neler?
Kağıt irsaliyelerin hazırlanması sırasında geçen zaman, elektronik irsaliye uygulaması sayesinde en aza iner.
Kağıt irsaliyelerin basımı, hazırlanması, onaylanması, gönderilmesi ve arşivlenmesi için yapılan masrafların tamamı e-irsaliye ile minimuma düşer ve maddi tasarruf sağlanır.
Elektronik ortamda oluşturulan e-irsaliye, alıcı ve satıcı arasındaki belge iletim süresini kısaltarak kabul ve ret gibi işlemlerde birçok aksaklığın önüne geçilmesini sağlar.
Saniyeler içinde istenilen irsaliyeye her yerden erişim sağlanabilir.
Firmaların muhasebe sistemlerine oldukça kolay bir şekilde entegre edilebildiği için nakit akışı hızlanır.
E-İrsaliyeler 10 yıl süreyle dijital ortamda arşivlenebilir bu sayede fiziksel arşiv ortamı ihtiyacı ortadan kalkar.
Kağıt basımının ortadan kalkmasıyla daha fazla ağacın kesilmesi önlenir, ormanların korunmasına katkı sağlanır
Harekete Geçin
Türkiye’deki e-dönüşüm uygulamalarına ilişkin son güncellemeler ve zorunluluk kapsamları hakkında tüm detayları öğrenmek için uzman ekibimizle iletişime geçin.
Belçika, 2014/55 sayılı Avrupa Direktifi ile kamu ihalelerinde elektronik fatura kullanımına ilişkin belirlenen yükümlülüklere uygun olarak, 2019’dan itibaren kamu kurumlarının elektronik fatura kesmesini ve işlemesini zorunlu hale getirmişti.
Brüksel, Flanders ve Valonya’da yetkililer, uygulamada AB Direktifi’ndeki asgari gerekliliklerin ötesine geçti ve bu bölgelerde kamu sektöründeki kurumların tedarikçilerinin de e-fatura kesmesi zorunluluğu getirdi.
Kısa süre önce yapılan yasal değişikliklerle birlikte Belçika şimdi de işletmeler arası işlemlerde zorunlu e-fatura uygulaması başlatarak e-fatura zorunluluğunun kapsamını genişletmeye hazırlanıyor.
Kamu ihalelerinde e-fatura kullanımı
31 Mart 2022’de Belçika’daki Resmi Gazete’de 9 Mart 2022 tarihli bir Kraliyet Kararnamesi yayınlandı. Kararname, kamu sözleşmeleri ve imtiyaz sözleşmelerinde kamu kurumlarının tüm tedarikçilerinin de elektronik fatura kesmesini zorunlu hale getirmeyi amaçlıyor.
Daha önce belirtildiği gibi, Brüksel, Flandre ve Valonya gibi birçok bölgede zaten böyle bir zorunluluk uygulanıyordu ancak artık uygulama tüm bölgelerdeki kamu kurumlarının tedarikçilerini de kapsıyor. Kamu sözleşmelerinde, sözleşme değerine göre elektronik fatura kesme zorunluluğuyla ilgili tarihler şu şekilde:
1 Ekim 2022: tutarı Avrupa eşik değeri olan 214.000 € ve üzeri olan kamu sözleşmelerine ait e-faturalar, kararnamenin Belçika’daki Resmi Gazete’de yayınlanmasından altı ay sonra ve her ayın ilk günü kesilecek.
1 Nisan 2023: tutarı 30.000 € ve üzeri olan kamu sözleşmelerine ait e-faturalar, kararnamenin Belçika’daki Resmi Gazete’de yayınlanmasından 12 ay sonra ve her ayın ilk günü kesilecek.
1 Ekim 2023: tutarı 30.000 €’nun altında olan kamu sözleşmelerine ait e-faturalar, kararnamenin Belçika’daki Resmi Gazete’de yayınlanmasından 18 ay sonra ve her ayın ilk günü kesilecek.
Tahmini değeri KDV hariç 3.000 € veya altında olan kamu sözleşmeleri ve imtiyaz sözleşmeleri uygulamadan muaf tutulacak.
Özel sektörde e-fatura kullanımı
Daha önce bildirildiği üzere, Belçika’da yetkililer sadece işletmelerle hükümet arasında (B2G işlemlerde) e-fatura kullanımının ötesine geçmek istediklerini açıkça belirtmişlerdi. 11 Mayıs 2022’de Belçika Temsilciler Odası, en son 28 Mayıs 2019 tarihinde değiştirilen ve ticari işlemlerde geç ödemeleri engellemeyi hedefleyen 2 Ağustos 2002 tarihli yasada değişiklik yapılmasını öngören bir tasarı yayınladı. Amaçları elektronik faturanın özel şirketler arasında (B2B işlemlerde) de uygulanmasını sağlamak.
Önerinin gerekçesi, B2G sektöründe fatura işlemlerinin dijitalleşmesine verilen desteğin ardından şirketlerin elektronik faturaya yatırım yapmasını teşvik etmek. Bunun getireceği faydalar arasında; fatura kesme sürecinin hızlanması, daha güvenli olması, hata ve eksik veri riskinin en aza indirilmesi yer alıyor.
Üstelik, dolandırıcılık riski azalırken gizlilik daha fazla korunacak zira faturalandırma sürecinde insan müdahalesine gerek kalmayacak.
Son olarak, daha az kağıt tüketimi nedeniyle konunun çevreyle ilgili yönü de vurgulanıyor. Mali kazanım anlamında, İdari Sadeleştirme Hizmetleri (DAV) tarafından yapılan hesaplamalara göre; Belçika’da tüm faturaların dijitalleştirilmesi idari yüklerde 3,37 milyar € tutarında bir tasarruf sağlayabilir.
Yasa tasarısına göre; şirketler (mikro-girişimler hariç olmak üzere), faturalarını yapılandırılmış elektronik formatta (elektronik fatura kullanımıyla ilgili EN 16931-1:2017 ve CEN/TS 16931-2:2017 sayılı Avrupa standardına uygun olarak) göndermek ve aldıkları faturaları da elektronik formatta alıp işlemek zorunda olacak.
Tasarıda uygulama için merkezi bir onay platformunun kullanılması veya e-faturaların vergi dairelerine bildirilmesi yer almıyor. Dolayısıyla mevcut aşamada önerilen uygulamanın Sürekli İşlem Denetimi (CTC) e-fatura sistemi olarak tasarlanacağına ilişkin resmi bir işaret yok ancak sistemin ileride PEPPOL ile bağlantılı çalışması muhtemel.
KOBİ’ler için yasa 1 Ocak 2025’te yürürlüğe girecek ve böylece şirketlerin geçişe hazırlanması için yeterli vakti olacak. Büyük şirketler içinse zorunlu e-fatura uygulamasının Ocak 2024’ten itibaren yürürlüğe girmesi bekleniyor. Aslen büyük vergi mükellefleri için tarih Temmuz 2023, küçük vergi mükellefleri için 2024’ten itibaren uygulamanın başlaması planlanıyordu ancak bu tarihler büyük ihtimalle ertelenecek.
Harekete Geçin
Tüm dünyada müşterilerine e-dönüşüm uyumluluğu sağlayabilen Sovos ile, dünyanın her yerinde işletmenizi sorunsuz bir şekilde yönetebilirsiniz.
Sovos KDV Belirleme
SAP sertifikalı eklentilerimiz sayesinde, SAP ERP’niz için uyumluluğu artırarak KDV belirleme kararlarını otomatikleştirin.
SAP Entegrasyonu: SAP sisteminizde KDV kararlarını otomatikleştirin, manuel kodlama yükünden kurtulun.
Maksimum Doğruluk: Karmaşık işlemlerde doğru vergi kodlarını belirleyerek denetim riskini sıfırlayın.
KDV’nin belirlenmesi, tedarik zincirlerinde karmaşık işlemleri olan her şirket için zorlukları beraberinde getirir. Özellikle imalat, ilaç, inşaat, perakende ve lojistik gibi sektörler, bu ihtiyacı yönetmeye çalışırken çok fazla sorumlulukla karşılaşabilir.
SAP işlevselliğinde yer alan sınırlamalar başka bir karmaşıklık düzeyi yarattı. Güvenilir belirleme kararları almak için genellikle SAP’de özel kodlama gerektiriyor ve sürekli özelleştirme ihtiyacı ana verilerin kontrolünü zorlaştırıyor.
