Finlandiya, faturaların %90’ını halihazırda elektronik olarak alıyor. B2B işlemlerinde e-fatura kullanımını genişletmeyi hedefleyen ülke, B2B alıcılarına istedikleri takdirde tedarikçilerinden elektronik fatura talep edebilme hakkı tanıdı Plan 10.000 Euro’dan yüksek cirosu olan tüm Fin şirketleri için 1 Nisan 2020’de yürürlüğe girdi.
Fin hükümeti, e-fatura işlemlerini B2B kullanıcılarına isteğe bağlı şekilde kullanıma açtı. Bunun sayesinde de KDV Direktifinin getirdiği AB komisyonundan erteleme alma gereksinimini atlatmış oldu. B2B işlemleri için e-fatura zorunlu hale getirelecek olsaydı buna ihtiyaç duyulacaktı. Avrupa Birliği’nin format serbestliği, alıcının e-fatura almayı kabul etmesini gerektirirken Finlandiya bu konuyu farklı bir açıdan ele aldı. Fin devleti bunu tersine çevirerek, yani e-fatura talep etme hakkını tedarikçilerden alıcılara vererek B2B e-fatura işlemlerini artırmayı amaçlıyor.
Fin yasaları, Finlandiya’da ticaret yapan şirketlerin format serbestliğinden yararlanmasına ve kabul edilen herhangi bir yöntemle bütünlüğün ve doğruluğun korunmasına hâlâ izin veriyor. Örneğin, elektronik imzanın uygulanması buna dahil olabilirdi. Buna karşılık, alıcının e-fatura talep hakkı Avrupa normunu (EN 16931) izleyerek düzenlenen faturalarla sınırlı. Şu anda Avrupa standartlarına karşılık gelen iki Finlandiya formatı var: TEAPPSXML 3.0 ve Finvoice 3.0.
Finlandiya e-fatura regülasyonundaki değişiklik, kamu ihale e-faturalarındaki AB Direktifinin iç hukuka aktarılması sırasında uygulamaya konuldu. Finlandiya bu durumdan yararlandı ve B2B işlemlerinde Avrupa normunun kullanımını genişletti. Bu norm, B2G tedariklerinde AB standardı kullanımının zorunlu olmasıyla birlikte giderek güç kazanıyor.
Fin hükümetinin zekice alınmış bu inisiyatifi, bir yandan Avrupa standardını yaygınlaştırırken diğer yandan e-fatura kullanımını ve kabulünü artırma potansiyeli taşıyor. Bu karar, “Ödeme için temin etme” çözüm stratejileri için ve yüksek hacimde yapılandırılmamış faturalarla faaliyet gösteren şirketlerin daha verimli hareket etmesi için fırsatlar yaratıyor. Dünya genelinde görüldüğü gibi, devletler KDV açıklarını kapatmanın, şirketler de verimli faaliyet göstermenin yollarını ararken e-fatura devletlere ve şirketlere fırsatlar sunuyor.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Vietnam Maliye Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde Başbakana bir yasa tasarısı sundu. Söz konusu tasarıyla beraber 1 Kasım 2020 tarihinde hayata geçirilmesi planlanan e-fatura zorunluluğunun 1 Temmuz 2022 tarihine ertelenmesi istendi. Önerilen erteleme kararı, yerel şirketlerin kısıtlı olan tarih içinde e-fatura çözümü uygulamakta karşılaştığı zorlukları çözmek için alındı.
Yayımlanan ilk Vergi İdaresi Kanunu’nda (Kanun No.38/2019/QH14) e-fatura geçiş tarihi, sunulan tasarıdaki ile aynıdır. Ancak sonradan yayımlanan bir başka tebliğ ile bu tarih öne çekilmiş (Kasım 2020) ve takvim kısaltılmıştır. İki çerçeve arasındaki tutarsızlıkların sonucunda, özel sektör bu yeni yükümlülüğün ne zaman yürürlüğe gireceğine dair daha ayrıntılı açıklama talep etti. Onay bekleyen yasa tasarısı, başlangıçta planlanan yayınlanma tarihi olan Temmuz 2022 tarihine işaret ediyor.
Vietnam’da e-faturaya geçiş tarihinin resmi olarak uzatılmasına karşın kurum, kuruluş ve şahısların 1 Temmuz 2022 tarihinden önceki elektronik fatura regülasyonuna gönüllü olarak teşvik edilmektedir. Fakat gönüllü uygulamayı teşvik etmek ve Vietnam’daki vergi mükelleflerinin e-fatura sistemine başarılı bir şekilde geçmesini sağlamak için Vergi Genel Müdürlüğünün zorunlu teknik şartları sağlaması gerekiyor.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
3 Nisan 2020 tarihinde, Gelir İdaresi Başkanlığı e-defter sitesinde e-Defter Saklama Kılavuzu’nu yayımladı.
Bu kılavuz, e-defterlerin ikinci kopyalarının saklanması konusunda hizmet vermek isteyen özel entegratörlere sağlamaları gereken koşulları ve saklama sisteminin genel işleyişini anlatıyor.
