Filipinler’de sürekli işlem denetimi (CTC) Elektronik Fatura/Makbuz Sistemi (EIS) hükümetin uygulamanın açılışı için seçtiği 100 büyük vergi mükellefinin kullanımına resmi olarak açıldı. Vergi mükellefleri canlıya geçiş tarihi öncesinde yeni e-fatura sisteminin teknik gerekliliklerini karşılamada zorlansa da, Filipinler planlanan geçiş tarihini değiştirmedi ve pilot uygulamayı 1 Temmuz 2022’de kullanıma açtı. 

Filipinler’deki uygulamada bir kez daha yeni sistemlere uyum sağlama konusunda zorluklar yaşandı ve bu tür süreçlere hazır olmanın hayati önem taşıdığı görüldü 

Sovos, bu yılın ilk aylarında test sürecini başlatan altı pilot şirketten biriyle birlikte hükümetin e-fatura iletim platformu üzerinden e-fatura iletmek üzere EIS’ten onay alan ilk yazılım çözümünü geliştirerek kullanıma açtı.  

Yeni düzenlemeler yayınlandı 

EIS’in canlıya geçmesinden bir gün önce Filipinler vergi dairesi BIR (İç Gelir Bürosu), yeni sistemdeki politika ve yönlendirmeleri içeren ve EIS’te kullanılacak kural ve usulleri belgeleyen 6-20228-2022 ve 9-2022 sayılı Gelir Düzenlemelerini yayınladı. 

Düzenlemeler, kendi CTC e-fatura raporlama sistemlerini başarılı şekilde uygulamış olan pilot vergi mükellefleri için yeni bir gelişme olmasa da, yeni uygulamaya uyum sağlamak için hazırlanan mükellefler için aynı durum söz konusu değil.. Mevzuatla birlikte ülkede resmen e-fatura/e-makbuz kesme ve raporlama sistemi kuruluyor. Bu uygulama ilk kez 2018 yılında Hızlandırma ve Kapsayıcılık için Vergi Reformu Yasası (TRAIN) ile başlatılmıştı. Yeni mevzuat aynı zamanda konuyla ilgili bilgileri içeriyor. 

Kimler uygulama kapsamına giriyor? 

1 Temmuz 2022’den itibarıyla seçilmiş olan 100 pilot vergi mükellefi, e-fatura ve e-makbuzlarını EIS üzerinden kesmek ve göndermek zorunda. Uygulama kapsamında BIR, diğer vergi mükellefleri için 2023’ten itibaren kademeli bir geçiş süreci öngörüyor ancak resmi bir takvim henüz açıklanmadı. 

Aşağıdaki vergi mükellefleri zorunluluk kapsamına giriyor: 

Uygulama kapsamında satış faturaları, resmi makbuzlar, borç ve alacak dekontları, hesap özetleri ve faturalama raporları ve satış düzenlemesi yapılan diğer belgeler EIS platformu üzerinden gerçek zamana yakın şekilde, yani oluşturulma tarihinden itibaren en fazla üç (3) takvim günü içinde elektronik olarak oluşturulup gönderilmek zorunda. Belgelerin JSON (JavaScript Object Notation) formatında iletilmesi gerekiyor. 

Fatura oluşturma ve iletme 

Fatura ve makbuzların oluşturulması ve iletilmesi EIS vergi mükellefleri portalı üzerinden veya API (Uygulama Programlama Arayüzü) kullanılarak yapılabilir. API kullanıldığı takdirde vergi mükellefleri, EIS üzerinden işlem yapmadan önce bir Satış Verileri İletim Sistemi geliştirmek ve buna ilişkin belgelendirmeleri almak zorunda. Bunun için, vergi mükellefinin sistemi hakkında ayrıntılı bilgileri içeren belgeler gönderilerek EIS Belgelendirmesi ve İletim İzni (PTT) için başvuru yapılması gerekiyor. 

Düzenlemelerde EIS’e bağlı vergi mükellefleri için basılı fatura ve makbuz gönderiminin artık gerekli olmadığı belirtilse de, arşivleme gereklilikleri henüz değiştirilmedi. Yani 10 yıllık arşivleme döneminde vergi mükellefleri gönderdikleri belgelerin basılı kopyalarını ilk beş (5) yıl boyunca saklamak zorunda. Bu tarihten sonra kalan 5 yıl için belgeler sadece elektronik formatta saklanabilecek. 

Ayrıca mevzuatta KDV indirimi için sadece EIS üzerinden başarılı şekilde gönderilmiş faturaların kullanılabileceği belirtiliyor. 

Vergi mükellefleri düzenlemelere uyum için henüz hazır değildi 

Pilot uygulamadaki 100 vergi mükellefinin çoğu uygulamanın başlayacağı tarihe uymakta zorlandı. Bu nedenle EIS, belirlenen tarihe kadar gereklilikleri neden karşılayamadıklarını ve uyumu sağlamayı planladıkları tarihi, EIS tarafından onaylanacak olan takvimi de içeren bir Yeminli Beyan sunmaları kaydıyla, belli vergi mükellefleri için uygulamanın başlangıç tarihini değiştirmeyi kabul etti. 

Vergi dairesi, e-faturaların/e-makbuzların EIS’e gönderilmemesi veya geç gönderilmesi durumunda düzenlemelere uyum sağlayamayanlar için cezai yaptırım uygulayabilecek ve sistem üzerinden bildirilmeyen satışlar ek incelemeye tabi olacak. 

İlerleyen süreçte neler olacak? 

Pilot programın başlatılmasından ve CTC’nin yasal çerçevesinin oluşturulmasının ardından hükümet, kapsama giren tüm vergi mükellefleri için 2023 yılında uygulamayı kademeli olarak yürürlüğe koymayı planlıyor. Ancak zorunlu EIS kapsamına girmeyen vergi mükellefleri de isterlerse sisteme kaydolup düzenlemelere uyum sağlamayı tercih edebilir. 

Sovos, pilot vergi mükelleflerinden biri vasıtasıyla, EIS üzerinden e-fatura göndermek için belgelendirilen ilk yazılım sağlayıcısı oldu ve bugün Filipinler’deki CTC e-fatura raporlamasına uyum sağlamaya hazır. Nitelikli çözümümüz ve Filipinler’deki vergi sistemleri hakkındaki tecrübelerimiz ile şirketlerin vergi uyum konularını çözmelerine yardımcı oluyoruz. 

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.

Dijitalleşmenin yükselme trendinde olduğu bu dönemde, şirketler zorunlu ya da gönüllü olarak dijitalleşmek için adımlar atıyor. Tüm dünyada pandemi döneminin ciddi bir ivme kazandırdığı dijitalleşme; iş gücü, maliyet ve zaman açısından göz ardı edilemeyecek avantajlar vadediyor. 

Şirketler vergilendirme, işlem uyumu için sürekli kontrol, vergi raporlama ve vergiye ilişkin daha pek çok konuda eksiksiz ve bağlantılı çözümlere erişmek için servis sağlayıcıları ile iş birliğini tercih ediyor. 

Denetim kontrollerinin önemli bir bileşeni olan e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-Defter ve e-İrsaliye gibi şirketlerin en kritik iş akışlarını oluşturan belgelerde meydana gelebilecek en ufak bir hata veya uyumsuzluk, büyük mali cezalara ve zaman kaybına sebep olabiliyor. Bazı IT yöneticileri ve uzmanları, bu ürünlerin her birini farklı tedarikçilerden temin ederek, kritik iş akışlarında oluşacak hata riskini dağıtarak azaltmayı hedefliyor ancak bu bakış açısı da diğer birçok riski ve verimsizliği beraberinde getiriyor. 

Farklı sağlayıcılardan ürün kullanımı, dijital dönüşüm sürecinin uzamasına, genel verimliliğin düşmesine, ERP yapılarının ve e-dönüşüm süreçlerinin karmaşıklaşmasına ve en önemlisi, riski dağıtarak azalttığını düşünen şirketlerin, herhangi bir aksaklık olduğunda destek almak için farklı yollar izlemek zorunda kalmasına neden oluyor. Bu durum da şirketlerin çözüm için harcadıkları toplam sürenin uzamasına yol açıyor. 