Çoğu zaman bu zorluklar, şirketlerin belirleme süreçleri süresince arzu edilen şeffaflık seviyesine ulaşmasını önlüyor. Bir işletme, genellikle birden fazla yetki alanına sahip tedarik zincirleri yüzünden karmaşık işlemlerle uğraştığında, KDV’nin doğru belirlenmesi kritik önem taşır. Bu noktada yapılacak herhangi bir hata, muhasebe doğruluğu ve finansal dayanıklılık açısından ciddi sonuçlara yol açabilir.
Operasyonel Yükünüzü Hafifletin
Güçlü bir SAP sertifikasına sahip eklenti paketi, KDV belirlemesini otomatikleştirir, ana verilerle ilgilenmeyi basitleştirir ve hatalı verilerin neden olduğu uyumluluk risklerini azaltır.
Hem vergi hem de BT uzmanlarının sürekli değişen KDV yükümlülüklerini karşılaması için yükü azaltan gelişmiş SAP işlevselliği sunun.
Gelecekteki değişikliklere SAP uzmanlarına gerek kalmadan uyum sağlayın ve SAP kaynaklarını diğer projelere yönlendirmek için teknik bakım işlemleri yükünü azaltın
Vergi uyumluluğu riskini azaltın
SAP süreçlerine doğrudan yerleştirilmiş akıllı ve otomatikleştirilmiş mantık sayesinde vergiyle ilgili konularda doğru ve güvenilir kararlar verin
Vergi denetimi riskini azaltın
Genel muhasebe defteri ve hesap bakiyelerini kayıtlarla belirli vergi kodlarına göre karşılaştırarak hataları belirleyin
Genel uyumluluğu güçlendirin
KDV İadeleri, EC Satış Listeleri, Intrastat Beyannameleri ve SAF-T dahil olmak üzere periyodik raporlama için aşağı akış süreçlerinde verilerin doğruluğunu sağlayın
Geleceğe hazır strateji
Devletlerin verilerinizde giderek daha fazla yer almasıyla dijitalleşmeye yönelik trend devam ediyor. Sovos ile ortaklık kurarak, KDV belirleme konusunda daha fazla netlik ve işletmenizin gelecekteki denetim risklerinden korunduğu konusunda rahat edebilirsiniz
Operasyonel verimliliği en üst düzeye çıkarın
Güçlü belirleme kararları ile faturaların doğruluğunu artırın. Bu sayede faturalandırma ekiplerinin faturaları düzeltmesine ve yeniden düzenlemesine gerek kalmaz. Aynı şekilde, bir şirket tarafından alınan faturalar doğru olduğunda gecikmeden işlenebilirler
KDV Belirleme Ürünleri
KDV Belirleme - Satış
Satış işlemlerinde doğru KDV sonuçlarının doğruluğunu garanti etmek için SAP sistem kapasitesini geliştirir
KDV Belirleme – Satın alma
Satın alma işlemlerini kapsamlı bir şekilde değerlendirmek için SAP sistem kapasitesini geliştirir
İzleme ve Raporlama
Genel muhasebe ve hesap bakiyelerini vergi mevzuatı kapsamında beyanlarla karşılaştırarak KDV Mutabakatını sağlar, verileri ve kombinasyon hatalarını tanımlar
KDV Kimlik Doğrulayıcı
Karşı taraf KDV kimliğinin doğrulanma işlemini otomatikleştirir. Etkili fatura işleme ve periyodik raporlama için kullanılan onaylanmış çıktı
Her ülkede ve bölgede KDV denetimi süreciyle ilgili farklı yasa ve gereklilikler söz konusu olabilir. Vergi daireleri, denetimleri bizzat veya uzaktan yapabilir. Uzaktan denetimler genellikle ilgili ülkede kurulmamış olan işletmeler için uygulanır.
İşletmeler rastgele zamanlarda veya vergi dairesinin şirketin KDV iadesiyle ilgili bir sorun olduğunu düşünmesine yol açan gerekçeler olduğunda denetlenebilir.
Genel anlamda yetkililer, vergi mükelleflerinin beyanlarının doğruluğunu teyit etmek, olası hataları veya eksik ödemeleri tespit etmek ve ödemeleri onaylamak için denetim ve incelemeleri kullanır.
Bir KDV denetimine en iyi şekilde nasıl hazırlanabileceğinizi anlamak için denetimin neden yapıldığını tespit etmek gerekir.
KDV denetimi için neler gereklidir?
Denetim yapılan ülkeye bağlı olarak KDV denetimi için belli kontrol listeleri olsa da, işletmelerin KDV denetimine hazırlanması için yapabileceği bazı şeyler vardır. Bunlardan en önemlisi belge ve cevapları önceden hazırlamaktır. Denetimlerde sıklıkla talep edilenler arasında aşağıdakiler yer alır:
Bildirilen işlemlerin detaylarını içeren KDV defterleri
Şirket mallarının kendi birimleri arasındaki hareketlerini gösteren gelen ve giden fatura ile proforma faturaların nüshaları
Malların taşınmasına ilişkin belgeler: Özellikle şirket içi sevkiyatlar için, %0 vergi oranı uygulaması hakkı olduğunu kanıtlayan iki bağımsız belgenin sunulması gerekir. (Örneğin; imzalı CMR mal gönderme belgesi, konşimento, nakliye faturaları, sigorta poliçeleri, ambar makbuzları, mal taşımacılığı için ödeme kanıtı, vb.)
Bildirilen işlemler için ödemenin kanıtı, özellikle satın alma faturalarının ve müşterilere, alıcılara verilen alacak dekontunun ödenmesine ilişkin kanıt
Tedarikçilerle yapılmış sözleşmeler
İş faaliyetlerinin ve mal akışının tanımı
Yukarıda listelenen belgelerin kayıtlarının yerel kayıt tutma düzenlemelerine uygun şekilde tutulması önemlidir. Özellikle şirket, örneğin, KDV alacaklarının iadesinin talep edilmesi nedeniyle, ticaret sicilinden çıkarılma başvurusu yapacaksa veya genel olarak bir denetim yapılacağını düşünmek için herhangi bir neden varsa, bu belgelerin önceden hazırlanması ve istendiğinde hemen sunulması özellikle önem kazanır.
Yetkililer, şirketin müşteri ve tedarikçileriyle faaliyetlere ilişkin çapraz kontrol yapabilir ve bu kontrol, her iki tarafın verdiği bilgilerin tutarlı olduğunu kontrol etmek için denetime paralel olarak yapılır. Dolayısıyla, tedarikçilerin devam eden denetimle ilgili bilgilendirilmesi, tüm soruların onlara iletilmesi ve yanıtlanmamış soruların netleştirilmesi önerilir. Örneğin, faturalarda bir düzeltme gerekiyorsa, bunlar KDV denetimine hazırlık aşamasında tamamlanmış olmalıdır.
Vergi daireleri, denetim başladıktan sonra denetimin tamamlanması için size çok kısa ve katı süre verebilir. Uzatma istemek mümkün olsa da, uzatma her durumda verilmeyebilir. Belli durumlarda yetkililer, yanıtlarda yaşanan gecikmeler için ceza uygulayabilir. Vergi dairesinin taleplerine karşılık net ve anlaşılır belgelerin sunulması, yıkıcı etkilerden kaçınmak için çok önemlidir.
Önceden planlama yapmak neden faydalıdır?
Bir KDV denetimine önceden hazırlanmanın avantajları aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Denetim başlatıldıktan sonra gerekli belgeleri toplamak için gerekli kaynaklar azaltılmış olur.
Denetim daha hızlı şekilde tamamlanır ve uzatma talep etmeye gerek kalmaz, KDV iadesinin alınmasındaki gecikmeler engellenir.
Denetimin başlamasından önce toplanan belgelerde ön inceleme yaparken hatalar tespit edilebilir, düzeltilebilir ve sizin isteğinizle yetkililere beyan edilebilir.
Ceza tutarları azaltılabilir.
Bir işletme, denetimi kendi içinde yapmaya karar verse de, dışardan bir danışmanın desteğini talep etse de, denetimin doğuracağı sonuçları özellikle de geri alınacak KDV tutarı yüksekse, dikkatli şekilde düşünmelidir. Bir denetim yapılması durumunda asıl amaç, denetimi hızlı ve başarılı şekilde sonuçlandırmak ve işletme üzerindeki yıkıcı etkilerini olabildiğince sınırlandırmak olmalıdır.
