G20 Matrah Aşındırma ve Kâr Aktarımı (“BEPS”) projesinin üyeleri 1 Temmuz 2021’de yayınlanan “Ekonominin Dijitalleşmesinden Doğan Vergi Sorunlarına İki Yapılı Çözüme İlişkin Bildiri” metninde, küresel vergi reformu anlaşmasında sonraki aşamaya geçme konusunda anlaştı.

Bu sayede giderek dijitalleşen dünya ekonomisinde karşılaşılan vergi sorunlarına çözüm üretilecek. 9 Temmuz 2021 itibarıyla, OECD/G20’nin 139 üyesinden 132’si BEPS için Kapsayıcı Çerçeve konusunda anlaştı.

Yapılarla ilgili Bilgiler

Yapı 1

Yapı 1 kapsamında, şirketlerin fiziksel varlıklarından bağımsız olarak farklı ülkelerdeki faaliyetlerinden kazandıkları bakiye kârların bir kısmı üzerinden vergi ödemesi için, pazar konumundaki ülkelere, Tutar A olarak anılan yeni bir vergilendirme hakkı veriliyor. Yapı 1, küresel cirosu 20 milyar Euro’nun üzerinde olan ve kârlılığı %10’dan fazla olan çok uluslu şirketler için uygulanacak.

Yeni uygulanacak bir bağlantı noktası kuralıyla, bu kapsama giren çok uluslu şirketler ilgili ülkede en az 1 milyon Euro gelir elde ederse, Tutar A ilgili ülke pazarına tahsis edilebilecek. GSYİH’si 40 milyar Euro’nun altında olan ülkeler için hasılat sınırı 250.000 Euro olarak belirlenecek.

“Özel amaçlı bağlantı noktası kuralı”, bir ülkenin Tutar A’nın tahsisi için uygun olup olmadığının belirlenmesinde kullanılacak. Ayrıca ülkeler, kapsama giren çok uluslu şirketlerin bakiye kârlarının %20 ila %30’unun pazar ülkelere tahsis edilmesi ve bağlantı noktasında hasılata dayalı bir dağıtım anahtarının kullanılması konusunda anlaştı.

Gelirler, mal veya hizmetlerin tüketildiği nihai pazar ülkelere dağıtılacak ancak ayrıntılı dağıtım kuralları ileride belirlenecek.

Segmentasyonla ilgili ayrıntılar üzerinde çalışmalar devam ediyor. Benzer şekilde, Tutar A üzerinden pazar ülkeye dağıtılacak bakiye kârların üst sınırını belirleyecek pazarlama ve dağıtım kârları için güvenli liman tasarımının detayları da belirlenecek.

Son olarak üyeler, özellikle düşük kapasiteli ülkelerin ihtiyaçlarına odaklanarak Tutar B’yi düzenlemek ve sadeleştirmek konusunda uzlaştı. 2022 sonuna kadar detayların kesinleşmesi bekleniyor.

Yapı 2

Yapı 2, 750 milyon Euro’luk eşiğe ulaşan çok uluslu şirketlerin en az %15 oranında vergi ödemesini öngören Küresel Matrah Aşındırmayı Önleme (“GloBE”) kurallarından oluşuyor. GloBE kuralları, Gelir Kapsama Kuralından ve Düşük Vergilendirilen Ödeme Kuralından oluşuyor. Bunlar arasında, Düşük Vergilendirilen Ödeme Kuralı henüz son halini almadı.

Yapı 2 aynı zamanda Vergiye Tabi Olma kuralını içeriyor. Bu, sözleşmeye dayanan bir kural ve kaynak ülkelerin, asgari bir oranın altında vergiye tabi olan belirli ilgili taraf ödemelerinde sınırlı kaynak vergilendirmesi uygulamasına imkân tanıyor. Vergi oranı %7,5 ile %9 arasında olacak.

Plan Ne Zaman Uygulanacak?

Taraflar mevcut aşamada planla ilgili görüşmeleri sürdürüyor ve Ekim 2021’e kadar kabul edilen çerçeve dahilinde planın tasarım bileşenlerine son halinin verilmesi öngörülüyor. Kapsayıcı Çerçeve’nin üyeleri, uygulama planı üzerinde anlaşmaya varacak ve planı açıklayacak.

Mevcut planda Tutar A’nın uygulanması için kullanılacak çok taraflı aracın geliştirilmesi ve 2022’de imzaya açılması planlanıyor. Tutar A’nın da 2023’te yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Benzer şekilde, Yapı 2’nin 2022’de yasalaşması ve 2023’te yürürlüğe girmesi planlanıyor.