19 Ekim 2019’da yayımlanan e-Defter Tebliğ’inde, e-Defterler ve Berat dosyalarının ikincil kopyalarının güvenlik ve koruma amacıyla kayıtlı özel entegratörlerin veya GİB’in veritabanında 10 yıl saklanması gerektiğini belirtiyor. Bu sebeple, e-Defter sisteminde yaratılan her dosyanın ikinci kopyasının saklanması gerekiyor. Yeni kılavuz sadece bu ikincil saklama sürecine ilişkin hizmet vermek isteyen özel entegratörlerin uyması gereken şartları öngörüyor.
e-Defterlerle ilişkin; defter tutma, berat dosyası oluşturma ve diğer işlemler gibi hizmetler bu kılavuzun bir parçası değil. e-Defter hizmeti sunmaya yetkili özel entegratörler e-deftere ilişkin olan bu hizmetleri sunabilirler.
Kılavuz, özel entegratörlerin e-defter ve e-defter kapsamında tutulması gereken diğer belgelerin ikincil kopyalarını saklanma hizmetini sunabilmeleri için uymaları gereken kriterleri berlirtiyor;
Özel entegratörlerin, e-defter saklama hizmeti sunabilmeleri için, bu kriterleri karşıladıklarını gösteren dokümanları GİB’e göndermeleri ve GIB’den onay almaları gerekiyor.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Yunanistan vergi dairesi IAPR, yerel sanayi gruplarıyla yapılan yeni bir toplantıda myDATA e-defter zorunluluğunun sunulması için yeni bir tarih açıkladı. Kanun yoluyla düzenlenene kadar hiçbir resmiyeti veya bağlayıcılığı olmasa da vergi dairesi erteleme hakkında kararını vermiş gibi görünüyor.
Hatta, IAPR zorunluluğun kademeli olarak hayata geçirilmesini planlıyor. myDATA çerçevesinde ve yayınlanan teknik şartnamelerle, düzenlenen özet işlem verileri ve ilgili vergi sınıflandırmalarının (ör. mal satışı, hizmet sağlanması vb.) raporu aşağıdaki gibidir:
myDATA mevzuatının çoğunluğu yayımlandı:
Bununla birlikte, mevzuatın en önemli kısmı olan myDATA kanunu, henüz bir karara bağlanmadı. Örneğin, farklı geçiş yöntemleri, MARK işlevi, geçiş zamanı ve uyumsuzluğun sonuçları ile ilgili, geriye kalan tüm zorunluluk ayrıntılarının düzenlenmesi bekleniyor. Zorunluluğun yürürlüğe (güncel sürüm 0.6) girmesinden önce mevcut teknik şartnamelerin sonuçlandırılması gerekiyor.
Bazı kaynaklar, myDATA kanununun önümüzdeki bir iki ay içinde yayınlanacağını iddia ediyor. Bununla beraber, vergi mükellefleri başka zorluklarla karşılaşırken IAPR’nin bu vergi reformuna öncelik verip vermeyeceği belirsizliğini koruyor.
Salgın kriziyle karşı karşıya olduğumuz bugünlerde dünya genelindeki tüm devletler, işletmeleri korumaya yönelik acil önlemler almak konusunda harekete geçiyor. Aynı nedenden dolayı Yunanistan’ın da myDATA zorunluluğunun tamamını yürürlüğe koymayı ertelemesi muhtemel görünüyor.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Gelir İdaresi Başkanlığı 26 Mart tarihinde yayımladığı duyuru ile e-Defter ve beratların son yüklenme tarihlerini erteledi. Tüm dünyada etkisini gösteren Covid-19 salgını sebebiyle, çeşitli hükümetlerin şirketleri ve ekonomilerini koruyabilmek adına birtakım önlemler aldığını görüyorduk. Şimdi ise sıra Türkiye’de.
24 Mart’ta yayımlanan 518 sayılı Genel Tebliğ, bu durumdan en çok etkilenen, belirli sektörlerde faaliyet gösteren gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerinin, 1 Nisan 2020 ve 30 Haziran 2020 tarihleri arasında mücbir sebep durumunda olmalarını öngörmektedir. Bu mükellefler e-Defter ve beratlarını Temmuz 2020’de ibraz edeceklerdir.
Özetleyecek olursak, gelir vergisi mükelleflerinin Aralık 2019 dönemine ait defterlerini, 31 Mart 2020 tarihine kadar tamamlamaları gerekiyordu. Bu duyuru ile beraber süreç Nisan 2020 tarihine ertelenmiş oldu.
Belirlenen yeni ibraz tarihleri şu şekildedir;
Bununla beraber geçtiğimiz hafta farklı mükellef grupları için beyanname ibraz tarihlerinde de ertelemeler gerçekleşti. Detaylı bilgi için GİB’in internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.
GİB bu duyuruyu yaparken, son tarihi 1 Temmuz 2020 olan e-İrsaliye uygulaması zorunlu canlıya geçiş tarihi hakkında herhangi bir değişiklik ya da açıklama yapmadı.
COVID-19 sebebi ile, vergi idareleri tarafından yapılan değişiklikleri izleyen global regülasyon akışına buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazla nasıl yardımcı olabileceğimizi öğrenmek için lütfen iletişime geçin.
Sovos geçtiğimiz günlerde AB üyesi devletlerde Covid-19 salgınına karşı alınması beklenen tedbirlerle ilgili bir blog yayımladı. AB genelindeki ülkeler tarafından hayata geçirilen ilave tedbirler aşağıda yer almaktadır:
Avrupa Komisyonu, tüm AB üyesi devletlerinden gelen talep üzerine ithal tıbbi ekipmanlardan alınan KDV ve gümrük vergilerinin geçici süreyle askıya alınmasını onayladı. Bu tedbir beraber sağlık sektörüne binen mali yükün hafifletilmesi planlanıyor ve uygulama geriye dönük olarak 30 Ocak 2020’den 31 Temmuz 2021’e kadar geçerli olacak. Avrupa Komisyonu, Üye Devletler ile yapılacak istişare sonrasında gerekirse bu tedbir süresinin uzatılabileceği kaydedildi.