Tek servis sağlayıcı ile çalışmanın avantajları 

Farklı servis sağlayıcılarla çalışmak, şirketlerin dijital dönüşümünü sekteye uğratabilme potansiyeli taşırken, tek servis sağlayıcı ile çalışmak ise dijital dönüşüm sürecini kolaylaştıran pek çok avantaj sunuyor. Bunlar: 

Tek servis sağlayıcısını seçerken dikkat edilmesi gerekenler  

Tek servis sağlayıcı ile çalışmak isteyen şirketlerin, vergi uyumluluğu yönetiminde nelere ihtiyacı olduğunu bilmesi ayrı bir önem taşıyor. Şirketlerin dijital dönüşümünü sekteye uğramadan süreci doğru ve verimli bir şekilde yürütebilmek için; 

Global servis sağlayıcı ile çalışmanın avantajları 

Dijitalleşmenin mesafeleri ortadan kaldırarak dünyayı global bir köye dönüştürdüğü yadsınamaz bir gerçektir. Ticari faaliyetlerini genişleten ve kapasitelerini geliştiren şirketler dünyanın herhangi bir noktasında faaliyet gösterirken bambaşka ülkelerdeki şirketlerle ya da bireysel tüketicilerle ilişkilenebilir. Bu gibi durumlar faaliyet gösterilen ülkelerin yasal süreçlerini yakından tanımayı gerektirir. 

Şirketinizi bir adım öne taşır: Global servis sağlayıcıları farklı ülkelerden edindikleri deneyimlerle şirketlere hız ve zaman katarken, ticari faaliyetleri açısından şirketlerin rakiplerine oranla daha çok tercih edilmelerini sağlar. 

Süreçleri kolaylaştırır: Global pazarda büyümek isteyen şirketlerin önündeki en büyük zorluk, farklı ülkelerin yasal süreçlerine hâkim olamamaktır. Şirketler ana faaliyetlerini yerine getirmek için çabalarken yasal süreçler nedeniyle zaman, maliyet ve iş gücü kaybı yaşar. Global servis sağlayıcıları ülkelerin birbirinden farklı yasal süreçlerine tam uyum gösterirken şirketlere verimlilik katar, süreçlerde kolaylık sağlar. 

Global tek bir servis sağlayıcı verimliliği artırır: Global tek bir servis sağlayıcısı ile çalışmak şirketlerin hem yerelde hem de globalde rakiplerine oranla daha verimli iş süreçlerine sahip olmalarını sağlar. 

Harekete Geçin

Sovos vergi uyumluluğu yazılımının e-dönüşüm ve e-belge zorunluluklarına uyum sürecinizde size nasıl yardımcı olabileceğine göz atabilirsiniz.

Dünyanın dört bir yanında hükümetler, KDV tahsilatını iyileştirip güçlendirirken vergi kaçakçılığıyla mücadele etmek için sürekli işlem denetimi (CTC) rejimlerini uyguluyor. AB’deki en büyük KDV açığına (2019’da %34,9) sahip olan Romanya, CTC’leri uygulamada en hızlı hareket eden ülkelerden biri. Aralık 2021’de Romanya, 1 Temmuz 2022’den itibaren işletmeler arası (B2B) işlemlerde yüksek riskli mali ürünler için e-Factura sisteminin kullanımının zorunlu olacağını açıkladı ve şimdiden bir sonraki adımı atmaya başladı.

Romanya e-irsaliye sistemi

Maliye Bakanlığı kısa süre önce, 1 Temmuz 2022’den itibaren ülke topraklarında belli ürünlerin izlenmesi için zorunlu e-irsaliye sistemini yürürlüğe koyan bir Acil Durum Yönetmeliği (Yönetmelik) taslağını yayınladı. Bu e-irsaliye sistemi, Maliye Bakanlığı, Ulusal Mali İdare Kurumu (ANAF) veya Romanya Gümrük İdaresi seviyesinde mevcut bilgi teknoloji sistemleriyle bağlantılı olacak.

Yönetmelik’e göre, yüksek mali riskli ürünlerin taşınacağı, malların bir noktadan başka bir noktaya taşımasından önce, taşımanın başlamasından en fazla üç takvim günü önceden e-irsaliye sisteminde bildirilecek.

Bildirimde aşağıdaki hususlar yer alacak:

Bildirimin ardından sistem benzersiz bir kod (ITU kodu) oluşturacak. Bu kod, taşıma belgeleriyle birlikte fiziksel veya elektronik formatta, taşınan mallara eşlik edecek. İlgili yetkililer, taşıma güzergahı üzerinde bildirimi ve malları bu sayede doğrulayabilecek.

Burada akla gelen ilk soru, yüksek mali riskli ürünlerin tanımının ne olduğu. Romanya Maliye Bakanlığı, zorunlu e-Factura sistemi için yüksek mali riskli ürünlerin bir listesini hali hazırda oluşturmuştu. Yüksek riskli ürünlerin tanımı bakımından iki sistem arasında farklılıklar bulunuyor olsa da ürünlerin büyük oranda aynı olduğunu söylemek mümkün.

Taşınanlar arasında hem yüksek mali riskli mallar hem de yüksek mali risk kategorisine girmeyen diğer mallar bulunuyorsa, taşınanların tamamının e-irsaliye sisteminde beyan edilmesi gerekiyor.

Hangi taşıma işlemleri kapsama giriyor?

Romanya e-irsaliye sistemi, ülke topraklarında yüksek riskli mallarla ilgili taşıma işlemlerini izlemek amacıyla kuruldu.

Bu işlemler aşağıdakileri içeriyor:

Diplomatik misyonlar, konsolosluklar, uluslararası kuruluşlar, NATO’ya üye yabancı devletlerin silahlı kuvvetleri veya sözleşmelerin ifasıyla bağlantılı olarak malların taşınması işlemleri, e-irsaliye sistemi kapsamına girmeyecek.

Bundan sonra ne olacak?

1 Temmuz 2022 itibarıyla, yüksek mali riskli ürünlerin taşınmasında e-irsaliye sisteminin kullanılması zorunlu olacak.

E-irsaliye sistemine ilişkin kurallara uymayan şahıslara 50.000 LEI’ye (yaklaşık 10.000 Euro), tüzel kişilere 100.000 LEI’ye (yaklaşık 20.000 Euro) kadar para cezası verilecek. Ayrıca, beyan edilmeyen mallara da el konulacak.

Harekete Geçin

Güncel dijital vergi zorunluluklarını ve ihtiyaçlarını öğrenmek için bizimle iletişime geçin.

10 Mart tarihinde Avrupa Parlamentosu (AP), toparlanma stratejisini destekleyen ve Avrupa Birliği’nde Katma Değer Vergisi’yle (AB KDV) ilgili 25 inisiyatifi ortaya koyan, adil ve basit bir vergilendirme sistemine ilişkin Komisyonun Eylem Planı kapsamında bir tasarıyı onayladı. Belgede, Komisyon için, KDV Direktifi’nde 2022 yılında yapılacak revizyon önerisine (“Dijital Çağda KDV”) ilişkin bazı genel hususlar ve tavsiyeler yer alıyor. 

AB’nin KDV politikasında değişiklik 

AP’nin tasarısında, Avrupa Birliği’nin (AB) KDV politikasındaki önemli zorluklar yer alıyordu ve özellikle dijital ve e-fatura gereklilikleri ve uygulamaları dahil olmak üzere teknoloji araçlarının tüm Üye Devletlerde benzer şekilde benimsenmesiyle bu kuralların sadeleştirilmesine, modernleştirilmesine ve uyumlu hale getirilmesine dikkat çekiliyordu. 

Güncellenmiş tasarıda, kesin bir KDV rejimi oluşturulması konusunda, yani hala uygulamaya konması beklenen menşeden hedef pazara ilkesi konusunda, Konsey’den yeterli destek alınmamasıyla ilgili endişeler dile getiriyor. Bu sistemde KDV, hedef lokasyonda tahsil edilecek ve geçiş dönemindeki karmaşık KDV sistemi kuralları geride bırakılmış olacak. 