Küresel KDV Yönetilen Hizmetleri’nin uyumluluk ihtiyaçlarınız konusunda siz nasıl yardımcı olabileceğini öğrenmek için bizimle iletişime geçin.
İletişime Geçin
Küresel KDV Yönetilen Hizmetleri’nin uyumluluk ihtiyaçlarınız konusunda size nasıl yardımcı olabileceğini öğrenmek için
Türkiye’de, Nisan 2014 tarihi itibarıyla mükelleflerin zorunlu olarak e-fatura uygulamasına geçmesiyle başlayan e-dönüşüm süreci, aradan geçen sekiz yılda ciddi bir ivme kazandı.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu’nun Genel Tebliği’nde yapılan düzenlemeler ile e-fatura, e-arşiv fatura ve e-irsaliye zorunluluğunu belirleyen ciro limiti değişti. 1 Temmuz 2022 itibarıyla da mükelleflerin brüt satış hasılatına ve sektör bazında belirlenen kriterlere göre e-faturaya geçiş zorunluluğu getirildi.
150 bin yeni mükellef
1Temmuz 2022 tarihi itibarıyla e-fatura kullanan firma sayısı yaklaşık 697 bine ulaştı. Bu sayı ise yaklaşık olarak e-faturada 150 bin yeni mükellef demek oluyor.
Henüz geçiş sürecini tamamlamamış firmaların da sisteme geçişi ile temmuz ayı içerisinde mükellef sayısının 700 bini aşacağı tahmin ediliyor.
E-Fatura uygulamasının yanı sıra e-irsaliyeye kayıtlı kullanıcı sayısı yaklaşık 168 bin civarındayken; e-arşiv faturaya kayıtlı kullanıcı sayısı ise yaklaşık 635 bin civarında… Ancak, Temmuz ayı sonuna kadar geçişlerin devam edeceği düşünüldüğünde bu sayılar da artacaktır.
Sektörel geçişler de devam ediyor
E-belgeleri kullanmaya başlaması gereken yeni sektörler özelinde de geçiş süreci devam ediyor. Gayrimenkul ve/veya motorlu taşıt, inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlar ile bu işlemlere aracılık faaliyetinde bulunanların yanı sıra e-fatura uygulamasına dahil olma şartı aranmaksızın demir ve çelik ile demir veya çelikten eşyaların imali, ithali veya ihracı faaliyetlerinde bulunan mükellefler de geçişlerini tamamlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmelerinin de Temmuz ayında geçişlerini tamamlaması gerekiyor.
Güncel zorunluluk ve ciro kapsamı detaylarına ulaşmak için ilgili blog yazımızı okuyabilirsiniz.
Harekete Geçin
Türkiye’deki e-dönüşüm uygulamalarına ilişkin son güncellemeler ve zorunluluk kapsamları hakkında tüm detayları öğrenmek için uzman ekibimizle iletişime geçin.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu’nun Genel Tebliği’nde yapılan düzenlemeler sonucunda; Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmelerine de 1 Temmuz 2022 itibarıyla e-faturaya geçiş zorunluluğu getirildi.
Kurban Bayramı’nın ardından yaz tatilleri sebebiyle yoğun geçmesi beklenen turizm sektöründe, e-faturaya geçiş zorunluluğu ile e-fatura kullanıcısı olanlara e-fatura kesmek, olmayanlara da e-arşiv fatura düzenlemek zorunlu hale geldi.
Bu düzenleme ile turizm sektöründe iş gücü, kâğıt ve arşiv maliyetlerinde tasarruf sağlanacak,, kayıt dışı işlemler engellenecek ve veriler güvenli ortamlarda uzun süre saklanabilecek.
Otel işletmeleri için e-fatura zorunluluğu
Otel işletmeleri, ciro limitine bakılmaksızın 1 Temmuz 2022 itibarıyla e-fatura ve e-arşiv fatura uygulamasına geçiş yapmak zorunda. Zorunluluğa uymayan mükellefler hakkında ise özel usulsüzlük cezası uygulanacak.
E-Fatura uygulamasına geçecek konaklama hizmeti veren otel sahiplerinden tüzel kişilerin ”mali mühür”, gerçek kişilerin ise ”e-imza” temin etmesi gerekiyor. Tercih edilen özel entegratörle e-fatura sözleşmesinin imzalanmasının ardından mali mühür firmaya ulaştığında Gelir İdaresi Başkanlığı’na başvuru işlemleri gerçekleştirilerek e-fatura uygulamasına geçilebilecek.
E-Dönüşüm ile tek tip fatura
E-Dönüşüm uygulamalarını yaygınlaştırma amacıyla hayata geçirilen düzenleme sayesindeişletmeden işletmeye farklılık gösteren e-fatura kesme yöntemleri tek tipe dönüştürülerek çok daha kolay ve takip edilebilir bir sistem sağlanacak.Bunun yanı sırae-arşiv fatura, kurumların iş süreçlerini hızlandırırken yer ve zamandan da tasarruf sağlayacak.
E-Dönüşüm yaygınlaşacak, doğa korunacak
Dijitalleşmeyle birlikte evrak gönderiminde yaşanan trafiğin yarattığı zaman kaybının yanı sıra düzenlenen evrakları 10 yıl boyunca saklamak için ayrılan odalar nedeniyle ortaya çıkan kaynak israfının da önüne geçilebiliyor.
E-Dönüşüm uygulamaları sayesinde israf yüzünden meydana gelen atıkların çevreye zarar vermesine engel olunacak… Böylece, kağıt üretimi için her yıl kesilen milyonlarca ağacın hayatı kurtarılarak doğanın korunmasında önemli bir adım atılacak. Ayrıca, e-dönüşüm sayesinde geriye dönük bir faturayı bulma işlemi de verilere ulaşım hızının önemli ölçüde artmasıyla birlikte saniyeler içinde gerçekleşebilecek.
Harekete Geçin
Türkiye’deki e-dönüşüm uygulamalarına ilişkin son güncellemeler ve zorunluluk kapsamları hakkında tüm detayları öğrenmek için uzman ekibimizle iletişime geçin.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde yapılan düzenlemeler sonucunda e-fatura, e-arşiv fatura ve e-irsaliye zorunluluğunu belirleyen ciro limiti değişirken; e-belgeleri zorunlu olarak kullanmaya başlayacak yeni sektörler eklendi. Bu kapsamda bazı kurumlar brüt satış hasılatına göre uygulamaya geçiş yapmak zorundayken, bazı sektörlere de özel olarak geçiş kriteri getirildi.
Güncel zorunluluk ve ciro kapsamı detaylarına ulaşmak için ilgili blog yazımızı okuyabilirsiniz.
Gayrimenkul, e-ticaret ve motorlu taşıt sektörleri için e-fatura geçiş kriterleri benzer
2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL ciroya sahip olup;
kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamda mal veya hizmet satışı gerçekleştirenler,
gayrimenkul ve/veya motorlu taşıt, inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlar ile bu işlemlere aracılık faaliyetinde bulunanlar
1 Temmuz 2022 itibarıyla e-fatura uygulamasına geçmiş olmalı.
Otel işletmeleri için e-fatura zorunluluğu
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmeleri için Tebliğ’in yayım tarihi itibariyle faaliyette bulunuyorlarsa 1 Temmuz 2022 itibarıyla e-faturaya geçiş zorunluluğu söz konusu.
Demir-çelik sektörü için e-irsaliye geçiş zorunluluğu
E-Fatura uygulamasına dahil olma şartı aranmaksızın demir ve çelik ile demir veya çelikten eşyaların imali, ithali veya ihracı faaliyetlerinde bulunan mükelleflerin 2021 hesap döneminde 10 Milyon TL brüt satış hasılatı şartını sağlamaları halinde 1 Temmuz 2022 itibarıyla e-irsaliyeye geçmesi gerekiyor.
Harekete Geçin
Türkiye’deki e-dönüşüm uygulamalarına ilişkin son güncellemeler ve zorunluluk kapsamları hakkında tüm detayları öğrenmek için uzman ekibimizle iletişime geçin.