Düzenli ödenen belirli KDV beyannamelerinin teslim süresi uzatıldı. Normalde 20 Mart 2020’de süresi dolan Şubat 2020 beyannamelerinin teslim tarihi, 6 Nisan 2020’ye ertelendi. 20 Mart 2020’de süresi dolan Mart 2020 beyannamelerinin teslim tarihi ise 7 Mayıs 2020’ye ertelendi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vergi mükelleflerini rahatlatmak amacıyla, standart KDV oranının 2 ay süreyle %19’dan %17’ye ve indirimli KDV oranının da 3,5 ay süreyle %9’dan %7’ye çekilmesi yoluyla KDV oranlarında geçici bir indirime gidileceğini daha önce duyurmuştu. Bu tedbir sonra geri çekildi.
Mağdur durumdaki bazı işletmelerce 11-30 Mart 2020 tarihleri arasında yapılması gereken KDV ödemeleri 31 Ağustos 2020’ye kadar ertelendi. Ayrıca koruyucu maskeler ve eldivenler, antiseptik ürünler, sabun ve etil alkol ürünlerine 31 Aralık 2020’ye kadar (%24 oranında değil) %6 oranında KDV uygulanacak. myDATA zorunluluğunun hayata geçirileceği yeni tarihler açıklandı. Buna göre 1 Haziran 2020’den itibaren aşamalı bir uygulama yapılacak. Salgına bağlı krizin devam etmesi nedeniyle Yunanistan’ın bu tarihi daha da ertelemesi bekleniyor.
Macaristan Vergi Dairesi zorunlu gerçek zamanlı raporlama sürümü 2.0 XSD’yi uygulamaya koyma tarihinin 1 Nisan 2020’den 1 Temmuz 2020’ye ertelendiğini duyurdu.
Vergi Dairesi fazla ödenmiş KDV tutarlarının mevcut KDV kanununda belirtilenden daha kısa sürede, yani 30 gün içinde geri ödeneceğini duyurdu.
Vergi dairesi KDV beyannamelerinin son teslim tarihine kadar verilememesi halinde herhangi bir ceza uygulanmayacağına dair rehber yayınladı. Ayrıca, 10.000 Euro altındaki KDV alacak bakiyelerinin geri ödeneceğini de belirtti.
Mart ve Nisan 2020’de yapılması gereken KDV ödemeleri ticari alanda belirgin sıkıntılar yaşayan vergi mükelleflerince ceza ya da faiz uygulanmaksızın ertelenebilir.
Vergi mükellefinin uzatma talep etmesi halinde vergi makamları ödeme süresini otomatik olarak 3 ay uzatacak. Bahsedilen uzatma talebi sunulduktan sonra, geç yapılan ya da yapılamayan ödemeler cezadan muaf tutulacaktır.
Polonya’da JPK_VAT V7M ve V7K tüm vergi mükellefleri için 1 Temmuz 2020’ye kadar ertelendi.
20 Mart 2020’den 30 Haziran 2020’ye kadar yapılması gereken KDV ödemeleri ertelenecek. Bu kural yerleşik olmayan vergi mükellefleri dahil tüm işletmeler için geçerlidir. Ayrıca Majestelerinin Gelir ve Gümrük İdaresi, MTD dijital linklemelerine dair yürütülen yumuşak geçiş sürecinin tüm vergi mükellefleri için 1 Nisan 2021’e kadar ertelendiğini duyurdu.
Sovos koronavirüse yönelik uygulananlar da dahil olmak üzere, KDV ile ilgili küresel ölçekteki tüm gelişmeleri yakından izlemeye devam ediyor.
Canlı güncellemeleri buradan takip edebilirsiniz. –
Not: Güncellemeler İngilizce yapılacaktır.
Polonya’nın yeni SAF-T raporu (JPK) henüz yaygın biçimde yürürlüğe bile girmemişken Polonya çok daha kapsamlı bir plan hazırlığı içinde. 2022 yılında bir exchange platformu aracılığıyla merkezi e-fatura sistemi getirilmesi hedefleniyor.
Polonya Maliye Bakanlığı resmi sitesinde yayınlanan bir röportajda, Maliye Bakanı kamu alımlarında zorunlu e-fatura uygulamasının bir pilot proje olduğunu ve bu pilot projenin gönüllülük esasına bağlı olarak 2022’de B2B işlemlerini de kapsayacak şekilde genişleyebileceğini belirtti.
Bakan, ülkeyi e-fatura uygulaması ile tanıştırmak için bir dizi farklı yöntemi dikkate aldıklarını açıkladı. Bu yöntemler arasında tedarikçi ile alıcı arasındaki faturaların elektronik ortamda değiş tokuş yapılabileceği bir exchange platformunun da olduğunu belirtti. İtalya’daki clearance(gerçek zamanlı denetim) modelinden örnek vererek, faturaların ön onaydan otomatik geçtiği (onaylandığı) faturalama sürecinde vergi dairesinin de yer aldığını sözlerine ekledi.