Ayrıntılar Gelecek

İki Yapılı Çözümün kilit bileşenleri üzerinde anlaşma sağlanmış olsa da geriye kalan sorunların çözülmesini de içeren ayrıntılı bir uygulama planı ayrıca hazırlanacak.

Yakın gelecekte birçok ülke bu değişiklikleri uygulamaya başlayabilir, bu nedenle dijital ekonomide aktif olan şirketlerin OECD/G20 Matrah Aşındırma ve Kâr Aktarımı Projesi etrafında yaşanan gelişmeleri yakından izlemesi ve anlaması büyük önem taşıyor.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

KDV’nin Dönüşümü konulu blog dizimizin birinci bölümünde dünyanın dört bir yanında vergi dairelerinin ve hükümetlerin gelir tahsilatını artırmanın ve vergi açıklarını azaltmanın bir yolu olarak neden dijitalleşmeyi ve teknolojiyi benimsediğini incelemiştik. “KDV’de Üç Odak Alan” başlıklı ikinci bölümde ise düzenleme kuruluşları için öne çıkan bazı kaygıları irdelemiştik. Bu dizinin son bölümünde teknolojiye odaklanacağız ve IT liderlerinin neden KDV yönetiminde yerel çözümlerden uzaklaşarak küresel bir yaklaşıma yöneldiğini inceleyeceğiz.

KDV yönetiminde yerel düzeyde uzmanlık olmazsa olmazdır ancak bu uzmanlık farklı ülkelerde ne kadar geçerli olabilir? Bu soru hem vergi kurumlarını hem de IT liderlerini düşündürüyor. IDC’nin desteklediği “Taming the Value-Added Tax Beast with Technology” başlıklı İngilizce raporumuzda bu konuyu ele almıştık. Raporun ücretsiz kopyasını buradan indirebilirsiniz.

Vergi süreçlerinde IT’nin görevi, KDV uzmanlarının teknolojiyi kullanarak vergileri doğru şekilde tahsil etmesini ve ödemesini ve istendiğinde ayrıntılı raporlar oluşturup paylaşabilmesini sağlamaktır. Dolayısıyla, IT liderleri teknoloji seçimi yaparken belli başlı bazı kriterlere göre değerlendirme yapar. En önemli üç kriter şunlardır:

İşinizi baştan sağlama almanız için teknoloji sağlayıcınızın şirketinizin tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceğinden emin olmanız önemlidir. Yeni teknolojileri uygulamadan önce hem bugünkü hem de gelecekteki ihtiyaçlarınızı değerlendirmek hayati önem taşır.

KDV’nin dönüşümü ve bu alandaki karmaşıklığı en iyi nasıl yönetebileceğiniz hakkında daha fazla bilgi için IDC’nin desteğiyle hazırladığımız “Taming the Value-Added Tax Beast with Technology” başlıklı İngilizce raporu indirin ve uzmanlarımızla mutlaka görüşün.

Harekete Geçin

KDV mevzuatına kapsamlı bir bakış için Trend Rehberini İndirin

KDV’nin Dönüşümü konulu yazı dizimizin birinci bölümünde, farklı ülkelerde vergi dairelerinin ve hükümetlerin gelir tahsilatını artırmak ve vergi açıklarını azaltmak için neden dijitalleşme ve teknolojiyi kullanmaya başladığını incelemiştik. Bu konuyla ilgili daha fazla bilgi almak için IDC’nin desteklediği “Taming the Value-Added Tax Beast with Technology” başlıklı İngilizce raporun ücretsiz bir kopyasını indirebilirsiniz.

Dizimizin ikinci yazısında, düzenleme kurumlarının yeni pazarlara, hizmetlere ve iş süreçlerine kendilerini adapte ederken özellikle ilgilendiği üç alana bakacağız. Bu alanlar:

E-ticaret hız kazanıyor

Amazon gibi şirketlerin yükselişi ve birçok tüketicinin çevrimiçi alışverişin rahatlığını seçmesiyle birlikte e-ticaretin yükselişe geçmesi sürpriz değil. Ne var ki bu büyümenin hızı en iyimser tahminlerin bile çok ötesine geçti.

eMarketer’ın yayınladığı verilere göre tüm dünyada perakende e-ticaret satışları yıllık olarak %27,6 oranında arttı ve satışlar 4 trilyon doları geçti. Bu tutarın 2022’de 4 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Bu büyümeyle birlikte, vergi daireleri e-ticaret işlemleriyle ilgili kuralları ve hangi belgelerin zorunlu olacağını yeniden gözden geçiriyor. Bu nedenle artık internet üzerinden satış yapan şirketler, uluslararası güzergahlarda vergilerini yönetme konusunda deneyim sahibi olmadan yeni pazarlara girdiklerinde, karmaşık bir durumla karşı karşıya kalıyor.