AB’nin KDV politikasındaki zorluklar 

AB’de farklı vergi düzenlemelerinin karmaşıklığı ve bu durumun özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde (KOBİ) uyum açısından ve dolandırıcılık riski altındaki kişiler açısından getirdiği sınırlamalar konusunda da endişeler ifade edildi. Bu etmenlere ek olarak, farklı ülkelerdeki farklı mevzuat gerekliliklerine uyma konusunda işletmelerin üstlendiği yüksel maliyetler var. AP, daha düzenli ve modern bir KDV sistemine doğru tutarlı bir şekilde ilerlenmesi için acil bir çağrı yapıyor. 

Daha basit KDV raporlamasına doğru  

AP, özellikle Komisyon’un AB içinde prosedür kurallarını uyumlu hale getirme ve AB İşbirliği uyum programı üzerinden vergi daireleriyle işletmeler arasında daha yakın işbirliğini teşvik etme yönündeki çabalarını “son derece önemli” diye niteledi. Farklı maddelerde, basit ve modern bir vergi uyumu için etkili bir araç olarak teknolojiyi kullanma amacı öne çıkıyordu. KDV’nin dijitalleştirilmesi ve bu kapsamda Üye Devlet tarafından gerçek zamanlı veya gerçek zamana yakın raporlamanın ve e-faturanın AB içindeki tüm ülkelerde aynı ve uyumlu şekilde kullanılması, modern ve sadeleştirilmiş KDV uyumunun bir yolu olarak tamamen olumlu karşılandı. 

Aynı cephede, vergi dairesi tarafından sıkı koruma sağlanarak ve vergi güvenliği mevzuatına uyularak verilerin bir sefere mahsus olarak toplanması ve veri güvenliğinin ve kullanımının en üst düzeyde etkili olması için yapay zekâ (AI) ve farklı yazılımların kullanılması konusunda tavsiyeler yer aldı. Dijitalleşme gerekliliklerinin benimsenmesi, güvenliğin artırılmasını sağlayacak, dolandırıcılığı engelleyecek ve Üye Devlet arasında idari iş birliğini artıracaktır. 

Tasarıda ayrıca, OECD’nin 1. Sütun (vergilendirme haklarının devri) ve 2. Sütun (kurumsal kâr üzerinden asgari vergi) müzakerelerini yansıtacak yeni ve tek bir AB kurumlar vergisi kuralları kitabının hazırlanmasını destekleyen yeni AB işletme ve vergilendirme ajandası da yer aldı. 

Bu tavsiyeler, Avrupa Komisyonu’nun 2022/2023 yıllarına kadar sunacağı bir veya daha fazla mevzuat önerisiyle takip edilecek. 

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.

Kasım 2021’de Belçika Başbakanlık Arşiv Dairesi, işletmelerle kamu kurumları arasındaki (B2G) belli başlı işlemlerde uygulanan e-fatura zorunluluğunu genişletmek için ülkedeki kamu ile yapılan tüm işlemlerde e-fatura kullanma zorunluluğu getiren bir Taslak Kraliyet Kararnamesi yayınladı. Bu zorunluluk, belli bölgelerin (Brüksel, Flanders, Wallonia) merkezileşmiş kamu kurumlarının tedarikçileri için zaten uygulanmaktaydı. Ancak ileride uygulama, Belçika’daki tüm bölgeleri kapsayacak. 

Aşamalı yaklaşım

Belçika’da kamu kurumlarının tedarikçileri için e-fatura kesme zorunluluğu, aşağıdaki aşamalı yaklaşım ile hayata geçecek: 

2014/55/EU sayılı Direktifin iç hukuka aktarılmasının ardından, Belçika’daki tüm devlet kurumları kamu ihalelerinde e-fatura almak ve işlemek zorunda. Bu yeni ulusal mevzuat ile Direktifin kapsamı genişletiliyor ve tüm tedarikçilerin federal hükümete e-fatura kesmesi zorunlu hale getiriliyor.

İşletmeler arası işlemlerde e-fatura zorunluluğuna doğru yolculuk sürüyor 

B2G işlemlerde yaşanan bu gelişmeler hikayenin sonu değil, sadece başlangıcı. Belçika Maliye Bakanı Vincent Van Peteghem, Ekim 2021’de yaptığı duyuruda kamunun B2G işlemlerde e-fatura zorunluluğunu işletmeler arası (B2B) işlemlere de getirmeyi istediğini belirtmişti. Ancak resmi kaynaklar henüz zorunluluğun ve gelecekteki uygulamanın ayrıntılarına ilişkin resmi bilgi paylaşmadı. Duyumlarımıza göre, B2B işlemlerde e-fatura zorunluluğuna ilişkin mevzuat teklifi 2022’de yayınlanacak ve uygulama süreci 2023’te gerçekleşecek. 

Öte yandan, geçen hafta çıkarılan ve AB’de uyumlu ve zorunlu e-fatura uygulamasını güçlü şekilde destekleyen Avrupa Parlamentosu Tasarısı konusunda görünüşe göre Belçika sabırlı davranacak ve en azından Komisyon AB’de e-fatura ve raporlama konularının nasıl yönetileceğine ilişkin bir öneri hazırlayana kadar bekleyecek. 

Harekete Geçin

Güncel dijital vergi zorunluluklarını ve ihtiyaçlarını öğrenmek için bizimle iletişime geçin.

E-fatura alanında son dönemde gördüğümüz diğer birçok ulusal inisiyatifin aksine, Avustralya’nın işletmeler arası faturalar için sürekli işlem denetimlerini veya hükümet portalının kullanımını gündeme alma planı bulunmuyor.

Yakın zamandaki kamuoyuyla istişare sürecinden anlaşıldığı kadarıyla, şu anda Avustralya’da asıl hedef işletmelerin elektronik faturaya geçişini hızlandırmanın yollarını bulmak. Bu istişare süreci, hükümetin Kasım 2020’de başlattığı ve işletmelerin nezdinde e-fatura kullanımının değerini artırma ve iş farkındalığını ve kullanımını yaygınlaştırma konusunda hükümetin ciddi bir çaba göstermesini sağlayan “İşletmelerin e-faturaya zorunlu olarak geçmesi için seçenekler” konulu bir önceki girişimin inşa ettiği temel üzerinden ilerliyor.

Avustralya hükümeti tüm hükümet kurumları için 1 Temmuz 2022’den itibaren PEPPOL üzerinden e-fatura almayı zorunlu hale getirmenin yanı sıra, işletmeler arası işlemlerde de e-fatura kullanımını yaygınlaştırmaya çalışıyor ancak bunun için işletmelere elektronik fatura zorunluluğu getirme yöntemini kullanmak istemiyor. Bunun yerine İşletmelerin e-Fatura Hakkı (BER) uygulaması öneriliyor.

İşletmelerin e-Fatura Hakkı (BER) Nedir?

Hükümetin önerisi kapsamında işletmeler, ticaret yaptıkları kuruluşlardan kağıt fatura yerine PEPPOL ağı üzerinden e-fatura göndermelerini isteme hakkına sahip olacak.

İşletmelerin bu talepleri göndermek ve almak için sistemlerini PEPPOL üzerinden e-fatura alabilecek şekilde kurmaları gerekecek. İşletmeler bu sistemi kurduktan sonra, ‘hakkını’ kullanabilecek ve diğer şirketlerin PEPPOL üzerinden e-fatura göndermesini talep edebilecek.

Mevcut öneriye göre BER üç aşamada uygulanacak; ilk aşamada büyük işletmeler, sonraki aşamalarda ise küçük ve orta ölçekli işletmeler uygulama kapsamına alınacak. BER için olası uygulama takvimi aşağıdaki şekilde olacak:

E-faturaya geçişi desteklemek için ilave tedbirler

Avustralya’da işletmeler arası e-fatura kullanımını yaygınlaştırmaya dönük BER girişimi, işletmeleri bu yönde desteklemek üzere önerilen diğer bazı girişimlerle de destekleniyor. Bu tedbirlerden biri, PEPPOL sistemiyle uyumlu elektronik veri değişimi (EDI) ağlarının kurulması. Özellikle birden fazla EDI sistemi kullanan büyük işletmelerle iş yapan küçük işletmeler için EDI ağları, PEPPOL sistemi üzerinden e-fatura kullanımının yaygınlaşmasını engelleyeceğinden, birden fazla EDI sistemi kullanan işletmeler için PEPPOL sistemiyle uyumlu EDI ağlarının kurulması masrafları azaltabilir. Ayrıca hükümet, e-fatura kullanımını, satın almadan ödemeye kadar olan tüm sürece (P2P) yaymayı değerlendiriyor. E-faturayı da kapsayan verimli ve standartlaştırılmış bir P2P sisteminin benimsenmesi gündeme gelirse, işletmeler e-fatura kullanımından daha fazla değer elde edebilir.