Son geçiş tarihine sayılı günler kala, GİB tarafından belirlenen e-belge zorunlulukları ve belgelerle ilgili mükelleflerin en sık yönelttiği soruları yanıtladığımız yazı zincirimiz e-irsaliye ile devam ediyor:
1 Temmuz 2022 tarihinde kimler e-irsaliyeye geçecek?
Satış hasılatı 2018, 2019 ve 2020 hesap dönemlerinde 25 Milyon TL ,
2021 veya müteakip hesap dönemlerinde ise 10 Milyon TL olan mükellefler ile
Demir ve çelik ile demir veya çelikten eşyaların imali, ithali veya ihracı faaliyetinde bulunan mükellefler.
Demir-çelik sektöründe e-irsaliye için e-fatura kullanma şartı aranıyor mu?
Demir ve çelik ile demir veya çelikten eşyaların imali, ithali veya ihracı faaliyetinde bulunan mükelleflerin e-faturaya kayıtlı olmasına bakılmaksızın e-irsaliye uygulamasına geçiş zorunluluğu getirildi. e-Fatura sistemine kayıt olmanın, e-irsaliye için ön koşul olduğunu düşünürsek bu durumda e-fatura sistemine de kayıt olmaları gerekecektir.
Gönderilen e-irsaliyede bir hata fark edilirse ürün yola çıkmadan ve karşı taraftan bir aksiyon beklemeden iptal edilebilir mi?
Eğer düzenlenen e-irsaliye GİB’e ulaştıysa yeni bir e-İrsaliye düzenlenmesi gerekir. Yola çıktıysa da yeni belgenin şoföre ulaştırılması bekleniyor.
Müşterilerin yanlış kestikleri için iade istedikleri e-irsaliyelerde süre bazen bir haftayı geçtiği için ret işlemi yapılamıyor. Bu durumda ne yapılmalı?
İade faturadaki işlem ile aynı şekilde karşı e-irsaliye düzenlenmeli.
Gönderilen e-irsaliye taslaktan gönderildikten sonra iptal edilebiliyor mu?
Taslakta istenildiği kadar düzenleme yapılabilir ancak, sonrasında yapılamaz ve düzenleme için yeni bir e-irsaliye gerekir.
Yerinde satış durumlarında e-irsaliyenin önceden gönderilmesi söz konusu değilse ne yapılmalı?
Yerinde satış yapılırken e-arşiv fatura yeterli oluyor, ayrıca e-irsaliye düzenlemesi gerekmiyor.
E-İrsaliyede karşı taraf onay vermeden fatura kesilebilir mi?
Kesilebilir ancak, e-irsaliyeye ret gelirse, faturanın da iptal edilmesi gerekir.
İsim benzerliği nedeniyle e-irsaliye mükellefi olmayan bir kuruma yanlışlıkla belge gönderildiğinde iptal gerekir mi?
Kurum o belgeyi referans göstererek kendi kendine bir karşı irsaliye düzenleyebilir.
E-İrsaliyenin sistemde hata aldı konumunda kalması bir sorun yaratır mı?
Bir özel entegratör ile çalışılıyorsa, öncelikle hatanın incelenmesi ve buna göre bir aksiyon alınması gerekir ve sorun giderildikten sonra statüler başarılı durumuna getirilecektir.
Harekete Geçin
Türkiye’deki e-dönüşüm uygulamalarına ilişkin son güncellemeler ve zorunluluk kapsamları hakkında tüm detayları öğrenmek için uzman ekibimizle iletişime geçin.
Türkiye’de ekonominin dinamik ve destekleyici unsurlarından biri olan küçük orta ve mikro ölçekli işletmelerde elektronik belge kullanımının yaygınlaşması ile ön muhasebe süreçleri dijitale taşınıyor. “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği” ile yapılan düzenlemelerle e-fatura geçiş zorunluluğu için belirlenen ciro limitlerinin her yıl biraz daha aşağı çekilmesi sonucunda daha fazla KOBİ ve mikro işletme e-dönüşümün bir parçası oluyor
KOBİ’lerin gönlü gelişmeden yana
Cirosal olarak, e-fatura, e-arşiv ve e-defter uygulamaları tarafından domine edilen e-dönüşüm pazarında şu an 1,2 milyon mükellef bulunuyor. Bu kullanıcıların %75’inden fazlasını KOBİ’ler oluşturuyor ve bunun yaklaşık yarısı e-dönüşüme geçiş sürecini herhangi bir zorunluluk kapsamına dahil olmadan gönüllülük esası ile yürütüyor. Elektronik belge kullanımının büyümeye katkısının farkında olan KOBİ’ler, e-dönüşümün maliyet ve iş gücü anlamında sunduğu verimlilik avantajı sayesinde zorunluluk kapsamında olmasalar da e-belgelerden faydalanmayı tercih ediyorlar.
Sırada 350 bin yeni mükellef var
509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu’nun Genel Tebliği’nde yapılan yeni düzenlemeler sonucunda e-fatura, e-arşiv ve e-irsaliye başta olmak üzere e-belge kapsamları genişletildi. Bu güncelleme ile brüt satış hasılatı sınırı aşağı çekilerek daha fazla mükellefin zorunlu olarak bu uygulamalara geçiş yapması sağlanıyor.
Son tebliğ ile Temmuz ayında 350 bin yeni mükellefin sisteme girmiş olması bekleniyor. Ancak söz konusu yeni mükelleflerin yaklaşık 100 bininin halihazırda GİB sisteminde datası bulunuyor. Bu sayı dijitalleşmenin ve e-belgelerin sunduğu kolaylıkların fark edilmesiyle geçişlerin ağırlıklı olarak gönüllü gerçekleştiğini gösteriyor.
Harekete Geçin
Türkiye’deki e-dönüşüm uygulamalarına ilişkin son güncellemeler ve zorunluluk kapsamları hakkında tüm detayları öğrenmek için uzman ekibimizle iletişime geçin.
Sektörlerden bağımsız olarak kurumlara önemli bir rekabet avantajı sağlayan dijitalleşme, pandemi ile hız kazandı. Dijital dönüşümden faydalanmaya başlayan kurumlar, bu sürecin getirdiği avantajları tecrübe ettikçe teknoloji alanına yapılan yatırımlar ve beklentiler her geçen gün artmaya başladı. Küresel ekonominin yeni çalışma biçimlerine uyum sağlamak zorunda kalmasının yanı sıra büyümenin dijital teknolojiler ekseninde gerçekleşmesi sonucunda KOBİ’ler de bu sürece dahil olmaya başladı. Her ölçekteki şirket için önem taşıyan dijital dönüşüm kavramı küçük ve orta segmentte yer alan kurumlar, yani KOBİ’ler için de geleceği şekillendiren ve yeniliklere yardımcı olmak adına önemli bir adım oldu.
International Data Center (IDC)’ın öngörüsüne göre 2026 yılı itibarıyla tüm dünyadaki KOBİ’lerin yüzde 70’i dijital olarak daha dirençli olmak ve değişen pazar koşullarından yararlanmak için bilişim teknolojileri harcamalarını önemli ölçüde artırmış olacak.
Dijitalleşmenin KOBİ’ler için faydaları
Dijitalleşmeye adım atan firmaların Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan tebliğler kapsamında olmasa bile gönüllü olarak e-Dönüşüm’e geçiş yapması, ön muhasebe süreçlerinin dijitale taşınarak, çok daha pratik ve daha az maliyetli hale gelmesi için önemli.
Özellikle e-Ticaret’e adım atmış bir KOBİ için fazlasıyla zaman alan bir iş yükünün elektronik ortama aktarılması iş süreçlerinde zamandan, iş gücünden ve maliyetten tasarruf sağlayacak.
Temmuz geçişi KOBİ’leri dijitalleştirecek
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 22 Ocak 2022 tarihinde güncellenen ve genişletilen 509 sıra nolu V.U.K. Genel Tebliği’ne göre 1 Temmuz 2022 itibarıyla geçerli olacak yeni uygulamalar hali hazırda e-Dönüşüm’e gönüllü olan KOBİ’lerin dijitalleşme sürecini hızlandıracak.
2021 yılı cirosu 4 Milyon TL ve üzeri olanlar e-faturaya geçiş yaparken, e-fatura uygulamasına zorunlu veya isteğe bağlı şekilde geçenlerin yanı sıra 2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL ciroya sahip olan ve e-ticaret faaliyetleri ya da gayrimenkul, motorlu taşıt alım-satım, kiralama, inşa ve imal faaliyetinde bulunan mükellefler ise e-fatura ve e-arşiv faturaya dahil olacak.