Dijital hizmetler ve küresel ekonomi

Dijital ürün ve hizmet satışı küresel ekonominin işleyiş biçimini yeniden tanımlıyor. Elektronik zincir marketlere girip kullanıma hazır bir yazılım veya müzik CD’si aldığınız günler artık geride kaldı. Bugün bir yazılıma veya medyaya ihtiyacınız olduğunda, tek bir düğmeye basarak bunları istediğiniz cihaza indirebiliyorsunuz. Bu durum, böyle potansiyel gelir akışlarının hesabını tutmak isteyen hükümetler için bir senaryo ortaya çıkardı. Dijital hizmetler pazarı ne kadar büyüyecek? Buna birkaç örnek verelim:

Sınır ötesi ticaretin ilave karmaşıklığı

İşletmeler ürünlerini çevrimiçi yollardan satmanın hızından ve rahatlığından faydalanırken ürünleri dünyanın farklı yerlerine ulaştırmada yeni vergi uyumluluk sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. E-ticaret hacminin ve çeşitliliğinin artışı, işlemlerde vergi uyumunu daha da karmaşıklaştırıyor.

2025 yılına kadar firmadan müşteriye sınır ötesi e-ticaret yapan satıcıların %40’ı, yerelleştirilmiş ödeme yöntemlerinden oluşan küresel ağlar üzerinden çalışan bir “Merchant of Record” modelini kullanacak.

Tüm dünyada sınır ötesi çevrimiçi satışların her yıl %15 ila 20 oranında artması bekleniyor. Bu alanda başı çeken ülkeler Birleşik Krallık, Almanya, İtalya ve İspanya.

Ürünlerin bir yerden bir yere taşınabilmesi sayesinde e-ticaret büyümeye ve perakende sektörüne yön vermeye devam ettikçe, KDV konusu giderek daha da karmaşıklaşacak.

Bu dizinin “KDV’nin Dönüşümü ve Karmaşıklığın Nedenleri – Bölüm I: Küresel Düşünmek” başlıklı birinci yazısını okumayı unutmayın.

 

Harekete Geçin

KDV mevzuatına kapsamlı bir bakış için Trend Rehberini İndirin

Katma değer vergisinde (KDV) yönetimin ve idarenin sürekli değişmesinin nedenlerini anlamak için, önce hükümetleri bu değişikliklere yönelten unsurları anlamak gerekir. Vergi dairelerinin öncelikli sorumluluğu hükümete yasalar gereğince ödenecek geliri tahsil etmektir. Borç tutarı ile tahsil edilen tutar arasındaki farka vergi açığı denir. Bu tip farklar, önemli programları finanse etmek isteyen ülkelerin gelirlerinde ciddi riskler yaratabilir. Örneğin, Avrupa Birliği Ekonomi Komisyonu’na göre, 2018’de ABde tahmini vergi açığı 140 milyar sterlindi, yani toplam gelirin %11’iydi. 

Dünya genelinde bütün hükümetler yasal hakları olan gelirleri daha iyi takip ve tahsil etmek için dijitalleşmeyi ve diğer yeni teknolojileri benimsemeyi tercih ediyorlar. Eğer risk konusunu kavrayabilirsek, böyle bir tercihin nedenlerini de daha kolay anlayabiliriz. Biz de bunun için Sovos olarak yeni KDV ortamının daha net bir resmini oluşturmayı hedefledik ve bu bağlamda IDC ile birlikte çalışarak yeni bir rapor oluşturduk: Taming the Value-Added Tax Beast with Technology. Ücretsiz kopyanızı buradan indirebilirsiniz. 

Vergi daireleri açısından faydaları 

Vergi yolculuğuna atılan hükümetlerin motivasyonunu anladığımıza göre, teknolojinin bu alandaki bazı avantajlarına daha yakından bakabiliriz. Dünya genelinde bütün vergi daireleri aşağıda belirtilen konularda dijitalleşmeyi kullanarak iyileşme sağlayabilir: 

Bu iyileştirmeler sayesinde hükümetler; süreçlerdeki kör noktaları daha hızlı ve kolay bir şekilde tespit edebilir, vergilerin doğru şekilde ödenip ödenmediğini belirlemek için verileri gözden geçirebilir ve gerektiğinde yaptırım tedbirlerini uygulayabilir.  