Son olarak, e-faturanın ödemelerle entegrasyonu da e-fatura kullanımını artırmak için önerilen yöntemlerden bir diğeri. Bu sayede işletmeler, tedarikçilerden gelen faturaları doğrudan kendi muhasebe yazılımlarına alabilecek ve bu faturaları kendi ödeme sistemleri üzerinden ödeyebilecek.

Önerilen tedbirlerin e-faturanın yaygınlaştırmasını hızlandırmada ne kadar etkili olacağı ve zorunlu e-fatura kullanımı tüm dünyada yaygınlaşırken Avustralya hükümetinin e-fatura zorunluluğu getirmemekle doğru kararı verip vermediğini ileride göreceğiz.

Harekete Geçin

Güncel dijital vergi zorunluluklarını ve ihtiyaçlarını öğrenmek için bizimle iletişime geçin.

Gelir İdaresi Başkanlığı 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu’nun Genel Tebliği’nde yapılan yeni düzenlemeler sonucunda e-fatura, e-arşiv ve e-irsaliye başta olmak üzere e-belge kapsamları genişletildi. Bu güncelleme ile halihazırda mevcut olan brüt satış hasılatı sınırı aşağı çekilerek daha fazla mükellefin zorunlu olarak bu uygulamalara geçiş yapması sağlanıyor.

Genişleyen e-belge kullanımında limitlerin her yıl biraz daha düşürülmesi sonucunda özellikle geniş bayi yapısına sahip şirketler, ciro sınırının üzerinde kalan bayilikleri üzerinden de zorunlu e-belge sürecine dahil olmaya başlayacak.

Hızlı ödeme imkânı ve verimlilik

Operasyonel verimliliğini artırmanın yanı sıra kâğıt kullanımını da azaltan e-belgelerde; takip ve raporlama yapısı mevcut sistem ile uyumlanabilen ve tüm bayilerin süreçlerine entegre olabilecek yapılar ile çalışmak giderek önem kazanıyor.

Merkez ile bayi arasında düzenli ve sürekli faturalaşma olduğu durumlarda, hakediş faturası kesim süreçlerinin otomatize edilmesi bir yandan verimlilik sunarken; bir yandan da bayiler için hakkediş tutarlarının daha hızlı ödenmesi imkânı sağlayabilir. Bunun yanı sıra tüm bayilere tek noktadan destek sağlamak merkez ofis için hem finansal hem de operasyonel avantajlar sunar.

Tüm bayilerin tek bir özel entegratörle çalışmasının avantajlarının yanı sıra kullanıcı dostu arayüz ve fonksiyonel özelliklerle bu yeni iş yapış düzenini bayilerin kabulüne sunmak değer yaratıyor. Firmalar e-fatura, e-arşiv fatura ve e-irsaliye operasyonlarını tek platformdan yürütmenin kolaylığını yaşarken kamu ve ihracat faturası gibi özel ihtiyaçlarını da yine bu sistem üzerinden karşılayabiliyor.

Herhangi bir ön muhasebe programı ya da ERP’nin kullanılmadığı ufak ölçekli bayilikler bile, fonksiyonel raporlama özellikleri ile tüm e-dönüşüm ürünlerine direkt portal üzerinden ulaşabiliyor.

Harekete Geçin

Sovos vergi uyumluluğu yazılımının e-dönüşüm ve e-belge zorunluluklarına uyum sürecinizde size nasıl yardımcı olabileceğine göz atabilirsiniz.

24 Şubat 2022’de Hindistan Dolaylı Vergi ve Gümrük Merkez Kurulu (CBIC) bir genelge (Genelge No. 01/2022 – Merkezi Vergi) yayınlayarak, zorunlu e-fatura uygulaması için eşik değeri aşağı çekti.

Hindistan’da vergi mükellefleri belli bir eşiğin üstündeki tutarlar için e-fatura kullanmak zorunda (belli sektörlerde faaliyet yürüten işletmeler uygulamadan muaf tutuluyor). E-fatura zorunluluğu için mevcut ciro sınırı 500 milyon rupi (yaklaşık 6,6 milyon ABD doları); 1 Nisan 2022’den itibaren ise yıllık ciro tutarı 200 milyon rupi (yaklaşık 2,65 milyon ABD doları) veya üzeri olan vergi mükelleflerinin de e-fatura düzenlemelerine uyması gerekecek.

Hindistan’da e-fatura uygulamasının dönüşümü

Hindistan’da Ekim 2020’den bu yana e-fatura kullanımı zorunlu ve E-faturalar alıcıya gönderilmeden önce Fatura Kayıt Portalı (IRP) tarafından onaylanmak ve doğrulanmak zorunda. Bu nedenle Hindistan’daki e-fatura sistemi, bir tür sürekli işlem denetimi olarak kabul edilen bir e-fatura onay sistemi olarak kategorize ediliyor.

En başından itibaren Hindistan vergi idaresi e-fatura uygulamasının kapsamını kademeli olarak genişletmek istediğini açıkça ifade etti. Bu mesaja uygun olarak e-fatura zorunluluğu için ciro sınırı iki kez düşürüldü: Ocak 2021’de (5 milyar rupiden 1 milyar rupiye indirildi) ve Nisan 2021’de (1 milyar rupiden 500 milyon rupiye indirildi). Son olarak ciro sınırı bir kez daha indirilmesiyle daha fazla vergi mükellefi işlem verilerini vergi idaresinin platformuna iletmek zorunda olacak.

Bu bağlamda dikkat edilmesi gereken diğer önemli bir konu da e-fatura uygulamasına gönüllü geçişin hala mümkün olmaması. Vergi mükellefleri kendi istekleriyle e-fatura sistemini kullanmaya ve faturalarını IRP’ye iletmeye başlayamıyor. Yakın zamandaki gelişmeler ışığında, bu durum gelecekte değişebilir.

E-fatura ve e-irsaliye ilişkisi

Zorunlu e-fatura kapsamına giren tedarikçilerin işletmeler arası işlemlere, işletmelerle hükümet arasındaki işlemlere ve ihracat işlemlerine ilişkin e-irsaliyeleri e-fatura platformu üzerinden oluşturması gerekiyor zira artık bu işlemlerle ilgili olarak e-irsaliye oluşturmak için e-irsaliye platformuna erişmeleri engelleniyor. E-fatura kapsamına girmeyen işlemlere ait e-irsaliyeler hala e-irsaliye platformu üzerinden oluşturulabiliyor.

E-fatura kullanmaya hazırlanan vergi mükelleflerinin bu durumu göz önünde bulundurması gerekir.

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura ve vergi zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) 509 sıra no’lu tebliğine göre e-ticaret paydaşı olan internet satış platformları, internet ortamında ilan yayınlayanlar ve internet reklam aracıları e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamasına geçmek zorundalar. Bu zorunluluk bir yandan e-ticaret yapan kurumların operasyonel yüklerini azaltırken; bir yandan de verimliliklerini artırıyor. E-belgeler, özellikle e-ticarette yaşanan uzun teslimat ve iade süreçleri, satış sonrası memnuniyetin temel noktasını oluşturan müşteri hizmetleri, yetersiz ürün bilgisi gibi sorunlara da çözüm sunuyor.

E-dönüşüm için hazırlık

E-ticarete başlarken kurumların ilk olarak mali mühür ya da şahıs ise e-imza alınması gerekiyor. Daha sonra e-fatura kullanmak için GİB’e online başvuru yapılıyor. Bu noktada başvuran kişinin karşısına yararlanılacak metot sekmesi çıkıyor. Özel entegratör seçilmesi durumunda bundan sonraki süreç özel entegratör aracılığıyla takip ediliyor. Bu kapsamda kayıt işlemleri, fatura ve irsaliye tasarımlarının yanı sıra mevcut ERP sisteminin entegrasyonu ve günlük raporlama özel entegratörler aracılığıyla gerçekleştiriyor.