Polonya, günümüzde sonradan denetlenen(post audit), vergi dairelerinin dahil olmadığı bir e-faturalama sisteminin kullanımına izin veriyor.. Mevcut çerçevede, faturayı hazırlayan kişinin, örneğin içeriğin bütünlüğünden, menşein doğruluğundan, faturanın okunaklılığından emin olmak gibi bazı şartları sağlaması ve alıcının da faturaları elektronik ortamda almayı kabul etmesi gerekiyor. Detaylar henüz tam olarak bilinmemekle beraber, yeni e-fatura sisteminde vergi dairesinin de faturalama sürecine dahil olması bekleniyor, başka bir deyişle Polonya sonradan denetim(post audit) modeliden clearance rejimine geçecek.
Polonya hükümetinin e-fatura sistemi uygulamasından asıl beklentisi vergi mükelleflerinden ilave veri sağlamak değil, bu verileri daha hızlı biçimde almak. Vergi dairesinin alt yapısında, vergi mükellefleri hakkında, JPK raporları aracılığı ile toplanmış yeterince veri mevcut. Bu verilere ek olarak, vergi dairlerine gerçek zamanlı iletilen e-faturalar sayesinde vergi sisteminin verimliliği artacak.
Bakan, Polonya’da e-fatura sistemine geçilmesinin faydaları arasında girişimciler için işin basitleştirilmesini ve güvenliğin arttırılmasını gösteriyor. Bu sistem, kendileri için hazırlanmış olan faturaları merkezi bir bellekten indirebilecek alıcılar için de yararlı olacak. Başarıyla uygulanması halinde, JPK raporlarına büyük ihtimalle ihtiyaç kalmayacağından vergi mükelleflerinin idari yükü de hafiflemiş olacak.
Bakan verdiği röportajda İtalya’nın e-fatura clearance(gerçek zamanlı denetim) sistemini zorunlu kılma konusunda başarılı olduğunu belirtmişti. İtalya Avrupa Komisyonu’ndan KDV Direktifi için derogasyon istemiş, bu talimatıyla işlem bazlı sürekli denetimin Avrupa’da uygulanmasının yolunu açmıştı. Bakan’ın İtalya’daki modele atıfta bulunması, Polonya Hükümetinin de aynı bürokratik yolu izleme niyetinde olduğunun bir işaret olabilir.
Polonya Hükümetinin bu duyurusu, vergi mükelleflerinin Polonya’da hızla değişen vergi uyumu ortamına karşı her zamankinden daha fazla tetikte olmaları gerektiğini gösteriyor. Polonya, İtalya’nın izinden giden ilk ülke olabilir, ancak işlem bazlı sürekli denetim uygulamasının KDV açıklarını kapatmada getirdiği avantajları gören ülke sayısı arttıkça, kesinlikle son ülke de olmayacak.
Geleceğe dair fikirlerimizi öğrenmek isterseniz, Sürekli KDV Uygunluğundaki Son Yenilikler‘i indirin. Ayrıca detaylı bilgi için bize ulaşabilirsiniz.
Uzun zamandır beklenen, elektronik irsaliye sürecinin işleyişini ve firmaların sıkça sordukları soruların cevaplarını içeren e-İrsaliye Uygulama Kılavuzu, Şubat ayının son gününde GİB Elektronik Belge internet sitesinde yayımlandı.
Kılavuzda; uygulama, uygulamanın kapsamı ve yapısı, farklı senaryolar ve özellik arz eden durumlar ele alınıyor. Böylelikle, e-irsaliye sistemine geçiş yapacak firmaların soruları çözüme kavuşturuluyor.
E-irsaliye mal hareketlerinin elektronik ortamda düzenli izlenebilmesi için, hali hazırda kağıt ortamda düzenlenmekte olan “sevk irsaliyesi”sinin elektronik halidir.
Elektronik irsaliye, sevk irsaliyesi ile aynı hukuki niteliklere sahiptir ancak düzenlenmesini, iletilmesini, muhafaza ve ibraz edilmesini dijital ortama taşır.
GİB tarafından yayımlanan tebliğe göre, e-irsaliye uygulamasının zorunluluk kapsamına giren mükellefler şu şekildedir;
Komisyoncu veya tüccar olarak sebze ve meyve ticareti ile iştigal eden mükellefler
Başkanlık analizi neticesinde riskli ya da vergiye uyum düzeyi düşük olduğu tespit edilen mükellefler
Komisyoncu veya tüccar olarak sebze ve meyve ticareti ile uğraşan mükellefler geçişlerini 1 Ocak 2020 tarihi itibari ile tamamladılar. Zorunluluk kapsamına giren diğer mükellefler ise 1 Temmuz 2020 tarihi ile geçişlerini tamamlamalılar.
Ayrıca başkanlık tarafından riskli veya vergi uyum düzeyi düşük olarak değerlendirilen mükellefler de kendilerine bildirimi yapıldıktan en az üç ay sonra e-irsaliye uygulamasına geçişlerini tamamlamalılar.
Temel kavramların açıklanmasının yanı sıra bu kılavuzun daha önceden duyurulan senaryoları detaylı bir şekilde açıklaması mükelleflerin kafasını karıştıran bir çok soruyu yanıtlıyor. Buna ek olarak, farklı konulara ilişkin de detaylı açıklamalar yer alıyor.