Harekete Geçin
Türkiye’deki e-dönüşüm uygulamalarına ilişkin son güncellemeler ve zorunluluk kapsamları hakkında tüm detayları öğrenmek için uzman ekibimizle iletişime geçin.
Bu blog yazısı 23 Haziran 2023’te güncellenmiştir.
Ocak 2022 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-Belge kullanımının yaygınlaşmasını amaçlayan 509 Sıra No’lu VUK Genel Tebliğ üzerindeki değişiklikler duyuruldu. Bu değişikliklere göre; e-Fatura, e-Arşiv Fatura ve e-İrsaliye zorunluluğunu belirleyen ciro limiti değişirken; e-Fatura’ya zorunlu olarak geçecek yeni sektörler eklendi.
1 Temmuz 2022 tarihinden itibaren gelen e-Belge zorunlulukları kapsamında; hangi mükelleflerin hangi ürünlere geçeceğini ve bu konularda en sık sorular soruların yanıtlarını sizler için bir araya getirdik.
1 Temmuz 2022 tarihinde kimler e-Fatura’ya geçecek?
2021 yılı cirosu 4 Milyon TL ve üzeri olanlar,
2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL ciroya sahip olan;
Kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamda mal veya hizmet satışı gerçekleştirenler,
Gayrimenkul ve/veya motorlu taşıt, inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlar ile bu işlemlere aracılık faaliyetinde bulunanlar,
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmeleri.
1 Temmuz 2022 tarihinde kimler e-Arşiv Fatura’ya geçecek?
e-Fatura uygulamasına zorunlu veya isteğe bağlı şekilde geçenler,
2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL ciroya sahip olan;
Kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamlarda mal veya hizmet satışı gerçekleştirenler.
Belirtilen 1 Milyon TL ciro rakamı sadece internet üzerinden yapılan satışlar için mi geçerli?
Kendilerine veya aracı hizmet sağlayıcılarına ait internet sitelerinde veya diğer her türlü elektronik ortamda mal veya hizmet satışı gerçekleştirenler için belirtilen 1 Milyon TL ile sadece internet üzerinden yapılan satışlar değil, şirketin tüm kanallardan toplam cirosu dikkate alınıyor.
e-Fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu nasıl değişti?
Yukarıda belirtilen değişikliklerin yanı sıra e-fatura ve e-arşiv fatura uygulamasına kayıtlı olmayan firmaların, kayıtlı olanlara kestiği faturalara da bir limit getirildi. Daha önce vergi mükellefi olmayan firmalara 30 bin TL, vergi mükellefi olanlara 5 bin TL’ye kadar fatura kesebilirken, güncelleme ile bu rakamlar sırasıyla 5 bin TL’ye ve 2 bin TL’ye indirildi. Başka bir deyişle firmaların gün içinde kestiği fatura tutarı 2 bin TL’nin üzerindeyse bunu artık e-Arşiv portalına girip kesmek zorundalar.
Özel entegratör ile çalışmak nasıl avantajlar sağlar?
e-Belge süreçlerinde özel entegratörlerle çalışmanın çok sayıda avantajı bulunuyor. En önemlilerinden biri ise maliyet avantajı olarak öne çıkıyor. Direkt entegrasyon için firmaların GİB’e bağlanacak sunucuları kendilerinin temin etmesi gerekirken, özel entegratörlerle çalışıldığında böyle bir ihtiyaca gerek kalmıyor, sunucu ve sunucudan kaynaklanan maliyetler ortadan kaldırılıyor. GİB ile olan iletişim, entegratör tarafından sağlandığı için bu sorumluluk da aktarılmış oluyor.
GİB’in geliştirdiği ara yüz üzerinden giriş yaptıktan sonra gelen e-Fatura ya da e-arşiv faturaya itiraz etmek mümkün. Firmalar, oluşturdukları faturanın iptal işlemini de buradan yapabilir. Daha sonra faturanın iptal olduğunu karşı tarafa e-posta yoluyla bildirmek uygun olacaktır.
Gelen faturalar kullanılan muhasebe programına aktarılabilir mi?
Gelen faturaların muhasebe programına aktarılması mümkün..
Oluşturulan e-faturaları pdf olarak toplu bir şekilde indirmek mümkün mü?
Sovos e-Fatura uygulaması ile e-faturaları toplu bir şekilde pdf formatında indirmek mümkün.
Zorunlu geçiş sürelerinin 1 Temmuz’dan daha ileri bir tarihe alınma ihtimaline karşı son haftaya kadar beklemeyi düşünen firmalar var. Böyle bir erteleme söz konusu mu?
Böyle bir erteleme beklenmiyor. Firmaların geçiş işlemlerini herhangi bir aksaklık olmaması adına son ana kalmadan tamamlaması öneriliyor.
Yurt dışına hizmet satışında fatura tipi e-Arşiv Fatura mı olmalı yoksa ihracat mı?
Bir mal değil hizmet olduğu için e-Arşiv Fatura olmalı.
e-Arşiv Fatura için pdf halinin e-postayla iletilmesi yeterli midir? Xml gönderilmesi zorunlu mudur?
Her ikisi de alıcıya e-posta olarak gönderilmeli ancak, gönderimlerde xml nedeniyle alıcı tarafın güvenlik duvarı gönderiyi tehlike olarak algılayabiliyor. Sovos’ta e-posta ile bir link gönderimi gerçekleştiriliyor ve hem pdf hem de xml buradan indirilebiliyor.
e-Arşiv Faturaların özel entegratörlerin portalları üzerinden görüntülenme ve yazdırılma imkânı var mı?
Firmanın kendi hazırladığı e-Arşiv Faturalar hemen hemen her özel entegratörün portalından görüntülenebilir. Ancak firmanın kendisine gelen e-Arşiv Faturaları görüntülemesi henüz mümkün değil, bu GİB’in bir servis sunmasıyla mümkün olabilir.
İnşaat, emlak alım satımı yapan firmalarda geçiş zorunluluğu takvimi nedir?
İnşaat ve emlak alım satımı yapan firmaların 1 Temmuz 2022’de geçiş yapmaları gerekiyor. Buradaki geçiş sınırı, 2020 ve 2021 için 1 milyon TL ciro, 2022 ve sonrası için 500 bin TL ciro olarak belirlendi.
Sovos e-Fatura ve e-Arşiv Fatura Uygulamalarının Avantajları Neler?
Sovos ile 400’ün üzerinde farklı sistem ve ERP entegrasyonu ile sorunsuz ve hızlı bir şekilde entegrasyon sağlar, güvenilir bir geçiş süreci deneyimlersiniz.
Faturanın gönderilmesine dair şirket içi operasyonel süreçlerin yönetilmesinde zaman ve maliyet tasarrufu sağlarsınız.
Tahsilat ve ödeme süreçlerinin kısalması ve kolaylaşması ile nakit akışınız hızlanır.
Bulut uygulamamız sayesinde istenen e-Fatura ve e-Arşiv Fatura’ya her yerden kolay ve hızlı erişim sağlarsınız.
Müşteri temsilcilerimiz tüm sorularınız için sizlere 7/24 hizmet verir.
Kağıt kullanımını azaltarak dünyamızın sürdürülebilirliğine katkıda bulunursunuz.
Sovos e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamaları için linklere tıklayarak detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Harekete Geçin
Türkiye’deki e-dönüşüm uygulamalarına ilişkin son güncellemeler ve zorunluluk kapsamları hakkında tüm detayları öğrenmek için uzman ekibimizle iletişime geçin.
Dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık şirketi Gartner’a göre 2022’de bilgi teknolojileri harcamalarının 2021’e kıyasla yaklaşık olarak yüzde 5,1’lik bir artışla 4,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu yükseliş kurumların pandemi nedeniyle beklemeye almak zorunda kaldıkları teknoloji güncelleme ve ilerlemesine yeniden odaklanmaları konusunu gündeme getiriyor.