E-ticarette 3 seçenek

Türkiye’de 2012 yılında başlayan e-dönüşüm süreci kapsamında yer alan 15’ten fazla belge bulunuyor. E-ticaret kapsamında ise e-fatura, e-arşiv fatura ve e-irsaliye uygulanıyor. Karşıdaki muhatabın e-fatura mükellefi olması durumunda e-fatura kesilirken, karşı taraf e-fatura mükellefi değil ise e-arşiv fatura kesiliyor. E-arşiv fatura basılı veya elektronik posta olarak paylaşıldıktan 1 gün sonra GİB’e özel olarak raporlanıyor. E-fatura ise online olarak GİB aracılığıyla anında alıcısına ulaşıyor. E-irsaliye ise birden fazla depo ya da operasyon kanalı olan kurumlar için ayrı yerlerden düzenlenebiliyor. Bu kapsamda e-ticarette kullanılan üç farklı seçenek söz konusu:

E-irsaliyede karekod uygulaması

E-irsaliyelerin üzerinde yer alan karekod uygulaması içerisindeki bilgiler sahada yapılan online kontrollerde kullanılıyor. Vergi denetim memurları bu karekod aracılığıyla e-irsaliyenin kendini görüntüleyebiliyor. Bu kapsamda aracın, ürünlerin, ulaştırmanın bilgisine erişilebiliyor. Karekod uygulaması mükelleflerin yasal zorunluluklarına uymasını sağlıyor.

E-belgelerde dikkat edilmesi gereken noktalar

E-ticarette e-belgeler söz konusu olduğunda perakendenin hızına uyum sağlayabilecek hızlı ve anlaşılabilir bir sistem kullanmanın önemi ortaya çıkıyor. Bu sistem, kurumun tüm süreçlerinin denetlenebilir olmasını sağlıyor. Sistemin denetlenebilir olmasını sağlayan en önemli nokta ise yasal zorunlulukları gözeten iş ortakları ile çalışılması. İş ortakları ile tasarlanan bu süreç e-ticaret yapan kurumlarının iş süreçlerinin verimli ve etkin kılıyor.

Harekete Geçin

Sovos vergi uyumluluğu yazılımının e-dönüşüm ve e-belge zorunluluklarına uyum sürecinizde size nasıl yardımcı olabileceğine göz atabilirsiniz.

Güney Kore’de, zorunlu e-fatura uygulamasını sürekli işlem denetimi raporlama yükümlülüğüyle birleştiren ve sorunsuz olarak işleyen bir e-fatura sistemi bulunuyor. On yıldan uzun süre önce yürürlüğe giren bu olgun ve oturmuş sistemde yıllar sonra ilk kez önemli değişiklikler yapılıyor.

Kısa süre önce 31445 sayılı Başkanlık Kararnamesi (Kararname) ile Katma Değer Vergisi Kanunu’nun Uygulama Esaslarındaki belli hükümlerde değişikliğe gidildi. Birçok değişikliğin yanı sıra e-fatura uygulamasının kapsamı genişletildi ve yeni bir takvim ile yeni eşik sınırları belirlendi. Yani Güney Kore’de daha fazla sayıda vergi mükellefinin takvime uygun olarak e-fatura düzenlemelerine uyum sağlaması gerekecek.

E-fatura için yeni takvim ve ciro sınırları nedir?

Güney Kore’de e-fatura uygulaması 2011’den bu yana tüm kurumsal işletmeler için zorunlu. 2012’den itibaren, yıllar içinde birkaç kez güncellenmiş olan eşik sınırlarına uyan şahıs şirketlerinin (girişimcilerin) de e-fatura yükümlülüklerine uyması gerekiyor. Şu anda bir önceki vergi döneminde toplam cirosu (vergiden muaf işlemler dahil olmak üzere) 300 milyon KRW veya daha fazla olan şahıs şirketlerinin ülkedeki e-fatura düzenlemelerine uyması gerekiyor.

Yakın zamanda yapılan değişikliklerin ardından söz konusu eşik 200 milyon KRW’ye indirildi ve bu yeni eşik sınırı 1 Temmuz 2022’den itibaren uygulanacak. Vergi dairesi bunun yanı sıra gelecekte yapılacak değişiklikleri de duyurdu; buna göre 1 Temmuz 2023’ten itibaren eşik değer bir kez daha indirilerek 100 milyon KRW’ye düşecek. Güney Kore vergi dairesi bu sayede daha fazla işletmenin e-fatura düzenlemelerine uymasını sağlayarak vergi kaynakları konusunda şeffaflığı artırmayı hedefliyor.

Güney Kore’deki e-fatura uygulamasında gelecekte neler olacak?

E-fatura zorunluluğunun kapsamının genişletilmesi şaşırtıcı bir adım değil. Sürekli işlem denetimi uygulanan diğer birçok ülkede olduğu gibi, çok sayıda vergi mükellefinden toplanan işlem verileri, vergi dairelerinin KDV, pazardaki trendler ve daha birçok konuda daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlıyor.

Güney Kore’deki e-fatura uygulaması, başarısı ve olgunluğu sayesinde Asya Pasifik bölgesindeki diğer ülkelere de ilham vermeye devam ediyor. Filipinler’deki vergi dairesi 1 Temmuz 2022’den itibaren ülkedeki en büyük 100 vergi mükellefine yönelik bir pilot e-fatura uygulamasını başlatmaya hazırlanıyor. E-fatura sistemi tasarlanırken, Filipinler vergi dairesi yetkilileri Güney Koreli mevkidaşlarıyla toplantılar düzenleyerek Kore’nin uzmanlığından ve deneyiminden faydalandı. Dolayısıyla Filipinler, Kore’deki sisteme görece benzer bir sürekli işlem denetimi sistemi uygulayacak.

Harekete Geçin

Güncel dijital vergi zorunluluklarını ve ihtiyaçlarını öğrenmek için bizimle iletişime geçin.

Geçtiğimiz on yıl boyunca Vietnam hükümeti, ülkede ekonomik faaliyetler yürüten şirketler için e-fatura zorunluluğu getirerek Vietnam’da KDV kaçakçılığını azaltmak için uygulanabilir bir çözüm geliştirmekteydi. Nihayet ülke çapında zorunlu e-fatura uygulamasının 1 Temmuz 2022 itibarıyla yürürlüğe gireceği açıklandı.

2020’de e-fatura zorunluluğuna erteleme

Ülkede zorunlu e-fatura uygulamasının Temmuz 2020 olan asıl başlangıç tarihinin ertelenmesine karşın, Vietnam hükümeti uygulama için hızlı bir şekilde yeni bir tarih belirledi.

Aynı yılın Ekim ayında, e-fatura zorunluluğunu 1 Temmuz 2022’ye kadar erteleyen 123 sayılı Kararname ile yeni bir takvim açıklandı. Bu yeni takvim aynı zamanda Vergi İdaresi Kanunu’nda öngörülen e-fatura sistemiyle ilgili düzenlemelerin yürürlüğe gireceği tarihlerle de uyumlu.

Devam eden bölgesel hazırlık planı

Vietnam Genel Vergilendirme Başkanlığı, ilk aşamada altı ilde ve şehirde yerel vergi idareleriyle çalışacağını açıkladı: Ho Chi Minh, Hanoi, Binh Dinh, Quang Ninh, Hai Phong ve Phu Tho’da yeni e-fatura zorunluluğu için teknik çözümlerin uygulanmasına ve bağlantı, veri aktarımı, veri alımı ve veri depolamaya imkân veren bir bilgi teknolojileri sisteminin inşasına başlanacak. Genel Vergilendirme Başkanlığının eylem planına göre bu altı şehir ve il Mart 2022’ye kadar e-fatura sisteminin uygulanması için hazır olacak.

Genel Vergilendirme Başkanlığı, Nisan 2022’den itibaren yeni e-fatura sisteminin diğer il ve şehirlerde de uygulanacağını duyurdu.

Söz konusu yerel uygulama planı kapsamında Temmuz 2022’ye kadar Vietnam’daki tüm şehirlerde ve illerde, 123 sayılı Kararnamede ve yeni e-fatura sistemine ilişkin belli konularda yönlendirici ve açıklayıcı bilgiler veren Genelgede belirtilen düzenlemeler esasında e-fatura sistemi kurulmuş olacak.