Bu senaryolarda temel konu başlıkları aşağıdaki gibidir;
Diğer açıklamalara konu olan başlıklar ise aşağıdaki gibidir;
Yapısal olarak tatmin edici cevapların verildiği dökümana GIB e-Belge sitesi üzerinden ulaşabilir ya da geçiş sürecinizi kolaylaştırmak ve hızlandırmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
e-İrsaliye Uygulama Kılavuzu’na ve Sovos e-Dönüşüm çözümlerine ilişkin tüm sorularınız için bizimle iletişime geçin.
Avrupa Komisyonu’nun son raporuna göre Avrupa’daki KDV açığı yıllık 137 milyar € civarında ve bu tutar, bölge için beklenen KDV gelirinin %11,2’sine karşılık geliyor.
KDV açığının en çok göründüğü ülkeler ise; %37,89 ile Romanya, %33,6 ile Yunanistan ve %25,3 ile Litvanya.
Hindistan, Tayland, Vietnam ve Latin Amerika da dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ülkeler, KDV açığını kapatmak ve KDV sahtekarlığıyla mücadele etmek için farklı denetimleri uygulamaya alarak, yasal düzenlemeler getiriyor.
İtalya, Fransa ve Yunanistan gibi diğer Avrupa ülkelerinde de alınan önlemler, genellikle Avrupa Birliği KDV kurallarına aykırı. Örneğin İtalya’da ticari taraflar, kendi belirledikleri formatta (kâğıt veya elektronik olarak) fatura düzenleyebiliyorlar. Bu durum ise, 2006/112 KDV Direktifi’nde ortaya konan düzenlemelerle çelişiyor.
B2B ekosistemindeki işletmeler için bölünmüş ödeme sistemi; dönemsel KDV iadesini dolduran tedarikçilerin, tahsilat yaptıktan sonra vergi dairesine düzenli ödeme yapma zorunluluğu ile çelişiyor.
Bölünmüş ödeme sistemi, KDV tutarının ve vergi matrahının iki ayrı hesapta ödendiği alternatif bir KDV tahsilat sistemidir.
Bu sistemin dünyada farklı çeşitleri bulunmakla birlikte, genel olarak net tutar tedarikçinin ticari banka hesabına, KDV tutarı ise doğrudan KDV hesabı adı verilen tedarikçinin özel banka hesabına ödenmektedir.
Avrupa Komisyonu, bölünmüş ödeme sisteminin KDV tahsilat aracı olarak kullanılıp kullanılamayacağını ölçmek amacıyla, Aralık 2017’de yasal ve teknik olarak uygulanabilir senaryolar tasarladıkları bir çalışma yürüttü.
Bu çalışma sonucunda, bölünmüş ödeme sisteminin, KDV’yi tahsil ettikten sonra bunu vergi dairesine beyan etmeden ya da ödemeden kaybolma riskini ortadan kaldırdığı için KDV sahtekarlığıyla mücadele edebilecek yetkinlikte bir önlem olduğu sonucuna varıldı.
Bölünmüş ödeme sistemi; Avrupa’da KDV tahsilatı satıcı tarafından yapıldığından ve kayıtlı tacirlerin düzenli raporlamasına ve ödemesine dayandığından, AB’nin KDV düzenlemesinden farklılık gösteriyor.
Dolayısıyla bu çalışma sonucunda, bu sistemin faydasından çok zararı olduğuna dair güçlü bir kanıt bulunamadı ve geniş kapsamlı bölünmüş ödemenin, KDV açığında büyük düşüş sağlanmasına olanak sağlarken, idari maliyetleri de önemli ölçüde artıracağı ortaya çıkarıldı.
AB Komisyonu’nun bölünmüş ödeme sisteminin önemi, faydaları ve mevzuat uyumluluğuna ilişkin endişelerine rağmen, bu mekanizma günümüzde pek çok ülke tarafından benimseniyor.
Bu mekanizmayı benimsemeyen ülkeler ise genellikle Avrupa dışındaki ülkeler. Örneğin;
Romanya; 1 Ocak 2018’den itibaren, vergi yükümlülüğü belirli bir sınırın üstünde olan vergi mükellefleri için bölünmüş ödeme sistemini zorunlu hale getirdi.
İlerleyen aylarda Avrupa Komisyonu Romanya’ya ilk resmi tebligat mektubunu göndererek onların bu alandaki KDV Direktifinden istisna tutulma taleplerini reddetti ve AB kurallarına uygun düzeltici önlemler alması için Romanya’ya süre tanındı.
Aralık 2019’da, Romanya Acil Durum Yönetmeliği No. 78/2019 ile detayları belirtilen ve 1 Şubat 2020’de uygulamaya alınması beklenen yasal önlemlerle, KDV bölünmüş ödeme sistemi yürürlükten kaldırıldı.
Bölünmüş ödeme sistemini uygulayan vergi mükelleflerine ait KDV hesaplarının kullanılabilir bakiyesi 1-11 Şubat 2020 tarihleri arasında otomatik olarak mevcut banka hesaplarına aktarılacak.
Vergi mükellefleri 23 Aralık 2019’dan itibaren bölünmüş KDV ödeme sistemine kaydedilmeyecek,
KDV hesabı, 1 Şubat 2020’ye kadar herhangi bir alacaklı tarafından icra takibine alınabilecek.
Bölünmüş ödeme sistemindeki gelişmelere rağmen, KDV tahsilatını artırmaya yönelik bakış açısını sürdüren Romanya’nın, SAF-T planlarına sadık kalması bekleniyor.