Bilgi teknolojilerinde bütçe ve kaynaklar
BT yönetim çözümleri şirketi Flexer’ın Teknoloji Harcamalarında Durum Raporu’na göre üst düzey BT yöneticileri ve karar vericiler pandemi sonrası döneme hazırlığın önemini vurguluyor. Bu kapsamda öne çıkan bulgular:
Katılımcıların %54’ü, teknolojide uygulanacak ve çalışanların evden çalışmasını daha kolay ve sorunsuz hale getirecek olan yatırım ve kaynakların artmasını bekliyor.
Karar vericilerin %42’si, pandemi sonrası dünyada bulut sistemlerine geçiş konusunda istekliliğin artacağına inanıyor.
Katılımcıların sadece %2’si, bulut teknolojisini kullanmayı daha az düşündüğünü belirtiyor.
Bu bulgular, 2022 ve sonrasında çalışanlar için hibrit ve esnek bir çalışma ortamının ne kadar önemli olduğunun altını çiziyor. Evden çalışmanın en az bir süreliğine daha devam edeceği ihtimali düşünüldüğünde, BT departmanlarının, karşılarına çıkabilecek her tür zorlukla baş etmek için hazır olması gerektiğini vurguluyor.
Bilgi teknolojilerinde stratejinin önemi
Hükümetlerin zorunlu hale getirdiği e-fatura düzenlemeleri dünyada hız kazanmaya devam ediyor. Buna paralel olarak kurumların ve özellikle BT departmanlarının da kendilerini bu duruma hazırlamaları bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Bu uygulamalar sayesinde yetkililer, kurumların veri yığınına girebiliyor ve ağ içerisinde gerçekleşen işlemleri gerçek zamanlı olarak inceleyebiliyor. Kontrolün kurumların elinden çıktığı bu tarz durumlarda ticari faaliyetlerin devam etmesi ve işletmelerin mevzuata uyumlu kalabilmesi için bilgi teknolojileri kurumun birincil önceliği haline geliyor.
Bu önceliğe paralel olarak BT departmanları, şirketin faaliyet gösterdiği sektörden ve lokasyondan bağımsız olarak, hükümetlerin getirdiği zorunluluklara uymak için gerekli kaynak ve araçları sağlaması giderek daha fazla önem kazanıyor. Verilerin gerçek zamanlı olarak izlenmesi, aynı zamanda yaptırımların gerçek zamanlı olarak uygulanması anlamına geliyor ve bu yaptırımların ağırlığı büyük para cezalarından işletmenin tamamen kapatılmasına kadar değişiklik gösterebiliyor. Tüm kurumlar için geçerli olabilecek bu engeller ancak küresel uygulamalardaki zorlukları çözebilecek bir teknolojik strateji uygulanarak mümkün.
Tüm Sorularınızı Canlı Yayında Cevapladık:
Soru-Cevap Webinarının 2. oturumunda merak ettiğiniz tüm soruları yanıtlamaya devam ettik.
Dünyada hükümetlerin zorunlu hale getirdiği e-fatura uygulamaları bir sonraki aşamanın bilinmezliğinden dolayı üst düzey yöneticiler ve yönetim kurulları için risk seviyesini yükseltiyor. Dünya genelinde kurumlar bir yandan düzenlemelere uyumu sürdürerek, cezai yaptırımlardan kaçınsa da hükümetlerin getirdiği uygulamalarla birlikte gelen karmaşıklık endişe boyutunu artırıyor. Kurumlar açısından küresel vergi dairelerinin belirlediği süreçlerle uyum sağlayabilmek adına bilgi teknolojilerinin önemi giderek artıyor.
Bilgi teknolojileri açısından çözülmesi gereken beş sorun
Önümüzdeki dönemde kurumların faaliyetlerine kesintisiz olarak devam edebilmeleri için göz önüne almaları gereken beş alan bulunuyor.
Gerçek zamanlı veri artık bir tercih değil, zorunluluk: Günümüzde birçok ülkede vergi daireleri işlemleri ve finansal bilgileri kurumların ağından geçtiği anda eş zamanlı olarak görüntüleyip, incelemek istiyor. Bu süreci kurumların iş akışlarını etkilemeden yürütmesi konusunda bilgi teknolojilerine çok iş düşüyor.
E-fatura düzenlemelerinde kontrol vergi otoritelerinde: Teknoloji yatırımları kurumlar için öncesinden planlanan operasyonlarken, hükümetlerin uyguladığı e-fatura düzenlemeleri sonucunda mecburi hale geliyor. Uygulamalardaki yükümlülükleri yerine getirmek için kısa vadeli çözümler mevcut olsa da bunlar gelecekte ek kaynak kullanımına yol açabilir. Bu sorunu çözmek için bilgi teknolojileri ekibinin bir yandan yükümlülükleri yerine getirmek için bir strateji geliştirirken diğer yandan da uzun vadeli plan ve bütçelerdeki parametreleri takip etmesi gerekiyor.
Veri uygulamalarının hızlı dönüşümü: Vergi kanunlarındaki güncellemeler ve yeni uygulamaların uzun yıllar içerisinde hazırlanması kurumların yükümlükleri karşılamak adına süreçleri hazırlaması için gerekli zamanı sağlıyordu. Ancak dijitalleşmenin hızı sayesinde yeni uygulamalar ve mevcut yasalardaki değişiklik yapılma süresi de hızlandı. Bu uygulamalarla ilişkili değişikliklerin güncellenmesi, yönetilmesi ve uygulanması bilgi teknolojileri için giderek daha önemli bir öncelik haline gelecek.
Ülkeler arası tutarsızlık çok uluslu şirketleri zorluyor: Farklı ülkelerde düzenleyici kuruluşların benimsediği ve hayata geçirdiği farklı uygulamalar büyük ve çok uluslu kurumları zorluyor. Şirketler faaliyet gösterdiği ülke ve bölge sayısına bağlı olarak hükümetlerin uyguladığı düzenlemelere uyumlanabilmek adına ayrı ayrı çözümler geliştiriyor. Bu kapsamda bilgi teknolojileri için asıl zorluk, işletmelerin her bir ülkedeki düzenleme kuruluşunun uygulamalarını karşılamasını sağlayacak ve aynı zamanda kurumun uyum durumunu gerçek zamanlı olarak gösteren genel bir tablo sunacak bir altyapı oluşturmak konusunda ortaya çıkıyor.,
Hükümetler uygulamaların sıklığını ve hızını artırdı: Vergi daireleri, zorunlu e-fatura düzenlemelerinin denetlenmesi ve uygulanması konusunda giderek daha talepkar ve hızlı bir tutum sergilemeye başladı. Zorunluluklara uyulmaması durumunda kurumların üretim yapma ve ürünleri sevk etme ve hatta alacaklılarına ödeme yapma veya bordroları ödeme kabiliyeti etkilenebiliyor. Tam da bu noktada bilgi teknolojilerinin işlem verilerinin düzenleme kuruluşlarına onların talep ettiği formatta ve sürede gönderilmesini sağlaması gerekliliği ortaya çıkıyor.
Dünya çapında vergi uyumluluğu ve vergi yazılımları konusunda lider konumundaki Sovos’un Kanal Satış ve İş Ortakları Direktörü Ali Bulut, sürekli gelişen ve büyüyen e-ticaret alanında başarılı olmak isteyen firmalar için dijital vergi dönüşümünün önemine ve kullanılması zorunlu e-belgeler hakkında dikkat edilmesi gereken noktalara değindi.
Fortune 500 listesinde yer alan şirketlerin yarısından fazlasının da dahil olduğu 8000’in üzerinde şirkete, tamamlayıcı ve süreklilik arz eden vergi uyumluluğu çözümleri sunan Sovos’un Kanal Satış ve İş Ortakları Direktörü Ali Bulut, 24 Eylül’de düzenlenen “E-Ticarete İlk Adım: E-Dönüşüm ve E-Belgeler” webinarında e-ticarete girmeyi düşünen ya da bu alanda faaliyete yeni başlayan firmaların e-dönüşüm altında neler yapması gerektiğini açıkladı.
Dünya çapında etkili olan Kovid-19 salgını süresince daha da önemli hale gelen, yeniliği ve teknolojiyi takip edebilen firmalar için oldukça cazip fırsatlar sunan e-ticaret alanında faaliyet gösteren işletmelerin dijital vergi dönüşümü çağında varlıklarını sürdürerek başarılı olabilmeleri için hızla uygulamaya geçirmeleri gereken dijital vergi stratejileri detaylı olarak anlatıldı.