İşletmeler için sonraki adımlar

Vietnam’da faaliyet yürüten, vergiye tabi kişilerin 1 Temmuz 2022’den itibaren işlemlerini e-faturalı olarak yapması ve yeni yasal çerçeveye uyum sağlaması gerekecek. Girişimler, iktisadi kuruluşlar, diğer kuruluşlar, aile işletmeleri ve kişilerin, 123 sayılı Kararnamede bahsedilen düzenlemelere uygun şekilde e-fatura kullanmaya başlaması için yerel vergi idarelerine kaydolmaları gerekiyor.

Vietnam nihayet zorunlu e-fatura uygulamasına geçiyor. Ancak gerekli teknik belgeler ve yeni e-fatura sisteminin yerel olarak uygulanmasıyla ilgili yapılması gereken daha çok iş var. Vietnam Genel Vergilendirme Başkanlığının zorunlu e-fatura uygulamasına geçiş için tüm gereklilikleri zamanında yerine getirip getiremeyeceğini anlamak için en son gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz.

Harekete Geçin

Güncel dijital vergi zorunluluklarını ve ihtiyaçlarını öğrenmek için bizimle iletişime geçin.

Suudi Arabistan’da Zekât, Vergi ve Gümrük İdaresi (ZATCA), KDV düzenlemelerini ihlal edenlere verilen cezalarla ilgili resmi internet sitesinde bir duyuru yayınladı. Duyuru şimdilik sadece Arapça dilinde yayınlandı. Duyuruya göre önceden verilen cezalarda değişiklik yapıldı. Değişiklikler, KDV düzenlemelerine uymayan vergi mükellefleri konusunda daha fazla iş birliğine dayalı ve eğitimsel bir yaklaşım benimseneceğine işaret ediyor.

Yeni yaklaşım ne?

ZATCA yetkililerinin saha ziyaretleri sırasında bir ihlal tespit etmesi durumunda ilk olarak vergi mükellefine ihlalle ilgili uyarıda bulunulacak ancak ceza verilmeyecek. ZATCA, vergi mükelleflerine ilk ihlalde ceza vermek yerine farkındalığı artırmayı hedefliyor. Vergi mükellefine ihlale konu olan durumu düzeltmesi ve süreçlerinde gerekli değişiklikleri yapması için üç ay süre verilecek.

İlk denetimin ardından uyumsuzluk devam ederse vergi mükellefine 1000 Riyal, yani yaklaşık 267 ABD doları tutarında para cezası verilecek. Uyarıyı takip eden üç ay içinde vergi mükellefinin düzenlemelere uymaması ve gerekli değişiklikleri yapmaması durumunda para cezası kademeli olarak artırılacak.

İhlalin tekrarlanması durumunda uygulanacak para cezaları şu şekilde olacak: Üçüncü ihlalde 5000 Riyal, dördüncü ihlalde 10 bin Riyal ve beşinci ihlalde 40 bin Riyal. Bir ihlalin tespitinden 12 ay sonra aynı ihlal tekrarlanırsa, bu durum yeni bir ihlal olarak değerlendirilecek ve süreç yeniden para cezası olmadan, sadece uyarı ile başlayacak.

E-fatura ihlalleri neleri kapsıyor?

Duyuruya göre, e-fatura düzenlemelerinin ihlal edilmesi durumunda yukarıda anlatılan prosedüre göre ceza uygulanacak. Tebligat/uyarı verilecek olan durumlar, geçmişte tanımlanan ilk ihlallerden biraz farklı olacak. Bu durumlar aşağıdaki şekilde belirlendi:

Bundan sonra ne olacak?

ZATCA bu yeni yaklaşımla birlikte vergi mükelleflerine verilen cezaların ihlallerle orantılı olacağını ve vergi mükelleflerine belli bir süre içinde düzenlemelere uyum sağlama imkânı verileceğini belirtiyor. Ülkede KDV sisteminin ve zorunlu e-faturanın son derece yakın zamanda uygulanmaya başlandığı düşünüldüğünde, vergi mükellefleri için açıklığa kavuşmamış hususlar bulunuyor. Bu yaklaşım işletmelerin bu konuda eğitilmesini sağlayacak ve paydaşların da yaklaşımı memnuniyetle karşılaması bekleniyor.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan 13. Trends Raporunu indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

Şanghay, Guangdong Eyaleti ve İç Moğolistan Özerk Bölgesi vergi daireleri bu vilayetlerin bazı bölgelerinde seçilmiş vergi mükelleflerine yönelik yeni bir pilot program uygulayacaklarını duyurdu. Pilot programla birlikte tamamen dijitalleştirilmiş e-fatura olarak adlandırılan yeni bir e-fatura türü kullanılmaya başlanacak.

Yeni bir e-fatura türü

Çin’in birçok bölgesinde halihazırda, ülkede faaliyet yürüten ve yeni tescil edilen vergi mükelleflerinin genellikle işletmeler arası işlemlerde indirilecek KDV’yi talep etmek için isterlerse KDV’ye özel elektronik fatura kesmesini sağlayan bir pilot program uygulanıyor.

Yeni, tamamen dijitalleştirilmiş e-fatura, Çin’de şu anda kullanılan elektronik faturaların sadeleştirilmiş ve geliştirilmiş bir versiyonu. Tamamen dijitalleştirilmiş faturaların kesilme yöntemi ve özellikleri, ülkede daha önce kullanılan diğer e-faturalardan farklı.

Tamamen dijitalleştirilmiş e-faturanın özellikleri

Tamamen dijitalleştirilmiş e-faturaların doğrulanması

Ulusal birleştirilmiş elektronik fatura servisi platformu üzerinden vergi daireleri, pilot programa katılmak üzere seçilmiş vergi mükelleflerine fatura kesme, fatura gönderme ve tamamen dijitalleştirilmiş faturaları denetleme gibi hizmetleri günün 24 saati sunacak. Vergi mükellefleri tüm elektronik faturalara ait bilgileri elektronik fatura servisi platformu üzerinden veya ulusal KDV faturaları denetleme platformu aracılığıyla doğrulayabilecek (https://inv-veri.chinatax.gov.cn ).

Çin’de e-fatura kullanımında gelecekte neler olacak?

Söz konusu yeni pilot program Şanghay, Guangzhou, Foshan, Guangdong-Macao Yoğun İşbirliği Bölgesi ve Hohhot’ta 1 Aralık 2021’den bu yana etkili şekilde uygulanıyor. Uygulama için resmi bir takvim olmasa da pilot programın kapsamının 2022’de Çin’deki yeni vergi mükelleflerini ve bölgeleri de kapsayacak şekilde genişletilerek tamamen dijitalleştirilmiş e-faturanın ülke çapında kullanımı için zeminin hazırlanacağı tahmin ediliyor.

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

AB içindeki en büyük KDV açığına sahip (2019’da %34,9) ülke olan Romanya, vergi kaçakçılığıyla mücadele ederken aynı zamanda KDV tahsilatını iyileştirmek ve güçlendirmek için sürekli işlem denetimi rejimini uygulama yönünde adımlar atmakta. 

eFactura adlı bu yeni e-fatura sisteminin başlıca özelliklerini daha önceki blog yazısında anlatmıştık. Bugünkü yazımızda, 18 Aralık tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 130/2021 sayılı Hükümet Kararnamesi ile yürürlüğe giren e-fatura sisteminin B2B işlemler için kademeli olarak uygulanmasına, yüksek mali riskli ürün tanımına ve yeni e-taşıma sistemine yakından bakacağız. 

Yüksek mali riskli ürünler nelerdir? 

120/2021 sayılı Kararnameye (e-Factura’nın yasal çerçevesini oluşturan düzenleme) göre, kural olarak hem tedarikçi hem de alıcı e-Factura sisteminde kayıtlı olmalıdır. Yakın zamanda yayınlanan 130/2021 sayılı Hükümet Kararnamesi’nde yüksek mali riskli ürünler için bir istisna tanımlanmakta ve alıcılar e-Factura sistemine kayıtlı olmasalar da söz konusu işlemlerde satıcı/sağlayıcı olan vergi mükelleflerinin e-Factura sistemini kullanması sağlanmaktadır. 

130/2021 sayılı Hükümet Kararnamesi’ninin çizdiği bu çerçevede, Romanya Ulusal Mali İdare Kurumu (ANAF) hangi ürünlerin yüksek mali riskli ürün olarak kabul edildiğini netleştirmek için bir regülasyon yayınladı. 