SAF-T raporlaması, büyük vergi mükelleflerine yönelik bir pilot uygulama ile Ocak 2020 itibarıyla Romanya’da uygulamaya alınacak.
SAF-T raporlama sistemine ise 2020 sonuna kadar tam olarak geçilmesi hedefleniyor.
Bu uygulama bölünmüş ödeme sisteminden farklı olduğundan ve yerel SAF-T uygulamaları ortak pazar kapsamına girmediği için, Avrupa Birliği’nin düzenleyebileceği bir konu olarak karşımıza çıkmıyor.
2019 yılı KDV için oldukça heyecan verici bir yıl oldu. Gelir arttırmak adına hükümetler üzerinde kurulan baskı göz önünde bulundurulduğunda, 2020 yılının da benzer şekilde yoğun geçeceği öngörülüyor.
KDV alanındaki manzara sürekli değişiklik gösterse de aşağıdaki trendler 2020 yılı ve sonrasında devam edecek.
Uzaktan satış yapanlara uygulanan vergi tahsilatı ve havale yükümlülükleri dünya genelide ivme kazanmaya devam ediyor.
Avrupa Birliği üyesi devletlerin tamamı dahil olmak üzere, pek çok ülkede bu tür zorunluluklar çoktan yürürlüğe kondu ve bu sayı yakın gelecekte artmaya devam edecek.
Periyodik KDV iadesi; KDV tahsilat yükümlülüklerini takip etmenin temel aracı olmaktan çıkarak, yerini karmaşık dijital raporlama planlarına bırakacak.
Aşağıda, dört ülkede vergi mükellefleri için getirilen yeni dijital KDV raporlama yükümlülüklerini bulabilirsiniz:
Bu listedeki dört ülkeden üçünün Romanya, İtalya ve Macaristan olması şaşırtıcı değil.
KDV gelirine kıyasla gelir kaybında % cinsinden en yüksek paya sahip AB ülkeleri listesinde, Romanya 1. sırada, İtalya 4. sırada ve Macaristan 7. sırada yer alıyor.
Benzer gelir kayıpları yaşayan ülkeler de KDV açıklarını kapatmak için büyük olasılıkla kendi raporlama düzenlemelerini getirecekler.
e-Fatura uygulaması, Latin Amerika’da ve Asya’nın bazı bölgelerinde KDV sahtekarlığıyla mücadele etmek için kullanılan bir araç olarak, İtalya’nın SDI platformu aracılığıyla Avrupa’da da yer edindi.
e-Fatura uygulaması teknik altyapı yatırımı gerektirmekle beraber; Brezilya, Meksika ve başka bölgelerde olduğu gibi, KDV gelirlerini arttırmak için farklı ülkelerde de uygulanacak.
AB üyesi devletlerin, B2B e-faturalamayı zorunlu hale getirmek için AB KDV Direktifinden derogasyon talep etmek zorunda olduğunu da belirtelim. Ancak İtalya’nın deneyimleri ve Fransa’nın duyurduğu planlar dikkate alındığında, derogasyon sürecinin caydırıcı olmayacağı öngörülüyor.
Hükümetler vergi mükellefi tabanını genişleterek ve vergi mükellefi yükümlülüklerini takip etmek için dijital kayıt tutma standartlarını uygulayarak KDV tahsilatındaki açıkları kapatmayı hedefliyor. İşletmelerin de kendi kaynak verilerinin hatasız olduğundan emin olması ve yeni yetki alanlarına açılırken üstlendikleri zorunlulukları anlaması gerekiyor.
Günümüzde veri giderek petrolden kıymetli hale geliyor ve teknoloji tüm sektörlerde piyasa dinamiklerini ve işletme şekillerini değiştirmiş durumda. Büyük veri (Big Data) ‘nin önemi giderek artarken; günümüzün yeni teknoloji devleri, güçlerini veriye dayalı platformlardan alıyor.
Bir yandan Facebook, Google ve diğer veri tabanlı platformlar elde ettikleri veriden gelir elde ederken, diğer yandan vergi otoriteleri (özellikle vergi açığının büyük olduğu ülkelerde) finansal ve mali verileri anlık toplamak üzere adımlar atıyor.
Vergi otoriteleri; işletmelerin vergiye konu olan finansal verilerini elektronik ortamda toplamaya ilk başladığında, işletmeler bu verileri genellikle periyodik olarak aktarıyorlardı ve vergi mükelleflerine yapılan denetimler, toplanan bu veriler üzerinden gerçekleştiriliyordu.
Ancak günümüzde veri toplama işlemi, vergi otoriteleri tarafından gerçek zamanlı olarak yapılıyor ve periyodik veri toplama yerine anlık veri toplama usulü pek çok devlet tarafından benimseniyor.
Türkiye de vergi denetimi uygulamasının verimliliğini arttırmak için işletmelerden gerçek zamanlı finansal veri toplamaya ilk başlayan ve bunu başarıyla gerçekleştiren ülkelerden biri olarak, artık bu süreçlerin kapsamını genişletmekte.
Türkiye’de e-Fatura uygulamasının kapsamı, 2012 yılından beri kademeli olarak genişledi. Buna bağlı olarak da dijital vergi dönüşümüne yönelik yeni gereklilikler ortaya çıkmaya başladı.