E-ticaretin olmazsa olmazı: E-Belgeler
Normal perakende satışa göre çok daha büyük bir hacme sahip e-ticaret alanında hangi ürünün, ne gibi mecralarda, nasıl iyi bir operasyonla yönetilebileceğinin yanında tüm bu süreçlerin arka plandaki analizi, dokümanları, arşivi gibi pek çok önemli noktaları olduğunu belirten Ali Bulut, e-ticaret alanında satış hacminin büyük olmasının e-belgelerin de fazla olmasını sağladığına dikkat çekti.
E-ticaret faaliyeti bulunan firmaların tâbi olduğu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin en çok bilinen uygulamasının e-fatura olmasının yanında e-arşiv, e-defter, e-irsaliye gibi diğer elektronik belgeleri de kapsadığını hatırlatan Bulut, firmaların e-ticarete atıldıklarında e-dönüşüm ve e-belge konularını iyi yönetmelerinin kendilerine büyük kazanç sağlayacağını vurguladı.
Türkiye’de ve dünyada e-dönüşüm
Türkiye’de e-dönüşümün 2012 yılında e-defter uygulamasının çeşitli sektörler için zorunlu hâle getirilmesiyle başladığını aktaran Sovos Kanal Satış ve İş Ortakları Direktörü Ali Bulut, öncelikle yüksek cirolara sahip şirketlerin sisteme entegre olmasının hedeflendiğini, yıllar içerisinde e-fatura ve e-arşiv fatura gibi e-belgelerin yürürlüğe girmesinin ardından son olarak e-irsaliyenin 1 Temmuz 2020 itibariyle hayata geçtiğinden bahsetti.
Dünyadaki örneklere bakıldığında, e-dönüşüme geçişle ilgili Avrupa’da süreçlerin hızlandırılması, kâğıt israfının önüne geçilmesi konuları öne çıkıyor. Latin Amerika’da ise e-dönüşüm konusu vergi takibi, kaçakların önüne geçilmesi, vergi toplamada adil bir yönteme geçilmesi, güvenlik kaçağının önlenmesi ile gündeme geldi.
Türkiye’nin e-dönüşüme yatkınlığı ve isteğinin üst seviyelerde olduğunu belirten Ali Bulut, uygulamada ortaya çıkan sorunlar nedeniyle e-dönüşüme geçen mükelleflerin sistemin avantajlarından tam olarak yararlanamadıklarının altını çizdi. Bulut, alınan hizmet kalitelerinin değişiklik göstermesinin bu durumdan kaynaklandığına işaret etti.
E-ticarette hangi e-belgeler zorunlu?
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) 509 sıra nolu tebliğine göre e-ticaret yapan firmaların tamamı e-fatura ve e-arşiv fatura uygulamasına geçmek zorunda. E-ticarete başlarken ilk olarak mali mühür ya da e-imza alınması gerekiyor. Daha sonra e-fatura kullanmak için GİB’e başvuru yapılıyor. Seçilecek özel entegratörler kayıt işlemlerini, fatura ve irsaliye tasarımlarını gerçekleştiriyor.
E-ticarete başlandığında e-fatura ve e-arşiv fatura kullanımı zorunlu, ihtiyaca ve şirketlerin yıllık cirolarına göre e-irsaliye kullanımı da gerekebiliyor. E-fatura sistemine geçildiğinde, takip eden mali yılda e-defter kullanımı da zorunlu oluyor. Firmaların değişen ihtiyaçlarına göre e-mutabakat, e-beyanname ve e-denetleme ürünleri de zorunlu olmasa da sağladığı kolaylık açısından önem arz ediyor.
E-dönüşümün birçok farklı e-belge türü içerdiğini ifade eden Ali Bulut, GİB’in yeni e-belgelerin yürürlüğe geçmesi için hazırlık yaptığını ve e-ticaret yapan firmaların tüm bu tebliğleri vergi uyumluluğu, dijital raporlama ve e-fatura çözümleri konusunda uzman iş ortakları olmadan takip etmesinin çok zor olduğunu sözlerine ekledi.
Sovos Hakkında
Sovos, vergilendirme, işlem uyumu için sürekli kontrol, vergi raporlama ve vergiye ilişkin daha pek çok konuda eksiksiz ve bağlantılı çözümler sunarak vergide dijital dönüşümün getirdiği zorlukların üstesinden gelmek için tasarlanmıştır. Şirket, yarısı Fortune 500 listesinde yer alan ve 70’ten fazla ülkede faaliyet gösteren 8 binin üzerinde müşterisine çözümleriyle destek olmaktadır. Sovos’un SaaS ürünleri ve Sovos S1 Platformu çok sayıda profesyonel iş uygulaması ve devletlerin yasal uyum süreçleriyle entegredir. Londra merkezli Hg bünyesinde faaliyet gösteren Sovos’un Kuzey Amerika, Latin Amerika ve Avrupa’da ofisleri mevcuttur. Ayrıntılı bilgi için www.sovos.com/tr web sitesini ziyaret edebilir, Sovos’u LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.
Sovos’un da girdiği Gartner’ın “Rekabet Ortamı: Tedarikçi E-Fatura Yazılımı, 2020” raporu, sektöre hizmet veren yazılım üretimi liderlerinin, sektörü şekillendirecek eğilimleri ve rakip firmaların stratejilerini analiz etmek için bu araştırmanın kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Dünya çapında vergi uyumluluğu ve vergi yazılımları konusunda lider konumundaki Sovos, teknoloji alanında dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık şirketi Gartner’ın gelişen tedarikçi e-fatura yazılımı pazarına odaklanan “Rekabet Ortamı: Tedarikçi E-Fatura Yazılımı, 2020” raporunda yer buldu.
Rekabetçi Vergi Ortamı
Küresel vergi ortamı yıllar içerisinde büyük değişimler gösterdi. Hükümetler, geliri daha hızlı tanımlamanın, vergi açıklarını ve vergi kayıplarını ortadan kaldırmanın bir yolu olarak dijitalleşmeyi vergi uygulamaları ile buluşturdu. Bu hedeflere ulaşmak için vergi otoriteleri, manuel denetimi tamamen ortadan kaldıracak bir hızda sürekli olarak yeni düzenlemeler getiriyor.
Gartner araştırmacıları Balaji Abbabatulla, Kaitlynn Sommers, Micky Keck tarafından yazılarak 20 Temmuz 2020 tarihinde yayımlanan ve Sovos’a da yer verilen “Rekabetçi Ortam: Tedarikçi E-Fatura Yazılımı, 2020” raporunda Gartner, e-fatura yazılımının daha fazla benimsenmesinin temel faktörlerini inceliyor.
Araştırmaya göre, e-fatura yazılımlarının kullanımını artırmak için birkaç temel faktör bulunuyor: yazılımların yetkinliklerinin artırılması ve teknolojilerinin geliştirilmesi, hükümetlerin yeni regülasyonlar yapması ve dijital dönüşüm programlarının iyileştirilmesi.
Sovos Hakkında
Sovos, vergilendirme, işlem uyumu için sürekli kontrol, vergi raporlama ve vergiye ilişkin daha pek çok konuda eksiksiz ve bağlantılı çözümler sunarak vergide dijital dönüşümün getirdiği zorlukların üstesinden gelmek için tasarlanmıştır. Şirket, yarısı Fortune 500 listesinde yer alan ve 70’ten fazla ülkede faaliyet gösteren 8 binin üzerinde müşterisine çözümleriyle destek olmaktadır. Sovos’un SaaS ürünleri ve Sovos S1 Platformu çok sayıda profesyonel iş uygulaması ve devletlerin yasal uyum süreçleriyle entegredir. Londra merkezli Hg bünyesinde faaliyet gösteren Sovos’un Kuzey Amerika, Latin Amerika ve Avrupa’da ofisleri mevcuttur. Ayrıntılı bilgi için www.sovos.com/tr web sitesini ziyaret edebilir, Sovos’u LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.
Dünya çapında vergi uyumluluğu ve vergi yazılımları konusunda lider konumundaki Sovos, Kovid-19 salgınının şirketlere olumsuz etkilerini en aza indirmeyi hedefleyen yeni SGK teşvikleri ve kapsamları ile ilgili bilgiler verdi. Sovos, 10 Aralık’ta düzenlediği webinar ile Kısa Çalışma Ödeneği (KÇÖ) ve Nakdi Ücret Desteği süreleri, 7252 sayılı teşvikten kimlerin yararlanabileceği, 7256 sayılı kanun ile sağlanan yeni SGK teşviklerinin neler olduğu gibi merak edilen konulara açıklık getirdi.