Bu kapsamda aşağıdaki beş ürün kategorisi yüksek mali riskli ürün olarak belirlendi: 

Yüksek mali riskli ürünler ürünlerin niteliği, pazarlama yöntemi, olası vergi kaçakçılığının izlenebilirliği ve bu sektörlerdeki vergilendirme derecesine göre tanımlanıyor. Ayrıntılı açıklama ve ürün kodları 130/2021 sayılı Hükümet Kararnamesi’nin ekinde bulunuyor. 

Bu kapsamda yukarıdaki ürünleri tedarik eden işletmelerin aşağıda yer alan tarihler doğrultusunda kademeli olarak e-Factura uygulamasını kullanmaları gerekiyor: 

Beklenen gelişmeler: e-İrsaliye sisteminin yürürlüğe girmesi 

Romanyalı yetkililerin vergi dolandırıcılığı ve kaçakçılığıyla mücadele etmek istediğini gösteren diğer bir reform da e-irsaliye sisteminin yürürlüğe konması. 

Söz konusu sistem kapsamında vergi mükellefleri bir yerden bir yere mal taşıma işlemlerini önceden bildirmek zorunda olacak. Bildirimin ardından sistem, taşıma belgelerinde yer alacak bir numara oluşturacak. Yetkililer bu sayede taşıma güzergahları üzerinde bildirimi doğrulayabilecek. 

Ayrıca, e-İrsaliye sistemine ilişkin hükmün gerekçesinde e-taşıma sisteminin Maliye Bakanlığı’nın mevcut sistemleri olan e-Factura sistemi ve trafik denetim sisteminin birbiriyle bağlantılı olacağı, yani Hindistan, Türkiye ve Brezilya gibi diğer ülkelerdeki benzer sistemlerle aynı şekilde çalışacağı belirtiliyor. 

E-irsaliye sistemi henüz yürürlüğe girmedi zira Maliye Bakanlığı sistem için uygulama prosedürüyle ilgili yönetmeliği yayınlamadı. 130/2021 sayılı Hükümet Kararnamesi’ne göre Kararname’nin Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından Maliye Bakanlığı’nın ilgili yönetmeliği 30 gün içinde yayınlaması gerekiyordu. Ancak buna ilişkin süre 17 Ocak’ta doldu ve henüz herhangi bir duyuru yapılmadı. Dolayısıyla sistemin ayrıntıları hala bilinmiyor. 

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir.

Önceki blog yazımızda Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 509 sayılı VUK Genel Tebliği’nin uygulama alanını genişleten taslak bir tebliğ yayınladığını ifade etmiştik. Söz konusu tebliğ, 22 Ocak 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Hangi E-Belgelerde Değişiklik Mevcut?

Yürürlüğe giren Tebliğ ile e-fatura ve e-irsaliye uygulamalarına geçme zorunluluğu için halihazırda mevcut olan brüt satış hasılatı sınırı aşağı çekilerek daha fazla mükellefin bu uygulamalara geçiş yapması zorunlu oldu.

Bir diğer değişiklik ise e-arşiv fatura yükümlüsü olmayan mükellefler bakımından e-arşiv olarak düzenlenmesi gereken faturaların toplam tutarının düşürülmesi şeklinde yer alıyor. Turizm ve demir çelik sektöründe faaliyet gösteren bazı mükellef grupları için de sektörel bazlı zorunlu geçiş hallerinin getirilmesi Tebliğ ile getirilen bir başka yenilik olarak öne çıkıyor. E-döviz alım satım belgesi ile e-gider pusulası da Tebliğ’in değişiklik getirdiği diğer iki elektronik belge türü.

E-Fatura Uygulamasına Zorunlu Geçiş Kapsamı Genişledi

Tebliğ ile aşağıda yer alan mükellef gruplarının e-fatura uygulamasına zorunlu olarak geçmeleri gerekmektedir:

Söz konusu şartları sağlayan mükelleflerin, ilgili hesap dönemini izleyen yedinci ayın başına kadar başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak e-Fatura uygulamasına geçmeleri gerekmektedir. Bu kapsamda örneğin 2021 hesap dönemi içerisinde brüt satış hasılatı 4 milyon ve üzeri olan işletmelerin hazırlıklarını tamamlayarak 1 Temmuz 2022 tarihinden itibaren e-fatura uygulamasını kullanmaları zorunludur.

Konaklama hizmeti veren otel işletmelerinin, Tebliğ’in yayım tarihi itibarıyla hizmet veriyorlarsa 1 Temmuz 2022 tarihine dek; Tebliğ’in yayım tarihinden sonraki bir tarihte hizmet vermeye başlayacaklar ise faaliyete başladıkları ayı izleyen dördüncü ayın başına kadar başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak e-Fatura uygulamasına geçme zorunlulukları bulunmaktadır.

E-Arşiv Fatura Uygulamasının Zorunlu Kullanımı için Gerekli Fatura Tutarı Düşürüldü

509 sayılı Tebliğ’in değişiklikten önceki halinde, e-arşiv fatura uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflerce kesilecek faturalardan vergi mükellefi olmayanlara düzenlenecek faturaların, vergiler dahil toplam tutarının 30 Bin TL’yi aşması halinde e-arşiv fatura olarak düzenlenmesi gerekiyordu. Tebliğ ile bu sınır 5 Bin TL olarak revize edildi. Bu kapsamda mükelleflerin 1 Mart 2022 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri teslim ve hizmetlere ilişkin bu kurala dikkat etmeleri gerekiyor.

Söz konusu faturaların nasıl e-arşiv fatura olarak kesileceği hakkında daha detaylı bilgi için blog yazımızı okuyabilirsiniz.

Bunun yanında elektronik ortamda mal ve hizmet satışı gerçekleştiren mükelleflerden 2020 veya 2021 hesap dönemleri için 1 Milyon TL, 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 500 Bin TL ve üzeri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) şartını sağlayan mükelleflerin tıpkı e-faturada olduğu gibi ilgili hesap dönemini izleyen yedinci ayın başına kadar e-Arşiv uygulamasına da geçme zorunlulukları bulunuyor.

E-İrsaliye Uygulamasına Zorunlu Geçiş Kapsamı Genişledi

509 sayılı Tebliğ’in mevcut halinde e-irsaliye uygulamasına zorunlu geçiş için belirlenen 25 milyon TL’lik brüt satış hasılatı, 2021 hesap döneminden itibaren 10 milyon TL ve üzeri olarak revize edildi.

Bunun yanında demir ve çelik (GTİP 72) ile demir veya çelikten eşyaların (GTİP 73) imali, ithali veya ihracı faaliyetinde bulunan mükelleflerin (ticari kazançları basit usulde tespit edilenler hariç) e-Fatura uygulamasına dahil olma şartı aranmaksızın e-İrsaliye uygulamasını kullanmaları gerekiyor.

Söz konusu şartları sağlayan mükelleflerin, ilgili hesap dönemini izleyen yedinci ayın başına kadar başvurularını ve fiili geçiş hazırlıklarını tamamlayarak e-İrsaliye uygulamasına geçmeleri gerekmektedir. Bu kapsamda, örneğin 2021 hesap dönemi içerisinde brüt satış hasılatı 10 milyon TL ve üzeri olan mükelleflerin zorunlu olarak 1 Temmuz 2022 tarihinden itibaren e-İrsaliye uygulamasını kullanmaları gerekiyor.

Harekete Geçin

Sovos vergi uyumluluğu yazılımının e-dönüşüm ve e-belge zorunluluklarına uyum sürecinizde size nasıl yardımcı olabileceğine göz atabilirsiniz.

Vergi sektörünün küresel KDV zorunlulukları ve uyumluluk kontrollerine ilişkin en kapsamlı çalışması olan Trend Raporu’nun 13.’sü yayınlandı.

Dünya üzerindeki pek çok ülke KDV zorunluluklarını hayata geçirmek, ekonomik veriler hakkında daha önce görülmemiş derinlikte bir iç görü edinmek ve gelir açığını kapatmak için karmaşık yeni politikalar uygularken; rapor tüm dünyadaki regülasyonlara kapsamlı bir bakış sunuyor.