19 Ekim 2019 tarihinde yayınlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile artık daha fazla sayıda vergi mükellefi e-Fatura mevzuatına uyum sağlamak zorunda olacak.
Yine Genel Tebliğ kapsamında tanıtılmış olan e-Arşiv, e-İrsaliye ve e-İhracat Faturası uygulamaları da kapsama alınan ve işletmelerce düzenlenmesi ve muhafaza edilmesi zorunlu olan diğer e-belgeler arasında.
Yayımlanan Genel Tebliğ ile birlikte; e-Serbest Meslek Makbuzu, e-Müstahsil Makbuzu, e-Gider Pusulası, e-Bilet, e-Sigorta Komisyon Gider Belgesi, e-Sigorta Poliçesi, e-Döviz Alım Satım Belgesi ve e-Dekont gibi yeni e-belgeler de ilk kez uygulamaya konuldu.
E-Fatura uygulaması zorunluluğunun ciro eşiği, 10 milyon TL’den, 5 milyon TL’ye düşürüldü. Bu değişiklik, 2018 veya 2019 yılında en az 5 milyon TL ciro yapmış olan şirketlerin 1 Temmuz 2020 itibariyle e-faturaya geçmek zorunda olduğu anlamına geliyor.
Bu halleri 2020 veya izleyen hesap dönemlerinde sağlayan vergi mükellefleri, ilgili hesap dönemini izleyen yılın yedinci ayinin başından itibaren e-faturaya geçmekle yükümlü olacaklar.
Ancak e-faturaya geçme zorunluluğunun kapsamı yalnızca ciro eşiğine bağlı değil.
Genel Tebliğ’in IV.1.4 maddesi uyarınca (detaylı bilgi için lütfen Genel Tebliğ’in ilgili maddesini referans alınız), Türkiye Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan lisans alan mükellefler, Özel Tüketim Vergisi Kanunu´na ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa ve/veya ithal edenler, komisyoncu veya tüccar olarak sebze ve meyve ticaretiyle iştigal edenler, internet üzerinden mal ve hizmetlerin alım-satımı, kiralanması veya dağıtımı işlemlerine aracılık edenler, cirolarından bağımsız olarak e-Fatura uygulamasına geçmek zorunda olan vergi mükellefleri arasında.
E-fatura tescilli işletmeler, 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren e-Arşiv uygulamasına da geçiş yapacaklar.
Bir başka önemli e-belge de, Türkiye içinde mal taşımak için gerekli olan ve malın sevkiyatı gerçekleşmeden önce düzenlenmesi zorunlu olan e-İrsaliye belgesi.
Genel Tebliğin IV.3.5. maddesinde öngörüldüğü üzere, belli işletmelerin ciro eşiğine ve faaliyet gösterdikleri sektöre bağlı olarak, 1 Temmuz 2020 tarihine kadar e-irsaliye uygulamasına kayıt yaptırması zorunlu hale gelecek.
Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında yer alan e-Defter hükümlerine göre ise; e-Fatura düzenlemekle yükümlü olan şirketler, e-Defter uygulamasına da zorunlu geçiş yapacak. Buna ek olarak, bağımsız denetime tabi şirketler de defterlerini elektronik ortamda tutmaya başlayacaklar.
Türkiye’de faaliyet gösteren işletmelerin; dijital vergi dönüşümü çağında varlıklarını sürdürerek başarılı olabilmeleri ve dünya genelinde de vergi kurumlarının artan taleplerini yerine getirebilmeleri için elektronik fatura stratejilerini tekrar değerlendirerek, hızla uygulamaya geçirmeleri gerekiyor.
Vergi Usül Kanunu’na ve Sovos e-Dönüşüm çözümlerine ilişkin tüm sorularınız için bizimle iletişime geçin.
19 Ekim 2019’da, Gelir İdaresi Başkanlığı(GİB) tarafından yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin (tebliğ) amacı elektronik belge uygulamalarında bütünlüğün sağlanmasıydı.
Bu tebliğ ile e-fatura, e-defterin etkilediği mükellef kapsamını da genişletildi;
E-fatura için;
E-defter için;
E-fatura ve e-defter uygulaması zorunluluk kapsamına giren mükelleflerin izlemeleri gereken yol genel olarak aynıdır. Geçişin yapıldığı zaman diliminin yılın başı, ortası veya sonunda olması herhangi bir fark yaratmaz.
Yıl ortasında yapılacak e-defter geçişi için mükelleflerin; resmi defterlerini, e-deftere geçiş tarihine kadar muhasebecileri tarafından yazdırması ve kapanış tasdikiyile kapatması gerekir.
E-faturaya geçiş yapacak mükellefler ise, öncelikle Kamu Sertifikasyon Merkezi’nin (KSM) internet sitesinden mali mühür başvurusunda bulunulmalıdır. Başvurunun ardından, mali mühür mükelleflere posta yoluyla iletilir.
Mali mühür temin edildikten sonra, GİB’e başvurarak e-fatura geçiş süreci tamamlanır. E-fatura başvurusu tamamladıktan sonra ise sistemi kullanmak için üç farklı yol vardır:
GİB Portal, e-belge süreçlerinin temel fonksiyonlarının yönetilebildiği bir platformdur, saklama ve özelleştirme yapılamaz.
Yani e-fatura düzenlenebilir, gelen faturalar yönetilebilir ancak belge girişlerinde çok fazla manuel işlem uygulanır ve belgeleri on yıl saklama sorumluluğu tamamen firmaya verilir.