Neden bu kadar karmaşık? 

Bu bilgilerden sonra KDV sisteminde, hükümetleri değişikliğe yönelten nedenleri ve bu tip değişikliklerden edinebilecekleri faydaları net bir şekilde anlayabiliriz. Peki tüm bu teknolojik iyileştirmelere rağmen KDV basitleşmek yerine neden daha da karmaşıklaşıyor? Yeni sistemler, yasalar ve yetkiler geliştikçe KDV’nin daha karmaşık hale gelmesinin birkaç nedeni bulunuyor. 

KDV’nin çok yaygın olması ve hükümetlerin konuya yaklaşımlarının birbirinden farklı olması bu karmaşıklığın temel nedenidir. Diğer nedenler ise şunlardır: 

 Tüm ülkeler ve vergi daireleri hem gelirlerini artırmaya hem de vergi açıklarını kapatmaya çalışır. Fakat bu iki sürecin birbirinden farklı olduğu unutulmamalıdır. Her ülkenin kendi öncelikleri vardır. Endüstrileri bulundukları coğrafi bölgeye göre büyük farklılıklar gösterebilir. Dahası, sahip oldukları ekonomik duruşları, gelir akışlarını hızlı ve agresif bir şekilde takip edebilmek konusunda tercihlerine yön verebilir.  

Mesele KDV ise, hiçbir zaman varsayımlara göre hareket etmemeli ve kesinlikle risk alınmamalıdır. Sürekli değişen düzenlemelere uyum sağlayabilmek ve denetim veya ceza gibi konularda riskten kaçınmak için en iyi çözüm, bu konuda güncel yerel bilgileri en iyi şekilde aktaracak ve izlenmesi gereken süreçlerde destek verebilecek bir uzmanla birlikte çalışmaktır. 

Bu serideki ikinci blogumuz olan KDV’de Üç Odak Alan’ı okumayı ve Taming the Value-Added Tax Beast with Technology başlıklı İngilizce raporumuzun ücretsiz kopyasını indirmeyi unutmayın. 

 

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.

Sun Chemical, küresel vergi yükümlülüklerini Sovos ile çözüyor

BAŞARI HİKAYESİ

Sun Chemical

Sovos, Sun Chemical için çok uluslu raporlamayı basitleştirerek şirketin uyumluluk çalışmalarını birleştirmesine olanak tanıdı.

Özet

Karşılaşılan Zorluklar

  • Sun Chemical, mevzuat değişikliklerinin aralıksız devam eden operasyonlarına etkisini en aza indirmenin yollarını arıyordu.

  • Şirketin, yerel ve teknik ekiplerin karşılaştığı dil engelinin de üstesinden gelmesi gerekiyordu.

Çözüm

  • Sun Chemical, tüm Güney Amerika piyasalarındaki uyumluluk çalışmalarını birleştirecek bir platforma ihtiyaç duyuyordu.

Kazanımlar

  • Sovos’un bölgesel İşletmeden Devlete Raporlama çözümü, operasyonlardaki gecikmeleri ve aksamaları en aza indiriyor.

  • İspanyolca, İngilizce ve Portekizce yerel destek sayesinde dil engeli de ortadan kalkıyor.

  • Sürekli olarak mevzuatı takip etmek gerekmediği için Sun Chemical ekibi artık yenilikler yapmaya odaklanabiliyor.

Firma Hakkında

Sun Chemical, dünyanın en büyük matbaa mürekkebi ve boya maddesi üreticisidir. Yıllık 3,5 milyar dolardan fazla satış yapan firma; 56 ülkede paketleme, yayıncılık, kozmetik ve diğer endüstriyel pazarlara yönelik malzemelerin lider tedarikçisi konumundadır. 7/24 çalışan Sun Chemical, dünya çapında yüzlerce çok uluslu tedarikçiye ve iş ortağına sahiptir.

Karşılaşılan Zorluklar

Sun Chemical’ın yoğun operasyon programında iş aksaklıkları veya nakliye sorunlarına yer yoktur. Şirketin e-Fatura süreçleri; SAP yapılandırması, aracı yazılım performansı, yerel vergi dairesi uyumluluk sunucusuyla kurulan bağlantı ve yazdırma gibi tüm işlemlerin sorunsuzca yürütülmesini gerektiriyor.