Bu yılki rapor, son yıllarda artan dijital dönüşüm ve bu alana yapılan büyük ölçekli yatırımların, dünyanın farklı ülkelerinde vergi makamlarının gerçek zamanlı veri analizine nasıl katkı sağladığını ele alıyor.

Verginin dijitalleşmesinde Avrupa hamlesi

Bugüne kadar verginin dijital dönüşüm sürecinde Latin Amerika ve Türkiye’ye oranla daha geriden bir süreç izleyen Avrupa, yavaş yavaş bu alana girmeye başladı. 2022’yi etkileyecek trendlerden bazıları şu şekilde:

Harekete Geçin

Verginin geleceğine yönelik detaylı bilgi almak için İngilizce olarak hazırlanan Trends: Continuous Global VAT Compliance dökümanını indirebilir, haberleri ve son gelişmeleri takip etmek için bizi LinkedIn ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz.

Sürekli işlem denetimi uygulayan ülkelerin sayısı tüm dünyada büyük bir hızla artıyor. Ayrıca, paralel bir gelişme daha yaşanıyor: Halihazırda sürekli işlem denetimi uygulayan ülkeler, özellikle irsaliye belgeleri ve diğer ilgili belge türleri için yeni yükümlülükler getirerek sürekli işlem denetimi rejiminin kapsamını genişletiyor.

Elektronik irsaliye belgelerinin birçok sürekli işlem denetimi sistemine eşlik ettiği ya da bu sistemlerin ayrılmaz bir parçası haline geldiği bir döneme tanıklık ediyoruz. Bunun nedeni aşağıdaki gibi açıklanabilir:

E-İrsaliye belgelerine olan rağbetin artması

İrsaliye belgesi, taşıma işlemi sırasında mallarla birlikte kullanılmak üzere verilir ve transferin kanıtı niteliğindedir. İrsaliye belgelerinde ve faturalarda ortak olan birçok bilgi bulunmaktadır. Bu nedenle irsaliye belgeleri genellikle bir sürekli işlem denetimi prosedüründe bildirilen veya onaylanan fatura verilerine bağlanmak üzere tasarlanır ve bu sayede fiziksel tedarik zinciri için mali tedarik zincirinde entegre olan işlem doğrulama mekanizmalarından kontrol etmesi için seçenekler sunar. Sonuç olarak vergi dairesinin e-fatura ve e-irsaliye belge sistemlerinden aldığı verileri karşılaştırarak vergiye tabi işlemlerin fiziksel gerçekliğini değerlendirmesine yardımcı olur.

Kontrol mekanizması olarak kare kod, radyo frekans ile tanımlama ve kamera kullanımı

Bazı uygulamalarda, malları taşıyan aracın kontrol için durdurulması durumunda kontrollerin kolayca yapılması için e-irsaliye belgelerinde kare kodların olması gerekmektedir. Öte yandan bazı ülkelerde malların taşınmasını doğrulamak için çok daha gelişmiş yöntemler kullanılmaktadır.

Hindistan’da belli koşullar altında, e-irsaliyenin hazırlandığı tarihte geçerli olan mal sınıflandırması, varış yeri ve araç bilgilerini içeren Radyo Frekans ile Tanımlama (RFID) etiketlerinin taşıma araçlarında bulunması zorunludur. Bu etiket yolda kameralar tarafından okunarak, e-irsaliyede belirtilen araç hareketine ilişkin detaylar, aracın fiziksel hareketiyle karşılaştırılır. Bu sistem sayesinde vergi idaresi hem uyumsuz davranışları tespit eder hem de vergi kaçakçılığını daha iyi görünürlükle ve hassasiyetle takip eder.

Bundan sonra ne olacak?

Özellikle sürekli işlem denetimi uygulaması olan ülkelerde e-irsaliye belgesine ilişkin zorunlulukların giderek daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Bunun nedeni vergi dairesinin platformu üzerinden daha fazla veri toplanabilmesi ve bunların karşılaştırma için kullanılabilmesi. Sürekli işlem denetimlerinin genişleme hızı düşünüldüğünde, işletmelerin birincil ihtiyacı verilerin tutarlığının ve eşleştirmesinin sürdürülmesi olacaktır. Vergi mükellefleri, bu uygulamalara uyum sağlamak için süreçlerinin esnek olmasına ve vergi idarelerinin getirdiği değişikliklere uygun olmasına dikkat etmelidir.

Harekete Geçin

Sovos, tüm dünyada müşterilerini e-fatura zorunluluklarına uyumlu tutmak konusunda on yıldan fazla deneyime sahiptir. Regülasyonlara ilişkin tüm bilmeniz gerekenlere göz atabilirsiniz.

2022’ye sayılı haftalar kala yayınlanan tebliğ taslağını geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz webinarda detaylı olarak ele aldık. Tüm e-belge regülasyonlarını tek çatı altında toplayan 509 sayılı Genel Tebliğ ’de değişiklik yapılmasına yönelik hazırlanan bu tebliğ taslağının öne çıkan konularını derledik.

Türkiye, e-belge uygulamalarının kapsamını hızla genişletiyor.

Geçmişten bugüne e-belge uygulamalarının gelişimine bakıldığında; Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB), teknolojik altyapıyı kurup onu işler hale getirdikten sonra yeni elektronik belge tanıtmak ve hali hazırda uygulamada olan belgelerin kapsamını genişletmek üzere çalışmalar yaptığı görülüyor.

12 Kasım 2021’de yayınlanan tebliğ taslağı da hali hazırda uygulamada olan ya da daha önce tanıtılmış ama henüz uygulamaya alınmamış belgelerin kapsamını genişletmek üzere hazırlanmış durumda. GİB’in düzenlemeyi planladığı belgeler şu şekilde sıralanabilir:

E-fatura mükellefleri artıyor

Tebliğ taslağı incelendiğinde, e-fatura’da mükellef kapsamına yönelik değişikliklerin planlandığı görülüyor.  E-fatura mükellefi olmak için, 2018 veya müteakip hesap dönemleri için daha önce 5 milyon TL olarak belirlenmiş satış hasılatı rakamında değişikliğe gidilerek daha çok mükellefin e-fatura düzenlemesi amaçlanıyor. Buna göre değişiklikle birlikte; satış hasılatı 2021 hesap dönemi için 4 milyon TL, 2022 ve sonrası için ise 3 milyon TL olanlar, e-fatura mükellefi kabul ediliyor.

E-fatura geçiş zorunluluğuna yeni sektörler ekleniyor

E-fatura mükelleflerinin kapsamını genişleten bir diğer adım ise hali hazırda var olan sektörel geçiş zorunluluklarına yeni sektörlerin eklenmesiyle gerçekleşiyor. E-faturaya geçiş zorunluluğu getirilecek sektörler ise 2020 ve 2021 hesap dönemleri için 1 milyon TL, 2022 veya müteakip dönem için 500 bin TL ve üzeri satış hasılatı olan;

Bunlara ek olarak planlanan düzenlemeler gerçekleşirse, satış hasılatı önem taşımaksızın Kültür ve Turizm Bakanlığı ve belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmeleri de e-fatura kapsamına giriyor.

E-arşiv faturada limit 10 bin TL’ye kadar düşürülüyor

Taslak tebliğin hayata geçirilmesiyle, hali hazırda e-arşiv fatura kapsamında olan;

Tebliğ Taslağında belirtilen bir başka değişiklik ise e-arşiv fatura uygulamasına dahil olmayan ancak düzenlediği faturaların vergiler dahil toplan tutarı 30 bin TL’yi geçmesiyle e-arşiv fatura mükellefi sayılanlarla ilgili oldu. Yeni düzenlemeyle vergiler dahil toplan tutar limiti vergi mükellefi olmayanlar bakımından 30 bin TL’den 10 bin TL’ye düşürülüyor.

Gelecek haftalarda GİB’in, sektörden gelen geri bildirimleri incelemeyi tamamlaması ve tebliğ taslağının hükümlerini son haline getirmesi bekleniyor.

Harekete Geçin

Taslak Tebliğ ile öngörülen değişiklikler ve 2022 yılı içerisinde firmaları bekleyen yeni e-Belgeler hakkında detaylı bilgi almak için webinar kaydını izleyebilirsiniz: “GİB’den Büyük Hamle: E-Belgelerde Yeni Bir Dönem Başlıyor”