Doğrudan entegrasyon, firmaların kendi bilişim sistemleri yolu ve uygun bir yazılım ile e-belgelerini doğrudan başkanlığa iletmesidir. Bu yöntemlde saklama ve imzalama firma tarafından gerçekleştirilir. Bu yöntem ile GİB firmalara güncellemelerle uyumluluğun devamını gözetme ve sistemlerin sürekli ulaşılabilir olması gibi teknik sorumluluklar yükler.
Özel entegratörler aracılığıyla e-fatura uygulamasını kullanan mükellefler; fatura saklama sorumluluğunu özel entegratörlere devredebilir ve işlemlerini daha hızlı bir şekilde gerçekleştirebilir.
Şirketler e-belge saklama sorumlulukları için özel entegratörleri kullanabilirler. Ayrıca kullanıcı deneyimi yüksek özelleştirilmiş portaller kullanabilir ve regülasyon güncellemeleri hakkında destek alabilirler.
Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından, elektronik belge uygulamalarında bütünlüğün sağlanması amacıyla hazırlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Tebliğ) Resmi Gazete’de yayımlandı.
Tebliğ kapsamına giren firmalar yeni dönemde; e-arşiv fatura, e-fatura, e-irsaliye, e-defter, e-SMM ve e-MM sistemine zorunlu geçiş yaparak e-dönüşüm sürecine hız verecek.
Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.
Türk ticaret kanununa göre tutulması zorunlu ve defterde yer alması gereken bilgilerin tümünü kapsayan elektronik kayıtların bütününe e-Defter denilmektedir.
Yevmiye ve büyük defterler elektronik defter olarak tutulabilmektedir. Gerçek ve tüzel kişiler bu defteri tutabilir. e-Defter’e geçme şartları 2018 arasında bazı kriterler bulunmaktadır. Bu şartları yerine getiren herkes kolaylıkla bu uygulamaya geçebilir.
Bunun yanı sıra 10.08.2018 tarihinde yayımlanan bir taslak tebliğe göre;
Başkanlığımızca hazırlanan Vergi Usul Kanunu Tebliğ Taslağında; e-Fatura ve e-Defter uygulamalarına zorunlu olarak dahil olacak mükellef grupları yeniden belirlenmiş ve ayrıca e-Fatura sistemine kayıtlı kullanıcıların, ihracat faturaları ile yolcu beraberi eşya ihracı faturalarının e-Fatura olarak düzenleme zorunluluğunda olduğu gibi bavul ticareti kapsamında hali hazırda kağıt ortamda düzenlenmekte olan “Özel Fatura”ların da elektronik ortamda eFatura olarak düzenlenmesi zorunluluğuna ilişkin açıklamalar yer almaktadır. Söz konusu taslak ile zorunluluk kapsamını belirleyen 10 milyon TL’lik ciro sınırı 5 Milyon TL ye indirilerek kapsama yeni mükelleflerin dahil edilmesi ve bu suretle kağıt belge-defter düzenlemekten kaynaklanan mükelleflerimizin maliyetlerinde önemli tasarruflar sağlanması öngörülmektedir.
10 milyon TL’lik ciro sınırının düşürülmesi hakkında ise Birinci paragrafının (a) bendinde yer alan “2014” ifadesi “2017” olarak, “brüt satış hasılatı” ifadesi “brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı)” olarak, “10 Milyon TL” ifadesi ise “5 Milyon TL” olarak düzenlenmiştir”
Bunlar hakkında daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz
e-Defter ile ilgili düzenlemeleri yapma yetkisi, Elektronik defter genel tebliğine göre, yevmiye defteri, envanter defteri, işletme defteri, elektronik ortamda dosyalama, saklama ve tutulması, defterin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve bu defterlerin nasıl tutulacağı ile ilgili tüm yetki Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı yetkisindedir.
Birçok faydası bulunan e-Defter sisteminin faydaları arasında e-dönüşüm sistemine uyum sağlaması açısından oldukça faydalıdır. Baskı, saklama ve onaylama maliyetlerini ortadan kaldırarak, onaylama yükümlülüklerinin elektronik araçlarla gerçekleştirilebilmesini sağlar.
İdari işlemleri yeni, yöntemler ile gerçekleştirmeye olanak sağlar.
Elektronik denetimin kolay ve hızlı yapılmasına zemin hazırlar ve aynı zamanda uluslararası ortak denetime olanak sağlar.
e-Defter uygulaması ve kullanımı ile ilgili tüm bilgi ve detaylar hakkında size yardımcı olan firma bu konuda başından sonuna kadar sorunsuz olarak destek sağlamaktadır.
e-Defter uygulamasına geçen işletmeler kırtasiye ve muhasebe giderini azaltarak büyük ölçüde bütçe maliyetlerini azaltır. Arşivleme işlemi ile uğraşılmadığından yerden ve zamandan tasarruf oluşturur. İstediğiniz evraka daha kolay ulaşmanız açısından ticari kolaylık oluşturur. Noterde defter tasdik işlemi gibi işler ile uğraşılmamış olunur. Ayrıca en önemlisi kağıt israfını büyük ölçüde önleyerek gereksiz ağaç kesiminin önlenmesine ve ekolojik sistemin dengesini korumaya yardımcı olursunuz. Bu sitem ile hem zamanınız hem de paranız size kalır.