Güney Amerika’da geçerli olan e-Fatura yönergeleri yüzünden, Sun Chemical yeni sisteme dönüştürülmesi gereken tüm gereksinimleri belirlemek amacıyla sürekli olarak mevzuat incelemeleri yapmak gibi zorluklarla karşılaştı. Dil engeli de karşılaşılan zorluklardan biriydi. Teknik gereksinimler yerel dilde iletildiğinden yönergelerin anlaşılması ve değişikliklerin sisteme uyarlanması için bu dili yeterince anlamak gerekiyordu. Yerel dilde yüksek düzeyde teknik yetkinliğe sahip olmayan taraflar için gecikmeler ve karmaşıklıklar ortaya çıktı ve verimliliğin düşmesine neden oldu.

Çözüm

Sun Chemical, bireysel uyumluluk ihtiyaçlarını temel alarak ilk önce her ülkede farklı çözümleri uygulamayı seçti. Uyumluluk platformunun korunması için Arjantin’de bölgesel Sovos İşletmeden Devlete Raporlama çözümünü tercih etti. Şili ve Meksika’da iki farklı modeli kullanan iki ayrı yerel sağlayıcı belirlendi ve Meksika’da dahili bir çözüm uygulandı. Bugün bir uzmanla konuşun.

“Mevzuat değişiklikleri sürekli yaşansa da Sovos’un sunduğu çözüm sayesinde bunun üstesinden geleceğiz. Yerel dilde yazılmış yasal gereksinimlerin yapılandırma planına dönüştürülmesi oldukça karmaşık bir süreç olduğu için yeni mevzuatlara göre sistemi otomatik olarak güncelleme hizmeti çok işimize yaradı.”

Aldo Magenes

SAP Analizcisi, Sun Chemical

Kazanımlar

Ölçümler, Sun Chemical’ın bölgesel Sovos Business to Government Reporting platformunu uyguladığı Arjantin’de büyük bir üretim desteği avantajı elde edildiğini gösteriyor. Şirket, Sovos ile kurduğu iş ortaklığını Şili, Meksika ve Brezilya operasyonlarını da kapsayacak şekilde genişletme kararı aldı.

Sonuçlar

Sovos Business to Government Reporting bölgesel platformu, İngilizce, Portekizce ve İspanyolca olarak sunduğu yerel destek sayesinde Sun Chemical’ın uyumluluk sorunlarını izole etmesine ve iş sonuçlarının desteklenmesine yardımcı oldu. Sovos çözümü, her değişikliğin izlenmesi ve bu değişikliklerin sistem yapılandırma planlarına dönüştürülmesi ihtiyacını gidererek ekiplere zaman tasarrufu sağladı ve ceza riskini azalttı.

Neden Sovos?

Sun Chemical, Güney Amerika için sunulan dört e-Fatura uyumluluğu çözümünü bir dizi analiz ile değerlendirerek maliyeti ve elde edilecek avantajları ölçtü. Şirket yöneticileri, iç ekiplerin zamanlarını yenilik üretmeye ve iş ve müşteri ilişkilerini geliştirmeye harcamalarının en iyi sonuçları vereceğini biliyordu. Bu nedenle, gecikmeleri ve aksaklıkları en aza indirecek ve ekiplerin en önemli konulara odaklanmasını sağlayacak bir çözüm arıyorlardı.

Brown Forman, Sovos ile e-fatura mevzuatları değişikliklerini benimsiyor

BAŞARI HİKAYESİ

Brown Forman

Brown Forman, Sovos İşletmeden Devlete Raporlama çözümü sayesinde BT ekibinin uyumluluğa yönelik iş yükünü büyük ölçüde azalttı.

Özet

Karşılaşılan Zorluklar

  • Karmaşık mevzuatların, büyüme stratejisine engel olması
  • İş operasyonlarını etkileyen yönergelerin gerekli kıldığı gerçek zamanlı süreçlerin ve yanıtların takip edilmesindeki zorluklar
  • Gereksinimlerin izlenmesi ve uygulanması için ayrılan BT kaynaklarının sınırlı olması

Çözüm

Brown Forman, aşağıdakiler için Sovos’un İşletmeden Devlete bölgesel raporlama platformunu seçti:
  • Brazil Nota Fiscal
  • Mexico CFDI
  • Mexico eContabilidad