Fortune 500 listesinde yer alan şirketlerin yarısından fazlasının da dahil olduğu 8000’in üzerinde şirkete, tamamlayıcı ve süreklilik arz eden vergi uyumluluğu çözümleri sunan Sovos’un 10 Aralık’ta düzenlediği webinarda Kovid-19 salgınının şirketler üzerinde oluşturduğu olumsuz etkileri azaltmayı amaçlayan yeni SGK teşviklerinin ayrıntılarına yer verildi.
Tüm dünyada etkisini sürdüren Kovid-19 salgınının yol açtığı olumsuzlukları gidermek için geliştirilen teşviklerin kapsamına ilişkin düzenlenen webinarda konuşmacı olan Sovos Türkiye Kanal ve İş Ortakları Satış Direktörü Ali Bulut ile Sovos’un iş ortaklarından Cobus İş Geliştirme Kurucusu, SGK ve İŞKUR Teşvik Danışmanı Kemal Sakin teşvikler hakkında detaylı bilgiler paylaştı.
Şirketlere ‘Kovid-19’ destekleri
Kovid-19 salgınının Türkiye’de görüldüğü Mart ayı itibariyle Cumhurbaşkanlığı’nın koordinasyonunda çalışmalar yürüten Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın girişimleri ile salgının şirketler üzerindeki olumsuz etkileri bertaraf edilmeye çalışılıyor.
Bu kapsamda, çalışanı ve işvereni koruyan İşçi Çıkarma Yasağı, Nakdi Ücret Yardımı ve Kısa Çalışma Ödeneği gibi imkânlara yenileri eklendi. 1 Temmuz 2020 tarihinden önce Kısa Çalışma Ödeneği veya Nakdi Ücret Desteği başvurusunda bulunan ve bu desteklerin sona ermesi ile normal çalışma süresine dönen özel sektör iş yerleri için 7252 sayılı kanun teşvik yayımlandı.
Teşviklerin süresi uzatıldı mı?
6111 sayılı kanun kapsamında kadınlar ile gençlerin işgücüne katılımını ve istihdamını artırmak, yeni istihdam yaratılmasını sağlamak, mesleki ve teknik eğitimi özendirmek, kalite ve etkinliğini artırmak amacıyla uygulanan prim teşvikinin süresi uzatıldı.
1 Ocak 2018 ile 31 Aralık 2020 tarihlerinde yeni istihdam olarak işsizleri işe alan işverenlere yönelik 7103 sayılı kanun kapsamında ilave sigortalı istihdam eden işverenlere uygulanan Yeni Nesil Teşvik de süresi uzatılan teşvikler arasında yer aldı.
İşçi ve işverenleri ilgilendiren önemli konular
Çalışanı ve işvereni koruyan İşçi Çıkarma Yasağı süresi 17 Ocak 2021 tarihine kadar uzatılırken, işverenin çalışanlarını kısmen ya da tamamen Ücretsiz İzne Çıkarma Hakkı 17 Kasım 2020 itibariyle 3 aylık süreyi geçmemek üzere uzatıldı.
Kısa Çalışma Ödeneği veya Nakdi Ücret Desteği sürelerinde de güncellemeye gidilirken Kovid-19 nedeniyle 30 Hazirana kadar Kısa Çalışma Ödeneğine başvurmayan iş yerleri, 31 Aralık 2020 tarihine kadar İŞKUR’a başvurmaları durumunda 1 Aralık 2020 tarihinden sonraki dönem için 3 ay süreye kadar Kısa Çalışma Ödeneğinden yararlanabilecek.
Kovid-19 salgını sebebiyle uygulanan Nakdi Ücret Desteğinin süresi de 17 Ocak’a kadar devam edecek. Söz konusu tüm desteklerin süreleri Cumhurbaşkanı kararıyla tekrar uzatılabilecek.
7252 sayılı teşvik ve 7256 sayılı kanun ile sağlanan yeni SGK teşvikleri
Kısa Çalışma Ödeneği ve Nakdi Ücret Desteği imkânlarından yararlanmış ve normal çalışmaya dönen tüm firmaların 7252 sayılı teşvikten yararlanabileceği belirtilirken, yararlanma süresine 3 ay uzatma kararıyla ilave 3 ay daha eklendi. 7252 sayılı teşvik uyarınca günlük teşvik tutarı ise 36,77 TL olacak.
7256 sayılı kanun ile sağlanan Yeni SGK Teşvikleri kapsamında ise Artı İstihdam Teşviki bakımından Ocak 2019 – Nisan 2020 arası aylık en az sigortalı bildirim yapılan aydaki sigortalı sayısına ilave olarak istihdam edilen ve 1 Aralık 2020 itibariyle çalışmaya devam eden kişiler için günlük 44,15 TL, bu kişiler işe alındıklarında ama çalıştırılamadıklarında da günlük 39,24 TL destek sağlanacak.
İstihdama Dönüş Teşviki bakımından da Ocak 2019 – Nisan 2020 arası işten çıkış kodu ahlak ve iyi niyet kuralları olmayan ve 1 Aralık 2020 ile 31 Aralık 2020 tarihleri arası işe girişi yapılan kişiler için günlük 44,15 TL ve bu kişiler işe alındıklarında ama çalıştırılamadıklarında ise günlük 39,24 TL destek oluşturulacak.
Sovos’un SGK teşvik çözümlerinin özellikleri
Yeni SGK teşvikleri ile salgının ilk günlerinden itibaren devam eden destekler hakkında detaylı bilgiler paylaşmasının ardından Sovos’un SGK teşvik çözümlerine değinen Sovos Türkiye Kanal ve İş Ortakları Satış Direktörü Ali Bulut “Vergilendirme, işlem uyumu için sürekli kontrol, vergi raporlama ve vergiye ilişkin daha pek çok konuda eksiksiz ve bağlantılı çözümler sunan Sovos; SGK teşvik konularının çözümünde de karmaşık teşvik hesaplamalarına son vererek hızlı ve kolay hesaplama, geçmiş dönem teşvik tutarlarını hata payı bırakmadan belirleme ve bu sayede personel sayısını artırırken eş zamanlı olarak maliyetlerden tasarruf etmeye yönelik pek çok fayda sağlıyor.” ifadelerine yer verdi.
Sovos’un sunduğu SGK teşvik çözümlerinin özelliklerini aktararak sözlerine devam eden Ali Bulut, “Sovos’un sağladığı çözümler eksiksiz veri güvenliği sağlıyor. Sovos’un KVKK’ya tam uyumlu sistemi ile SGK kullanıcı adı ve şifresi ile kolayca hesaplama yapmak mümkün. Sovos çözümleri yeni nesil teşvikler ile alınabilecek maksimum teşvik tutarını hesaplarken, işe alım ve işten çıkarma gibi özel durumlar karşısında bilgilendirme de sağlıyor. Detaylı analiz ve raporlama özelliği ile de yıllık ya da karşılaştırmalı teşvik raporu, ortalama analizleri, personel analizleri, eksik ya da hatalı bilgi analizleri sistem üzerinden kolayca hazırlanabiliyor.” dedi.
Sovos Hakkında
Sovos, vergilendirme, işlem uyumu için sürekli kontrol, vergi raporlama ve vergiye ilişkin daha pek çok konuda eksiksiz ve bağlantılı çözümler sunarak vergide dijital dönüşümün getirdiği zorlukların üstesinden gelmek için tasarlanmıştır. Şirket, yarısı Fortune 500 listesinde yer alan ve 70’ten fazla ülkede faaliyet gösteren 8 binin üzerinde müşterisine çözümleriyle destek olmaktadır. Sovos’un SaaS ürünleri ve Sovos S1 Platformu çok sayıda profesyonel iş uygulaması ve devletlerin yasal uyum süreçleriyle entegredir. Londra merkezli Hg bünyesinde faaliyet gösteren Sovos’un Kuzey Amerika, Latin Amerika ve Avrupa’da ofisleri mevcuttur. Ayrıntılı bilgi için www.sovos.com/tr web sitesini ziyaret edebilir, Sovos’u LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.