Kazanımlar

  • Sorunsuz SAP entegrasyonu sağladı
  • Sürekli izleme ve destek sayesinde süreçte hiçbir aksaklık yaşanmadı
  • Kaynakları temel iş operasyonları için yeniden tahsis etme olanağı sağlandı
  • Sistemi sürekli olarak güncel tutmanın getirdiği, BT ekip yoğunluğu giderildi

Firma Hakkında

160’tan fazla ülkede ürün dağıtımı yapan Brown-Forman, dünyanın en büyük 10 alkollü içecek üreticisinden biri. Merkezi Louisville, Kentucky’de yer alan ve dünyanın dört bir yanında ofisleri bulunan Brown-Forman; Jack Daniels, Southern Comfort ve Woodford Reserve gibi ikon haline gelmiş alkollü içeceklerin üretimini yapıyor.

Karşılaşılan Zorluklar

Uluslararası büyüme, Brown-Forman’ın başarısının önemli bir parçası olsa da, bu büyüme stratejisi BT ekibinin iş yükünü önemli ölçüde arttırıyordu. Şirketin SAP sistemlerinin, dünyanın dört bir yanındaki sürekli değişen finansal mevzuatlarla uyumlu olması gerekiyor; bu sebeple e-fatura yönergeleri, Brown-Forman’ın BT ekibini çok fazla iş yüküne maruz bırakıyordu. Şirketin dokuz tesisinin bulunduğu ve mevzuatların sık değiştiği Brezilya ve Meksika’da, mevzuat takibi büyük bir sorun haline gelmişti. Sistemin gerçek zamanlı yanıt gerektirdiği bu ülkelerde, e-fatura konusunda yapılan herhangi bir hata, finans ve tedarik zinciri ekiplerini olduğu kadar işletmenin operasyonunu da büyük ölçüde etkileyebilirdi.

Çözüm

Her ülkenin mali gereksinimlerinin izlenmesi ve uygulanması için kullanılabilecek şirket içi kaynakları sınırlı olan Brown-Forman, sürekli değişen Güney Amerika mevzuat ortamına uyum sağlamaya ve tek global SAP ERP sistemi ile entegre olmaya yardımcı olacak bir çözüme ihtiyaç duyuyordu.

Brown-Forman, Güney Amerika’da yürütülen ticari faaliyetlerin kapsamını göz önünde bulundurarak konu hakkında özel bir uzmanlığa ihtiyaç duyulduğuna karar verdi. Buna ek olarak, şirket büyük açılma süreci boyunca öngörülebilir bir maliyet yapısına da ihtiyaç duyuyordu.

“Sovos, SAP ERP yapılandırmasının yanı sıra ağ yükseltmeleri ve birçok ülkede lokal ekipler ile çalışma gibi olanaklar sağladığı için; Brezilya’da geçerli olan Nota Fiscal ve Meksika’da yürürlükte olan CFDI mevzuatlarında yapılan değişikliklere güvenli bir şekilde uyum sağladık.”

Randy Isdahl

Brown-Forman, Yönetici ve SAP Süreç Mimarı

Kazanımlar

Sovos, Brown-Forman’a sürekli takip ve destek sağlayarak uyumlulukla ilişkili operasyon kesintilerinin önlenmesini sağladı. Ayrıca, Sovos çözümünün Brown-Forman’ın mevcut sistemlerine sorunsuzca entegre olması sayesinde dahili SAP sistemi üzerinden birden fazla ülkeye yönelik mevzuat uyumluluğunu doğrudan yönetme olanağı elde edildi.

Sonuçlar

Brown-Forman, Sovos e-fatura uyumluluğu sayesinde kaynaklarını alacaklı ve borçlu hesaplar gibi temel operasyonlara yeniden dağıtmanın yanı sıra tedarik zinciri ve lojistik geliştirmelerine odaklanma olanağı elde etti. Buna ek olarak, kurulan iş ortaklığı ile sürekli değişen e-fatura mevzuatlarının neden olduğu SAP yükseltmeleri ve artan BT departmanı yükü ortadan kaldırıldı.

Neden Sovos?

Brown-Forman, Brezilya ve Meksika’daki uyumluluk çalışmalarının sadeleştirilmesi için Sovos eInvoice ve eAccounting bölgesel çözümlerini tercih etti. Şirket, insan kaynağı ve teknoloji sermayesinden kısma konusunda destek olabilecek bir çözüm arıyordu. Sovos’un sunduğu SaaS platformu bu hedefe ulaşılmasına olanak tanıdı.